İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/73 E. 2024/882 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/73
Karar No
2024/882
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/73 Esas KARAR NO :2024/882 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:03/02/2024 KARAR TARİHİ:18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...davacı eşi... ile birlikte ve onun kullandığı ... PLAKALI ARACI İLE 15/04/2023 TARİHİNDE ... ilinden ... yolculuk ederken ... kontrolündeki... plakalı aracı davacıların aracına çarptığını, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle trafik sigortası ile ...-2 poliçe numaralı kasko sigortası 2 numaralı davalı ... sigorta A.Ş tarafından yapıldığını, davalı ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ... ili istikametinden ... ili istikametine seyri esnasında, aracının sağ yan kısımlarıyla yine aynı istikamette seyreden davacı... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucu davacıların de içerisinde bulunduğu araç çarpmanın etkisiyle kontrolsüz bir şekilde savrularak su kanalına girip takla attığını, kaza sonrası davacı ... sağ omzunda ağrı ve hassasiyet şikayeti ile ... ... Devlet Hastanesi'ne götürülmüş ve ... Devlet Hastanesi'ndeki ilk muayenesinde yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve davacının sağ omzunda kırık olduğunun tespit edildiğini, dava konusu kaza nedeniyle, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile davalı/sürücü ... hakkında başlatılan soruşturma halen devam ettiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasından alınan 24.08.2023 tarihli bilirkişi raporundan da işbu durum ispatlandığını, ve işbu kazada davalı sürücü ...'un asli kusurlu olduğu ve davacı...'un ise kusursuz olduğu tespitinin açıkça yapıldığını, tüm durum ve koşullar göz önüne alınarak makul olarak talep ettikleri tazminata hükmedilmesini hiç olmazsa her bir davacı için 250.000-TL'er olmak üzere toplam da 500.000-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, kazanın ardından devlet hastanesine kaldırılan davacı ...'un kemik yapısında dejenaratif değişiklik meydana geldiği ve sağ omzunun kırıldığının tespit edildiğini, davacının geçirdiği trafik kazası sebebi ile yaralanmış olduğunu, hiç bir zaman sağlam kas ve kemik işlerliğine sahip olamayacağını, bu nedenle “güç kaybı tazminatı” isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu sebeplerle her bir davacı için için şimdilik 1.000-TL'er olmak üzere toplam da 2.000-TL maddi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389 vd. maddeleri uyarınca, yargılama esnasında kazaya neden olan aracın üçüncü şahıslara devri halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden aracın devrinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davacılar için belirlenecek maddi tazminatın ZMMS ve KASKO sigortaları toplam limitini aşmamak üzere ve sigorta şirketinin temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avansı faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar için belirlenecek manevi tazminatın kasko sigorta limiti aşmamak üzere ve sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmektedir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe nolu, 25/01/2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte davalı şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın gerçekleştiği 2023 yılı için teminat limitlerinin "Sakatlanma ve ölüm" teminatı için kişi başına 1.200.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin nezdinde ki poliçe sebebiyle davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesi sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olmasına bağlı olduğunu, sorumlu olacağı miktar sürücünün kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini, davacının dava konusu yaralanmalı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını iddia ettiğini, ancak davacının bu iddiasının ispata muhtaç kaldığını, davacı tarafından dosyaya davacının kaza tarihinde ve halen fiilen çalışarak gelir elde ettiğini ispata elverişli vergilendirilmiş gelirini gösterir herhangi bir belge sunulmadığını, dosya münderecatında karşı araçta yolcu konumunda olan ...'un olay sonrası Abana ilçi jandarma komutanlığında vermiş olduğu ifade tutanağında kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını beyan ettiğini, yolcu konumunda ki davacı ...'un bu davranışının zararın doğmasına ve artmasına sebebiyet verebilecek ve kazaların oluşumunda etken bir husus olduğunu, geçiçi iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin trafik sigortası genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya davacının kaza tarihinde fiilen çalışarak gelir elde ettiğine dair vergilendirilmiş gelirini gösterir herhangi bir delil sunulmadığını, davacının SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespitinin yapılması gerektiğini, davacıya ödenen sosyal sigorta gelirleri ile zarar tamamen karşılanmış ise tazminat ödenmesinin gerekmediğini, ölümlü trafik kazalarında dahi ölenin birinci derece yakınları olan eş, çocuk, anne, baba ve kardeş için takdir edilmesi gereken manevi tazminat tutarları kişi başına 5.000,00-TL - 25.000,00-TL arasında iken somut olayda davacının talep ettiği 500.000,00-TL tutarındaki manevi tazminat talebi haksız, fahiş ve Yargıtay' ın yerleşik içtihatlarına ve manevi tazminat kurumunun amacına aykırı olup reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın öncelikle sigortaya başvurma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin araştırılmasının gerektiğini, meydana gelen kazada davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu sebeple herhangi bir sorumluluğun yüklenemeyeceğini, davacının meydana gelen kazanın hatalı şerit değiştirmesi yani makas atma olarak tabir edilen eylemi nedeniyle gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağına ve bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirttiklerini, manevi tazminat taleplerinin zenginleşme aracı olarak kullandıklarını, davacıların sosyo-ekonomik durum araştırması yapılmasının gerektiğini, sigorta şirketleri tarafından yapılan her türlü ödemenin mahsubunun şart olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan gelen ... soruşturma sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı, sigorta poliçesi, ... Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nden gelen davacılara ait tedavi evrakları ve DVD kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmışır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu 04/12/2024 tarihli sulh dilekçe ile; davacı ile davalı sigorta şirketi arasında ve diğer davalı araç sürücüsünü de kapsar şekilde taraflar arasında sulh protokolünün imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sulh sözleşmesi gereğince tarafların birbirlerinden karşı vekalet ücreti taleplerinin ve birbirlerinden yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini arz ve talep etmektedir. Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre " Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tarafların dava konusu hususunda sulh oldukları ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sulh nedeniyle davanın esası hakkında her iki davalı bakımından sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 285,07-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.429,52 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Tarafların beyanları doğrultusunda vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Talep edilmediğinden taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.19/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/73, K. 2024/882, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-73-e-2024-882-k-a362e52e4e3c