İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/659 E. 2025/302 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/659
Karar No
2025/302
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/659 Esas KARAR NO : 2025/302

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu alacak davacının davalı tarafa sunduğu taşıma hizmetinden kaynaklandığını, davacı şirket ..., ... işiyle iştigal eden bir firma olup davalı ... ile, davacının davalı şirket tarafından taşınmaları talep edilen emtiaları taşıma işini üstlendiği bir anlaşma yapıldığını, dava konusu konusu edilen fatura ve cari hesap ekstresine konu alacağın, davacının uluslararası (...arası) karayoluyla taşıma hizmeti karşısında talep ettiği taşıma hizmet bedelinden doğduğunu, davacı firmanın davalı şirkete sunmuş olduğu taşımacılık hizmetinden doğmuş navlun alacağının mevcut olduğunu, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak defalarca kez kendilerinden talep edilmiş olmasına rağmen davacının alacağını ödemediğini, tarafların taşımaya ilişkin anlaşmanın şartları hususunda mutabık kaldıklarını ve davalının talimatı ile davacı şirket tarafından ekte delillerde sunulan faturalara konu edilen taşıma hizmeti- taşımaya konu emtiaların ...'den ...'ya taşınması işinin gerçekleştirildiğini, ancak davacı şirket tarafından taşımacılık hizmeti layıkıyla gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, davalı şirket tarafından davacının hak kazanmış olduğu taşıma hizmet bedeli - navlun ücretinin ödenmediğini, davacı şirket tarafından davalı şirketin taşınmasını talep ettiği, Göndericisinin davalı şirket, alıcısının ... olduğu çorap cinsi emtia, ... plakalı ve ... plakalı araçlarla davacı şirket tarafından Almanya'ya taşındığını, malların usulüne uygun olarak teslim edildiğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlığın olmadığını, davacı şirket tarafından taşımaya ilişkin kesilen faturalar ve taraflar arasındaki cari hesabı gösterir ekstrenin ekte olduğunu, faturalardan bağımsız olarak, davalı, davacının cari hesabında mevcut, davacıya olan borcundan davacının onayı olmaksızın kesmiş, keyfi şekilde ödemenin yapmadığını, yargılamanın ilerleyen safahatinde, faturalar, vergi dairesi kayıtları, gümrük kayıtları, dosyanın tarafları arasındaki mail yazışmaları ve cari hesap ekstresinin hem taşıma hukukçusu hem de mali müşavir bilirkişiler tarafından incelemeye talep ettiklerini, davacının cari hesabına göre davalıdan 2.835,00-Euro alacağının mevcut olduğunu, işbu alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, davalı tarafın davacıya olan borcunu ödememekte ısrarı üzerine, taraflarınca 14.09.2022 tarihinde ... 8. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmiş olup, davalı şirket haksız bir şekilde icra takibine de itiraz ettiğini, hal böyle olmakla, davalı taraf, icra takibi ile birlikte Yüksek Yargı kararları gereği mütemerrit olduğunu, davalı şirketin taşıma konusu emtiaların taşınmasına yönelik olarak, ekte e-posta dökümlerinde görüleceği üzere, davacıdan araç talep etmiş, "istiflenebilir" talimatı ile taşıma talimatı vermiş, taraflar arasında talimata uygun olarak taşıma hizmetine yönelik sözleşme kurulmuş olup, malların davacı tarafça taşındığını, söz konusu malların, davacı ile davalı şirket arasındaki yazışmalardan da görüleceği üzere, davalı şirketin "istiflenebilir" beyanı üzerine davalı şirketin belirttiği şekilde ve talimatlarına uygun olarak taşınmış olup, teslim ile davacı taşıma hizmet bedeline hak kazandığını, davalı şirketin talimatı üzerine taşıma konusu emtiaların, davacı şirketin tüm uyarılarına rağmen istiflenmiş şekilde taşındığını, davacı şirket tarafından teklif aşamasında söz konusu malların hasar alma tehlikesinin önlenmesi amacıyla istifleme yapılmaksızın taşınması ve koli kalitesinin arttırılması teklif edildiğini, istifleme yapılarak taşınması halinde koli adetleri artacağından altta yer alan kolilerin zarar göreceğinden bahisle istiflenmeksizin taşınması konusunda davalı şirketin uyarıldığını, ancak davacı şirketin tüm uyarılarına rağmen davalı şirket söz konusu taşımanın istifleme yapılarak gerçekleştirilmesi yönünde talimat verildiğini, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek haklı davanın kabulü ile davacı şirketin taşımacılık hizmetinden kaynaklı navlun alacağı olan 2.835,00-EURO alacağın temerrüt tarihinden (14.09.2022 icra takip tarihi itibariye) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu navlun ücreti alacağı istemi zamanaşımına uğramıştır. Davada talep konusu alacak zamanaşımına uğradığından, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Uluslararası taşımacılık işlerinde, yükleme yeri ile teslim için belirlenen yerin iki farklı ülke olduğu uluslararası taşımalara CMR hükümlerinin uygulanacağını, CMR’nin uygulama alanına giren taşımalarda taşıma ücretine ilişkin talepler zarar olsun veya olmasın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zarara ilişkin ayrıca düzenlemelerin getirildiğini, aynı şekilde 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi uyarınca taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar ( davacının talebi olan navlun da dahil) bir yılda zamanaşımına uğralığından, davanın zamanaşımı süresi geçirilildikten sonra açılması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında, aynı alacağa ilişkin dosyaya bildirdikleri icra takibi sebebiyle 03.10.2022 tarihinde de davacı tarafından arabuluculuk merkezine başvuru yapılmış ve anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davacının delilleri arasında yer alan ... 8. İcra müdürlüğü... E. Sayılı dosyasına itiraz ile dosyada 30.09.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu tarihten sonra 18.10.2022 tarihli arabuluculuk anlaşmama tutanağı tarihi itibariyle de iki yıl geçtiğini, bu itirazın iptaline ilişkin başvuru sebebiyle dava açma sürelerini geçirdikten sonra tekrar bu davayı açmaları da tamamen kötüniyetli olduğunu, zira, davacı yanın, davalı için olduğunu iddia ettikleri süreyi geçirdikten sonra tekrar arabuluculuk başvurusu ile iş bu davanın açılması da hukuka aykırı ve usulsüz olduğunu, ilk arabuluculuk başvurusu ile itirazın iptali dava açma süresi geçtiği gibi aynı talebe ilişkin belirttikleri şekilde genel mahkemede alacak davası açma süreleri Türk Ticaret Kanunu ve CMR hükümlerine göre zaten zamanaşımına uğradığını, Türk Ticaret Kanunu, MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, davacı tarafından taşınan eşyalarda hasar ve zarar oluşmuş ve duruma ilişkin teslim alınan tarafından resimler çekilerek davalı şirkete iletilmiş, aynı şekilde davalı da davacı şirkete buna ilişkin bildirimlerini yaptığını, bu şekilde hasara uğratılarak eşyalara zarar verilmesinden dolayı davalı 3.602.Euro zarara uğratılmış, müşterisi tarafından bu 3.602.Euro fatura düzenlendiğini, davacı şirkete buna ilişkin, işlemlerini yapabilmesi için müvekkil şirketin verdiği yazı ile davalı şirkete müşterisi tarafından hasarlı teslim edilen mallara ilişkin düzenlenen faturası ve yazışma ve resimlerden görüleceği üzere taşıma sorumluluğu gereği gibi yapılmadığını ve davacının zarara uğratıldığını, CMR konvansiyonu hükümlerine ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği, taşıma sonucu emtiada oluşan zararlardan taşıyıcı kusurlu olduğundan bu zarardan sorumlu tutularak zararın tamamı istenmemiş, taşıma ücreti uğranılan zarardan daha az olmakla birlikte bu sebeplerle haklı olarak tutulduğunu, navlun ücreti, faiz ve diğer alacak taleplerinin reddine karar verilmesi ile uğranılan zarar sebebiyle dava açma haklarımızı saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Vergi Dairesinden BA-BS formları, karşılaştırmalı alış- satış analizi dosyamız içerisine alınmıştır. Davacı vekili 25/03/2025 tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile davacı sulh olduğundan dosya hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederek, davalıdan karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını talep etmiştir. Davalı vekili 25/03/2025 tarihli dilekçesi ile davanın tarafları arasında sulh gerçekleştirildiğini, davada vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre " Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tarafların dava konusu hususunda sulh oldukları ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.372,36 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.25/03/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/659, K. 2025/302, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-659-e-2025-302-k-cf20508dde9e