İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/161 E. 2024/487 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/161
- Karar No
- 2024/487
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/161 Esas KARAR NO :2024/487 DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ:09/03/2024 KARAR TARİHİ:03/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TC. Ekonomi Bakanlığı adına kayıtlı ... (...) plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 13.03.2022-13.03.2023 vade tarihleri arasında ... sayılı "..." ile teminat örtüsü altına alınmış olduğunu, sürücü ...'ın 28.07.2022 tarihinde ... (...) plakalı araç ile ... ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken üçüncü şeritte bulunan lastik parçasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araçta meydana gelen hasara istinaden müvekkili şirket tarafından kaza kapsamında toplamda 73.442,15 TL ödeme gerçekleştirildiğini ve müvekkili şirkete sigortalı aracın hasarından davalı şirketin sorumlu olduğunu beyanla 13.09.2022 tarihli 73.068,09 TL bedelli, 14.10.2022 tarihli 138,06 TL bedelli ve 14.10.2022 tarihli 236,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 73.442,15 TL ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise; meydana gelen kazada kopan lastiğin ne zaman koptuğu ve kazanın lastik koptuktan ne kadar süre sonra meydana geldiği gibi hususlar bilinmediğinden müvekkiline hizmet kusuru yükletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket sorumluluğundaki otoyolun kilometrelerce uzandığı düşünüldüğünde müvekkilinin her an her noktaya müdahale edebilir olmasının kendisinden beklenemeyeceğini ve yolda seyir halinde olan araçtan kopan lastik parçasına anında müdahale imkanının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE: Dava; sigortalısına ödeme yapan sigortacı tarafından ödenen bedelin rücuen davalıdan tahsili amacıyla açılmış tazminat davasıdır. Sigorta şirketi tarafından açılan halefiyete dayalı rücu davalarında görev ilişkisi sigortalı ile davalıya göre belirlenir. Eldeki davanın temeli haksız fiil olmakla, mutlak ticari davalardan değildir. Davanın nispi ticari dava kabul edilebilmesi için ise iki tarafın da tacir olması gerekir. Davalının tacir olduğunda şüphe yok ise de dava dışı sigortalı bir kamu kurumu olduğundan ve tacir sıfatını haiz olmadığından uyuşmazlığın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, 3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır