İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/831 E. 2024/642 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/831
- Karar No
- 2024/642
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/831 Esas KARAR NO :2024/642 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/12/2022 KARAR TARİHİ:19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın açılmasından önce zorunlu Arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamaması nedeniyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkil ile davalı ... A.Ş arasında 25.07.2011 tarihinde 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu Bayilik Sözleşmesinin 5 yıllık süre sonunda sona erdiğini, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi uyarınca davalıya 27.06.2014 tarihli 200.000 TL tutarlı banka teminat mektubu sunulduğunu, söz konusu teminat mektubu davacının bayilik sözleşmesi kapsamındaki yükümlülükleri için verilmiş olduğunu, sözleşme süresi sonunda iadesi gerektiğini, bununla birlikte davalı tarafından sözleşmeye ve taraflar arasındaki bayilik ilişkisine aykırı bir şekilde 08.09.2016 tarihli 68.440 USD bedelli 22.06.2014 tarihli protokole istinaden gayri maddi hak bedeli iadesi açıklamalı faturayı gönderdiğini, söz konusu hukuka aykırı şekilde gönderilen faturaya davacı tarafından 08.09.2016 tarihli ihtarname ile itiraz edildiğini ve fatura davalı tarafa iade edildiğini, söz konusu ihtarname sonrasında davacının davalı tarafa her hangi bir şekilde borcu bulunmamasına rağmen 27.06.2014 tarihli 200.000 TL'lik banka teminat mektubunu nakde çevrilmesi amacıyla İşbankası şubesine tazmin yazısı gönderdiğini, davalı tarafından Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, Protokoller, SPDK ve Rekabet Kurumu Mevzuatı kapsamında haksız bir şekilde nakde çevrilmesini engellemek ve davacının itibarını korumak maksadıyla 22.09.2016 tarihinde teminat mektup bedeli davalıya ödendiğini, söz konusu bedelin davalı tarafa ödenme sebebi her hangi bir şekilde bayilik sözleşmesi kapsamında bir borç ve/veya yükümlülükten kaynaklanmadığını, bu sebeple haksız bir şekilde tahsil edilen 200.000 TL'nin 22.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davacıya iadesi için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt belirtmeksizin, Bayilik Sözleşmesi sonuna kadar ürün tedarik edilmeye devam edildiğini ve sözleşme süresince her hangi bir borç ve yükümlülük talebi olmadığını, buna karşılık davalı tarafından çelişkili davranış yasağına aykırı davranılarak söz konusu bedli teminat mektubunu nakde çevirme baskısı ile tahsil etmesi haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, TMK.2 maddesine aykırı olarak sözleşmenin süresinde kendiliğinden sona ermesinden sonra 08.09.2016 tarihli 68.440 USD bedelli 22.06.2014 tarihli Protokole istinaden gayri maddi hak bedeli iadesi açıklamalı fatura öne sürülmesinin ardından teminat mektubunun haksız ve dayanaksız nakde çevrilme talebi bu güveni boşa çıkardığını, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, haksız bir şekilde tahsil edilen 200.000 TL'nın 22.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davacıya iadesi için açma zorunluluğu hası olduğunu, haklı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalması kaydıyla haksız ve dayanaksız, kötü niyetle davalı tarafça tahsil edilen 200.000 TL'nın 22.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacaklı olduğunu kabul etmemekle birlikte dava konusu talep zaman aşımına uğradığını, yargılamaya konu ödeme tutarı davacı tarafından 22.09.2016 tarihinde davalıya ödendiğini, davacının, 03.11.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, ödeme tarihi ila dava tarihi arasındaki süre mahkemece dikkate alınması ile dava konusu alacağın kanun gereği zamanaşımına uğradığını, her ne kadar davacının dava konusu alacağını açıkça sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırmamış olsa da mahkeme tarafından kanun resen uygulanacağından dolayı somut olayda dikkate alınacak hüküm de sebepsiz zenginleşme olması gerektiğini ve iki yıllık zaman aşımı süresinden sonra talepte bulunduğunu, davacının, Çerçeve Protokolü kapsamında müvekkil şirkete karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluk altına girdiğini, taraflar arasında 22.06.2014 tarihli protokol imzalandığını, işbu protokolün yatırım bedeli/iadeye ilişkin hükümler başlıklı 7.maddesine göre davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Davacı Bayi ... Sözleşmeye konu Akaryakıt İstasyonunun kurulu bulunduğu gayrimenkul üzerinde ... lehine tescil edilmiş intifa Hakkının Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli duyurusu ve emsal kararları çerçevesinde beş yılı aşan sürelerin muafiyetinden yararlanamamasına bağlı olarak, ... işbu akaryakıt istasyonu için gerçekleştirdiği nakdi/gayrinakdi yatırımların ve ivaz ödemelerinin muafiyet kapsamı dışında kalan (İşlememiş süreye) süresine tekabül eden ve yerleşmiş mahkeme kararları ile mevzuatta öngörülen ilkelere göre hesaplanarak güncelleştirilmiş miktarının münakit sözleşme ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler çerçevesinde iadesini talep etme hakkı bulunduğunu kabul ettiğini, Bu kapsamda bayi; önceki bayi “ ... PETROL TURİZM TİC LTD.ŞTİ “ ve malik ... ile birlikte ... nezdinde muaccel hale gelen işlememiş intifa süresine tekabül eden 85.000 USD miktarındaki iade yatırım/ivaz borcunun ...'e ödenmesinden TBK.162 ve devamı maddeleri geeğince müteselsil borçlu sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ... İşbu borcun tamamının ifasını talep edebileceğini işbu borcun mevcudiyetine ilişkin her türl itiraz, takas, defi haklarından peşinen feragat ettiğini kabul ve taahhüt ettiğini, her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla öncelikle davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş, Taraflar arasındaki sözleşme, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları, Müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki noter ihtarnameleri ve sair yazışmalar, tanık (tanıklar, taraflar arasındaki fiili uygulamalara ve işbu dilekçede yer alan hususlara dair tanıklık edeceklerdir. Tanık isim ve adresleri bilahare bildirilecektir), Banka kayıtları, faturaya itirazı içerir noter ihtarnamesi, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelere dair banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, arabuluculuk anlaşmama son tutanağı, yemin ve sair her türlü yasal deliller dosyamız arasına alınmıştır. Dosyanın ..., ... ve ...'a tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/06/2024 tarihli raporda; Taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi ve Protokollerin 25.07.2016 tarihinde sona erdiğini, tarafların akaryakıt alım ve satımından dolayı tarafların birbirlerinden alacaklı veya borçlu olmadıklarını, taraflar arasındaki ihtilafa konu 31.08.2016 tarihli 68.440 USD bedelli fatura ve davacı tarafından davalıya her hangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan 200.000 TL'lık ödeme ile ilgili olarak işbu raporun Mali İnceleme başlığı altında yapılan tespit ve değerlendirmelere detaylı olarak yer verildiğini, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 31.08.2016 tarihli 68.440 USD bedelli faturanın, taraflar arasında imzalanan 22.06.2014 tarihli Çerçeve Protokolünün 7.maddesi gereğince davacı tarafından davalıya geri iade taahhüdü kapsamında düzenlendiğini, davalının, taraflar arasında imzalanan 22.06.2014 tarihli Çerçeve Protokolü'nün 10 maddesi gereğince, teminat olarak alınan 200.000.00 TL tutarlı teminat mektup tutarında olmak üzere, davacı tarafından 22.09.2016 tarihinde her hangi bir ihtirazı kayıt olmaksızın yapılan 200.000 TL'lık ödemenin 22.06.2014 tarihli Çerçeve Protokolü hükümlerine uygun olarak davacıdan tahsil edildiğinin nihai takdir mahkemede olmak üzere kabulü gerektiği, tarafların diğer taleplerinin mahkeme takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında Muhasebeci bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/07/2023 tarihli raporunda özetle; Davacıya ait 2016 yılı ticari defterlerin noter tasdikleri bulunduğunu, TTK'na göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak bu defterlerin tutulduğunu ve defter kayıtlarının kendi içindi birbirini doğruladığını, delil vasfı taşıdığını, dava konusu edilen 22/09/2016 tarihli 200.000,00 TL'lik ödemenin davacı ticari defter kayıtlarında verilen depozito ve teminatların hesap kodunda kayıtlı olduğunu, davalı şirketin davacı şirket adına 31/08/2016 tarihli 68.440 USD tutarlı fatura düzenlendiğini, davalı şirketin ... 2. Noteri 08/09/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile anılan faturayı iade ettiğini, anılan faturanın davacı şirket kayıtlarında olmadığını, davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında dava konusu edilen 200.000,00 TL tutar için alacaklı olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Dava, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesine istinaden verilen banka teminat mektubunun haksız şekilde davalıya ödenmesi iddiasına dayalı alacak davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... A.Ş İle davacı ... Nak. İnş. Gıda Taahh. Ürt. İmalat İhracat San ve Tic Ltd Şti arasında 22.06.2014 imza tarihli 25.07.20216 tarihine kadar geçerli olmak üzere Bayilik Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 06/06/2024 tarihli rapora göre Davacı tarafından ibraz ile incelenen 2015/2016 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, Davacı Kayıtlarını Elektronik Sistem üzerinden tuttuğu, Yevmiye ve Defteri Kebir defterlerine ilişkin E.Defter Beratlarının süresi içinde alındığı, E.defter kayıtlarından, Davalı ... A.Ş ile Davacı ... Mer.Nak.İnş.Gıda Taah.Ürt.İth.İhr.San.Tic.Ltd Şti arasındaki 26.08.2011 tarihi ile Sözleşme ve protokollerin sona erdiği 25.07.2016 tarihi itibariyle akaryakıt alımından dolayı davalının davacıdan akaryakıt satışından kaynaklanan her hangi bir alacağının veya davacıya borcunun bulunmadığı, ilgili yıllara ait ticari defter ve muavin kayıtlarından tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği 25.07.2016 tarihi itibariyle davalı ticari defter ve muavin kayıtlarında ise dava konusu faturanın TL karşılığı olarak 202.205.98 TL’nın defter kaydı ve davacı tarafından davalıya her hangi bir ihtirazı kayıt düşülmeden 22.09.2016 tarihinde yapılan 200.000 TL’lık ödemeye ilişkin kayıtlar olduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin normal süre sonu olan 25.07.2016 tarihinden sonra, taraflar arasında imzalanan 22.06.2014 tarihli Çerçeve Protokolü’nün 7.3 maddesine dayalı olarak ... seri nolu 58.000 USD + % 18 KDV = 68.440 USD bedelli “Gayri maddi hak bedeli İadesi “ açıklamalı faturanın davacıya gönderildiği, Davacının ise, Söz konusu Faturanın kabul edilmediği ve ... 2 Noterliğinin 05.09.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ekinde davalı şirkete İADE edildiği, İhtarname sonrasında... seri nolu 200.000.00 TL tutarlı ve 25.07.2016 tarihine kadar geçerli (Süreli) KESİN TEMİNAT MEKTUBU’nun verildiği, Davacı; Davalının söz konusu Banka Teminat Mektubunu nakde çevirme baskısı altında kaldığını ve Teminat Mektubu Tutarında olmak üzere (200.000.00 TL) söz konusu bedeli 22.09.2016 tarihinde davalıya ödemek zorunda kaldığını, Davacı, Davalıya yapılmak zorunda kalınan 200.000.00 TL’nın İADESİ için ise Söz konusu 31.08.2016 tarihli Faturanın iadesinin gerçekleştiği İhtarname tarihinden itibaren 6 yıl, 3 ay 2 gün sonra, huzurdaki işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Davalı ise, 31.08.2016 tarihli 68.440 USD bedelli Faturanın taraflar arasında İmzalanan 22.06.2014 tarihli Çerçeve Protokolü’nün 7.3 maddesi gereğince, Davacının bakiye kalan 58.000 USD tutardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı tarafından yapılan ödemenin herhangi bir ihtirazı kayıt olmaksızın yapıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, davanın esası yönünden reddi gerektiği savunmasında bulunmuştur. TBK m.146 uyarınca asıl borç bakımından on yıllık genel zamanaşımının uygulanması gerektiği ve borcun sözleşmenin sona ermesiyle birlikte muaccel olduğu kabul edilerek zamanaşımı süresi sözleşmenin sona ermesinden itibaren 10 yıl olup henüz asıl borca ilişkin zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı defiinin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporuna göre davacının defter ve kayıtlarında dava konusu edilen 200.000,00-TL tutarlı Teminat Mektubu için alacaklı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden kesilen 58.000 USD'lik faturanın ... 2. Noterliği'nin 08.09.2016 tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiği ve defterine kaydedilmediği belirtilmişse de 200.000,00-TL'lik banka teminat mektubu bedelini öderken herhangi bir ihtiazi kayıt koymadan ödediği, İhtarname tarihi ve ödeme tarihinin üzerinden neredeyse 6 yıl geçtikten sonra iş bu davayı açtığı dolayısıyla yapılan 200.000,00-TL'lik ödemenin 22/06/2014 tarihli Çerçeve Protokolü hükümlerine uygun olarak davacıdan tahsil edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.987,90-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 32.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır