İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/529 E. 2024/590 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/529
Karar No
2024/590
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/529 Esas KARAR NO :2024/590 DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/08/2023 KARAR TARİHİ:09/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... numaralı kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilen sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Ekim-Kasım-Aralık 2022 ve Ocak 2023dönemlerine ait 42.583,40 TL tutarlı fatura ödemelerinin yapılmadığını, Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek haklı davalarının kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 15/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava dosyasından haricen haberdar olduklarını, davacının bir takım alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacı şirket ile davalı arasında elektronik haberleşme hizmetinden faydalanmak için belirsiz süreli abonelik sözleşmesine ilişkin anlaşmaya varıldığını, davacı tarafından Ekim - Kasım - Aralık 2022 ve Ocak 2023 dönemlerine ait davalı adına faturaların tanzim edildiğini, faturalara istinaden davalının ödemeleri gerçekleştirmediği iddia edilmek üzere huzurdaki davanın açıldığını, davalının iddia edilen ... nolu Kurumsal hat aboneliliğinden dönmüş olup müvekkil hakkında haksız bir şekilde ve fahiş faturaların tanzim edildiğini, tüketicinin, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahip olduğunu, hizmet alan alan tarafın sözleşmeden dönmüş ise sözleşmeden dönmesinin haklı olup olmadığı/koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan eksik değerlendirmeyle karar verilmesinin mümkün olmadığını, ... Nolu GSM hattının abonelik tarihinin 10.08.2021 tarihi sabit olup ilgili hatta ilişkin taahhütün bir yıldan uzun olması karşısında müvekkilim davacının fahiş tarifelerine yanıt vermemiş ve ilgili abonelik sözleşmesinden ekim 2022 tarihi itibariyle döndüğünü, davacı tarafından sunulan faturaların içeriği bakımından talep edilen bedellerin hizmet kullanımına ilişkin mi yoksa cezai şarta/cayma bedeline ilişkin mi olduğuna dair herhangi bir belge ve bilgi dava dosyasında bulunmamakla beraber ilgili faturaların cezai şarta/cayma bedeline ilişkin olduğunun ortada olduğunu, haksız talep edilen bedelin davacı ile davalı arasında akdedilen abonelik sözleşmesindeki taahhütlerden dönülmesinden kaynaklı cezai şart/cayma bedelleri olduğu açık olup davalının belirsiz ve bir yıldan uzun süreli abonelik sözleşmesinden herhangi bir gerekçe sunulmasına gerek olmadan davacının müşteri hizmetleri marifetiyle döndüğünü, davalı şirket tarafından sözleşmeden dönme iradesinden sonra abone numaralarının kullanılmadığı dolayısı ile davacıya doğmuş veya doğacak herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu bakımdan davacı ile davalı arasındaki görüşmelere ilişkin tüm dökümlerin davacıdan celbinin gerektiğini, davalının ilgili faturalara ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığını, nitekim faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklı olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatının gerektiğini, davacının tek taraflı tanzim ettiği faturalara ve sadece kendi ticari kayıtlarına göre davacının borçlu olduğu sonucuna ulaşılamayacağını, davacının faiz talebinin fatura tarihi itibariyle olmakla birlikte faturada son ödeme tarihi belirtilmiş olduğundan faiz başlangıç tarihinin fatura üzerindeki son ödeme tarihi olması gerektiğini, bu bakımdan talep edilen faiz miktarı da fahiş olmakla beraber fahiş faiz talebine ve faizin başlangıç tarihine itirazlarının bulunduğunu, abonelik sözleşmelerinde faturanın zamanında ödenmemesi durumunda uygulanacak gecikme zammı oranının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranını aşamayacağını, bu oranın 2022 yılı için her ay ayrı ayrı uygulanmak üzere % 2,5 olarak belirlendiğini, netice itibariyle davacının hem faiz talebi hem de faizin başlangıcına ilişkin taleplerinin haksız olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davacı tarafça sunulan abonelik dosyası dosya kapsamına alınmıştır. Dosya Bilişim / Telekominikasyon Uzmanı ve Mali Müşavirden oluşan bilirkişilere tevdi edilmiş, 21/03/2022 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davacı vekili 06/08/2024 tarihli dilekçesi ile davalı abonenin dava konusu borca dava açıldıktan sonra 31/07/2024 tarihinde ödeme yapması neticesinde davanın konusuz kaldığını, davalı taraf ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri hususunda anlaşmanın sağlandığından vekalet ücreti ve yargılama gideri ücretine hükmedilmesi taleplerinin olmadığını belirterek davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş, ödeme yapıldığına ilişkin sistem görüntüsünü dilekçe ekinde sunmuştur. Dava, ticari nitelikli hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Yargılama aşamasında mahkememizdeki işbu davaya konu edilen alacak talebi ile ilgili olarak davalı tarafın 31/07/2024 tarihinde ödeme yaptığı, dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile takip konusu borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesine göre davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda, davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumuna bakarak yargılama masraflarının haksız çıkan tarafa yüklenmesi düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından dava konusu borcun haricen tahsille ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı bildirilmiş, ödeme dekontu dosyaya ibraz edilmiş, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden taleplerinin bulunmamakta olduğunu belirterek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği beyan edilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 299,62-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Talep edilmediğinden davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 4-Talep doğrultusunda davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, Dair, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 09/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/529, K. 2024/590, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-529-e-2024-590-k-e9964dc0e75d