İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/616 E. 2025/277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/616
Karar No
2025/277
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/616 Esas KARAR NO :2025/277 DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/10/2024 KARAR TARİHİ:26/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışında traktör yan sanayi yedek parçaları konusunda hizmet veren bir anonim şirket olduğunu, davalının ise 15.01.2020 - 13.03.2023 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalışmış olduğunu ve 13.03.2023 tarihinde işten ayrıldığını, davalının aynı sektörde ve aynı şehirde faaliyet göstermekte olan ... Şirketinde çalışmaya başladığını, davalının haksız rekabet kurallarını ihlal ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını beyanla 600.904,00 TL tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; rekabet yasağını haklı kılacak herhangi bir gerekçenin mevcut olmadığını, davacı tarafça ispatlanabilmiş herhangi bir zararın bulunmadığını ve rekabet yasağına ilişkin herhangi bir cezai şartın mevcut olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE: Dava; rekabet yasağının ihlali iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." hükmünü, 446. maddesi ise "Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. " hükmünü içermektedir. Taraflar arasında imzalanan iş akdinde rekabet yasağı maddesinin kararlaştırıldığı, davalının davacı nezdindeki çalışmasından sonra dava dışı ... isimli şirkette işe başladığı, davacı ile dava dışı şirketin benzer sektörlerde faaliyet gösterdiği sabittir. Her ne kadar sözleşmenin 8.2.4 maddesindeki 5 yıllık süre TBK'nın 445/1 fıkrasına aykırı ise de aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca bu sürenin 2 yıl olarak kabulü halinde dahi davalı dava dışı şirkette işe başlamış olduğundan süre sınırlaması yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda davacının, davalının dava dışı şirkette işe başladığı tarihten dava tarihine dek 5 kat civarında kârını artırdığı, dava dışı şirket ile davacının ortak müşterilerinin bulunduğu belirtilmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında rekabet yasağı hükmünün kararlaştırıldığı, sözleşmedeki 5 yıllık sürenin 2 yıl olarak kabulünde dahi davalının davacıya rakip şirkette işe başlamış olduğu, davalının davacı nezdindeki çalışması esnasında edindiği bilgilerin davacıyı önemli ölçüde zarara uğratabilecek bilgiler olduğu anlaşılmakla davacının rekabet yasağını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. Bununla beraber sözleşmede rekabet yasağının ihlali durumunda davalının ödeyeceği bedele ilişkin düzenleme bulunmadığından davacının 12 aylık maaş tutarındaki talebinin hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar TBK'nın 446/1 fıkrası uyarınca işçi, davacının uğradığı zararı gidermekle yükümlü ise de dava dilekçesinde somut olarak bir zarar isnat veya iddiasında bulunulmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalının dava dışı şirkette işe başladığı günden dava tarihine dek geçen yaklaşık 18 aylık dönemde davacı şirketin kârını 5 kat artırdığının anlaşılması karşısında sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının 10.261,94 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 9.646,54‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 94.135,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/616, K. 2025/277, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-616-e-2025-277-k-db27f0c856c2