İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/129 E. 2024/540 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/129
- Karar No
- 2024/540
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/129 Esas KARAR NO :2024/540 DAVA:Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ:20/03/2015 KARAR TARİHİ:09/07/2024 Mahkememizin ... sayılı 15/09/2020 tarihli kararı İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 2020/2120 esas 2023/123 karar sayılı 08/02/2023 tarihli kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olmakla mahkememizin yukarıda yukarıda yazılı esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:12/06/2014 günü, saat 11:45 sıralarında, ... mevkiinde, sevk ve idaresindeki, ... plaka numaralı, ... marka, 2007 model, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçesi ile sigortalı minibüsle, Belen mahallesinden, Kabataş Merkez istikametine seyretmekte olan, dava dışı sürücü ... (1974), şerit tecavüzü yaparak, karşı yönden gelmekte olan, davacı sürücü ... (1972) yönetimindeki pat pat tabir edilen tarım aracını farkedince sola direksiyon kırıp sol şeride girdiğinin, sürücünün de kendi seyir şeridine dönmek amacıyla sağa direksiyon kırması üzerine, No:37 civarında anılan iki araç tarım aletinin seyir şeridi içinde ön kısımları ile çarpıştığının, olay sırasında Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 31/05/2017 tarihli raporunda belirtildiği üzere, (E) cetveline göre, meslekte kazanma gücünden %70 oranında kayba uğramasına yol açacak şekilde yaralanması sebebiyle, davacı sürücü ..., davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunduğunu, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi arz ve talep etmektedir. ISLAH: Davacı vekili 19/10/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile haklarının saklı tutularak davacı için 15.000.00 TL talep edilmişse de bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sigorta şirketinin teminatı uyarınca dava değerini 154.908,36TL arttırarak 88.644,14 TL (2.833,84 geçici ve 85.810,30 TL daimi) işgücü kaybı ve 81.264,22 TL bakıcı gideri olarak toplam 169.908,36-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren (davalıya başvurudan 8 gün sonrasından) işleyecek avans faiziyle teminat limiti dahilinde davalıdan tahsilini talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracı 12/12/2013-12/12/2014 tarihleri arasında trafik/artı trafik poliçesi ile sigortalandığını, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, dava dilekçesinde davacının kafatasının çatladığını beyan ettiklerini, davacının trafik kurallarına aykırı bir şekilde kasksız bir şekilde araç kullandığının açık olduğunu, davacının talebine konu bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında olduğunu, 6111 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi düzenlemesi gereği davalı sigorta şirketinin değil Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, tedavi gideri kapsamında değerlendirilen bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden davalı şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra davalı şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda yine aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına, davalı şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda sorumluğunun azami çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, yapılacak yargılamada sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi, gözetilerek kusur ve tazminat miktarının hesaplanmasına, davacı tarafça maddi tazminat talebinin niteliğinin açıklanmasına, dolaylı zararlardan olan cenaze giderlerine yönelik taleplerin davalı şirket açısından reddine, manevi tazminat taleplerinin reddine, olay tarihinden itibaren faiz talebinin reddi ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti, yazışmalar, mail kayıtları, hasar dosyası, Nakliyat Emtia Abonman Poliçesi, Ekspertiz raporunun dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 76.196,21 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya ... Karayolları Trafik Kürsüsünden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 21/06/2023 tarihli raporda; Olay yerindeki ilk tespitlere göre düzenlenmiş, 12/06/2014 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, yukarıda, “Olay” paragrafında açıklandığı şekilde cereyan eden trafik kazasının oluşumunda; Pat pat sürücüsü ...’in, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesinde yer alan, sürücülere ait asli kusurlardan “şeride tecavüz etme” kural ihlalinde bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiş, Sürücü ...’in, kural ihlali olmadığı, sürücü ...’in, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 157/a-7 maddesindeki “şeride tecavüz etme” kural ihlalinde bulunduğu, Olay yerinde fren izi görülmediği, Kaza sırasında, minibüste hafif hasar (2) meydana geldiği, pat pat aracının ise hareket edemez (4) derecede hasarlandığı kodlanmış, Olay yeri krokisinde, çarpışma noktasının ve cam kırıklarının, Kabataş Merkez’den Belen Mahallesi’ne gidişe göre, sağ şeritte, (pat pat aracının nizami seyir şeridi içinde) bulunduğu, pat pat aracına ait tekerlek izlerinin sol şeritten sağ şeride doğru uzandığı gösterilmiştir. Trafik Kazası Tespit Tutanağında ayrıca, aşağıdaki bilgiler mevcuttur. Olay mahalli, yerleşim yerinde bulunmaktadır. 50 km/saat Azami Hız Sınırlaması mevcuttur. Kaza sırasında, vakit gündüz, hava yağmurlu, yol yüzeyi ıslaktır. Olayın cereyan ettiği yol, asfalt kaplamalı, 4,70 metre genişlikte, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimli, iki yönlü trafiğe açık cadde olup, aydınlatma yoktur. Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca, huzurdaki tazminat davası için tanzim edilmiş, 30/07/2018 tarihli Bilirkişi Raporunda, olayda; Minibüs sürücüsü ...’in, karşı yönden, şeridine girmiş vaziyette gelmekte olduğunu gördüğü, davacı sürücü idaresindeki, pat pat diye tabir edilen tarım aracı nedeniyle, yolun en sağına yanaşarak etkin tedbir alması gerekirken, bu hususa riayet etmeyip, kurallara aykırı biçimde karşı yön bölümüne geçmesi neticesi meydana gelen olayda, tali derecede ve % 25 oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...’in, kurallara aykırı bir biçimde karşı yön bölümü üzerinde seyrettiği, karşı yönden gelen minibüsün seyir durumunu olumsuz yönde etkilediği, minibüsün kendisine çarpmamak için sola yönelmesi neticesi, sağa, kendi yol bölümüne geçmek istemesi ile meydana gelen olayda, asli derecede ve % 75 oranında kusurlu bulunduğu kanaat olarak ifade edilmiştir. BİLİRKİŞİ GÖRÜŞÜ: A- Pat pat aracı sürüsü davacı, 4,70 metre genişlikteki, iki yönlü trafiğe açık dar yolda, gidişine göre, yolun sağını takiben seyretmesi gerekirken, bu hususa riayet etmemiş, yolun solundan/minibüsün şeridinden gitmiş, bu suretle, trafiği tehlikeye düşürmüş, minibüsün yolunu kesmiş, ilk geçiş hakkını ihlal etmiş, son anda sağa, kendi şeridine dönmek istemiş, ancak aldığı bu tedbir, kazayı önlemek için yetersiz kalmıştır. Heyetimizce, davacı sürücü ...’in, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, karayollarında trafiğin akışı, şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, minibüsün şeridine tecavüz ettiği, bu suretle olayı başlattığı, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/g maddesindeki “Araç sürücüleri, trafik kazalarında, şeride tecavüz etme halinde asli kusurlu sayılırlar.” hükmü de gereğince, olayda, birinci (asli) derecede etkili bulunduğu mütalaa olunmaktadır. B- Minibüs sürücüsü, pat pat aracının, kendisinin şeridine tecavüz eder vaziyette seyrettiğini farkedince, tesirli şekilde korna çalması, mümkün olduğu kadar sağa kaçması, etkin fren tedbirine başvurması, bu suretle, davacı sürücünün kendi seyir şeridine dönmesine imkan vermesi (nitekim, davacı sürücü, sağa yönelmiştir.) gerekirken, bu hususlara riayet etmemiş, sağa değil, ters yöne, sola direksiyon kırmıştır. Heyetimizce, dava dışı sürücü ...’in tedbirsiz, dikkatsiz, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı şekilde hareket ettiği, kazayı önlemek için uygun tedbir almadığı, bu hatalı sevk ve idaresinin, olayda, ikinci (tali) derecede etkili olduğu kanaatine varılmakta ve 12/06/2014 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında kendisinin kural ihlali bulunmadığının kodlanmasının yukarıdaki açıklamaların ışığında isabetsiz olduğu değerlendirilmektedir. C-Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca tanzim edilmiş, 30/07/2018 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtilen kusur gerekçeleri, kusur dereceleri ve kusur oranlarının heyetimizin görüşü ile örtüştüğü mütalaa olunmakta ve itirazların isabetsiz bulunduğu değerlendirilmektedir. SONUÇ: Dava konusu somut olayda, heyetimizce, -Pat pat sürücü, davacı ...’in hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve takdiren % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında etkili olduğu, -Davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı, ... plaka numaralı minibüsün dava dışı sürücüsü ...’in hatalı sevk ve idaresinin ise, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 25 (yüzde yirmibeş) oranında etkili bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dosya ATK 2. İhtisas Kurulu'na gönderilmiş, düzenlenen 29/01/2024 tarihli raporda; Mevcut tıbbi belgelere göre; Adem oğlu 01/01/1972 doğumlu ...'in 12/06/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sonucunda başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu anlaşılmıştır. Dosya Aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 10/04/2024 tarihli rapor alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. İlk karar sadece davalı tarafından istinaf edilmiş ve karar davalı lehine kaldırılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/16373 E, 2021/29591 K, 14.06.20121 tarihli kararı özetle; "hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenemeyecek olmasına; sadece, davalı lehine önceki hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı, davacı tarafın önceki hükmü temyiz etmediği, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, ilk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin kabul edilip yeniden hesap yaptırılarak, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (bu yönde HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı) dikkate alındığında, tüm tazminatın güncel asgari ücretten hesaplanması gerektiğine ilişkin davacı temyizinin yerinde görülmemesine; davacı ...'un tazminat alacağının usulünce hesaplandığı aktüer raporunun benimsenmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA" şeklindedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/27411 E. sayılı kararı özetle;“maluliyet ve geçici iş görmezlik tazminatı hesaplamalarında, bakiye ömür süresi tespitinde daha güncel ve ülkemize ait veriler kullanılarak hazırlanmış olan TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasının gerçek zarar tespiti ve uygulama birliği açısında daha isabetli olacağı halde PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış olması yerinde değilse de, davacının bu yönde talebi ve istinaf itirazı olmadığı gibi 6100 sayılı HMK'nun 357/1 maddesi hükmüne göre istinaf aşamasında ıslah imkanı da yoktur." şeklindedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel kurulunun 1957/13 E, 1959/5 K, 04.02.1959 tarihli kararı özetle; "Temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şumulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadiyle kabul edilmiş çok önemli bir usuli hükümdür. Bir cihetin bozma kararının şumulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o cihet, açıkca bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz reddedilmiştir. Yahudda onu hedef tutan bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelediği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün bulunduğu halde o cihet dairece bozma sebebi sayılmamıştır. Her iki halde de o konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemece uyulmuş olması, taraflardan birisi lehine usuli bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme, ne de Temyiz Mahkemesi halele uğratabilir. Zira usuli müktesep hakkın tanınması da amme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş bir esastır." şeklindedir. BAM kararından sonra alınan kusur raporu ile ilk karara mesnet kusur raporu arasında farklılık bulunmadığından bu konudaki emsal Yargıtay kararlarına göre ilk karar esas alınan 18.10.2018 tarihli raporda belirlenen geçici ve sürekli iş göremezlik zarar tutarlarından %20 müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm altına alınan 2.267,00 TL geçici iş göremezlik zarar tutarı ile 68.648,24 TL sürekli iş göremezlik zarar tutarı davacı bakımından kesinleşmiştir. Yani yukarıda yer verilen emsal içtihatlar da dikkate alındığında tazminatın güncel asgari ücretten hesaplanması gerektiğine ilişkin davacı itirazı yerinde görülmemiştir. Bir an için davacı vekilinin iddia ettiği gibi ilk karar dikkate alınmaksızın günümüze kadar bilinen verilere (asgari ücretlere) göre yeniden hesap yapılması halinde arada geçen asgari ücret artışları dikkate alındığında maddi tazminat tutarı 18.10.2018 tarihli raporda belirlenenden kat be kat fazla çıkacaktır. Bu durumda lehine hüküm verilen davalıların aleyhine olacak ve lehine kaldırma kararı anlamsız hale gelecektir. Bu nedenle son alınan raporda geçici ve sürekli iş göremezlik zararı bakımından yeniden hesaplama yapılmaksızın taraflar bakımından kesinleşen ve usuli müktesep hak halini alan ilk karardaki tutarlar aynen esas alınmıştır. Son alınan raporda, kaldırma ilamı gereğince ATK raporu dikkate alınarak sadece bakıcı gideri zararı yönünden hesaplama yapılmıştır. ATK tarafından davacının ömür boyu bakıma muhtaç olmadığı, iyileşme döneminde 3 ay süre ile bakıma muhtaç olduğu belirlenmiştir. Bu durumda; Bu konudaki Yargıtay kararları doğrultusunda olay tarihindeki brüt asgari ücret üzerinden 3 aylık bakıcı gideri zararı hesaplanmıştır. 12.06.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in ilk kararın davalı lehine kaldırılması ve BAM kararından sonra alınan kusur raporu ile ilk karara mesnet kusur raporundaki oranların aynı olması ve buna göre de ilk kararda hüküm altına alınan ve davacı bakımından kesinleşen tutarlara göre geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 2.267,00 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %70 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 68.648,24 TL olduğu, BAM kararından sonra ATK tarafından düzenlen raporda belirlenen 3 aylık bakım süresine göre iş bu raporda yeniden yapılan hesaplama ile belirlenen bakıcı gideri zararından %20 müterafik kusur indirimi sonucu bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 672,84 TL olduğu, davacının maddi zararlarının davalının kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumlu olduğu 268.000,00 TL lık sakatlık ve tedavi gideri teminat limitlerinin içinde kaldığı, mahkememizce ilk kararda 20.03.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizine hükmedilmiş olup bu husus kaldırma kararı dışında kaldığından davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 2.2267 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 68.648,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 672,84 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 71.588,08 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, -2.2267 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 68.648,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 672,84 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 71.588,08 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.890,18-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 580,32-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.309,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 51,23-TL Peşin Harç ile 529,09-TL Islah Harcı olmak üzere toplam 580,32-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 6.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 929,00 TL ATK ücreti, 644,90-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.173,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.443,94-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 245,60 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 142,12-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-ATK maluliyet rapor ücreti olan 2.595,00-TL bedelin davacı tarafından ödendiğine dair bir belge dosyaya sunulmadığından 2.595,00-TL bedelin kabul-red oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamada 1.501,64 TL sinin davacıdan ve 1.093,36-TL sinin davalıdan alınarak ATK Başkanlığı'na ödenmesine, bu kararın infazı için gerekçeli kararın ATK Başkanlığı'na gönderilmesine ve tebliğine, 9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır