İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/97 E. 2025/380 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/97
- Karar No
- 2025/380
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/97 Esas KARAR NO :2025/380 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:07/02/2025 KARAR TARİHİ:14/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2015 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, dava konusuna ilişkin ceza dosyası için ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturma dosyasının istenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 50,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline başvurunun yapılmadığını, başvuru şartı dava şartı olup davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dosyanın maluliyet tespiti için ATK ya gönderilmesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesi; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır" hükmünü içermektedir. Eldeki davanın temelinin motorlu aracın işletilmesinden doğan tazminat istemine dayandığı, kazanın 24/07/2015 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 07/02/2025 tarihinde açıldığı, KTK'nın 109/1 fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin ve aynı maddenin ikinci fıkrasının atfı ile olaya uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nın 89/1 ve 66/1-e maddelerinden doğan 8 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, 10/01/2025 tarihinde başlatılan arabuluculuk sürecinin ve davalıya 26/02/2024 tarihinde yapılan başvurunun da sonuca etkili olmadığı, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürdüğü dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin harç, alınması gerekli harcı karşıladığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır