İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/566 E. 2025/548 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/566
Karar No
2025/548
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/566 Esas KARAR NO : 2025/548 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı/borçlu şirket arasında yapılan ticari işlemlere istinaden davacı şirketçe davalı/borçlu şirket adına cari hesaba kaydedilmek üzere taşımacılık işlemleri yapıldığını, davalı/borçlu şirketin cari hesaba ve faturalara dayalı 8.008,00 - TL borcu bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla yapılan şifahi ve yazılı tüm girişimlerin neticesiz kalması üzerine, borçlu şirket aleyhine... İcra Müdürlüğü ... E. icra takibine geçildiğini ancak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğun anlaşmama yönünde sonuçlandığını, taşımacılık/nakliye işlemleri ve taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince taşımacılık/nakliye işlemlerine istinaden faturalar davalı adına düzenlendiğini, usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı borçlu kendisine tebliğ edilen faturalara karşı yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından yürütülen takibe yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ve takibin devamına, alacağın %20'den aşağı olmamak (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı, ...İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası uyap sureti, Faturalar, cari hesap ekstresi, irsaliye faturaları, sipariş formları, ticari defter ve kayıtlar, Bilirkişi incelemesi, Emsal Yargıtay Kararları v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 8.008,00 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosyanın SMMM ...'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 07/03/2025 tarihli raporunda özetle ; Davacının incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davalının incelemeye ticari defter ve belge sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davacının, davalıya tanzim ettiği 21.06.2023 tarihli ... nolu kdv dahil 8.008,00 TL. tutarındaki e-fatura tutarından oluşan alacağının olduğunu, e-Faturanın GİB e-Fatura sistemi üzerinden davalıya iletildiği, faturaya davalının itirazının olmadığını, davacının 13.05.2024 tarihinde icra takibi yapdığı ... İcra Müdürlüğü... E. nolu icra dosyası ile davalıdan işlemiş faiz talebinde bulunmadığı 8.008,00 TL. ana para talebinin yerinde olduğunu, 13.05.2024 icra takip tarihinden itibaren avans faiz talebinin yerinde olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyası ile toplam 8.008,00 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacının lehine delil kudretini haiz ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 8.008,00 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, davalının davaya cevap vermediği gibi, bilirkişi raporuna karşı da herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Banka cılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacak olan 8.008,00 TL alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 8.008,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 425,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.852,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 24/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/566, K. 2025/548, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-566-e-2025-548-k-fc85659a89d2