İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/656 E. 2025/913 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/656
- Karar No
- 2025/913
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/656 Esas KARAR NO : 2025/913
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 15/10/2021 KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Dış Tic. Ltd. Şti’nin Teksilbank A.Ş'ye olan borcu için, şartlarını tartışmadan imzaladığı ve şekil şartlarını taşımayan bir sözleşme ile kefil olduğunu, şirket tarafından ödenmeyen krediler nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, daha sonra bu dosyanın ... A.Ş ünvanlı varlık yönetim şirketine devir edildiğini, yasal düzenleme ve şekle uymayan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu şekilde hukuka aykırı bir sözleşmeye dayanılarak yapılan takip nedeniyle müvekkilin alacaklıya bir borcu bulunmadığını, müşterek borçluluk ile müteselsil kefaletin birbirinden çok farklı iki ayrı kurum olup bir kimsenin hem müşterek borçlu hem de aynı zamanda müteselsil kefil olmasının hukuken mümkün olmadığını, borcu kabul etmemekle birlikte dosyadan işletilen faiz oranının fahiş ve yasal sınırın üstünde olduğunu detaylıca açıklayarak müvekkile ait taşınmazın icra yoluyla satışa çıkartıldığını, icra dosyasından yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz (hiç yaşamadığı bir adres) olması nedeniyle müvekkilin borçtan sonradan haberdar olduğunu, satışa devam edilmesinin müvekkil açısından telafisi imkansız zararlara neden olacağını, bu sebeple öncelikle satışın durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini, devamında müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı temlik alan vekili beyan dilekçesinde özetle; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular hakkında genel kredi sözleşmesine istinaden 02/03/2009 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, daha sonra müvekkilin alacağı temlik alarak alacaklı sıfatını kazandığını, takibe konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan taksitlerinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme olmayınca .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyasından icra takibine başlandığını, itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, davacının kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, alınan kefaletin yasalara ve şekil şartlarına uygun olduğunu, davacının borca yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, takibe dayanak asıl alacak, faiz ve fer'ilerinin tamamen taraflara arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine göre hesaplandığını, hesap kat ihtarının davacıya ve diğer borçlulara tebliğ edilmiş olmasına rağmen itiraz edilmediği gibi ödeme de yapılmadığını; davacının sorumluluğunun imzaladığı sözleşme limitlerini dahilinde kaldığını, 02.03.2009 tarihinde başlatılan icra takibinden uzun süre sonra menfi tespit davası açılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu; davacının tazminat talebinin ve satışın durdurulması talebinin de yerinde olmadığını açıklayarak davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmede bulunan imzanın davacı kefile ait olmadığı ve kefaletin şartlarının oluşmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine toplam 121.068,93-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 06/12/2024 tarihli raporunda özetle; "Tetkik konusu 17.08.2007 tarihli 250.000YTL.bedelli Genel Kredi Sözleşmesinde kefil ...'a atfen atılmış imzaların, ...'ın eli ürünü OLDUĞU kanaatini bildirir rapordur." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Dosya kapsamında eksiklikler tamamlanarak dosyanın ek rapor tanzimi için daha önce eksiklik bildiririr bilirkişisine tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; "(1) Temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu ... Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında 17.08.2007 tarihinde imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesi'ne (GKS) istinaden temlik eden bankanın 37-Maltepe / İstanbul şubesi tarafından dava dışı asıl borçlu firmaya, davacı ... ve dava dışı ...'ın müteselsil kefaleti karşılığında 250.000,00 TL limit tesis edilmiş olup bu GKS kapsamında temlik eden banka tarafından dava dışı asıl borçlu firmaya nakdi krediler tahsis edildiği; (2) Dava dışı firma tarafından tüm kredili ürünlerin kullanıldığı ancak geri ödemelerin süresinde yapılmaması üzerine borçlulara T.C. ... 11. Noterliği aracılığıyla 13.01.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği; ihtarnameye göre kredi hesaplarının kat edildiği 13.01.2009 tarihinde tüm borcun muaccel hale geldiği, (3) İhtarnamenin tebliği temerrüt açısından önem arz etmekte olup somut olayda toplam banka alacağının talep edildiği 13.01.2009 tarihli kat ihtarnamesinin muhataplardan davacı kefile 22.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnameye göre davacı kefil bakımından temerrütün 26.01.2009 tarihinde gerçekleştiği; (4) Davacı kefilin dava konusu ticari KMH ve nakit kredi borcundan dolayı sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrütünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğu, somut olayda davacı kefilin sorumluluğun sözleşmeyle kararlaştırılan limit dahilinde kaldığı sonucuna ulaşılmış olup taraflar arasında sözleşme serbestisine uygun olarak kararlaştırılan faiz oranları üzerinden, taleple de bağlı kalınarak yapılan hesaplamalar neticesinde, (5) Davalı tarafın davacıdan, takip konusu ticari kredilerden kaynaklanan borç için 02.03.2009 icra takip tarihi itibariyle talep ettiği tutarlarla, raporda hesaplanan ve davacının icra takip tarihi itibariyle borçlu olmadığı alacak kalemi tutarları bir bütün halinde aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. ALACAK KALEMİ TALEP EDİLEN (TL) HESAPLANAN (TL) Borçlu Olmadığı Tutar (TL) Asıl Alacak 119.609,34 103.067,68 16.541,66 İşlemiş Temerrüt Faizi 1.196,09 12.758,49 - BSMV 59,80 637,93 - İht.Haciz ve Vek.Ücr. 203,70 203,70 - TOPLAM 121.068,93 116.667,80 16.541,66
(6) Davacı tarafın icra takibiyle talep ettiği tutarın 119.609,34 TL asıl alacak, 1.196,09 TL işlemiş temerrüt faizi, 59,80 TL faizin BSMV'si ve 203,70 TL ihtiyati haciz masrafı ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 121.068,93 TL olduğu, Takip tarihi itibariyle davalı bankaca talep olunabilecek tutarın 103.067,68 TL asıl alacak, 12.758,49 TL işlemiş temerrüt faizi, 637,93 TL faizin BSMV'si ve 203,70 TL ihtiyati haciz masrafı ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 116.667,80 olarak hesaplandığı, Davacı kefilin davalı tarafa karşı T.C. .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı dosyasında 02.03.2009 icra takip tarihi itibariyle 16.541,66 TL asıl alacak kadar borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Devamında icra takip tarihinden sonra 15.10.2021 dava tarihinden önce ise; - 03.07.2009 tarihinde 4.489,20 TL, - 14.12.2009 tarihinde 18.933,00 TL, - 09.01.2014 tarihinde 1.919,41 TL olmak üzere toplam 25.341,61 TL daha yapılan geri ödemenin alacaklı bankaca yine kredi anaparasına mahsup edildiği ve 27.03.2014 tarihi itibariyle 57.777,91 TL bakiye nakit kredi anapara alacağının temlik alan varlık yönetim şirketine satıldığı takip hesap ekstrelerinden tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Eldeki dava da, sahtelik (imza inkarı ) nedenine dayalı olarak açılmış bir menfi tespit davasıdır. Bir belgede yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208.maddesine ilişkin gerekçede bu husus “Maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 1792). Mahkememizde açılan işbu dava, sahtelik (imza inkarı) nedenine dayalı olarak açılmış olup, böyle bir durumda öncelikle sahtecilik iddiasının irdelenmesi, dava ve takip konusu sözleşmede kefil sıfatı ile atılan imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan imza inceleme raporuna göre, 17.08.2007 tarihli 250.000YTL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinde davacı kefil ...'a atfen atılmış imzaların, ...'ın eli ürünü olduğu tespit edilmiş olmakla davacının imza inkarına itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre, dava dışı alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, işbu sözleşmeyi davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, ancak kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiği, .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dava dışı banka tarafından davacı aleyhine toplam 121.068,93-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davalıların borçlu olduğu miktarların belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davacının mahkememizce benimsenen raporda borçlu olunmadığı tespit edilen miktar olan 16.541,66-TL yönünden menfi tespit talebinin yerinde olduğu, takipten sonra yapılan ödemelerin ise infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre, davanın kısmen kabulü ile, .... İcra Dairesinin 2015/... Esas sayılı icra takibi sebebiyle davacının davalıya 16.541,66-TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, takip tarihinden sonra kredi borcuna mahsuben dava dışı temlik veren bankaya yapılan toplam 25.341,61-TL'nın infaz aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, somut olay bakımından takibin kötüniyetli yapılmadığı gözetilerek şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; .... İcra Dairesinin 2015/... Esas sayılı icra takibi sebebiyle davacının davalıya 16.541,66-TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, takip tarihinden sonra kredi borcuna mahsuben dava dışı temlik veren bankaya yapılan toplam 25.341,61-TL'nın infaz aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 1.129,96 TL ilam harcının peşin alınan 2.083,46-TL'den düşümü ile bakiye 953,50-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 59,30-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 9.174,25-TL olmak üzere toplam 9.233,55-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.252,07-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 2.083,46-TL'nin toplamı olan 3.335,53-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 16.541,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip ...
Hakim ...