İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/243 E. 2024/806 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/243
- Karar No
- 2024/806
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/243 Esas KARAR NO:2024/806 DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/04/2021 KARAR TARİHİ:20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ... arasında düzenlenen 13.07.2017 tarihli sözleşmeye istinaden davacı şirketin ... İşleri Yapım İşini üstlendiğini, işin bitim tarihi olarak 14.06.2020 tarihinin belirlendiğini, davacı şirketin üstlendiği bu işi davalılar ... Sigorta %45 oranında sorumlu, ... Sigorta %30 oranında sorumlu ve ... Sigorta %25 oranında sorumlu olacak şekilde 14.09.2017 tarihli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirmiş ve teminat altına almış olduğunu, poliçenin davalı sigorta şirketleri arasında Koasürans Esasına göre yapıldığını, daha sonra zeyilnamelerin düzenlendiğini, sözleşme ekinde işveren .... Genel Müdürlüğünün ... genelinde kullandığı Balast Teknik Şartnamesi mevcut olup, projede kullanılacak balastın bu şartnameye uygun olarak seçilmesinin zorunlu olduğunu, işin Balast Teknik Şartnamesine uygun olarak ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş, taş ocakları belirlenmiş, testler yapılmış, ocak ve üretim onayları alınmış, yüzlerce test yapılmış, onay, izin ve ruhsatlar alınmış ve bunlara uygun olarak balast üretimi yapılarak hatlara serilmiş ve rayların döşenmesi gerçekleştirilmiş olduğunu, hal böyle iken serilen ... Ocağından temin edilen balast malzemesinin stoklandığı depo ve hattın birkaç noktasında malzemenin üst yüzeylerinde Mart 2019 ayı sonlarında renkte hafif değişiklikler gözlenmiş, durum derhal tetkike alınmış, ilave testler yapılmaya başlanmış olduğunu, Mayıs 2019 tarihinde stok üst kısmındaki bazı taneciklerde parçalanma olduğu görülmüş yine serilen hatta da bu bulgulara rastlanmış olduğunu, parçalanmanın en üst yüzeyde olduğunu, ... ve/veya atmosferik etkiye direkt açık olmayan kısımlarda sorun olmadığının tespit edildiğini, yapılan testlere arttırılarak devam edildiğini, yapılan test sonuçlarında balastın şartnameye uygun olduğunun görülmüş ve onayların verilmiş olduğunu, Temmuz ve Ağustos 2019 aylarında etraflı değerledirmeler neticesinde böyle bir olayın daha önce benzeri yaşanmamış, çok özel bir gelişme olduğunun anlaşıldığını, Ağustos 2019 sonunda bozulmanın ... ... Ocağından çıkarılan balastın geneline yansıdığı tespiti üzerine üretim ve serimin durdurulmuş, bu öngörülemez olayın derhal .... ve davalı sigorta şirketlerine bildirilmiş, ihbar edilmiş ve taraflarca malzemenin incelenmesi için uzman atamaları yapılmış olduğunu, hasar ihbarına karşı işveren .... tarafından davacıya gönderilen cevap yazısında olumsuz balastın kaldırılması ve yeni balastın serilmesinin istenmesi üzerine bozunmuş balastın kaldırılması ve yenisinin serilmesinin kararlaştırılmış olduğunu, bu kapsamda rayların altı boşaltılmış ve yeni balast malzemenin doldurulmuş ve bu şekilde işin sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirilmiş olduğunu, bu konuda davacı tarafından Ar-Ge grubunda çalışma yaptırıldığını, yine uzman inşaat mühendisi - jeolog Dr.... ve Prof. Dr. ...’tan raporlar alınmış olduğunu, bu süreçte davacı tarafından davalı şirketlere istenen tüm bilgi ve belgelerin sunulduğunu, ancak hasar bedelinin ve zararın ödenmesi talep edildiği halde bu konuda bir ilerleme sağlanamadığını, davalı şirketlerce hasar ödemesini geciktiren işlemlere başlandığını, bu sebeple davacının hasarının her geçen gün arttığını, bunun davalı şirketlere de bildirildiği halde bir sonuç alınamaması üzerine davacı şirket tarafından davalılara 17.04.2020 tarihinde Noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça Noter kanalı ile gönderilen cevapta davalı tarafın tazminat ödeme borcunu resmi olarak kabul etmiş olmasına rağmen bu güne kadar herhangi bir ödeme yapmadıklarını, dava ve sigorta konusu ... Yapı ve Elektromekanik İşleri kapsamında oluşan balast hasarı nedeniyle, bozulmuş malzemenin hattan kaldırılmış, yerine yeni malzemenin döşenmiş, sözleşme konusu iş yerine getirilmiş olup, rizikonun gerçekleştiği ihbarına, hasarın ödenmesi taleplerine rağmen, tazminat ödemesinin uzun süre sürüncemede bırakılması ve nihayetinde hasarın haksız ve yasal dayanaktan yoksun gerekçelerle ödenmeyeceğinin bildirilmesi ve arabulucu nezdinde de anlaşılamaması nedeniyle hasar bedelinin, zararlarının, sigorta tazminatının ... Sigorta %45 oranında sorumlu, ... Sigorta %30 oranında sorumlu ve ... Sigorta %25 oranında sorumlu olacak şekilde İnşaat Tüm Riskler Sigortası Poliçeleri kapsamında, faizleriyle birlikte tazmini/tahsili amacıyla iş bu davanın açılması zaruretinin doğduğunu belirterek dava ve sigorta konusu "... Projesi Üst Yapı ve Elektromekanik İşleri" kapsamında oluşan balast hasarı nedeniyle davacı şirketin rizokunun gerçekleştiğine ilişkin ihbarına, hasarın ödenmesi taleplerine rağmen tazminat ödemesinin uzun incelemeler gerekçe gösterilerek sürüncemede bırakılması ve nihayet hasarın ödenmeyeceğinin bildirilmesi ve Arabulucu nezdinde de anlaşmaması nedeniyle davalılar ... Sİgorta A.Ş.%45 oranında sorumlu, ... Sigorta %30 oranında sorumlu ve ... Sigorta %25 oranında sorumlu olmak üzere İnşaat Tüm Riskler Sİgortası Poliçeleri kapsamında şimdilik 50.000.000 TL h asar bedelinin/ zararlarının/ sigorta tazminatının temerrüt tarihi olan 02/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalılardan ( her bir davalıdan kendi hisseleri / sorumlulukları oranında ) poliçelerdeki sorumlulukları oranında tazminine / tahsiline karar verilmesini, Mahkememizce tespit edilecek miktarın, miktarın tespitinde (... 5. Noterliğinden düzenlenen 17/04/2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamelerindeki talepleri ve eksper .. tarafından hazırlanan 18/10/2019 tarihli ön ekspertiz raporundaki tespit edilen değer nazara alınarak ( ekspertizin raporlarındaki miktar ve sair husustaki aleyhe hususlara itirazları saklı kalmak üzere) en azından bu rapordaki değerler üzerinden) dava sonucu beklenmeksizin ve yaşanan süreç de dikkate alınarak acilen TTK.m.1427/3 hükmüne göre avans olarak davalılardan poliçe payları oranında alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar ve dilekçelerdeki iddia ve beyanlar değerlendirilirken sigorta ettiren davacı şirket ve sigortalı ....’nin dahil olduğu diğer tüm sigortalıların işbu ihtilaf konusu olayda tutum ve davranışlarının birlikte dikkate alınması gerektiğini, ihtilaf konusu olayda poliçe özel ve genel şartlarında teminat sağlanan bir riskin gerçekleşmemiş olduğunu, davacı şirketin ... taş ocağındaki taşın balast olarak kullanılamayacağını, poliçenin yapılmasından çok öncesinden bildiği ve ticari ve maliyet tercihleri ile buna rağmen anılan ocağı kullanmaya yöneldiği ve aslında bu ticari riskini davalı müvekkili sigorta şirketlerinden gizlemek veya üstünü örtmek suretiyle sigorta poliçesine devretmeye çalıştığı, bunun hasar incelemesi ile ortaya çıktığını, davacı şirketin çok sayıda yerli ve yabancı şirket ve öğretim görevlisi ile çalıştığını beyan etmekte ise de bu çalışmaların tamamen gerçekleşen deformasyonun geri kazanımının belirlenmesine yönelik çalışmalardan ibaret olduğunu, bahse konu tez çalışmasının da davacı şirketin poliçenin düzenlenmesinden çok öncesinde bilgi sahibi olduğunu, bozunma olayı için beklenmedik bir durumdan bahsetmenin hiçbir zaman olanaklı olmayacağının saptanmış olduğunu, yine davacı şirketin renk değişiminin kimyasal olabileceğini öngörmemiş olmasının olanaklı olmadığını, gerçekleşen hadisede yetersiz şartnameye dahi uyum göstermeyen balast malzemesinin risk alınarak kullanımına gidilmesinin söz konusu olduğunu, davacı sigorta ettiren şirket ve sigortalı .... nin durumun gayet iyi farkında olduğunu, ortada ani ve beklenmedik bir durumun söz konusu olmadığını, burada sigorta ettiren davacının ticari olarak ve bilerek üstlendiği riske bağlı deneme ve arge çalışmalarından doğan genel giderinin söz konusu olduğunu, davacı sigorta ettirenin tercihli denemeleri olduğundan poliçe kapsamında bir risk ve hasardan bahsedilemeyeceğini, sigorta konu/teminat/kapsamının devreye girmediği bir yerde, LEG 3 klozuna bağlı bir ek teminatın çalışması, sigorta mevzuatı, sözleşmeleri ve teamülleri gereğince mümkün olmadığını, ihtilaf konusu olayda inşaat sigortası genel şartları, poliçe özel şartları ve LEG-3 Wording şartları gereği teminat sağlanan bir riskin gerçekleşmemiş olduğunu, sigorta sözleşmesi üzerinden gerçekleşmiş bir riziko ve hasar varmış gibi, davalı sigorta şirketlerine tazmin ettirmeye çalışmalarının 6102 sayılı md. 1429 (1) son cümlesi gereğince kasıtlı bir fiil olup, tek başına dahi müvekkili sigorta şirketlerini tazmin yükümlülüğünden kurtarmakta olduğunu, ihtilaf konusu olayda sigorta sözleşmesi kapsamıi şartları ve teamülleri anlamında bir hasar bulunmamakta olduğunu, ticari riski üzerine almaya dayalı bir tercih ile yapılan deneme çalışması giderlerinin söz konusu olduğunu, risk ve sonucunda hasar tanımlı bir maliyet bildiriminin bulunmamakta olduğunu, sigorta sözleşmesini ilgilendiren ve tetikleyen bir illiyet bağının da olmadığını, sigorta ettirenin ucu açık şekilde devam eden başlayan ve son bulmayan arge çalışmalarından doğan adı hasar olmayan deneme çalışma maliyetleri bulunduğunu, davacının davaya konu ettiği sözde hasar tutarının sigorta sözleşmesi bedel ve şartları karşısında fahiş olduğunu, her halükarda eksik sigortanın mevcut olduğunu, davacı sigorta ettiren, sigortalı .... ve temsilcisi dava dışı brokerinin, sigorta sözleşmesi ve 6102 sayılı TTK’dan kaynaklanan birden fazla asli ve önemli yükümlülüklerini bilerek ve isteyerek ihlal etmek suretiyle sigorta sözleşmesinden doğabilecek haklarını her şekilde kaybetmiş olduğunu, hasar incelemeleri, sigorta ettirenden kaynaklanan ve sigortacılara yüklenemeyen nedenlerden dolayı gecikmiş olduğunu, bu nedenle davalı sigortacıların temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek davanın usul yönünden reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket ile dava dışı ... arasında akdedilen ... İşleri Yapım Sözleşmesi uyarınca oluşan balast hasarı nedeniyle hasar tazminatının davalı sigorta şirketlerinden TTK 1427. maddesine göre tahsiline yönelik belirsiz alacak davası niteliğinde açılmış tazminat davasıdır. Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup; ... Sigorta A.Ş.'den ekspertiz raporu, ...'den sözleşme ve ihale dosyaları, Balast Teknik Şartnamesi, Birim Fiyat Teklif Cetveli, Birim Fiyat Tarifeleri,... Ocak/Ayna Onay Testleri, Üretim Onay Testleri, Rutin Kabul Testleri, 1.Tabaka Balast Harita Ölçüm Sonuçları, ..., ...,..., ..., ... Onay Testleri, Üretim Onay Testleri, Rutin Kabul Testleri, Yeni Serilen Balast Malzemesi için Güzergah Üzerinden Alınan Numunelere İlişkin Akredite Laboratuvar Testleri, Balast Değişimine Konu Kesime Yönelik Hakediş Ödemesi, Balast Değişimine Konu Kesime Yönelik Hakediş Tutanakları, davacı vekili tarafından sunulan ihtarname asılları, Yer Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezinden analiz raporları, davalılar vekili tarafından sunulan CD dosyamız içerisine alınmıştır. Davacı, dava dışı ... ile yaptığı 13.07.2017 tarihli sözleşme ile ... Projesi Üstyapı ve Elektronik İşleri Yapım İşi'ni üstlenmiştir. Yapılan uzatma anlaşmaları ile işin bitim tarihi 14.06.2020 olarak belirlenmiştir. Davacı bu işten dolayı davalılarla 14.09.2017 tarihli İnşaat Tüm Riskler Sigorta poliçesi ile sigortalamıştır. Ayrıca 14 adet zeyilname düzenlenmiştir. Anılan işin yapımı sürecinde Mart 2019 gibi, Km 169+335 ile km 258+614 arasındaki kesimlerde serilen ve ... Ocağı'nda temin edilen balast malzemesinin depolandığı stoklarda ve hatta serilmiş malzemelerin bazı noktalarında, balast malzemesinde renk değişiklikleri görülmüş, bu husus işveren idare ile davacı yüklenici arasında müzakere edilmiş, testler yapılmış, idari ve bilimsel heyetlerle konu görüşülerek anılan ocaktan balast temini Ağustos 2019'da durudurumuştur. Bunun üzerinde davacı tarafından işverene ihbarda bulunulduğu gibi 18.09.2019 tarihinde davalılara da ihbarda bulunulmuştur. İşveren idare ile yapılan görüşmelerin akabinde, ... ocağından balast alınmaması, daha önce serilen balastların kaldırılarak, diğer 11 mahaldeki ocaklardan alınan balastların serilerek işe devam olunması kararlaştırılmış ve davacı tarafından bu minvalde özel kiralanan iş makinaları ile kaldırma işleri yapılarak işe devam olunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve raporlardan davacının Mühendis Jeolog ...'da, Prof Dr ...'a da konu hakkında davadan önce inlemeler yaptırdığı, yine davadan evvel davalılardan ... Sigorta AŞ ile koordineli olarak eksper ...'a da inceleme yaptırılarak hasar sürecinin yürütüldüğü anlaşılmıştır. Davacının ... Noterliği'nden 17.04.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile davalılardan poliçe gereği tazminat ödemesi istediği, davalılar adına .... Noterliğinden gönderilen 27.04.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede ise talebin poliçe kapsamında olup olmadığına dair incelemelerin devam ettiği, bu sebeple tazminat ödeme borcuna dair sürelerin işlemeye başlamadığı ve hatta "hasarın poliçe kapsamında olmadığını destekleyen çeşitli verilere ulaşıldığı.." yönünde ihtarda bulunulduğu görülmüştür. Görüldüğü gibi, bu ihtarnamede, davalı tarafın kayıtsız şartsız hasarın poliçe kapsamında olduğu yönünde bir kabulü söz konusu değildir. Mahkememizce davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 09/04/2021 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiş, davacı tarafça ara karar istinaf edilmiş, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2021/801 Esas, 2021/892 Karar, 07/07/2021 tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından davanın ... Genel Müdürlüğüne ihbarı talep edilmiş olduğundan dava T.C.Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ihbar edilmiştir. Ne var ki feri müdahale talebi olmadığından, ihbar edilenin UYAP kaydı silinmiştir. Dosya Maden Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Sigorta Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 02/01/2023 tarihli raporda; mühendislik projelerinde balast olarak kullanılacak malzeme dayanıklılığı ve dayanımı yüksek olan magmatik kayaçlar (diyabaz, bazalt gibi) tercih edilmesinin gerektiği, fakat her magmatik kayaç balast malzemenin kullanımı açısından uygun olmayabileceği, teknik açıdan gördükleri kusurların; dava konusu ihalede geçerli olan 2016 yılı eski şartnamede kayaların fiziksel ve mekanik özelliklerinin tespiti için önerilen testlerin yeterli olmasına rağmen ayrışma özelliklerinin tespiti için yapılması gereken diğer testlerin şartnamede olmaması, kayaçların balast malzemesi olarak kullanılabilmesi için gerekli parametrelerin yanında ayrışma indislerini de içeren maddelerin şartnameye konulması gerekir ve böylece şartnamede bütüncül bir değerlendirme sisteminin oluşturulması daha doğru bir yaklaşım olacağı, ... 2016 şartnamesine uygun olan diyabaz/bazalt türü kayaların raporda detaylı olarak açıklanan ve şartnamede dikkate alınmayan kayaların oluşum ortamı, jeolojik evrimi, jeolojik koşulları, kayaların mineralojik ayrışma türleri ve derecesi gibi parametreler göz önüne alınmadığı, taş ocağından toplanan kayalardan alınan numunelerde mikroskop altında ayrışmaların mevcut olup olmadığının mineralojik ve petrografik incelemeler ile araştırılması zorunluluğu balast teknik şartnamesine konulmuş olsa idi, bu bozulma mutlaka görülmüş olacağı ve görülmemesinin imkansız olduğu, bu tip bozulmaların ... veya atmosferik etkiler altında birkaç yıl içinde bozulmasının mümkün de olmadığı, şartnamedeki hatalar zaman içerisinde anlaşılmış ve yeni balast teknik şartnamesi 2020 yılında düzenlendiği, İhalede kullanılan T.C.D.D. 2016 Balast Teknik Şartnamesindeki eksikliklerin ortaya çıkan itilafın ana kaynağı olarak göründüğü, Jeolojik açıdan yeterli bilgi ve değerlendirmenin eksikliği bu problemin doğmasına neden olduğu, (kayacın kökeni, ayrışma derecesi, ayrışma türü, jeokimyasal analiz sonuçlarının değerlendirilmesi vb. Gibi), ... taş ocağından temin edilen balast malzemenin hızlı tren hattında kullanılmaya elverişli olmadığının aşikar olduğu, numunelerin Jeoloji Mühendisliği bilimine uygun olarak toplanmadığının açık olduğunu, durum böyle iken milyonlarca TL değerindeki ve önümüzdeki en az 100 yıl kullanacağımız bir hızlı tren yolu inşaatında .... tarafından yeteri kadar Mühendislik Jeolojisi prensiplerine uyulmadığının veya özen gösterilmediğinin çok açık olduğu, toplanan numuneler bütün ocağın teknik özelliklerini doğru olarak yansıtmıyorsa veya ilk toplanan numuneler ile son toplanan numuneler arasında şartnameye göre çok aykırı farklar çıkıyorsa bunun sorumlusunun numuneyi toplayan taraf olduğunu, numune toplamanın profesyonel bir iş olduğunu ve uluslararası standartlara uygun olarak teknik elemanlarca alınması gerektiği, ayrıca, T.C.D.D.'nin hazırladığı Teknik Şartnamenin Mühendislik Jeolojisi prensipleri göz ardı edilerek hazırlanmış olduğunu, çünkü, şartnamede (A) Mineralojik ve Petrografik Analizlerin, (B) Kimyasal Analizlerin yapılması şartı YOKTUR ve ayrıca, (C) balast şartnamesinde "Konvansiyonel" veya "Yüksek Hızlı Tren Hattı" için de bir ayırım yapılmadığını, Sadece Ateş Zaiyatı (LOI) oranının bile kayaların ayrışmaya başlamış olup olmadığını göstermeye yeterli olduğu, belirtildiği üzere, .... (DATEM) ve MTA laboratuvarlarına verilen numuneler ile Ankara Üniversitesi ve .... Maden Fakültesi'ne verilen numunelerin benzer olmasının mümkün olmadığını, Temsili numune almanın çok ciddi iş olduğunu ve profesyonel olmayanların yapamayacağını, Laboratuvara hangi numuneyi götürürseniz laboratuvarın o numunenin analizlerini yapacağını, yanlış numunenin analiz sonuçlarının da yanlış olacağı, davalılardan ... ... Sigorta A.Ş. nin ... Sıfatı ile ... nolu < İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi > düzenlediği, poliçenin 13.09.2017 – 17.07.2019 poliçe süresince geçerli olduğu, işbu poliçe ile belirlenen teminat kapsamı İnşaat Tüm Riskler ve Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası, Türk Genel Şartları ve Ekli Munich Re Klozları Esaslarınca belirlenen şartların dahilinde gerçekleşen durumları teminat altına aldığı, poliçe özel şartları ile kullanılan malzemenin kendisinden veya yapısal bozukluklarından kaynaklanan hasarlar teminat dışı tutulduğu, kaldı ki dava konusu olayda kullanılan malzeme bir kazaya veyahut başka bir malzemenin hasara uğramasına sebep olmamış, 3. kişilerin zarara uğramasına neden olmadığı, davacının zararı kullanılan malzemenin henüz sistem faaliyete girmeden parçalanma göstermesi ve yapılacak işin riskli olması ihtimali göstermesi nedeniyle geri toplanmasından kaynaklandığı, devamla işbu poliçenin istisnalar başlığı altında ani ve beklenmedik şekilde gerçekleşmeyen hasarlar teminat dışı tutulduğu, inşaat sigortasının konusunu, kural olarak, inşa edilmekte olan yapı ile bu yapının inşasında kullanılan malzemelerde (ve varsa diğer kıymetlerde) ani ve beklenmeyen bir nedenle ortaya çıkan zıya ve hasarlar oluşturduğu, inşaat Sigortası Genel Şartları A.1. maddesine göre de poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder hükmünü taşıdığını, A.3. maddesinde Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Kıymetler ve Haller belirlenmiş ve ek sözleşme ile teminat altına alınmadığı takdirde belirlenen haller dolayısıyla meydana gelen ziya ve hasarlar sigorta teminatının dışında tutulduğu, yine A.4. Teminat Dışında Kalan Kıymetler ve Haller j) bendi ile “Sigortalının veya onun yerine kaim olan sorumlu kişinin, kastı ve ayrıca sözleşme varsa ağır kusurundan kaynaklanan ziya ve hasarlar, “ teminat dışı sayıldığı, B.4. Tazminat Hakkının Eksilmesi veya Düşmesi başlıklı maddesinde “ Sigortalı, hasar vukuundaki yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu ziya ve hasar miktarında bir artış olursa sigortacının ödeyeceği tazminattan bu suretle artan kısım indirileceği, Sigortalı, rizikonun tahakkukuna kasten sebebiyet verir veya ziya ve hasar miktarını kasten artırıcı fiillerde bulunursa, bu poliçeden doğan haklarının düşeceği hükmünün getirildiği, 6201 Sayılı TTK ‘nun Rizikonun gerçekleşmesinde kusura ilişkin 1429. Maddesine göre; Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulacağı ve aldığı primleri geri vermeyeceği hükmünü getirdiği, Yasal Mevzuat ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de sigortalının, malın ayıbından veyahut yapılan iş için yetersizliğinden kaynaklanan ani ve beklenmedik olmayan zararlar teminat dahilinde kabul edilmeyeceğini, heyetin teknik kısmında yapılan değerlendirmede davacı tarafın İhale Şartnamesine aykırı hiçbir kusuru bulunmadığı, ancak kusurun şartnameyi eksik hazırlayan ve taş ocağından numuneleri doğru almayan ....'ye ait olabileceği, açıklanan nedenler ile davacının sigorta teminatı dahilinde olmayan işbu zararını davalı sigorta şirketlerine yöneltemeyeceği, takdir Mahkememize ait olmak üzere, mevcut dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, davacının iddia ettiği şekilde zarar doğuran rizikonun söz konusu sigorta sözleşmesinin kapsamı dışında bırakıldığı görüldüğü, diğer bir deyişle yukarıda belirttiğimiz sigorta tazminatının ödenmesine ilişkin aranan şartlardan ilki mevcut dosya kapsamında oluşmadığı, işbu açıklanan nedenlerle kanaatlerinin davacının zararının dava konusu sigorta sözleşmesi kapsamında tazmini söz konusu olamayacağı belirtilmiştir. Dosya itirazlar doğrultusunda ve yine bilirkişi heyetinden mahkememizin 23/03/2022 tarihli celsenin 3. 3addesinde belirtilen tüm hususlarda sorulan soruların cevaplandırılması, davacı tarafın zararı talep edemeyeceği sonucuna varılsa dahi bu husustaki nihai takdir mahkememize bırakılmak suretiyle zarar miktarının tespiti için yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 19/07/2023 tarihli ek raporda; ... ... diyabaz türü kayalardan oluşan 3 ve 4 nolu aynalardan alınmış şahit numunelerden kırılarak elde edilen balast malzemesi, .... ... Laboratuvarı tarafından 01.12.2017- 26.12.2017 tarihleri arasında şartnamede atfedilen fiziksel ve mekanik özelliklerin belirlenmesine yönelik deneylere tabii tutulduğu, yine aynı kurum tarafından hazırlanmış 26.12.2017 tarihli deney sonuçları raporuna göre, 2016 ... Balast Şartnamesinin kayaç kökeni, fiziksel ve mekanik özellikler kriterlerine uygun olduğunun belirlendiği, fakat her ne kadar malzeme 2016 ... balast şartnamesinde belirtilen kriterlere uygun olsa da raporda detaylıca yapılan değerlendirmelere göre ilgili teknik şartnamenin dikkate almadığı kayacın oluşum koşulları, jeolojik evrimi, mineralojik ayrışma durumu gibi parametrelerin de göz önünde bulundurulması ile ... taş ocağı diyabaz/bazalt türü kayaçların balast malzemesi olarak kullanıma uygun olmadığı görüşü oluştuğu, benzer bir görüş Prof. Dr. ...’ın 12 Eylül 2019 tarihli raporunda “Başka bir anlatımla, mevcut balast teknik şartname içeriğinin bu olguyu “öngörebilecek yeterlilikte” olmadığı ifade edilebilir” şeklinde de belirtildiği, yine benzer bir görüş inşaat mühendisi/mühendislik jeologu Dr. ... tarafından hazırlanan 9 Ekim 2019 tarihli raporun sonuç kısmında “En muhtemel sonuç mevcut şartnamenin bu durumda gözlemlenen beklenmedik, hızlı ayrışmanın gerçekleşmesi gibi ayrışma sorunlarını yakalamada sınırlı olmasıdır” şeklinde ifade edildiği, özet olarak, Kök Raporda da belirtildiği üzere ... Ocağının taşları balast malzemesi olarak kullanılmaya kesinlikle uygun olmadığı, Ocakta kaya kütlesi mostralarında yüzeysel ayrışma kayaç yüzeyinden belli bir derinliğe kadar atmosferik şartlara bağlı olarak gerçekleştiği, daha sonra bu kaya kütlelerinden delme, patlatma ve kırma işlemlerinden geçen kaya malzemesi daha küçük boyutlara indirgenerek balast malzemesi olarak kullanıldığı, doğada kayaların ayrışması farklı derecelerde gerçekleştiği, bu kırılarak daha küçük boyutlara getirilmiş ve mineralojik olarak da ayrışma içeren kaya malzemeleri direkt atmosferik koşullara maruz kalmakta ve bu koşullar altında daha hızlı bozuşabilmekte olduğu, bu nedenle balast malzemesi olarak kullanılması istenilen kayacın mineralojik düzeydeki ayrışma ve alterasyonlarının derecesinin çok iyi tespit edilmesinin teknik bir zorunluluk olduğu, yapılması gereken kayalardan alınan numunelerde ince kesitlerin mikroskop altında ayrışmaların mevcut olup olmadığının petrografik incelemeler ile değerlendirilmesi yapılmış olsa idi, bu bozulma mutlaka görüldüğü, görülmemesinin imkansız olduğu, bu tip bozulmaların ... veya atmosferik etkiler altında birkaç yıl içinde bozulmasının mümkün olmadığı, başka bir deyişle kök raporda da belirtildiği gibi bozulmanın zaten olduğu fakat ...’nin teknik heyeti tahminen taş ocağından numune alma konusunda uzman olmadığı, onun için yanlış numuneler toplandığı ve ... laboratuvarında bu ocağı doğru temsil etmeyen numuneler üzerinde yapılan testlerde yanlış yorumlara sebep olduğu, ayrıca yine kök raporda açıkça açıkça belirtildiği üzere, ...’nin hazırladığı balast şartnamesi eksik olduğu, açıklanan nedenlerle meydana gelen zarar poliçe kapsamında olmadığı, ...’nin teknik personelini tarafından numuneler taş ocağından topladığı ve ...’nin kendi laboratuvarında (...) şartnamede belirtilen bütün mühendislik testler yaptıktan sonra müteahhit firmaya uygundur raporu verdiği için ... asli sorumlu olduğu, kasıt yoktur, fakat teknik yetersizliğin olduğu, ... taş ocağından alınan taşların balast olarak kullanılamayacağının poliçenin yapılmasından önce davacı tarafından bilinip bilinmediği, davacının ... teknik personeli ile beraber taş ocağından numune topladığı dosyadaki resmi belgelerde mevcuttur ve bu durumu kök raporda belgelediklerini, toplanan numunelerin testlerinin ... laboratuvarında yapıldığı, davacı tarafın yeterli bilgiye sahip üniversitelerden teknik personel yardımıyla gerekli incelemeleri ...’den bağımsız olarak kendisi içinde yaptırması gerekirdi çünkü bu işlem balast malzemesinin uygunluğunun teyidi için önem taşıdığı, sigorta öncesi yaptırılan analizlerin Balast Teknik Şartnamesinin 2 ve 3. maddelerine aykırılık oluşturup oluşturmadığı, yapılması gereken fiziksel ve kimyasal analizlerin yapılması yapılıp yapılmadığı, sigorta öncesi yaptırılan analizler T.C.D.D. balast teknik şartnamesinin 2. ve 3. Maddelerine aykırılık teşkil edip etmediği hakkında 2. Maddenin (Kayaç Özellikleri ve Üretim İşlemleri) 2.1 şıkkına (balastın magmatik kökenli kayadan kırıcılarda kırılarak üretilmiş olması) aykırılık oluşturmamakta fakat 2.2-2.6 şıkları için ancak kayacın ve balastın yerinde incelenmesiyle söylenebildiği, 3. Maddenin (Muayene Kabul Şekli ve Şartları) 3.1 Genel şartları (3.1.1’den 3.1.6) hakkında yine aykırılık teşkil edip etmediği ancak yerinde inceleme ve kontroller ile mümkün olacağı, diğer yandan şartnamenin 3.2. Geometrik Özellikler ve 3.3. Fiziksel Özellikleri şıkları altında yer alan özelliklerin belirlenmesi amacıyla yapılmış deneyler ve sonuçları ve gerekli kimyasal analizlerin sonuçları dava dosyasında yer aldığı, fakat 2016 tarihli ... balast teknik şartnamesinde göz önünde bulundurulmayan kayacın oluşum koşulları, mineralojik ayrışma düzeyi, jeolojik evrimi, kayacın atmosferik koşullar altında duraylılık testleri açısından yetersiz olduğu, bu parametrelerin göz önüne alınmaması balast malzemesinin bozuşma nedenlerinin dikkatlice değerlendirilmemesine yol açtığı, yine hasarın leg 3 klozuna girip girmediği, Leg 3 klozu ile Malzeme işçilik tasarım planı şartnamesindeki kusurlar tarafından gerekli kılınan tüm masraflar ve söz konusu kusurlardan herhangi birini içeren sigortalı mülkün herhangi bir bölümünde hasar oluşması durumunda, değiştirme veya düzeltme maliyeti hariç tutulur, orijinal malzeme işçilik tasarım planını veya spesifikasyonunu iyileştirmek için yapılan maliyetlerden bahsedilmekte sigortalı varlığın herhangi bir kısmının, malzeme, işçilik, tasarım planı veya şartnamedeki herhangi bir kusurun varlığı nedeniyle yalnızca hasarlı olarak kabul edilmeyeceği kabul edildiği, bu nedenle hasar Leg 3 klozuna girmediği, söz konusu tespitler yapıldıktan sonra bu hasarın poliçe kapsamında tazmininin gerekip gerekmediği, mevcut teknik değerlendirmelere göre işbu hasarın poliçe kapsamında olmadığı sonucuna varıldığı, tazmin gerekiyorsa hasar miktarının ne kadar olduğu, tazmini gereken bir hasarın bulunmadığı, eksik sigorta bulunup bulunmadığı, poliçe kapsamında değerlendirilecek bir hasar bulunmadığından eksik sigorta bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirmeye gidilmediği, davacı tarafından gerçekleşen balast hasarı dışında ayrıca; 1-Hattı sökmeden hattın altındaki balast malzemesinin kaldırılması (sökümü) ve yeni balast kullanılarak hattın altının doldurulması için makinalı işlem için yapıldığı belirtilen yönetim personel maliyeti, ekipman ve akaryakıt maliyetleri, kök raporda da izah edildiği üzere; taraflarınca maliyet durumları bilinmediğinden bu konunun bilirkişi heyetlerince hesaplanamayacağı, yeni balastın serimi için gerçekleşen personel ve kiralık ekipman ve akaryakıt maliyetinin, kök raporda da izah edildiği üzere; tarafımızca maliyet durumları bilinmediğinden bu konunun bilirkişi heyetlerince hesaplanamayacağı, yenilenen balastın sorunlu temin edilme belgelerine bağlı olarak fark maliyetlerinin, kök raporda da izah edildiği üzere; taraflarca maliyet durumları bilinmediğinden bu konunun bilirkişi heyetince hesaplanamayacağı, yeni balastın nakli için nakliye maliyetlerinin poliçe kapsamında davalı sigorta şirketlerinden tazmininin gerekip gerekmediği, kök raporda da izah edildiği üzere; taraflarınca maliyet durumları bilinmediğinden bu konunun bilirkişi heyetimizce hesaplanamayacağı, bu davada her ne kadar taraf olmasa da ... asli sorumlu olması gerektiği, çünkü, ... taş ocağından ocak açılmadan önce ...’nin teknik personeli taş ocağına gitmiş, 4 kişilik heyet olarak numuneler alınmış (heyette Davacının teknik personeli de var), toplanan numuneler için ocakta zabıt tutulmuş (Kök Raporda kopyası mevcuttur) ve toplanan numuneler ...’nin kendi laboratuvarında (...) şartnamede yazılı şekilde analizleri yapıldıktan sonra davacı firmaya ... taş ocağı numuneleri uygundur diye raporu yine ... verdiği, teknik kısımda kök rapordaki görüşlerde değişiklik yapılmadığından sigorta yönünden de görüş değişikliği yapılmasının mümkün olmadığı, davalılardan ... ... Sigorta A.Ş. nin ... Sıfatı ile ... nolu < İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi > düzenlediği, poliçenin 13.09.2017 – 17.07.2019 poliçe süresince geçerli olduğu, işbu poliçe ile belirlenen teminat kapsamı İnşaat Tüm Riskler ve Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası, Türk Genel Şartları ve Ekli Munich Re Klozları Esaslarınca belirlenen şartların dahilinde gerçekleşen durumları teminat altına aldığı, poliçe özel şartları ile kullanılan malzemenin kendisinden veya yapısal bozukluklarından kaynaklanan hasarlar teminat dışı tutulduğu, kaldı ki dava konusu olayda kullanılan malzeme bir kazaya veyahut başka bir malzemenin hasara uğramasına sebep olmamış, 3. Kişilerin zarara uğramasına neden olmadığı, davacının zararı kullanılan malzemenin henüz sistem faaliyete girmeden parçalanma göstermesi ve yapılacak işin riskli olması ihtimali göstermesi nedeniyle geri toplanmasından kaynaklandığı, devamla işbu poliçenin istisnalar başlığı altında Ani ve beklenmedik şekilde gerçekleşmeyen hasarlar teminat dışı tutulduğu, inşaat sigortasının konusunu, kural olarak, inşa edilmekte olan yapı ile bu yapının inşasında kullanılan malzemelerde (ve varsa diğer kıymetlerde) ani ve beklenmeyen bir nedenle ortaya çıkan zıya ve hasarlar oluşturduğu, inşaat Sigortası Genel Şartları A.1. maddesine göre de poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder hükmünü taşıdığını, A.3. maddesinde Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Kıymetler ve Haller belirlenmiş ve ek sözleşme ile teminat altına alınmadığı takdirde belirlenen haller dolayısıyla meydana gelen ziya ve hasarlar sigorta teminatının dışında tutulduğu, yine A.4. Teminat Dışında Kalan Kıymetler ve Haller j) bendi ile “Sigortalının veya onun yerine kaim olan sorumlu kişinin, kastı ve ayrıca sözleşme varsa ağır kusurundan kaynaklanan ziya ve hasarlar, “ teminat dışı sayıldığı, B.4. Tazminat Hakkının Eksilmesi veya Düşmesi başlıklı maddesinde “ Sigortalı, hasar vukuundaki yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu ziya ve hasar miktarında bir artış olursa sigortacının ödeyeceği tazminattan bu suretle artan kısım indirileceği, Sigortalı, rizikonun tahakkukuna kasten sebebiyet verir veya ziya ve hasar miktarını kasten artırıcı fiillerde bulunursa, bu poliçeden doğan haklarının düşeceği hükmünün getirildiği, 6201 Sayılı TTK ‘nun Rizikonun gerçekleşmesinde kusura ilişkin 1429. Maddesine göre; Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulacağı ve aldığı primleri geri vermeyeceği hükmünü getirdiği, Yasal Mevzuat ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de sigortalının, malın ayıbından veyahut yapılan iş için yetersizliğinden kaynaklanan ani ve beklenmedik olmayan zararlar teminat dahilinde kabul edilmeyeceğini, heyetçe teknik kısmında yapılan değerlendirmede davacı tarafın İhale Şartnamesine aykırı hiçbir kusuru bulunmadığı, ancak kusurun şartnameyi eksik hazırlayan ve taş ocağından numuneleri doğru almayan ....'ye ait olabileceği, açıklanan nedenler ile davacının sigorta teminatı dahilinde olmayan işbu zararını davalı sigorta şirketlerine yöneltemeyeceği, işbu ek raporda teknik yönden değişiklik yapılmadığından kök rapordaki görüş yönünden değişiklik yapılması söz konusu olamayacağından takdiri Mahkememize ait olmak üzere mevcut dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, davacının iddia ettiği şekilde zarar doğuran rizikonun söz konusu sigorta sözleşmesinin kapsamı dışında bırakıldığı görüldüğü, diğer bir deyişle yukarıda belirttiğimiz sigorta tazminatının ödenmesine ilişkin aranan şartlardan ilki mevcut dosya kapsamında oluşmadığı, işbu açıklanan nedenlerle davacının zararının dava konusu sigorta sözleşmesi kapsamında tazmini söz konusu olamayacağı belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 08/01/2024 tarihli 2. Ek raporda; Alterasyonun (çürüme / bozuşma) jeolojik yıllar boyunca çok önceden başladığı, fakat taş ocağına giden ... teknik ekibinin bu olayı yerinde göremediği, anlayamadığı ve yanlış numune aldığının kak raporda ve 1.ek raporda detaylı olarak bilimsel gerekçeleri ile birlikte izah edildiği, İnşaat All Risks poliçesi genel şartları A.4.A) maddesi gereğince balast malzemesinde var olan alterasyon (çürüme) teminat kapsamı dışında olduğu, balast malzemesinde alterasyon (çürüme) olduğu dikkate alındığında İnşaat All Risks genel şartları Teminat Dışında Kalan Kıymetler ve Haller A maddesi “a) Aşınma, yıpranma, paslanma ve çürümeler” kapsamındadır, ancak sonradan zeyil ile teminata sadece çürüme hariç alındığı, malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarlar, (ancak bu sebeplerle bozuk olmayan veya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek ziya ve hasarlar teminata dâhildir.” dikkate alınarak analiz gerçekleştirildiği, kök raporda ve 1.ek raporda belirtildiği gibi taş ocağından numune alan, ocakta incelemeyi yapan ... personeli olduğu gibi, bu taş numuneleri ... laboratuvarında analizleri yapılmış ve sonucunda uygundur raporu verildiği için sigorta şirketinin bir kusuru bulunmadığının detaylı olarak izah edildiği, bunun resmi belgesini tekrar raporda sunduklarını ancak Mahkememiz tarafından aksi kanaatte olunması durumunda ve ara karar kapsamında bir an için teminat içinde olduğu kabul edilirse; ilgili klozlar ve hasar tutarları, eksik sigorta oranı mevcut dosya delilleri / belgelerine göre hesaplanıp 11.910.864 TL zararın ... ve Kuasürörler bakımından 30.06.2020 tarihli hasarın ret tarihinden itibaren ticari faizi ile her bir Sigorta Şirketinden Oranları ölçüsünde sorumlu olabileceği ve sorumlulukları oranında tutarların aşağıdaki gibi hesaplanabileceği, ... (...) ... Sigorta A.Ş. %45 5.359.889 TL, ... ... (...) Sigorta A.Ş.%30 3.573.259 TL, ... ... Sigorta A.Ş. %25 2.977.716 TL olduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 29/07/2024 tarihli 3. Ek raporda; davalı sigortacıların, davacı Sigorta Ettiren Yüklenici ve Sigortalı ...’nin bilgileri dahilinde ... Balast Teknik Şartnamesi (BTŞ) 2016’nin fiziksel özellikleri limit değerlerini karşılayan fakat mineralojik alterasyon anlamında uygun olmayan bir kayayı, balast olarak kullandıkları ve bu yönden söz konusu riskin ani ve beklenmedik olmadığı, kayacın balast malzemesi olarak kullanılması için ocaktan alınan numunelerin koordinatlarının olmaması ve alınan numunelerin özelliklerinin belirtilmemiş olması numune alımı açısından standartlara uygun olmadığı, ekte verilen tutanakta da bu tür bilgilerin eksik olduğu, Mahkemenin karar ve talimatı gereğince yapılan tazminat hesabı neticesinde: davacının zarar talebine ilişkin hesaplama yapıldığında 96.987.499,92 TL, sigorta sözleşmesi şartlarına göre zarar hesaplaması yapıldığında, daha önceki raporlarda ve Ek-32 de tespit edildiği üzere, zarar tutarının 11.910.864 TL olduğu ve şirketlerin paylarına göre aşağıdaki şekilde olacağı, ... (...) ... Sigorta A.Ş. %45 5.359.889 TL, ... ...(...) Sigorta A.Ş. %30 3.573.259 TL, ... ... Sigorta A.Ş. %25 2.977.716 TL, poliçe süresi 13.09.2017-14.09.2020 tarihleri arasında olup, 11 nolu zeyil ile sigorta bedeli 1.100.048218.TL olarak beyan edildiği, ancak hasarın gerçekleştiği 2019 yılının ağustos ayında da tanzim edilen 17 nolu fiyat artış oranı 0,6977 olarak kabul edildiği, buna bağlı olarak sigorta değeri 1.919.501,313.TL ye ulaştığı, ancak poliçede beyan edilen sigorta değeri en son Mart 2019 tarihinde 1.110.048.218.TL de kaldığı, bu halde eksik sigorta vardır ve oranı 0,5783 olduğu, bir nolu zeyil de hükmünün olduğu, bu halde %20 aşan bir eksik sigorta olması halinde, bu hüküm, aşan kısmın ilk %20 si de dahil olmak üzere uygulanmayacağı, aksi bir düşünce halinde ise, eksik sigorta bedeli; 1.110.048.218,87.TL x 1,2 = 1.332.057.862,64 : 1.919.501.313.TL = -0,694 +1 =0,306 olacaktır. Buna göre VIII.b maddesindeki hesaplama; Onarım ve buraj ekipmanları kirası / kira ve yakıt maliyeti16.305.580,45 TL, Hat yapım ve buraj ekipmanı personel gideri 2.619.432,68 TL, Saha yönetim personeli B.1 deki işler hariç 964.222,20 TL, toplam 19.889.235,33 TL, nihai buraj daha sonra yapılacağından eskale edilen tutar 964.222,20 TL, toplam ~ 20.604.986 TL, Eksik Sigorta tenzili(1- %30,60) x 20.604.986 TL 14.299.797 TL, Bakiye 11.915.864 TL, Muafiyet diğer hasarlar 5.000 TL, Bakiye 17.521.539 TL olarak yapılan hesaplamalar çerçevesinde davacı tarafından sigorta sözleşmesi kapsamında talep edilebilecek hasarın tutarının toplam zararının 17.521.539 TL olacağı, ... nin şartnamesi mal ve can güvenliği için son derece hassas olan hızlı tren hattı alt yapısında kullanılacak olması nedeni ile son derece hassas olması gereken emtia seçim şartnamesi teknik olarak yetersiz olduğu gibi, “numune alma” ve bunun kaydının tutulması işlemleri için şartnamede belirli kriterler (sondaj ile belirli derinliklere kadar / parselasyon yapılarak belirlenmiş belirli alanlardan numune alma vb.) getirmediği, bu halde uygun olmayan malzeme kullanımında sigortalı ...’nin kusuru olduğu, davalı tarafın .... Noterliği 27.4.2022 tarihli 11303 yevmiye sayılı ihtarnamesinin resmi bir belge olmakla birlikte davacı tarafın iddia ettiği şekilde hasarın diğer bir ifadeyle rizikonun gerçekleştiğine ilişkin kabul veya tazminat ödemeye ilişkin ikrar ve iradeyi içermediği belirtilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 1401. maddesinde "Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi... yüklendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Tanımda geçen "tehlike ve riziko" kavramlarının, sigorta poliçesi yapılırken var olmayan, beklenmedik durumu ifade eden kavramlar olduğu Yargıtay ve doktrinde kabul edilen hususlardır. Somut olayda, ayrıntılı teknik incelemesi yukarıda özetlenen müteaddit bilirkişi incelemeleri ve kök ve ek raporlarda belirtildiği üzere beklenmeyen bir tehlikenin, rizikonun gerçekleştiğinden bahsetmek mümkün değildir; sadece poliçe yapılırken de var olan bir "ayıbın bilinmemesi" söz konusudur. Yani uyuşmazlığa konu balast malzemesi, poliçe imzalandıktan sonra meydana gelen bir etkiden, doğal ya da suni hadiseden dolayı işlevselliğini kaybetmemiştir. Dava dışı ...'nin teknik şartnamesini hazırlamadan evvel de, teknik şartnamesini hazırladığında da, ihalesini yaptığında da, davacı ile ihale sözleşmesi yaptığında da ve taraflar arasındaki poliçe imzalandığında da, bu balast malzemesi eserin meydana getirilmesine hiçbir zaman uygun malzeme olmamıştır. Yani malzeme ayıplıdır. Sadece bu ayıp, sözleşmeler aktedilirken taraflarca bilinmemektedir; işin imaline geçildiğinde anlaşılmıştır. Somut poliçe ile ekindeki hiçbir zeyilnamede, ayıbın sigortalandığına dair hüküm bulunmamaktadır. Davacının aşamalarda hasseten dayandığı LEG-3 klozunda da ayıbın sigortalandığına yer verilmemiştir. O halde, poliçe kapsamında bir rizikonun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğine göre, TTK 1427.m göre sigortacının tazminat borcu da doğmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Dava her ne kadar sözleşme hukukundan kaynaklansa da nihai talep tazminat olduğundan ve tamamen red ile sonuçlandığından AAÜT'ye göre asgari vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın daha önceden yatırılan 853.875,00 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 853.447,4 TL harcın davacı tarafa iadesine, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... ... ... A.Ş.( Eski Ünvan- ... Sigorta A.Ş.) tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır