İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/663 E. 2024/747 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/663
- Karar No
- 2024/747
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/663 Esas KARAR NO :2024/747 DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/12/2020 KARAR TARİHİ:19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara karşı açtığı davada taraflar arasında 19/08/2017 tarihli sözleşmeye göre davalıların üstlendiği ... Projesi kapsamında kurulacak şantiyelerde davacının güvenlik ve diğer yardımcı hizmetleri vereceğini, sözleşmenin 8.maddesi ile bedellerin belirlendiği, 25/01/2018 tarihli ve 02/04/2018 tarihli zeyilnameler ile bedel artırımına gidildiği, sözleşmenin 31/12/2017 tarihinde kararlaştırılmasına rağmen tarafların edimlerine devam ettiklerinden sözleşmenin belirsiz süreli sözleşme haline döndüğünü, davacının sözleşmenin feshine kadar tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 19/08/2017 ile 10/07/2019 tarihleri arasında 23 ayrı hakedişin tanzim edildiğini, hiçbir fesih gerekçesi olmadan davalı ortaklığın .... Noterliği ' nin 02/07/2019 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesi ile sözleşmeyi sona erdirdiğini, davacının da bu fesih ihtarına Sarıyer Noterliği aracılığı ile 09/07/2019 tarihli cevabi ihtarnameyi çektiğini, davacının iş ortaklığından istediği zarar taleplerinin reddedildiğini, bir yıl yapılan sözleşmenin bu bir yıldan sonra da devam etmesi nedeniyle belirsiz süreli sözleşmeye döndüğünden, davacının, haksız fesih nedeniyle fesih anından akdin doğal bitiş tarihine kadar elde edebileceği kardan mahrum kaldığını, davacı şirketin sözleşmenin devam edeceği inancıyla yaptığı masrafların da karşılanması gerektiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL kar mahrumiyeti bedeli ve 10.000,00 TL davacının yaptığı harcamalardan oluşan zararın akdin feshedildiği 02/007/2019 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, yapılan masrafların belli olduğunu, kar mahrumiyeti dışındaki talepler yönünden açılan ikinci talebin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından hukuki yarar yokluğundan davanın usulen reddinin gerektiğini, taraflar arasında 19/08/2017 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi' nin yapıldığını, 7-24 esasına göre davacının denetim ve gözetim hizmetini sunacağını, süresinde iş bitimi veya sözleşmenin feshi tarihine kadar devam edeceğini, sözleşmenin 25.maddesinde davalıya tek taraflı sözleşmeyi feshetme yetkisi verdiğini, bu maddeye dayanarak davalının .... Noterliği' nin 02/07/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, davacının dava dilekçesi ile sunduğu hizmet sözleşmesi ön sözleşme olduğunu, bunu tamamlayan Danışmanlık Sözleşmesi' nin yapıldığını, davacının tüm hak edişlerini iş bu danışmanlık sözleşmesine göre aldığını, davacının aldığı hak edişlere rağmen işçilerin fazla mesai, yol, yemek ücretlerini ödemeyip mağdur ettiğini, tarafların birim fiyatlı sözleşme yaptıklarını, buna tüm işçi giderlerinin dahil olduğunu, bu nedenle davacının ayrıca masraf yaptım şeklindeki taleplerinin kabul edilemeyeceğini, ek ücret isteyemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın konusu, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı feshi nedeniyle davacının açtığı kar mahrumiyeti tazminatı ve işçilere davalının fazladan yaptığı iddiasıyla açtığı masrafların tazmini davasıdır. Dosyada bilirkişiden alınan rapora göre her iki tarafın ticari defterlerinin uyumlu olup bu konuda ihtilaf yoktur. Taraflar arasında aynı tarihli (19/08/2017) iki ayrı sözleşme yapılmıştır. Birisinin ismi Hizmet Sözleşmesi diğerinin adı ise Danışmanlık Sözleşmesi' dir. Tarafların ticari ilişkileri 2017-2018-2019 yıllarına ait olup ticari defterleri tamamen örtüştüğünden, taraflar arasındaki hesap ilişkisinden kaynaklı bir alacak bulunmamaktadır. Tarafların imzaladığı her iki sözleşmede geçerli olup birlikte değerlendirmek gerekir. Birlikte değerlendirildiğinde Danışmanlık Sözleşmesi' nin 25.maddesine göre davalı taraf tek taraflı olarak en az 7 gün süreli yazılı bildirimde bulunarak fesih bildiriminde bulanabilir. Bunun için gerekçe bildirmesine gerek yoktur. Bu halde davacının fesih bildirimine kadar ki tüm alacakları ödenir şeklindedir. Hizmet Sözleşmesi' nde bu hükme aykırı bir madde olmadığından feshe ilişkin bu madde her iki taciri de bağlar. Ayrıca sözleşmenin üzerinden geçen sürede göz önüne alındığında TMK' daki dürüstlük ilkesine aykırı bir durum görülmemiştir. Taraflar tacir olup basiretli iş adamı gibi davranmak zorunda olup hizmet sözleşmesinde belirlenen bir yıldan fazlaca da davacı taraf hak edişlerini aldığından Danışmanlık Sözleşmesi' ndeki davalının fesih hakkı dürüstlük ilkesine aykırı bulunmamıştır. Dolayısıyla davacının sözleşmenin doğal bitiş tarihi daha uzun idi ve kar mahrumiyetim var şeklindeki iddiaları hukuka uygun bulunmadığından kar mahrumiyeti talebinin reddi gerekir. Davacı yaptığı masrafların bedelini de talep etmiştir. Bunları kullanılan banka kredisi, personele alınan kıyafet ve iş güvenliği ekipmanı, kiralanan araç ve bakım giderleri olup bunlar normal bir araştırma ile miktarının belirlenebilecek kalemlerdir. Bunlar belirsiz alacak davası olarak açılamaz. Davacının bu masraf davası için belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı yoktur. Bu nedenle hukuki yarar yokluğundan HMK 114-1-h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan bu kısım için davanın usulden reddi gerekir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının işçi masrafları için açtığı 10.000,00 TL' lik davada bu masraflar önceden belirlenebilir olduğundan bu kısma yönelik davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK 114-1-h , 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulen REDDİNE, 2-Davacının davalıya karşı açtığı kar mahrumiyeti davasının esastan REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.024,65 TL ' den düşümü ile kalan 597,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana idesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davanın usulden reddedilen kısım yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 6-Davanın esastan reddedilen kısım yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır