İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/583 E. 2025/255 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/583
- Karar No
- 2025/255
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/583 Esas KARAR NO :2025/255 DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/10/2020 KARAR TARİHİ:15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket ile davalı arasında 22.01.2016 tarihinde Fason Üretim ve Analiz Anlaşması imzalandığını, sözleşmenin ... Noterliği ... Yevmiye Numarası ile tasdik edildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili şirket sözleşme'nin Ek1 listesinde belirtilen ... 400 mg ve ... 100 mg adlı ürünlerin ... İlaç tarafından sözleşme hükümleri uyarınca üretilmesi için gerekli olan ürün ve ambalaj malzemelerini davalı'ya temin etmek, davalı da kendi tesislerinde ürünleri bitmiş ürün olarak üretip müvekkil şirkete teslim etmekle yükümlü olduğunu, bu hususun sözleşmenin giriş bölümünde ve 1/3 ve 1/5 maddelerinde belirtildiğini, davalı sözleşme'nin 2. Maddesinde "..... İlaç ... tarafından sipariş edilen Ürünleri ... adına kendi tesisinde üretimin yapmayı kabul ettiğini, yazılı olarak aksi ifade edilmedikçe tüm ürünlerin bina ve teçhizatı ... İlaç tarafından temin edilecektir şeklinde belirtilmesini, müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı sözleşmeye konu ürünleri üretmediğini, sözleşmeye konu edimlerini ifaya başlamadığını, sözleşmenin 6.2. maddesine göre verilen siparişler ile ilgili üretim gerçekleştirilmediğini, sözleşme imza tarihinden sonraki süreçte gerekli izinler alınmasına ve davalıya üretim için gerekli ekipman sağlanmasına ve ürünlere ilişkin ruhsat alındığını, davalı üretime başlamadığını, ... Noterliği'nin 17.01.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi sözleşme'nin 1 yıl önceden bildirimli feshi hükmüne göre feshettiğini bildirdiğini, davalının edimlerini haklı bir neden olmaksızın yerine getirmemesi nedeni ile ürünleri piyasaya süremediğini, ürünlerin satışı neticesinde elde edeceği kardan mahrum kaldığını, sözleşmeye konu ürünler olan ... 400 mg ve ... 100 mg adlı ürünlerin sözleşmeye göre üretilmemesi ve müvekkil şirketin bu ürünlerin satışı yapılmaması nedeni ile müvekkili şirket elde edeceği kardan mahrum kaldığını, zarar sözleşme için uygun ekipman ve ruhsat sürecinden dava tarihine kadar on milyonlarca Türk Lirası'na ulaştığını, adet fiyatı binlerce Türk Lirası olan ... 400 mg ve ... 100 mg adlı ilaçların 2016-2017-2018-2019 ve 2020 yılları adet fiyatının Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumundan sorulmasını, sonrasında müvekkili şirketin yıllık satış hacmi ve sattığı ürün sayısına göre mahrum kaldığı tutarın belirlenmesini talep ettiklerini, ürünlerin davalı adına yapılan ve davalıya teslim edilem tüm ürünler olmadığını, ticari defter ve kayıtlar üzerinden davalı adına yapılan ve davalıya teslim edilen ürünlerin bilirkişi marifeti ile belirlenmesini, davalının müvekkili şirkete iade etmediği ürünleri iade etmesini, iade etmemesi durumu için terditli hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin yapacağı satış ve bu satışlardan elde edeceği kar oranı belirlenebilir olmadığını, kar kaybı talebinin belirsiz alacak davası olarak açıldığını, sözleşme gereği İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığını, yapılan arabuluculuk görüşmesininde anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, taraflar arasında akdedilmiş olan 22.01.2016 tarihinde Fason Üretim ve Analiz Anlaşması'na ilişkin yükümlülüklerin davalı tarafından yerine getirilmemesinden doğan zarar kapsamında şimdilik 1.000,00 TL kar kaybının, verilen sipariş sonrası müvekkili şirkete sözleşme gereği teslim edilmesi gereken tarihten işleyecek ticari faizi ile sözleşmeye güvenilerek yapılan üretim ekipman bedelleri/masrafları olarak şimdilik 1.000,00 TL zararın ilgili ürünlerin satın alındığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ve ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davaya konu edilen sözleşmenin konusunu oluşturan ilaç ve bu arada tüm ilaç çeşitleri, alelade bir ticari ürün olmadığını, üretim aşamasından tüketiciye ulaşana kadar sıkı kurallara bağlı hareket edilmesi zorunlu olan, her aşamada resmi kontrollerin ve takiplerin yapıldığı, değişen kurallara anında uyulması gereken başka bir deyişle gerek üretim gerekse satış aşamalarında resmi mercilerce yapılan değişikliklerin hemen uygulanması gereken, eski kuralların kazanılmış bir hak teşkil etmediği bir alan olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirkette tüm bu kurallara bağlı olarak üretim yapan bir şirket olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme yorumlanırken ve uygulanırken buna göre değerlendirme yapılması zorunluluk arz ettiğini, taraflar arasında imzalanan 22.01.2016 tarihli fason üretim ve analiz anlaşması imza tarihindeki Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumu kurallara göre imza altına alındığını, ... ilacın sorumluluğu sözleşme tarihindeki kurallarla sınırlı olduğunu, ... ilaç sözleşme tarihindeki Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumu kuralları ile bağlı olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan edimin hukukî nedenlerle sürekli olarak imkânsız hale gelmesi, borçlunun ifa yükümünü, alacaklının da aynen ifayı talep hakkını sona erdiren sebeplerden biri olduğunu, ifa imkânsızlığının gerçekleştiği an itibariyle ifa yükümü kanun gereği sona erdiğini, bu sonucun doğabilmesi için herhangi bir bildirim veya irade beyanı şart olmadığını, tarafların bundan haberdar olma olması dahi gerekmediğini, Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumunun yayınladığı kılavuz ve duyurularda ... ilaçın bir müdahalesi olması düşünülemeyeceği açık olduğunu, bu nedenle sözleşmedeki edimlerini ifada kalıcı hukuki imkansızlık söz konusu olduğunu, TBK ve sözleşme hükümlerine göre bu imkansızlıktan sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu, buna bağlı alacak,zarar ziyan yoksun kalınan kar gibi tazminat talepleri de hukuka aykırı olduğunu, davacı taraftan yetkili Numan Haksal ile o tarihte şirket yetkilisi olan ... arasında üretim için 26.12.2018 tarihinde toplantı yapıldığını, toplantıda üretim metotları ile ilgili konular görüşüldüğünü, karşılıklı olarak üretimin nasıl olacağı kararlaştırılmaya çalışıldığını, sözleşme 22.01.2016 tarihi olmasına rağmen üretim ancak ilk defa bu tarihte gündeme geldiğini, daha sonra bu görüşmeler sözlü ve mail ortamında olarak devam ettiğini, devamında görüşmelerin sürdüğünü, davacı tarafından sadece 08.4.2019 tarihinde ve 30.05.2019 tarihinde üretim için gerekli olan hammaddeler gönderildiğini, üretim için hammadde analizi, planlamalar ve diğer teknik konularla ilgili çalışmalar devam ederken 17.07.2019 tarihinde ... Üretim Yeri Belgesi Yenileme duyurusu yaptığını, bu konuda kılavuz yayınladığını, yayımlanan bu duyuruya göre sözleşmenin konusunu oluşturan imatinip üretimi yapacak tesisler için özel gereklilik koşullarının sağlanması zorunluğu getirildiğini, ESY sisteminde özel gereklilikler listelendiğini, listede belirtilen Sitotoksik ilaçlar sözleşme konusunu oluşturan ürün olduğunu, düzenleme uyarınca ...’nın duyurusu doğrultusunda müvekkili şirket düzenlemeye uygun olarak ve tesisinin özelliklerine göre Üretim Yeri İzin Belgesini yenilendiğini, izin belgesinde dava konusunu da oluşturan ürün dışında başka özel gereklilik gerektiren ilaçların üretim izni yer almadığını, davacı taraf ile görüşülerek, resmi makamların duyurusu ile özel üretim için tesisin uygunluğunun şart olduğu, ürünün bu tesiste üretilmesi halinde hem kendilerinin hem de müvekkili şirketin ruhsatlarının iptal edilebileceği, üretimin ancak davaya konu ürününle ilgili özel üretim için izin alınmış bir tesiste yapılabileceği, bu anlamda sorunun çözümü için işbirliğine hazır olunduğu, imatinip üretimi yapılabilecek koşulları taşıyan bir tesise hiçbir talep olmaksızın transferi için yardımcı olunabileceği belirtildiğini, konunun çözümü için Sağlık Bakanlığı ile de görüşüldüğünü, özel üretim nedeni ile üretim yapamayacakları taraflarına ifade edildiğini, bu konuda resmi bir yazı geldiğinde dosyaya sunacaklarını, mevcut tesis ile sitotoksik bir ürün olan imatinip ürününün yapılıp yapılamayacağının Sağlık Bakanlığı’ndan (...) sorulmasını da talep ettiklerini, devlet dairesi (...) tarafından bağlayıcı emir sayılacak, hatta bununla sınırlı olmamak üzere imatinip üretiminin sıkı kurallara bağlanması nedeni ile üretimin yapılamaması sözleşmenin 12. maddesi anlamında anlaşmanın ihlali olarak değerlendirilemediğini, ihlal edilmeyen bir anlaşmadan dolayı da talepte bulunulamayacağını, Mart 2020'den itibaren dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan bulaşıcı hastalık olan COVİD-19’un varlığı da üretimin yapılamaması anlamında sözleşmenin 12. maddesi uyarınca sözleşmenin ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının iddia ettiği gibi süre 1 yıllık bir süre değil karşılıklı anlaşılan makul bir süre olduğunu, bu konuda da kendilerinden bir talep gelmediğini, bir süre üzerinde anlaşma olmadığını, bu nedenle 1 yıl önceden yapılan bildirim yeterlidir diye düşündüklerini, davacının iddiası sözleşmenin irademiz dışında 1 yıl daha uzaması anlamına geldiğini, sözleşme özgürlüğüne aykırı bir iddia olduğunu, davacı taraf, satış yapamaması nedeni ile kardan mahrum kaldığını, bu kapsamda 2016-2017-2018-2019 ve 2020 yıllarına ait ... 400 mg ve ... 100 mg ilaçların adet fiyatlarının sorularak yıllık satış hacimleri ve sattığı ürün sayısına göre mahrum kalınan karın hesaplanmasını talep ettiğini, davacının bu talebinin kabul edilebilir olmadığını, söz konusu ürün kanser tedavisinde kullanılabilecek bir ürün olduğunu, bu üründen daha önce ve piyasada bilinen, doktor ve hastalar tarafından kabul gören bilinmiş ilaç firmaları tarafından üretildiklerinin mevcut olduğunu, aynı ürünü 6 adet firma ülkemizde (Neutec, Nobel, Novartis, Koçak, World Medicine, Eastpahrma) yıllardır sattığını, kanser tedavisinin özel bir tedavi olması nedeni ile yeni bir ilacın tedavide uygulanabilecek duruma gelip satılabilmesi için uzunca bir süreç gerekli olduğunu, bu süre geçse dahi yıllardır bu ürünü satan 6 firma içinde pazar payının ne kadar olacağı da müphem olduğunu, davacının bu ilacı kaç liraya ne kadar süre içinde ne kadar miktar satacağı, ilacın doktor ve hasta nezdinde kabul görüp görmeyeceği belli olmadığını, bu hali ile olmayan bir karın kaybından söz edilemeyeceğini, diğer taraftan davacı bu hesaplamanın kendi yıllık satış hacmine ve sattığı ürün sayısına göre hesaplanmasını talep edildiğini, böyle bir şeyin kabul edilemeyeceğini, davacı başka bir ilacını/ilaçlarını tanıtmış ve yıllardır satıyor olabileceğini, ya da başka ticari kazançları nedeni ile yıllık satış hacmi belli miktarda olabileceğini, bu hemen ürettirip satacağı ilaçta da aynı miktarda satacağı anlamına gelmediğini, davacı 2016-2017-2018-2019 ve 2020 yılları için hesaplama yapılmasını talep ettiğini, davacının mücbir sebep nedeni ile sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkilden talebinin olmasının düşünülemeyeceğini, sözleşme gereği üretim için kendisinin sağlayacağı malzeme ve ekipmanı sağlamayan davacının bu dönemi de kapsayacak şekilde talepte bulunması doğru ve kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen malzemelere ilişkin sevk irsaliyesi dilekçe ekinde bulunduğunu, bu ürünlerin gerekli koşullarda sözleşmeye uygun olarak saklandığını, davacının iade talep etmesi karşısında yine sevk irsaliyesi ile iadesi sağlanacağını, bu hali ile davacının bu kaleme yönelik talebi sözleşmeye uygun olmadığını, ürünlerin iade edildiğini, talebinin reddinin gerektiğini, yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle davacının davasının reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Taraflar arasındaki ihtilafın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıdan üretim malzemesi ve masraflarını talep edip edemeyeceğine ilişkin tazminat davadısır. Mahkememizdeki dava 26/10/2020 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat mahkemesi vasıtasıyla bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda: "Usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlara göre; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ilk başladığı tarihin 23.11.2015 tarihi olduğu, davalı şirketçe davacı şirketin düzenlenmiş olduğu 23.11.2015 tarih ... nolu 33.457,72.-TL bedelli faturadan doğan borcunu, 04.12.2015 tarihinde ... sorgu numaralı Eft/Havale işlemi ile ödediği, bu işlem tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirket ile ilişkili herhangi bir ticari kayıt bulunmadığı, davalı şirketin 26.10.2020 olan dava tarihi itibariyle davacı şirkete borç-alacak bakiyesinin kalmadığı” şeklinde raporunu sunmuştur. Bilirkişiler Dr...., Dr. ... ... tarafından hazırlanan 16.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda: "Mali İnceleme ile, davacı şirketin incelenen 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 yılları ticari defterlerinde davalı şirket ile borç/alacak ilişkisi yaratan bir işlem olmadığı, davalı şirketin talimat raporu ile 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 yılları ticari defterlerinin incelendiği, hazırlanan bilirkişi raporunda, davacı ile davalı arasında sadece bir adet fatura ve karşılığı ödeme olduğu, başka bir işlem ve kayıt yapılmadığı yönünde rapor hazırlandığı, ancak gerek sunulan fatura suretinden ve gerekse davacı şirketin incelenen ticari defterlerinden görüleceği üzere söz edilen faturanın davacı şirkete ait olmadığı, unvanların benzer olduğu davacı tarafın bir başka grup firmasının olduğunun anlaşıldığı, (dava dışı ....Şti. vergi numarası ...) bu tespit ile aslında davalı şirketin ticari defterlerinden de davacı şirket ile davalı şirket arasında borç/alacak ilişkisi yaratan bir işlem olmadığının kabul edilebileceği, sonucuna varılmaktadır. Genel Değerlendirme ile, somut olaydaki hukuki sorun, taraflar arasındaki sözleşmenin kurulmasından sonra gerçekleşen değişikliklerin hukuki imkânsızlık olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.Davacı her ne kadar malzemenin gönderilmesi anına kadar davalıdan kaynaklanan sebeplerle üretime başlanamamış olunduğunu beyan etmişse de dosya kapsamında ruhsat alınmasından sonra geçirilen sürenin sözleşmenin hangi tarafından kaynaklandığına ilişkin somut bir veri elde edilememektedir. Somut olayda ...'nin değiştirdiği kuralların, davalı bakımından kesin hukuki bir engel olup olmadığı, kesin hukuki bir engel ise bir süre sonra ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususun kesin bir hukuki engel olduğu kanaatine varılması halinde ancak hukuki imkansızlıktan bahsedilir. Ancak bu halde bile kesin hukuki engelin geçici nitelikte olduğu sonucuna varılabiliyorsa eş deyişle davalının değişen kurallara göre özel üretim tesisi niteliğinde bir yerde üretim yapmasının veya yaptırmasının mümkün olduğu veya üretim tesisini revize edebileceği, ...'nın değiştirdiği kuralların, davalı bakımından yerine getirilebilir olduğu sonucuna varılması halinde ise bu kuralların yerine getirilebileceği ana kadar geçici hukuki imkansızlığın varlığı kabul edilebilecektir. Ancak anılan değerlendirmelerin eş deyişle ... kurallarının, bu kuralların uygulanma koşullarının, özel üretim tesisi ile kastedilen değişikliğin somut olaya etkisinin belirlenmesi uzmanlık alanımız dışındadır." şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile heyete ilaç ve eczacılık alanında uzman 2 bilirkişinin eklenerek tarafların beyan ve itirazları ile iddia ve savunmaları kapsamında ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Dr. ..., ..., ..., Dr.Ecz.... tarafından hazırlanan 08/02/2023 tarihli raporda: Teknik Bakımdan Yapılan İnceleme ile, Genel Değerlendirme ile önceki Bilirkişi Heyet Raporumuzda tespit edilen hususlarda fikrimizi değiştirecek bir belgenin dosyaya sunulmadığı, itirazların değerlendirilerek aşağıdaki hususlarda görüşlerimizin oluşturulduğu: davacı ile davalı taraf arasında ... etken maddeli ... Kapsül isimli 100 mg ve 400 mg etken madde içeren müstahzarların imalatı için 22.01.2016 tarihinde sözleşme imzalanmış olduğu; davacının, ... 100 mg Kapsül için, Sağlık Bakanlığından 18.04.2017 tarihinde, ... 100 mg ve ... 400 mg Kapsül isimli müstahzarlar için ruhsat onayı aldığı; T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından 01.08.2018 tarihinde “BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNLER İMALATHANELERİ İYİ İMALAT UYGULAMALARI (GMP) KILAVUZU” nun yayımlanmış olduğu, davacı ... İlaç San. Ve Tic. A.Ş. tarafından ... İlaç San ve Tic. A.Ş.’e ... imalatı ile ilgili ilk siparişin 18.02.2019 tarihinde gönderilmiş olduğu ve onay alındığı; ... imalatı için ilk sevkiyatın 08.05.2019 tarihinde başlamış ve akabinde diğer sevkiyatların da davalı şirkete yönlendirilmiş ve davalı şirket tarafından teslim alınmış olduğu, davalı tarafın iddia ettiği ... tarafından değiştirilmiş kurallar nedeni ile imalatın gerçekleştirilememesi durumunun, kılavuz yayımlandığı andan itibaren geçerli olduğu ve ilk siparişin onaylanma ve üretim malzemelerinin sevkiyatından önce de var olması ... Kılavuzunda belirlenen İyi İmalat Uygıulamalarının yerine getirilmesi için davalı tarafın firma üretim tesisinde gerekli düzenlemeleri yapmak için yükümlülüğü olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın üretim tesisini revize edebileceği, ...’nın değiştirdiği kuralların, davalı bakımından yerine getirilebilir olduğu, genel değerlendirme ile, Kök raporda özetle, ... tarafından değiştirilmiş kuralların imalatın gerçekleştirilmesi önünde hukuki engel yaratıp yaratmadığı hususlarına göre değerlendirme yapılabileceği belirtilmiş olup ek raporda teknik bakımdan yapılan incelemede, "davalı tarafın üretim tesisini revize edebileceği, ...’nın değiştirdiği kuralların, davalı bakımından yerine getirilebilir olduğu" tespit edilmiş olup bu durumda hukuki imkansızlık sonucuna varılamayacağı, sonuç ve kanaatlerine varıldığı" şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Dr. ..., ..., ..., Dr.Ecz.... tarafından hazırlanan 23.11.2023 tarihli raporda: Teknik Bakımdan Yapılan İnceleme ile, fason imalatı gerçekleştirecek olan ... İlaç’ın, yürürlükteki 27.04.2013 Tarihli Beşeri Tıbbi Ürünlerin İmalathaneleri Hakkında Yönetmelik ve 01.08.2018 tarihli Beşeri Tıbbi Ürünler İmalathaneleri İyi İmalat Uygulamaları (GMP) kılavuzda tariflenen iyi imalat uygulamalarını tesis etmesi ve Bakalığın yönergelerine uyması beklenen bir durumdur. Önceki Bilirkişi Heyet Raporumuzda tespit edilen hususlarda fikrimizi değiştirecek bir husus bulunmamaktadır." şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, Sağlık Bakanlığı-Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu(...)'na müzekkere yazılarak davalıya ait mevcut tesiste/fabrikada veya mevcut tesiste kısmi bir tadilat ile ... etken maddeli ... Kapsül isimli 100 mg ve 400 mg etken madde içeren müstahzarların üretilip üretilemeyeceğinin sorulmasına, müzekkere cevabı geldiğinde dosyanın önceki heyete tevdi ile taraf itiraz ve beyanları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 12.03.2025 ek tarihli raporda: "Dava dosyasına sunulmuş Uzman Görüşleri, Bilirkişi Heyet Raporumuza tarafların itiraz ve beyanları yukarıda detayları ile açıklandığı üzere, fason imalatı gerçekleştirecek olan ... İlaç'ın, yürürlükteki 27.04.2013 Tarihli Beşeri Tıbbi Ürünlerin İmalathaneleri Hakkında Yönetmelik ve 01.08.2018 tarihli Beşeri Tıbbi Ürünler İmalathaneleri İyi İmalat Uygulamaları (GMP) kılavuzda tariflenen iyi imalat uygulamalarını tesis etmesi ve Bakanlığın yönergelerine uyması beklenen bir durumdur. ... AŞ'nin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.1 ve 8.1. maddelerine aykırı davrandığı, ... tarafından değiştirilme sebebiyle imalatın yapılamadığı iddiasının yürürlükteki mevzuata uygun olmadığı, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği kanaati oluşmuştur. Davacı vekili heyetimizden "" ilaçların davalı tarafından sözleşmeye göre üretilseydi, ürünlerin satışından elde edeceği karın hesaplanmasını" talep etmektedir. Bu tür bir hesaplama yapılabilmesi için dava konusu ilaçların yıllık satış rakamlarının ve Pazar paylarının dava dosyasına sunulmuş olması gerekirdi. İlaçların bu güne dek hiç üretilmediğinden, ilacın Pazar payının 0 (sıfır) olduğundan hareketle; bu tür bir hesaplamanın mümkün olmadığı söylenebilir." şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilmiş olan 22.01.2016 tarihinde Fason Üretim ve Analiz Anlaşması’na İlişkin yükümlülüklerin davalı tarafından hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar kapsamında kar kaybının ve sözleşmeye güvenilerek yapılan üretim ekipman bedelleri/masraflarının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ile davalı taraf arasında ... etken maddeli ... Kapsül isimli 100 mg ve 400 mg etken madde içeren müstahzarların imalatı için 22.01.2016 tarihinde sözleşme imzalanmış olduğu, davacının, ... 100 mg Kapsül için, Sağlık Bakanlığından 18.04.2017 tarihinde, ... 100 mg ve ... 400 mg Kapsül isimli müstahzarlar için ruhsat onayı aldığı, davacı ... İlaç San. Ve Tic. A.Ş. tarafından ... İlaç San ve Tic. A.Ş.’e ... imalatı ile ilgili ilk siparişin 18.02.2019 tarihinde gönderilmiş olduğu ve onay alındığı, ... imalatı için ilk sevkiyatın 08.04.2019 tarihinde başlamış ve akabinde diğer sevkiyatların davalı şirkete yönlendirildiği ve davalı şirket tarafından teslim alınmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın iddia ettiği ... tarafından değiştirilmiş kurallar nedeni ile imalatın gerçekleştirilememesi durumunun, kılavuz yayımlandığı andan itibaren geçerli olduğu ve ilk siparişin onaylanma ve üretim malzemelerinin sevkiyatından önce de var olduğu, ... Kılavuzunda belirlenen İyi İmalat Uygulamalarının yerine getirilmesi için davalı tarafın firma üretim tesisinde gerekli düzenlemeleri yapmak için yükümlülüğü olduğu, taraflar arasındaki 22.01.2016 tarihli 5 yıl süreli, sürekli nitelikte ve tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeye göre “aktif, yardımcı maddeler ile ambalajlama malzemelerini davacı davalıya teslim edecek, davalı da bitmiş ürün teslim edecektir.” şeklinde olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihinin 22.01.2016 olduğu, ilk sipariş sevkiyatının 18.02.2019 tarihlerinde yapılmış olduğu, 5 yıllık sözleşme süresi bitiminde davalı ...’in ...’ya üretim izni için 16.02.2021 tarihinde başvurmuş olduğu, bu hali ile, davalı ...’in sözleşme maddelerinde kabul ve vaad ettiği ‘üretim tesisinin ... üretimi için uygun hale getirmek’ için çaba sarfetmediği ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.1 ve 8.1. maddelerine aykırı davrandığı, anlaşılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından ... müzekkere cevabi yazısı ile, her iki ilacın da üretiminin henüz başlamadığı ve ilaçların piyasaya sunulmadığının bildirildiği, Fason imalatı gerçekleştirecek olan ... İlaç’ın, yürürlükteki 27.04.2013 Tarihli Beşeri Tıbbi Ürünlerin İmalathaneleri Hakkında Yönetmelik ve 01.08.2018 tarihli BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNLER İMALATHANELERİ İYİ İMALAT UYGULAMALARI (GMP) kılavuzda tariflenen iyi imalat uygulamalarını tesis etmesi ve Bakanlığın yönergelerine uyması gerekeceği, ... AŞ’nin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.1 ve 8.1. maddelerine aykırı davrandığı, ... tarafından değiştirilme sebebiyle imalatın yapılamadığı iddiasının yürürlükteki mevzuata uygun olmadığı, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşılmışsa da , Ruhsat sahibi davacı firmanın da ilaç şirketi olduğu, fason ürettirmek istediği firmanın üretim koşullarını inceleme yükümlülüğü bulunduğu, davacı ..., üretim yerinin ... üretme koşullarını sağlayıp sağlamadığı incelenmeksizin sipariş onayı ve sevkiyat gerçekleştirmesinin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiği gibi ilaçların bu güne dek hiç üretilmediği, ilacın Pazar payının 0 (sıfır) olduğu, tarafların ticari deftelerinde alacak-boç kaydının bulunmadığı, davacının zarar ve sözleşmeye güvenerek yapmış olduğunu iddia ettiği masraflara ilişkin taleplerini de ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 561,00 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır