İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/256 E. 2024/230 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/256
- Karar No
- 2024/230
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/256 Esas KARAR NO :2024/230 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ:12/06/2020 KARAR TARİHİ:20/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı banka olan ... A.Ş. ile dava dışı şirket olan ... ... Şirketi arasında sözleşme imzalandığı, bu sözleşmede davadışı şirketin davalı ..., ..., ... ve ...'un müteselsil kefil olarak imzasının alındığını, dava dışı banka tarafından dava dışı şirkete bu sözleşmeye istinaden krediler kullandırıldığını, davalıların dava dışı bankaya dava dışı şirketin kullanmış olduğu krediler nedeniyle borçlarının bulunduğunu ve fakat dava dışı şirketin kredi borçlarını vadesinde ödemediğini, bunun üzerine dava dışı banka tarafından dava dışı şirket ve davalılara borcun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, bu ihtanamede belirtilen güne kadar borcun ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların süresi içinde icra takibine itiraz etmesi dolayısı ile icra müdürlüğünün İcrayı durudurma kararı aldığını, itirazın iptali sonrasında dava dışı bankanın davaya konu kredi alacaklarının noter huzurunda yapılan sözleşme ile davacı şirket olan ... Şirketi'ne devir ve temlik edildiğini, itirazın iptali ve takibin devamı amacı ile dava açılmadan önce TTK Madde 5/A gereği zorunlu olan arabuluculuk şartının sağlanması amacı ile yapılan arabuluculuk başvurusunun olumsuz sonuçlanarak mutabakata varılamadığını, davalılar tarafından icra takibine yapılan itirazın dayanaksız olduğunu, takibin devam edilmesi amacı ile huzurdaki davanın açıldığı ifade edilerek, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davaya konu icra müdürülüğünün başlatmış olduğu İcra takibine itirazın iptali, takibin devamı, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP:Davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 138.355,44-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia, savunma, toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 12/01/2023 tarihli raporunda özetle; "Davadışı banka ile ile dava dışı şirket arasında 30.01.2018 tarihli 1.500.000,00 TL limit dâhilinde genel kredi sözleşmesi limit dâhilinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, dava dışı şirkete | adet Ticari Kredili Mevduat Hesabı limiti tanımlandığı, 3 adet TL iskonto Kredisi kullandırıldığı ve vadesinde kredilerin ödendiği ve 25 adet çek yaprağı verildiği, bu çek yapraklarından halen 11 adedinin riskte olduğu, Davalıların, aynı limit dahilinde sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının bulunması nedeniyle, kendi temerrüt tarihinde 1.5000.000,00 TL limit dahilinde söz konusu banka alacaklarının ödenmesinden dava dışı şirket ile birlikte yukarıda açıklananlar ışığında müteselsilen sorumlu olduğu, Dava dışı banka tarafından dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacak tutarları nedeniyle davalılar hakkında başlattığı icra takiplerinde alacak tutarlarının; T.C. .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından 26.11.2018 tarihinde başlatılan icra takibine konu alacağın:138.355,44 TL nakit kredi ve 17.600,00 TL gayrinakit kredi olduğu, İcra takibine konu alacağın, davacı şirket ile davadışı şirket arasında akdedilen T.C. .... Noterliğinde ... yevmiye numarası ile 28.03.2019 tarihinde devir ve temlik sözleşmesi ile 21.03.2019 tarihinde devir ve temlik edildiği, dolayısı ile dosya alacaklısının davacı şirket olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin Ticari Kredili Mevduat Hesabı alacağı, 27.209,01 TL anapara, 797,29 TL Gecikme Faizi, 39,86 TL BSMV'si, 450,94 TL Temerrüt Faizi ve 22,55 TL BSMV'si olmak üzere toplam 29.019,65 TL olarak,TL İskonto Kredisi alacağı, TL İskonto Kredilerinin vadesinde ödendiğinin tespit edilmesinden dolayı borcun bulunmadığı, Çek Sorumluluk Bedeli Borcu, toplam 17.600,00 TL olarak hesaplamış olup, Buna Göre icra tarihi olan 26.11.2018 itibariyle; Olarak hesaplandığı, Yukarıda detayı verilen TL İskonto Kredilerin vadesinde ödenmesinden dolayı huzurdaki davaya konu icra dosyasından takip yapılamayacağı, İcra tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yukarıda yer alan temerrüt faiz oranlarından, değişmesi durumunda değişen oranlardan temerrüt faizi talep edilebileceği, Davacının inkâr tazminatı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti vb. gibi taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz 16/06/2023 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu ara karar ile; davacı vekilinin yeni bir bilirkişiden rapor alınması yönündeki talebi de gözetilerek, dosyaya sunulmuş olan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ve yeniden ek rapor alınmasının dosyanın esasına fayda sağlamayacağı gözetilerek usul ekonomisi gereğince dosyanın 1 nolu ara karar ikmalinin ardından celse arasında ve talep halinde dosyanın bankacı bilirkişi ...'a tevdi ile dava dışı asıl borçlu şirket ile yine dava dışı kredi veren banka arasındaki kredi sözleşmesi uyarınca takip tarihi itibariyle asıl borçlunun temerrüde düşmüş ana para borç miktarının tespiti ile yapılan takibin asıl alacak( akdi faiz miktar ve oranının da ayrıca belirtilerek) işlemiş faiz, BSMV ve gayrinakdi depo talebi yönünden ayrı ayrı denetlenerek dava dışı...'a A.Ş tarafından davalılar aleyhine yapılan icra takibinin yerinde olup olmadığının tespitinin istenilmesine, bu kapsamda dava dışı kredi veren banka kayıtlarında borçlular hakkındaki kayıtlarla sınırlı olmak üzere banka kayıtlarının incelenmesi hususunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine dair karar verildiği karar uyarınca bilirkişi 17/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "3.) 31.10.2018 Kat tarihi itibarıyla talep edilen kullandırım tarihleri ve iskonto kredisine dayanak alınan çek dökümleri aşağıda sunulmuş olup, Tabloda görüleceği üzere, 31.10.2018 kat tarihi sonrası ıskonto kredilerine ilişkin çeklerin 06.11.2018 ve Takip tarihi 29.11.2018 sonrasında 03.12.2018 ve 03.12.2018 tarihlerinde tahsil edildiği tespit edilmiştir. 4.A) Davacı Bankanın dava dıĢı kredi borçlusu ... GIDA PAZ...SAN.TİC.LTD.ŞTİ.’den kat tarihi 31.10.2018 tarihi itibariyle belirlenen 150.000,00,-TL Iskonto kredilerine ilişkin alacağına 09.11.2018 Temerrüt tarihini kadar %20,28 akdi faiz üzerinden yapılan Asıl Alacak hesaplama tablosu aşağıda sunulmuştur. 4.B) Davacı Bankanın dava dıĢı kredi borçlusu ... GIDA PAZ....LTD.ŞTİ.’den kat tarihi 31.10.2018 tarihi itibariyle belirlenen ... nolu Kredili Mevduat hesabından 26.296,48,-TL alacağına, 09.11.2018 Temerrüt tarihini kadar %24,24 akdi faiz (T.C.M.B) üzerinden yapılan Asıl Alacak hesaplama tablosu aşağıda sunulmuştur. 3.A) Davacı Bankanın, Müşterek borçlu müteselsil kefillerden 09.11.2018 Temerrüt itibariyle hesaplanan 101.194,12,-TL asıl alacağına 29.11.2018 Takip tarihine kadar %50 Temerrüt faiz üzerinden yapılan hesaplama aşağıda sunulmuştur. 3.B) Davacı Bankanın, Müşterek borçlu müteselsil kefillerden 09.11.2018 Temerrüt itibariyle (Kredili Mevduat) 24.709,01,-TL asıl alacağına (Talep gibi) 29.11.2018 Takip tarihine ka-dar %33,00 (TCMB) Temerrüt faiz üzerinden yapılan hesaplama aşağıda sunulmuştur. Davacının tespitlerimiz üzerinde kalan toplam 138.355,44,-TL’lik talebinin yerinde olmadığı, 4.) Takip Tarihi 29.11.2018 ile dava tarihi 12.06.2020 arasında 03.12.2018 tarihinde tahsil edilen 100.000,00,-TL (Çek Iskonto kredi karĢılığı) T.B.K.00.Md. kapsamında yapılan hesaplama tablosu aşağıda sunulmuştur. 1-Davacı bankanın Takip Tarihi 29.11.2018 itibarıyla Müşterek borçlu müteselsil kefillerden, (İskonto Krd.) 101.194,12,-TL asıl alacak, 2.810,95,-TL işlemiş faiz, faizin %5'i 140,55-TL Bsmv ve 575,16,-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 104.721,23,-TL alacağı bulunduğu, 1.B) Davacı bankanın Takip Tarihi 29.11.2018 itibarıyla Müşterek borçlu müteselsil kefillerden, (KMH) 24.709,01,-TL asıl alacak, 453,00,-TL işlemiş faiz, faizin %5'i 22,65-TL Bsmv olmak üzere toplam 25.184,66,-TL alacağı bulundu; Davacınınn tespitlerimiz üzerinde kalan toplam 138.355,44,-TL'lik talebinin yerinde olmadığı. 3.) Takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 101.194,12,-TL matrah üzerinden hesaplanacak %50, 24.709,01,-TL matrah üzerinden %33 oranlarında Temerrüt Faizi ile %5'i Gider Vergisinin istenebileceği, 4.) Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında, davacı bankanın sözleşme hükümlerine göre, davalı kefilden “ÇEK” depo talep edilmesine dayanak teşkil edecek açık bir hüküm görülemediğinden, davalı sorumluluğunun oluşmadığı kanaatine varıldığı, ÇEK depo istemine ilişkin olarak, davacı bankanın bu konuda talepte bulunmasını haklı gösterecek bir sözleşme hükmü bulunduğunun belgelenmesi ve Sayın Mahkemenizce de benimsenmesi durumunda, Takip tarihi 29.11.2018 itibariyle 5941 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun gereği her bir çek yaprağı için bankaların sorumluluk tutarı için 1600,00 x 11- 17.600,00,-TL depo talep edilebileceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. Somut olaya bakıldığında, davacı (Temlik eden) banka ile dava dışı kredi borçlusu ... GIDA... TİC.LTD.ŞTİ. arasında 30.01.2018 tarihli 1.500.000,00,-TL limitli genel kredi sözleşmesi GENEL imzalandığı, davalılar ..., ..., ... ve ...'un sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmıştır. Buna göre öncelikli olarak dava dışı şirketin gelen kredi sözleşmesinin akdedildiği 30.01.2018 tarihi itibariyle ortaklık yapısını tespit etmemiz gerekmektedir. İstanbul Ticaret Odası kayıtları ile Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre; 30.01.2018 tarihi itibariyle dava dışı şirketin ortaklık yapısının 26.11.2018 tarih ve 9710 sayılı ticaret sicil gazetesinde tescil edildiği, dava dışı şirket sermayesinin 800.000,00 TL olduğu, pay sahilerinin ise; davalı müteselsil kefiller ... – 400.000,00 TL, ... – 200.000,00 TL ve ... 200.000,00 TL olduğu tespit görülmektedir.Kefaletin şartları TBK 583. maddesinde düzenlenmiş olup, madde hükmüne göre, bir kefaletin geçerli olabilmesi için; 1) Yazılı şekilde yapılması, 2) Kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi, 3) Kefalet edilen borcun geçerli bir borç olması, 4) Kefilin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunması icap eder, 5)Kefalet türü, tarihi, kefalet limiti ve diğer hususlar kefilin kendi el yazısı ile yazılmış olması zorunlu olup kefalet sözleşmesinin m.583 hükmüne uygun yapıldığı, yine kefalet sözleşmesinin geçerliliği için TBK m.584'e göre eşin rızasının bulunması aranmakta ancak kefalet sözleşmesine eş tarafından muvafakat verildiğine ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmış ise de; TBK'nun 584 m. eklenen ilave bir fıkra ile; Ek fıkra : 28.3.2013-6455S.K. / m.77) “ Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.” hükmü getirilmiş olmakla davalı kefillerin dava dışı kredi asıl borçlusu olan şirketin şirket ortakları olduğu anlaşılmakla eş muvafakatine gerek olmadığı dolayısı ile kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve işlemiş faizlerin farklı tablolarda eksik yazılmış olması sebebiyle toplam miktarların tespiti bakımından bulunan maddi hatalar dışında dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan 17/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile dava dışı asıl borçlunun kredi geri ödemesinde temerrüde düşmüş olduğu sabit olup, tüm kredinin kat edildiği ve davalıların da müteselsil kefil sıfatı ile asıl borç ve fer'ilerinden sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Rapor ile tespit edilen miktarlar üzerinden maddi hatalar gözetilerek mahkememizce yapılan değerlendirme ve hesap düzeltmeleri neticesinde; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ana para alacağının 101.194,12 TL olduğu bu miktara kat tarihi ile takip tarihine kadar ayrı ayrı 562,19 TL ve 2.810,95 TL olmak üzere toplam 3.373,14 TL işlemiş faiz ve 168,66 TL faiz kdv'sinin hesaplandığı, kredili mevduat hesabından kaynaklanan ana para alacağının ise, 24.709,13 TL olduğu, bu miktara işlemiş faizin ise 453,00 TL olduğu faiz kdv'sinin is 22,65 TL olarak hesaplandığı, böylelikle iki ayrı kalem ana para alacağının toplam 125.903,13 TL olduğu, bu ana para alacağına işleyen toplam faizin 3.826,14 TL, faiz kdv'sinin 191,31 TL olmak üzere toplam 129.920,58 TL olduğu ihtarname masrafı olan 575,61-TL eklenmesi ile toplam 130.496,19-TL üzerinden takibin devamının ve takipten sonra 03/12/2018 tarihinde çek iskonto kredisi yönünden tahsil edilen 100.000,00-TL'nin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği bu miktarın üstünde kalan miktar yönünden talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile takipten sonra tahsil edilen bedelin infaz aşamasında dikkate alınmasına, alacak miktarı olarak tespit edilen alacağın likit olduğu dikkate alınarak davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M; Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalılar tarafından .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 125.903,13-TL asıl alacak 3.826,14-TL işlemiş faiz, 191,31-TL faiz KDV'si ve 575,61-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 130.496,19-TL üzerinden aynen devamına, takipten sonra 03/12/2018 tarihinde çek iskonto kredisi yönünden tahsil edilen 100.000,00-TL'nin infaz aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak miktarı olan 130.496,19-TL üzerinden %20 oranında hesap olunan 26.100,00-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 8.914,19-TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yargılama aşamasında yapılan 4.577,60-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.311,33-TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 20.879,39-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı taraflar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 8.059,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 8-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.240,80-TL'nin davalılardan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2024 Katip ... Hakim ...