İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/220 E. 2025/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/220
- Karar No
- 2025/725
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/633 Esas KARAR NO :2025/848
DAVA:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/02/2021 KARAR TARİHİ:24/11/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkilinen alacağına istinaden ...Şubesinin ... iban nolu 03.03.2020 vade tarihli çek keşide edimiş ve müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, müvekkilinin çekin vadesi geldiğinde alacağını tahsil etmek amacıyla bankaya ibraz ettiğini, fakat söz konusu çekin bankada karşılığının olmadığının öğrenilmiş olduğunu, müvekkilinin davalıyla görüşmeden çeki yazdırmak istemediğinden, davalı şirket ortaklarından ...'i aramış ve kendisine ulaşamayınca da mesaj atıldığını, akabinde davalı şirketin diğer Ortağı ...'in oğlu ...'i ulaşarak bankada kendisine verilen çekin karşılığının olmadığını ve ödeme yapıp yapmayacaklarını sorduklarını, bunun üzerine davalı tarafından kısmi ödeme yapılacağı söylenilmiş, "Çeki yazdırmayın kalanını da ödeyeceğiz" denilmiş olduğunu, müvekkilinin hesaplarında sorun olduğundan akrabası olan...'a ait ... Şubesi'ne ödeme yapılmasınının söylemiş olduğunu, davalı şirket ortağı ... tarafından ... müşteri nolu hesaba muhtelif tarihlerde 3 ayrı ödeme gerçekleştirilmiştir. Söz konusu hesaba; - 04.03.2020 tarihinde ... referans nolu 1.000,00 -TL, - 04.03.2020 tarihinde ... referans nolu 9.000,00-TL - 06.03.2020 tarihinde ... referans nolu 25.000,00-TL ödeme yapıldığını, bu hesaba yapılan tüm ödemelerde "...'e verilmek üzere son 7 hanesi ... nolu çeke istinaden" şeklinde açıklama yapılmış olup, açıklamada bahsi geçen çekin, takibe dayanak çek olduğunu, ödemelerin yapılmasıyla, bakiye alacağının da ödeneceğini düşünen müvekkilinin davalıya güvenmiş ve çeki yazdırmamış, ancak davalınün, kötü niyetli bir şekilde davranarak müvekkilinin çeki ibraz etmesine neden olmuş, müvekkilinin iyi niyeti ile ihmale düştüğünü, müvekkilinin ibraz süresini kaçırması sağlandıktan sonra ise davalı tarafından başkaca her hangi bir ödeme yapılmamış, müvekkilinin davalı şirket ortaklarını ve şirketin mali müşavirini defalarca aramasına rağmen her hangi bir ödeme yapılmamış, telefonlarının da açılmamış olduğunu, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas nolu takibi ile bakiye alacak olan 465.000,00-TL için davalı aleyhinde ilamsız takip başlatıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu icra takibine davacı tarafa borçlarının olmaması nedeniyle itiraz edildiğini, müvekkilinin davacı ...'e, aleyhinde açılmış dava konusu olan takiple ilgili veyahut başka bir sebepten ötürü borcu söz konusu olmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki, alacak-verecek ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde de bu hususun ortaya çıkacağını, davacı şahsın iddia ettiği üzere müvekkili şirketten alacağı olduğu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin sebepsiz zenginleşmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davacının müvekkili şirket aleyhinde açmış olduğu davanın reddini, haksız ve mesnetsiz olarak başlatılan takipten dolayı %20'den aşağı olmamak kaydıyla davalı tarafa kötüniyet tazminatı yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 02/11/2021 havale tarihli davaya ilişkin sair beyan ve cevap dilekçelerinin ıslahına ilişkin sunmuş olduğu dilekçesi ile davaya konu çek karşılığında hizmet, mal veya alacak ilişkisi bulunmamakta olup, söz konusu çekin bedelsiz olduğunu, süresinde ibraz edilmemiş olan davaya konu çek kambiyo vasfını yitirmiş olup, olsa olsa delil başlangıca niteliğinde olduğunu, davaya konu çekin müvekkili şirket yetkilisi tarafından doldurulmamış olup, şirket yetkilisinin boş çeki kötü niyetli kullanılmış olduğunu belirterek, cevap dilekçelerini ıslah ettiklerini beyanla ıslah taleplerinin kabulünü talep etmiştir. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; ticari sicil kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyası, çeke ilişkin ödeme dekontları, fotoğraf ve video kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık, keşif, yemin, isticvap ve tüm yasal delillere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyası, ticari defterler, ses, görüntü, SMS kayıtları, bilirkişi incelemesi, imza incelemesi, keşif, yemin tanık ve diğer her türlü yasal delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, süresinde ibraz edilmemiş çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede; davacı tarafça davalı borçlu hakkında davaya dayanak süresinde icraz edilmemiş çekten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun yetkiye, borca, faiz oranlarına, işlemiş faize, masraf ve tüm fer'ilerine vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Mahkememizden verilen 24/01/2022 tarih ve ... kararı ile verilen " dava dilekçesinde davacının yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı, temel ilişki sebebine dayanmadığı, mahkememizce 18/10/2021 tarihli 2.celsede ispat yükünün sehven davalı tarafta olduğunun tespitine dair ara karar oluşturulmuş ise de, davacının dava dilekçesinde yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmış olması nedeniyle mahkememiz işbu ara kararından rücu edilmesinin bir faydasının olmayacağı kanaatine varılmakla, davacının ancak temel ilişki nedeniyle alacak isteminde bulunabileceğinden bahisle davanın reddine... " dair verilen karar davacı tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2024 tarih ve 2022/571 Esas 2024/1476 Karar sayılı kararı ile "TTK'nın 732/4 maddesi uyarınca ispat yükü sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden davalıda olmasına ve bu çerçevede tarafların delilleri, iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine rağmen Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış,... " gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırıldığı ve dosyanın mahkememizin yukarıda yazılı esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ilamı doğrultusunda alınan ve mahkememizce uygun bulunup benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... Sarıyer/İstanbul şubesine ait, 03/03/2020 keşide tarihli E1-... nolu 500.000,00.-TL Tutarlı çekte davacının lehtar, davalının ise keşideci olduğu, çekin lehtar tarafından başkasına ciro edilmediği, çekin süresinde ödeme için bankaya ibraz edilmemesi sebebiyle kambiyo senedi vasfını yitirdiği, dava konusu çekin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi çeke istinaden yapılan ödemelere ilişkinde herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmıştır. Sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hamilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (Bozgeyik, H.: Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, Cilt:VII, Atatürk Üniv. Huk. Fak. Dergisi Haziran-2003, s.589 vd.). Sebepsiz zenginleşme iddiası ile 6102 sayılı yasanın 732. Maddesine dayalı açılan davalarda ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini veya senet bedelini cirantalardan birine veya hamile ödediğini savunan keşideciye aittir. Diğer bir deyişle keşideci, ancak bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Zira, hamilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesi beklenemez. Bu nedenle keşidecinin, sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ispat etmesi gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere lehtar olan davacının çeki başkasına ciro etmediği, davalının da taraflar arasında temel ilişki bulunmadığını savunduğu, bu durumda davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmasının mümkün olduğu ve TTK'nın 732/4 maddesi uyarınca ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden davalıda olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı çekin elinden zorla alındığını ileri sürmüş ise de; dosyanın geldiği aşama ve aradan geçen uzunca süreye rağmen davacı taraf hakkında herhangi bir adli şikayette bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davalının dava konusu çeki kendi ticari defterlerine kaydetmemesinin sebepsiz zenginleşmediğini ispata elverişli olmadığı, dosya kapsamına göre davalı keşidecinin takibe konu çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, bu halde çek bedeli kadar davacıya borçlu olduğu ancak tarafların kabulünde olduğu üzere çek bedeline mahsuben dava dışı ... tarafından toplamda 35.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu durumda davalının davacı 465.000,00 TL borçlu olduğu ve davalının takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Öte yandan alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu takip dosyası 2020/... Esas sayılı dosyadır. Ancak 24/11/2025 tarihli kısa kararda dosya numarası sehven "2022/..." olarak yazılmıştır. Bu durum açık bir yazım hatası olup gerekçeli kararda bu yanlış düzeltilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; Davalı takip borçlusunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla aynen devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 31.764,15-TL ilam harcından 5.616,04-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 26.148,11-TL ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı ve 5.616,04-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı ve 197,25-TL tebligat/posta gideri olmak üzere toplam 5.881,09-TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 74.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, 8-Yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 24/11/2025
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA