İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/274 E. 2025/706 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/274
- Karar No
- 2025/706
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/274 Esas KARAR NO : 2025/706
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/08/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; borçlunun müvekkili bankadaki kredilerinden kaynaklı borç ödemelerini zamanında yapmaması üzerine hesabının kat edildiğine dair ihtarnamelerin kendisine keşide edildiğini, ihtarnamelere rağmen borcunu ödemeyen davalı hakkında kredileri için ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun yasal süresi içerisinde icra dosyalarına itiraz edip takibi durdurduğunu, bunun üzerine taraflarınca bu icra dosyaları için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk toplantısında anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, ancak borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlunun haksız itirazları nedeniyle icra takipleri durduğundan; takibin devamı için işbu itirazın iptali davasını açtıklarını beyan ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davalı tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takiplerin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı borçlunun, alacağın%60 'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Davanın, davacı tarafından davalı aleyhine açılan İİK 67.maddesine dayanan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup dosya arasına alınmıştır. 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı banka ile davalı müşteri arasında düzenlenen 12.10.2022 tarihli Şirket Kredi Kartları Sözleşmesine dayalı olarak tacir müşteriye ...nolu ...kartı tahsis edildiği, Ticari Kredi Kartı ile ilgili olarak gönderilen 23.10.2023 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle temerrütün 29.11.2023 tarihinde oluştuğu görüşüne varıldığı, Davacı banka tarafından davalı aleyhinde ...Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından 29.11.2023 tarihinde başlatılan icra takip tarihi itibariyle hesaplanan alacak tutarının; 29.745,29 TL asıl alacak, 3.946,00 TL akdi faiz, 21,91 TL BSMV, 475,46 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 34.188,66 TL, olduğu ancak Ticari Kredi Kartı ile ilgili olarak gönderilen 23.10.2023 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle temerrütün 29.11.2023 tarihinde oluştuğu, bu durumda davacı bankanın alacak miktarının, 29.745,29 TL asıl alacak, 3.691,43 TL akdi faiz, 21.01 TL BSMV, 475,46 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 33.934,09 TL olduğu, davacı bankanın talep edilebilecek tutarların yanı sıra icra takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen ve devamında değişen oranlarda; Ticari Kredi Kartı için 29.745,29 TL asıl alacak tutarı üzerinden % 47,52 temerrüt faizi ile faizin BSMV'sinin talep edilebileceği tespit edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı taraf her ne kadar davacı banka tarafından, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine itiraz etmiş ise de; dosyada alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacı banka ile davalı arasında düzenlenen 12.10.2022 tarihli Şirket Kredi Kartları Sözleşmesine dayalı olarak davalıya ... nolu ... kredi kartı tahsis edildiği, kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen kredi borcunun ödenmesi için davalı tarafa hesap kat ihtarı gönderildiği, gönderilen 23.10.2023 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle temerrütün 29.11.2023 tarihinde oluştuğu, buna göre davacının davalı taraftan, 29.745,29 TL asıl alacak, 3.691,43 TL akdi faiz, 21.01 TL BSMV, 475,46 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 33.934,09 TL olduğu, davacı bankanın talep edilebilecek tutarların yanı sıra icra takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen ve devamında değişen oranlarda; Ticari Kredi Kartı için 29.745,29 TL asıl alacak tutarı üzerinden % 47,52 temerrüt faizi ile faizin BSMV'sinin talep edilebileceği anlaşıldığından; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... Banka alacakları icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 29.745,29-TL asıl alacak, 3.691,43-TL akdi faiz, 21,91-TL BSMV, 475,46-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 33.934,09-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacak olan 29.745,29-TL ye takip tarihinden itibaren, takipte talep edilen faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; A-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davalının ... Banka alacakları icra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, Takibin 29.745,29-TL asıl alacak, 3.691,43-TL akdi faiz, 21,91-TL BSMV, 475,46-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 33.934,09-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacak olan 29.745,29-TL ye takip tarihinden itibaren, takipte talep edilen faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın ( 29.745,29-TL) % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.031,90-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.604,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 29.745,29-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı vekili tarafından yatırılan 5.245,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 4.541,18-TL ile davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç giderinin toplamı olan 4.968,78-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 1.800,88-TL'sinin davacıdan, 279,12-TL'sinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda okunup usulüne uygun olarak anlatıldı. 24/09/2025
Katip
Hakim