İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/575 E. 2024/14 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/575
- Karar No
- 2024/14
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/575 Esas KARAR NO :2024/14 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/09/2021 KARAR TARİHİ:16/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine 119.535,72 TL takip çıkışlı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu takibe dayanak olan her biri 30.000,00 TL tutarında 3 adet bonoda bulunan imzaların müvekkile ait olmaması nedeniyle taraflarınca .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne imzaya itiraz başvurusunda bulunulduğunu, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas nolu dosyasıyla yapılan yargılamada, mahkemece imza incelemesine esas olacak şekilde imza örneklerinin alındığını, imzaların bulunduğu belge asılları ilgili yerlerden istenilerek bonolardaki imzaların müvekkile ait olup olmadığının tespiti bakımından dosya grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş ve takibe dayanak senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı tespit edilerek imza itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra hukuk mahkemesince verilen bu karara karşı davalı taraf istinaf başvurusunda bulunduğunu, her ne kadar takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı mahkemece daha evvel tespit edilmiş olsa da imzaya itirazlarının süresinde olmadığı yönünde bir kararla başvurularının usulden reddedilme ihtimalinin mevcut olduğunu, ayrıca davaya konu takip dosyasında da davalı taraf haciz taleplerinde bulunmakta olup müvekkil borçlu olmamasına rağmen haciz tehdidi altında bulunduğunu, anılan bu nedenlerle huzurdaki davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, müvekkil aleyhine yapılan icra takibine konu senetlerdeki imzalar müvekkile ait olmadığını, bu husus yukarıda belirtildiği üzere icra hukuk mahkemesince görevlendirilen bilirkişi eliyle de tespit edilmiş olup ekte yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde bu hususun görüleceğini, senetlerdeki imzalar ile müvekkilin imzasının herhangi bir benzerliği bulunmamakta olduğunu, İİK m.72/5 uyarınca davalının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle açmak zorunda kaldıkları huzurdaki davada müvekkilin uğradığı zararlar için davalı tarafın takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi taleplerinin bulunduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, müvekkil aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davalı tarafın alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu ... İnş. Şirketi ile müvekkil şirketin arasında bulunan ticari iş ilişkisi nedeni ile müvekkili ... İnş. Şirketinden 90.000,00 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davaacı işbu borcunu senet düzenleyerek ödemek istediğini müvekkiline belirttiğini, bunun üzerine, 18.03.2013 düzenleme tarihli 30.06.2013 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli, 18.03.2013 düzenleme tarihli 30.07.2013 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli, 18.03.2013 düzenleme tarihli 30.08.2013 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli her biri 30.000,00 TL bedelli toplam 3 adet senet müvekkil şirket çalışanları huzurunda ... Şirket yetkilisi davacı ... tarafından bizzat kaşelenmiş ve davacı her üç senede de hem şirketi temsilen hem de bizzat şahsı adına imza attığını, davacı tarafından düzenlenen bu senetlerin ödeme tarihlerinde ödenmemesi üzerine, senetleri noter vasıtası ile protesto ettirmiş ve protesto borçluya tebliğ olduğunu, davacı işbu ödememe protestolarına rağmen hiçbir ödeme yapmadığı gibi senetler üzerindeki imzayı inkar eden herhangi bir bildirim ve açıklama da yapmadığını, borçluların işbu senet borçlarına ilişkin hiç bir ödeme yapmaması nedeni ile, müvekkilinin 3 adet senedi, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu etmiş olup dava dışı ... İnş. Şirketi ve davacı borçlu ... ... aleyhine icra takibi başlattığını, davacı .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kötü niyetle, takibe konu senetler üzerindeki imzasını inkar ederek dava açtığını, davada yargılama devam etmekte olduğunu, İcra Hukuk mahkemesinin yargılaması devam ederken davacı, haksız usul ve yasaya aykırı olarak huzurdaki menfi tespit davasını açtğıını, davanın reddi gerektiğini, davacının iş bu davada hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafından icra takibine konu senetlerdeki imza bizzat kendisi tarafından kaşelenmiş ve imzalandığını, icra hukuk mahkemesi yetkili olup icra hukuk mahkemesi dosyasından alınan bilirkişi raporu ile genel yetkili mahkemenizin bağlı olmadığını, senetler üzerindeki imzalar davacı tarafın eli ürünü olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin kötü niyeti bulunmadığından davacının takip konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının haksız usul ve yasaya aykırı davasının reddine, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilimizin alacağını geciktirmeye yönelik dava açıldığından davacı aleyhine dava konusunun %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 30.000,00' er TL bedelli üç adet bono nedeniyle davacının davalı yana borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Davacı, takip konusu bonolarda, keşideci ... ... Gıda Turizm San. ve Tic. LTD.ŞTİ lehine aval veren (avalist) durumumdadır ve adına atılı avalist imzalarının kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir. (Yargıtay 11. HD 2020/... E. 2021/... K.) Mahkememizce dava konusu bonolarda yer alan avalist imzasının davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 16/09/2022 tarihli rapor ile "... İnceleme konusu 3 adet senette ... İnş. Müh. Yapı Malz. Gıda Turz. San ve Tic. Ltd. Şti kaşe izleri üzerine atılı basit tersimli imzalar ile ... ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... ...'in eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR... " kanaati ile rapor düzenlendiği, davalı tarafından rapora dair yapılan itiraz ile bildirilen yeni imza örneklerinin incelenerek rapor düzenlenmesi talep edilmiş, davalı tarafından bildirilen imza örnekleri dosya arasına kazandırılarak İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 13/12/2023 tarihli rapor ile"...İnceleme konusu senetlerde ... ...İ SAN. ve TİC. LTD. kaşe izleri üzerine atılı basit tersimli imzalar ile ... ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... ...'in eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR..." kanaati ile rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı da olup, alacaklının alacağı imzası inkar edilmemiş senede dayanması durumunda borçlu olunmadığını ispat yükü davacı borçluya düşmektedir. Eldeki davada, davalı dava konusu bonolardaki avalist imzalarının davacı eli ürünü olduğunu ispat yükü altındadır. Mahkememizce davalı tarafından bildirilen imza örnekleri de toplanarak yaptırıaln imza incelemeleri neticesinde bonolardaki imzaların "... kuvvetle muhtemel ... ...'in eli ürünü olmadığı.." tespit edilmiş olup, davalı imzaların davacının eli ürünü olduğunu ispat edemediğinden davanın kabulüne, davacının davalı yana borçlu olmadığına karar verilmiştir. İİK 72/5 maddesindeki düzenlenmeye göre ; menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur, icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davalı alacaklının icra takibini yapmakta haksız ve aynı zamanda kötüniyetli olması gerekir. Tüm dosya kapsamında; davacı aleyhine yapılan icra takibinin haksız olduğu ve davalının bonolarda lehtar davacının ise avalist olduğu , davalının bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığını bilebilecek durumda olduğu ve bu hali ile kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davacı %20 oranında haksız takip tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasındaki alacağa konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-İİK ' nın 72/5 maddesi ile hesaplanan 23.907,14 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 8.165,49 TL karar ve ilam harcının 2.041,38-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.124,11 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ödenen 2.041,38 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 59,30 TL başvuru harcı, 227,25 TL posta, tebligat ücreti ile 4.640,00 TL ATK Fatura bedeli olmak üzere toplam 4.926,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 19.125,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2024 Katip .. e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır