İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/516 E. 2024/617 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/516
- Karar No
- 2024/617
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/516 Esas KARAR NO:2024/617 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :13/08/2021 KARAR TARİHİ:10/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında geçmiş yıllara dayanan bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında alınan ürün bedellerinin davacının tüm taleplerine rağmen davalı yanca ödenmediği akabinde davacı tarafından alacı .... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile yasal takip başlatıldığını ve şirkete gönderilen ödeme emrinin bila tebliğ iade olduğunu, akabinde ticaret sicil kayıtlarında davalı şirketin adres araştırması yapılması esnasında dava dışı şirketin tasfiyeye girdiği ve tasfiye memuru olarak da davalı ...'in atandığının tespit edildiğini, Bu kerre, tasfiye halindeki şirket tasfiye memuru ...'e İcra Müdürlüğünden ödeme emri tebliğ edildiğini ve tasfiye memuru tarafından 21.02.2020 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğunun takibin durdurulduğunun taraflarınca haricen öğrenildiğini, akabinde taraflarınca icra dosyasının incelendiğini ve Tasfiye Memuru tarafından icra müdürlüğüne sunulan borca itiraz dilekçesi içeriğinde şirketin tasfiyesinin yapıldığının ve kapandığı bilgisinin yer aldığı tespit edildiğini, tasfiye memurunun itiraz dilekçesinde yer alan beyanlarından hareketle taraflarınca ticaret sicil kayıtlarında yapılan incelemede ise davalı tasfiye memurunun şirketin kapandığını belirttiği 21.02.2020 tarihinde şirketin tasfiye halinde olduğu, şirketin terkin kararının ise 30.06.2020 tarihli ... genel kurul kararı ile alındığı, terkin işlemlerinin ise 13.07.2020 tarihinde tescil edildiği ve 17.07.2020 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğinin tespit edildiğini, daha sonra .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile "Şirketin İhyası" konulu dava ikame edildiğini, Mahkemece iş bu davanın 23.06.2021 tarihinde "Hukuki Yarar Dava Şartı Yokluğu" gerekçesi ile reddedildiğini, mahkemenin red kararı gerekçesinde ise ".. Davacı yan mahkememizde açtığı davada ileride açacağı itirazın iptali davasında taraf teşkilini sağlamak adına ihya kararı verilmesini talep etmektedir. TTK. 547 md.sinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılmasına münhasır olarak yeniden tescilin talep edilebileceği düzenlenmiştir. Mevcut yasal düzenlemeye göre tasfiyeden sonra somut bir şekilde yapılması gereken işlemlerin varlığı tespit edilmeli ve bu işlemlerin yapılması için de yeniden tescil zorunlu olmalıdır. Öte yandan davacının ihya davası açmakta hukuki yarar bulunmalıdır. Davacının ileride açacağını belirttiği itirazın iptali davasının görüleceği mahkemeden ihya davası için yetki ve süre istediği takdirde mahkemenin tensip kararı ile dahi bu talebi karara bağlaması da mümkündür. Muhtemel dava için yapılan yeniden tescil talebinde; TTK.'nun 547. Maddesi hükmü ve yerleşik Yargıtay kararındaki kıstaslar dikkate alındığında davacının dava tarihinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın HMK 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur...." şeklinde yer verildiğini, akabinde itirazın iptali davası açılabilmesi için dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, 10.08.2021 günlü toplantıya yapılan tüm tebligatlara rağmen katılım sağlanamaması neticesi " Görüşme Yapılmadan Anlaşmama" şeklinde tutanak tutulduğunu, izah olunan süreç sonucunda davacının mağduriyetinin önlenmesi zımnında huzurdaki davayı ikama etme zorunluluğu doğduğunu, öncelikle Sayın Mahkemece gerek tensiple gerekse ön inceleme aşamasında ara karar ile taraflarına yetki ve süre verilmesini talep ettiklerini, kararı takiben şirketin ihyası konulu dava ikame edilecek ve neticede yasanın ön gördüğü tüm prosedürün (dava şartları) tamamlanacağını, davanın esasına gelince, davalı yanın icra takibine itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında devam eden ticaret kapsamında davalıya muhtelif marka ve miktarda ürün satıldığını ve ürünlere ait faturaların davalıya gönderildiğini, davalı yanca cari hesap borcunun, cari hesapta yer alan faturaların davacının tüm taleplerine rağmen ödenmediğini, davalı tarafça cari hesap suretinden de açıkça görüleceği üzere, alınan tüm ürünlere karşılık olarak kısmi ödeme yapıldığını ve bakiye 15.890,05 TL. borcu kaldığını, davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesi, davacının alacağının açıkça tespit olunacağını, İcra takibine konu cari hesaptan da açıkça görüleceği üzere davalı yan aldığı ürünleri ödemediğini ve davacının tüm taleplerini de cevapsız bıraktığını, alacağın tahsili zımnında başlatılan icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeni ile %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP:Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 16.239,63-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle rapor tanzimi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 26/03/2024 tarihli raporunda özetle; "-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları dava konusu uyuşmazlık yönünde incelendiğinde; -Davalı şirket ile olan ticari ilişkisini 120.10.057 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği, -Davacı şirket tarafından davalı şirkete aşağıda tablo halinde gösterildiği gibi 2019 yılında toplam -17 adet e-fatura ile çoğunlukla ince püskürtme yarı mat vs. ürün satışı yapıldığı (faturalar rapor ekindedir) -2019 yılı açılış bilançosunda davalıdan dolayı herhangi bir bakiye borç/alacak bulunmadığı, -Davacı şirketin işbu faturalardan dolayı davalı şirketten 32.640,05 TL alacaklı hale geldiği, -Davalı şirket tarafından davacı şirkete 2019 yılı içinde toplam 16.750,00 TL ödeme yapıldığı, -En son ticari işlemin sona erdiği 14.10.2019 tarih itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 32.640,05 TL-16.750,00 TL=15.890,05 TL alacaklı olduğu, -İcra takip talebinin başlatılması nedeni ile 120.10.547 no.lu cari hesap kodundaki 15.890,05 TL alacak bakiyesi 128.10.057 no.lu Şüpheli Alacaklar Hesabına devredildiği, -Taraflar arasında başka bir işlem olmadığı, 31.12.2019, 31.10.2020 bilançolarında davacı şirketin davalı şirketten 15.890,05 TL alacaklı olduğu, -Gerek icra ve gerekse dava tarihi (13.08.2021 ) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 15.890,05TL alacaklı olduğu, işbu alacak baki olduğu, Dava tarihinden sonra 08.10.2021 tarihinde davacı şirket vekili Av. ...tarafından davalı adına 153,75 TL ödeme yapıldığına dair davacı şirketin kayıt yaptığı, -Dava tarihinden sonra 08.10.2021 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 15.890,05 TL -153,75 TL=15.736,30 TL alacaklı olduğu, Tespit edilmiştir. -Dava esas değerinin takip öncesi işlemiş faiz toplamı olan 16.239,63 TL olarak belirlendiği, 349,58 TL işlemiş faiz hesabının ödeme emrinde; taraflar arası en son işlem tarihi olan 14.10.2019 ile icra takip tarihi talebi arasındaki süre için avans faizi olarak talep edildiği, 14.10.2019-27,11.2019 tarih aralığındaki gün sayısı 44 gün ve faiz oranı ise 18,25 olarak doğru belirlendiği, bu kriterlere göre; 15.890,05 TL X 44 X 18,25 / 36500=349,58 TL işlemiş faiz hesaplamasının doğru yapıldığı, -Davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen faturalarda ödeme vadesinin 90 gün olarak belirtildiği, fatura üzerinde belirtilen vadede ödeme olmaması halinde aylık “4 3 vade farkı hesaplanacağının belirtildiği, (yıllık %36 ) davacı tarafından davalıya kesilen en son fatura tarihi ile icra takip tarihi arasında ki sürenin 14 ayı dahi aştığı anlaşıldığından ve icra takip talebinde istenilen avans faiz oranının fatura üzerinde belirtilen vade farkı faizinden daha düşük olması nedeni ile takip öncesi işlemiş faizin kabul edilebilir olduğu, Buna göre ana para alacağı + takip öncesi faizin 15.890,05 TL + 349,58 TL=16.239,63 TL şeklinde dava esas değerinin belirlendiği," şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı tarafça davalının mal alımından kaynaklı cari hesap borcunun ödenmediğinin iddia edildiği ve bu sebeple davalı aleyhine takip yapıldığı, takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemi ile işbu davanın açılmış olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu ve kayıtlara göre, davacının davalıdan takip miktarı olan 15.890,05 TL asıl alacağının olduğu, takip öncesi işletilen faiz hesabının yerinde olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce HMK.'un 222 maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların mahkememiz duruşma salonunda hazır edilmesine, inceleme günü ve saatinde defterlerin ibraz edilmemesi ya da yerinde inceleme talebinde bulunulmaması halinde karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının sonuçlarına göre değerlendirme yapılacağı hususunun davalı tarafa ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemiş olduğu, davalı tarafça davaya konu borcun ödendiğini ispata elverişli herhangi bir delil de sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu dolayısı ile lehine delil olma vasfına haiz olduğu gözetildiğinde, HMK 222. vd maddeleri uyarınca davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olması ve borçlunun itirazında haksız olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 3.247,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.109,33-TL karar ve ilam harcından 196,14-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 913,19-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 263,94-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 2.299,10-TL masraf olmak üzere toplam 2.563,04-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 16.239,63-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır