İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/236 E. 2024/721 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/236
Karar No
2024/721
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/236 Esas KARAR NO :2024/721 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/04/2023 KARAR TARİHİ:11/11/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 05/02/2021 tarihinde 3 yıllığına taşıt tanıma sistemi sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile davalının Türkiye genelinndeki tüm Shell istasyonlarından alım anında herhangi bir ödeme yapılmadan alındığını, bu sistemden kayıt alan müşterilere her ayın 1. günü ile 15. Günü arasındaki alımlardaki alımlara için bir fatura her ayın 16. Günü ile 30. Günü arasındaki alımları için bir fatura olmak üzere toplam ayda 2 kez fatura kesildiğini, düzenlenen faturaları davalıya 2 kez ilettiğini, aralarında akdedilen sözleşme uyarınca davalıya aylık %6 iskonto verildiğini, söz konusu bu indirim davalının, müvekkili ile arasında akdedilen sözleşmenin 3 yıl boyunca geçerli olacağı ve davalının 3 yıl boyunca düzenli bir şekilde yakıt alınacağına taahhüdüne istinaden verildiğini, ancak sözleşme akdedildikten sonra davalı tarafından sistemde sadece ve bir kez 29.05.2021 yılında alım yaptığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme maddesi ve davalının sözleşme imzalandıktan sonraki tutumu çok açık bir şekilde sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinin örneği olduğunu, yine sözleşmenin bu nedenle tarafına tanımış olduğu fesih hakkı ve bu feshe dayalı olarak cezai şart talep etme imkanını hukuki olarak sağlandığını, davacı müvekkilin alım yapmadığı için sözleşmenin feshine sebebiyet veren davalı için tarafların üzerinde mutabakata varıp imzaladıkları aktif 6 adet aktif araç sayısı üzerinden 1.500 + KDV üzerinden toplamda 10.620 TL'ye denk gelecek şekilde fesih bedeli açıklaması ile 25-11-2021 tarih ve ... nolu faturayı davalı adına düzenlendiğini, basiretli bir tacir olarak sözleşmedeki yükümlülüklerini kabul eden ve sonrasında yine kötü niyetli bir şekilde sözleşmeye aykırı davranan davalı için cezai şart bedelinin yansıtılmasını, davalının faturaya itiraz etmesi akabinde davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü’ nün ... E. Sayılı İcra takibi başlatılmış olduğunu ancak takibe de haksız bir şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek; davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere , davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin yapıldığı tarihte Covid-19 virüsü ile mücadele edildiğini, sözleşmenin imzalanmasının sonra sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, davalı taraf, müvekkilinin bir kez 29.05.2021 tarihinde alım yaptığını başka da bir alım yapmadığını işbu nedenle de sözleşmeyi feshetmeye hakkı olduğunu savunduğunu, davacı taraf, ülkede ilan edilen olağanüstü hallerden haberdar değilmiş gibi bir tutum sergilediğini, müvekkili alımda bulunmamaktan öte alımda bulunamadığını, davacı tarafın kötü niyetli bir tutumda bulunarak sözleşme süresinin ortasında iken sözleşme edimlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle cezai bir bedel için icra takibi başlatmış olduğunu ve akabinde işbu davayı açtığını, açılan hukuki dayanaktan yoksun ve müvekkiline zarar verme niyetli bu davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; .... İcra dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası, 25-11-2021 tarih ve ... nolu fatura, sözleşme, Araç Kayıt Tutanağı, yakıt alım çizelgesi, cari kaydı, ticari defterler, sair belgeler, bilirkişi raporu, yemin, keşif ve sair yasal delil. Davalı taraf delil olarak;Ticari Defterler, Tanık, Keşif, Bilirkişi İncelemesi ve davayı ispata yarar her türlü ve sair yasal delil. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Taşıt tanıma sistemi sözleşmesinden haklı nedenle feshinden dolayı cezai şart alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 10.620,00 TL asıl alacak, 4.319,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.939,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı davalının taşıt tanıma sözleşmesindeki alım taahhüdüne uymadığını, sözleşmeye aykırı davrandığı, sözlemeyi haklı nedenle feshettiğini, cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürmüş, davalı ise salgınla mücadele sebebiyle getirilen kısıtlamaların mücbir sebep olduğunu, ülkede ilan edilen olağanüstü haller nedeniyle alımda bulunamadığını, ayrıca sözleşmenin müşteri tarafından feshi halinde cezai şart istenebileceğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmediğini savunmuştur. Davalının ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi için istinabe yazılmış ise de; davalı taraf defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 05/02/2021 tarihli 3 yıl süreli taşıt tanıma sistemi müşteri sözleşmesinin imzalandığı, Mahkememizce kısmen benimsenen 02/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, sözleşmenin geçerli olduğu dönemde davacı tarafından davalıya sadece bir adet 31/05/2021 tarihli 46,26 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalının bedelini ödediği, bilahare davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu alacağa ilişkin erken fesih bedeli açılamalı 25/11/2021 tarihli 10.620,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davacı defterine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 10.620,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalının sözleşmenin geçerli olduğu dönemde sadece bir kez akaryakıt alımı yaptığı sabittir. Esasen davalı da bunun aksini savunmamış, mücbir sebeplerle alım yapamadığını savunmuştur. Sözleşme ilişkisinde aslolan ahde vefa ilkesidir. Sözleşmenin kuruluşundan sonra tarafların sözleşme ile düzenledikleri menfaatlerini etkileyen durumlarda değişiklik (“önemli değişiklik”) olabilir. Sözleşme içeriği (sözleşme muhtevası) ve önemli değişiklikler arasındaki uyumsuzluk sözleşme riski olarak adlandırılır (Antalya, O. Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. III, İstanbul 2018, s. 359). Maddi imkânsızlık niteliğinde olan ve Türk Hukuk Lûgatı'ndaki tanıma göre öngörülemeyen ve bunun sonucu olarak önlenemeyen, giderilmesi olanağı bulunmayan ve bir dış etkiden ileri gelen mücbir sebep (zorlayıcı neden) bir yönüyle sözleşme riski sorunudur. Zira, mücbir sebep sürekli nitelikteyse borcun ifası imkânsızlaşır ve borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık (TBK m. 136) meydana gelir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop s. 1003). Bu hâlde taraflar arasında risk dağılımı yapılması gerekir. Bir başka deyişle, mücbir sebebin meydana getirdiği ifa imkânsızlığına kimin katlanacağı belirlenmelidir (Serozan, Rona: İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme (Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Serozan, R./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bolum C.3), İstanbul 2016, §15 N.4). Mücbir sebebin en önemli unsuru kaçınılmazlık unsuruna değinmek gerekirse; mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlık, objektif ve mutlak bir kavramdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşmenin tarafları dürüstlük kuralı (4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2/1) gereği borçlarını ifa etmek için gerekli her tür çabayı göstermelidir. Mücbir sebepte, mevcut her türlü tedbirin alınmasına ve her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçlar önlenememektedir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 539). Sözleşmenin kurulmasından sonra, mücbir sebep sürekli veya geçici nitelikte olmasına göre, borcun hiç ifa edilmemesine veya borçlunun temerrüdüne neden olur. Mücbir sebebin sürekli olduğu hâllerde borcun ifası imkânsızdır. Mücbir sebebin geçici olması ise kural olarak sadece borcun zamanında ifasını engeller. Bu hâlde, borçlu gecikmeden sorumlu olmasa da ifası hala mümkün olan borcunu ifa etmekle yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 187 hükmü uyarınca herkesçe bilinen vakıalar çekişmeli sayılmaz. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar davalı salgınla mücadele sebebiyle getirilen kısıtlamaların mücbir sebep olduğunu ileri sürmüş ise de; ülkemizde covid -19 salgını nedeniyle 2020 yılı mart ayında tedbirlerin alınmaya başladığı, somut olay özelinde sözleşmenin imzalandığı 05/02/2021 tarihi itibariyle ülke şartlarının/ kısıtlamaların öngörülebilir olduğu dolayısıyla davalının bu savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 2.21. Ve 6. Maddeleri uyarınca davalının sadece 1 kez akaryakıt alımı yapmış olması nedeniyle davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu bu halde davalıdan cezai şart talebinde de bulunabileceği, 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 10.620,00 TL asıl alacağının sözleşmede belirlenen aylık % 4 faiz oranı uyarınca da 4.259,64 TL işlemiş faiz talep edebileceği, ancak davacının takipte 4.139,00 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu bu halde davalının itirazında kısmen haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş öte yandan davacının alacağı için fatura düzenlediği, alacağın niteliği itibariyle davalı yanca hesaplanabilir olduğu dolayısıyla likit olduğu anlaşılmakla alacağın %20 si oranında takdir edilen icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş uyuşmazlığın tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının 10.620,00 TL asıl alacak, 4.259,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.879,64 TL yönünden iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.975,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 3-Davacının fazlaya İlişkin isteminin reddine, 4-Alınması gereken 1.016,42-TL ilam harcından 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 836,52-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından ödenen 179,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 179,90-TL başvuru harcı ile 7.166,00-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.345,9‬0-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.316,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 14.879,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 59,36‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 9-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin 3.107,60-TL' sinin davalıdan, 12,40- TL ' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar ana hatlarıyla açıklandı, anlatıldı. 11/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/236, K. 2024/721, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-236-e-2024-721-k-3d351cd1a06c