İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/648 E. 2025/259 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/648
Karar No
2025/259
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/648 Esas KARAR NO :2025/259 DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ:03/09/2018 KARAR TARİHİ:15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .. A.Ş.den İ... projesinden 2 adet 96,35 brüt metrekareli ve 61 brüt metrekareli daire satın aldığını, 03/09/2013 tarihinde gayrimenkulun diğer davalı ... Gayrimenkul Ortaklığı A.Ş. Tarafından tapu ile teslim edildiğini, müvekkillerinin söz konusu ofisleri teslim aldıktan sonra kendi imkanı ile metrekare alanını ölçtürdüğünde sözleşmedeki metre karelerin çok altında olduğunun anlaşıldığını, müvekkillerine satılan dairelerin brüt metre kareleri ile net metre kareleri arasında fark bulunduğunu, davalı ...'dan satın almış olduğu dairelerin eksik metrekare ile teslim edildiğini, bedelin tenzilini talep ettiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... projesinde rezidansa ilişin olarak taşınmaz satış sözleşmesi akdedildiğini, davacının ayıp iddiasının 30 gün içinde müvekkiline bildirmediğinden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı sözleşme ve teknik şartnameye ve projeye uygun olarak imal ettiğini, dava konusu taşınmazın niteliğinin residans olduğu ve davacının da tacir olmadığı nedenle Mahkemenin görevsiz olduğunu dosyanın görevli ve yetkili tüketici mahkemesine gönderilmesi gerektiğini beyan etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tacir olmadığını bu sebeple mahkemenin yetkisiz olduğunu, İstanbul tüketici mahkemesinde açılması gereken işbu dava, ticaret mahkemesinde açılmış bulunduğunu, görev itirazımızın kabulü ile davanın görevli ve yetkili istanbul tüketici mahkemesine gönderilmesini, davacıların daireyi teslim aldıktan 5 yıl sonra davayı açtıklarını davanın zaman aşımına uğrayacağını, müvekkili şirket yönünden husumet itirazlarının olduğunu satışın diğer davalı ile yapıldığını bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/11/2023 tarihli raporda özetle; "SONUÇ VE KANAAT; a-Teknik Açıdan Yapılan DeğerlendRrme Sonrasında: Yukarıda detaylı izaha çalışıldığı üzere; 1-Bağımsız bölümün, duvarlar dahil alanı ile ortak alanların bağımsız bölüme düşen miktarının ilave edilmesi ile hesaplanan alan Brüt Alan olup, 150 no'lu bağımsız bölümün Toplam Satış Brüt Alanı 101,13 m² olarak hesap edilmiştir. Bir başka deyişle bağımsız bölüm, sözleşmeye göre belirtilen Brüt alanı olan 96,35 m²'den 4,78 m² daha büyük imal edildiği kanaatine varıldığı, 2-Yapılan hesaplama sonucunda taktir tamamen Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, satış sözleşmesi ile davacıya verilmesi taahhüt edilen brüt alanda herhangi bir eksik m² tesliminin söz konusu olmadığı, dolaysıyla teknik değerlendirme neticesinde ayıplı maldan söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. b-Hukuki Açıdan Yapılan Değerlendirme Sonrasında: Huzurdaki davada davalıların Satış Vaadi Sözleşmesiyle yüklendikleri büyüklükten daha büyük ölçülerde bir bağımsız bölümü davacı alıcıya devretmiş oldukları anlaşıldığından sözleşmeye aykırı davranışlarından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla herhangi bir tazminat yükümlülüğü altında olmadıkları sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Takdir sayın mahkemeye aittir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/08/2024 tarihli raporda özetle; "Kök raporda hukuki değerlendirmenin bilirkişiler tarafından yapılan hukuki değerlendirmeye itibar edilemeyeceği hususunda takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, yukarıda teknik inceleme kısmında yapılan değerlendirmeler ve varılan sonuçlara bağlı olarak, daha önceki raporda varılan sonuçlardan başka bir sonuca varmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporları, tapu kayıtları, krokiler, ticari defter ve belgeler ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde davacının, davalı şirketlerden ... Projesi kapsamında 150 numaralı işyerini 96,35 brüt metrekare ile 470.000,00 Dolar'a 03/09/2013 tarihinde satın alındığını, 96,35 metrekareden daha küçük olduğunun sonradan tespit edildiğini, bu nedenle eksik miktar bedelinin tahsilini talep ettiği, dolayısıyla uyuşmazlığın satın alınan 150 numaralı işyerinin sözleşmede belirtilen metrekareden daha küçük olduğu gerekçesiyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, mahkememizce aşamalarda konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporların alındığı, bilirkişi heyetinin dava konusu edilen taşınmazın gerçek yüz ölçümünü yani brüt alanı hesaplattığı, düzenlenen rapora göre dava konusu taşınmazın brüt alanının 101,13 metrekare olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda; ''Davaya konu bağımsız bölümün satışa esas yüzölçümünün, projede kat maliklerinin ortak kullanımı için ayrılan alanlardan bağımsız bölümün yüzölçümüne göre hesaplanan orandaki tutarın bağımsız bölümün duvar dahi brüt alana ilave edilmesi durumunda satışa esas brüt alan hesap edilmiştir. Dava konusu bağımsız bölümün içinde yer aldığı İ-Tower, İstanbul İmar Yönetmeliği hükümleri gereği yüksek bina olup, yüksek katlı yapının bütününde yukarıda sayılan özellikli alanların binanın tamamında etkisinin hissedildiği, etkisi hissedilen ve oldukça da ilave yatırım maliyeti gerektiren bu alanların kat maliklerinin ortak kullanımına sunulduğu, bu alanların bağımsız bölümlerin brüt alanlarına hisseleri oranında paylaştırılmasının da gerektiği, kanaatine varılmıştır. Bağımsız bölümün brüt alanı, ortak alanlardan gelen payı kapsamakta olup, projede kat maliklerinin ortak kullanımı için ayrılan alanlardan bağımsız bölümün yüzölçümüne göre hesaplanan orandaki tutarın, bağımsız bölümün duvarlar dahil brüt alana ilave edilmesi durumunda satışa esas miktar hesaplanmış olup, teknik değerlendirme sonucunda davalı satıcının davacıya ayıplı mal satmadığı,'' şeklinde rapor sunduğu dolayısıyla 96,35 brüt metrekareli satın alınan işyerinin net alanının 63,16 metrekare bağımsız bölüm brüt alanına ilave edilecek ortak alan payının 37,97 metrekare olduğu, bu iki alan toplamının ise 101,13 metrekare olarak hesaplandığı, davaya konu bağımsız bölümlerinin, projede kat maliklerinin ortak kullanımı için ayrılan alanlardan bağımsız bölümlerin yüz ölçümlerine göre hesaplanan oranlardaki tutarın bağımsız bölümün duvarları dahil net alana ilave edilmesi durumunda satışa esas miktara ulaşıldığı, sözleşmede yazılı olan brüt alanın hesabının uygun şekilde yapıldığı, dolayısıyla davacı tarafın fazladan ödemiş olduğu bedel bulunmadığı, sözleşmeye uygun olarak taşınmazların teslim edildiği, bu sebeple davalıların sözleşmeye aykırı bir davranışından bahsedilemeyeceği, tüm bu gerekçelerle davacının iddiasının yerinde olmadığı gibi davacının tacir olduğu, yeri satın alırken gerekli inceleme ve araştırma yapma imkanının bulunduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 273,85‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, 5-Davalılar kendini ayrı ayrı vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 20.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/648, K. 2025/259, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-648-e-2025-259-k-ae35f5a104a1