İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/61 E. 2024/600 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/61
- Karar No
- 2024/600
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/61 Esas KARAR NO :2024/600 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/01/2023 KARAR TARİHİ:30/09/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, ...Bankası 70.000-TL bedelli 15.09.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çeke ve ...Bankası 70.000-TL bedelli 15.10.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çeklere ilişkin olarak müvekkiline karşı keşideci sıfatı ile icra takibi başlatıldığını, çek çalıntı çek olmakla çekteki müvekkilinin imzasının da sahte olduğunu, çekte gerçek bir imzası olmayan müvekkili şirketin bu çekte yer alan hiçbir kişiye,şirkete ve bu arada davalı bankaya da bir borcu bulunmadığını, dava konusu çalıntı çek, müvekkilinin işyerindeki kasasından çalınmış olduğunu, 31.12.2019 tarihli şikayet dilekçesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulunulmuş ve sanıklar hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan bir ceza davası bulunduğunu, somut olayda şikayetçi olduğu şahısların, suça konu eylem esnasında kameralara yakalanmış olduğuna dair haberler basında yer aldığını, müvekkili şirketin muhasebe departmanı kamerasından çekilmiş görüntülerin bulunduğunu, çeklerin çalındığının ilgili tüm bankalara bildirildiğini, çek üzerindeki imzanın gerek çıplak göz ile yapılacak muayenesi ile bile müvekkiline ait olmadığının ortada olduğunu, buna rağmen müvekkiline karşı takip başlatıldığını, çeklerin çalınması ve müvekkil şirket imzalarının taklit edilmesi sebebiyle müvekkiline karşı icra takipleri başlatıldığını, müvekkili hem hırsızlığa uğradığını hem de birçok dava süreci geçirmek zorunda kaldığını ileri sürerek haberler de gözetilerek işbu dava sonuçlanıncaya dek icra takibinin takdiren teminatsız olarak durdurulmasını, icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilmesi ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi yapan davalı hakkında çek bedelinin %20 si kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekler, mevcut borçlarının bir kısmının ödenmesi amacı ile müvekkili bankaya tevdi edildiğini, müvekkil bankanın alacaklı, davacının ise borçlu olduğunu, icra takibine mesnet çekler, müvekkili bankaya büyük miktarlarda borçlu bulunan dava dışı ... ... Şirketi tarafından ödendiğinde borçlarına mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile müvekkili bankaya devredilmiş olduğunu, davacı/borçlu, takip dayanağı çeklerde keşideci sıfatını haiz olduğunu, keşideci sıfatını haiz olması sebebiyle Davacı/borçlu’nun, ödenmeyen çek bedeli ve ferilerinden dolayı TTK.’nın 808 ve 810. maddeleri gereğince müvekkili bankaya karşı borçlu olduğu hususu tartışmasız olduğunu, davacı/borçlu’nun borçluluğu çekteki keşideci sıfatından kaynaklandığını, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği yetkili hamil konumundaki müvekkili banka ile arasında ayrıca bir borç ilişkisinin varlığına gerek dahi bulunmadığını, bu sebeple davacı/borçlu’nun borçlu olmadığı iddiaları gerçeği yansıtmadığını, çekler üzerinde çıplak gözle yapılan incelemede çekin tüm şekli unsurlarının tam olduğunun görüldüğünü, hukuki ve fiili nedenlerle de davalı/borçlu’nun iddia ve itirazlarını kabul etmediklerini, davacı/Borçlu’nun hukuka tamamen aykırı beyanlarının aksine bir çeklerle ilgili olarak kambiyo takibi yapılabilmesi için çeklerin arkasına illa da karşılıksız şerhinin yazılması zorunlu olmadığını, davaya konu çeklerin süresinde ibraz edilmiş, bedeli ödenmemiş ve tüm unsurlarını ihtiva eden bir çekler olması nedeni ile bu çeklere dayalı olarak kambiyo takibi yapılmasında bir engel bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, imzanın/parafın davacı/borçluya ait olup olmadığı konusunda sayın mahkeme tarafından yine de bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi halinde yasa ve usule uygun olarak yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde imza (bir kabul anlamında olmamak üzere Davacı/Borçlu’ya ait çıkmasa dahi) müvekkili bankanın tazminatla sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, ayrıca keşideci, ciranta ve sair kişiler hakkında tek tek ve ayrıntılı inceleme yapması gerekmediği gibi esasen bu, hukuken ve fiilen de mümkün olmadığını, dava ve iddia, aynı zamanda her işlemin ve eylemin temelinde bulunması gereken iyi niyet kurallarına da açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek davacı/borçlu’nun iddialarını bir kabul ve savunmalarımızın hiç birinden bir vazgeçme anlamından olmamak kaydı ile hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağına ve kusuru ile oluşan sonuca katlanması gerekeceğine dair hukukun en temel bu ilkesi gereğince davacı/borçlu’nun davasının reddine, davacı/borçluların takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı/borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; Ticari defter kayıtları, ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas numaralı dosyası, ...Bankası 70.000-TL bedelli 15.09.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çek, ...Bankası 70.000-TL bedelli 15.10.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çek, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/... esas sayılı ceza dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... Esas sayılı menfi tespit dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... Esas sayılı menfi tespit dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... Esas sayılı menfi tespit dosyası, Bilirkişi incelemesi, yemin, tanık, medarı tatbik imzalar, imza örnekleri ve her türlü yasal delillere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı İcra dosyası, Müvekkil Banka Kayıtları ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü yasal delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava davacının .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Eldeki davada; davalı yanca ...Bankası 70.000-TL bedelli 15.09.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çeke ve ...Bankası 70.000-TL bedelli 15.10.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çeke dayanarak davacı ve bir kısım dava dışı üçüncü şahıslar hakkında .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davacıya 24/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği davacının takibe konu çeklerin çalındığı, çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığı iddiası ile takip alacaklısına karşı 26/01/2023 tarihinde eldeki davayı açtığı, mahkememizin 31/01/2023 tarihli ara kararı ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/3 maddesi uyarınca teminat mukabilinde icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, söz konusu çekler incelendiğinde davacının keşideci olarak göründüğü anlaşılmıştır. İmza itirazında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Davacı şirket yetkililerinin ıslak imzalarının bulunduğu evraklar celbelip imza incelenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi Prof. Dr. ..., bilirkişi Doç. Dr. ... ve Dr. ... tarafından hazırlanan ve mahkememizce de uygun bulunup hükme esas alınan 19/07/2024 tarihli bilirkişi sonuç kısmı özetle; İnceleme konusu ...Bankası 70.000 TL bedelli 15.09.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çek ve ...Bankası 70.000 TL bedelli 15.10.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çek üzerindeki imzalar ile ...'e ait mevcut mukayese imzaları arasında tersim tarzı, işlerlik derecesi, hız, seyir, baskı derecesi, bağlantı ve orantı, presyon varyantları, ritim, ritim/form dengesi, istif, eğim, yayılma aralıkları, genişleme hareketleri ve bitirme özellikleri bakımından ilgi ve irtibat bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamına göre davalı tarafça dava konusu çeklere dayalı olarak takibe girişilmiş ise de; davacı takip borçlusunun mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporunda ...Bankası 70.000 TL bedelli 15.09.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çek ve ...Bankası 70.000 TL bedelli 15.10.2020 keşide tarihli ... seri numaralı çek üzerindeki imzalar ile ...'e ait mevcut mukayese imzaları arasında tersim tarzı, işlerlik derecesi, hız, seyir, baskı derecesi, bağlantı ve orantı, presyon varyantları, ritim, ritim/form dengesi, istif, eğim, yayılma aralıkları, genişleme hareketleri ve bitirme özellikleri bakımından ilgi ve irtibat bulunmadığının tespit edildiği, takibe konu çeklerdeki imzanın davacıya ait olduğu konusunda ispat yükü kendisinde olan davalı alacaklının da bu yöndeki davacı iddialarının aksini kanıtlayamadığı anlaşıldığından ve bu nedenle davacının bu çeklere dayanarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olduğundan söz edilemeyeceğinden taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İİK 72/5 maddesindeki düzenlenmeye göre ; menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur, icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Somut olayda dava kabul edildiğinden İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davacının İİK 72/5 maddesi uyarınca davacının tazminat istemi yönünden de davalı bankanın doğrudan davacıdan almadığı, arada dava dışı üçüncü şahıs konumunda olan cirantaların bulunduğu, davalının kötü niyetli olduğunun da ispatlanmadığı anlaşılmakla davacı ve davalının tazminat talebinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş uyuşmazlığı tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacı ve davalının tazminat talebinin ayrı ayrı reddine, 3-Alınması gerekli 9.563,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 2.390,85 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 7.172,55 TL eksik ilam harcının davalıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına, 4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 22.400,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 13.913,60-TL (179,90-TL başvuru harcı, 2.390,85- TL peşin harç, 25,60- TL vekalet harcı, 817,25 TL posta masrafı, 10.500,00 TL Bilirkişi Ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin e duruşmadan yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı