İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/545 E. 2024/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/545
- Karar No
- 2024/635
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2016/545 Esas KARAR NO :2024/635 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:17/05/2016 KARAR TARİHİ:19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Ölüme sebep olan olayın; 21.09.2012 tarihinde Sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... ili, ... ilçesi istikametinden ... istikametine seyir ettiğini, karşı yönden şerit ihlali yaparak geldiğini gri renkli ... türü başka bir araca çarpmamak için direksiyonu sağa kırarak sürüklenmesi, bunun akabinde yolun kenarında bulunan ... yol Trafik işaret levhasına çarptığını ve sonrasında yine yolun sağında bulunan söğüt ağacına otomobilin üst orta kısmı ile çarptığını, yaralamalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan 52/1-a ( Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlediğini, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaştığını, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak ) kuralını ihlal ettiğinin kanaatine varıldığını, dava konusu kaza ile ilgili ... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas nolu dosyası ile, Yargıtay'ın bozması sonucu yargılamaya halen devam edildiğini, davacı ...'nın kardeşi, davacı ...'nın oğlu olan ...'nın konu kaza sebebi ile ağır şekilde yaralandığını, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini, Müvekkiller, ...'in uğramış olduğu kaza nedeniyle yaşamını yitirdiğini, bunun sonucunda acı bir kayıp yaşadıklarını, davacı ...'in kaza nedeniyle yaşamını yitirdiğini, anneve kardeşini çok büyük üzüntüye soktuğunu, manevi açıdan büyük bir zarara uğradıklarını, davacılar olay nedeni ile çok büyük bir acı ve ızdırap yaşadıklarını, anne ... oğlunun ölümünü öğrendiği an yıkıldığını, kendisi çok sağlıklı bir kadın iken bu kayıp neticesinde hastalandığını, yatalak duruma gelip akıl hastası olduğunu, alzheimer teşhisi konulduğunu, kendisine ölümün ertesinde 19.11.2012 tarihinde (685 özürlü raporu verilmiştir. (ek2) davacılar, olay nedeni ile çok büyük bir acı ve ızdırap çektiğini, davacıların bir nebze de olsa manevi zararlarını dindirmek için 100.000,00 TL manevi tazminat alacağını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 21/09/2012 günü, müvekkil sigorta şirketine ... sayılı poliçe ile sigortalı, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'in direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, kaza yaptığını, ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, ... plaka sayılı araç, davacı şirkete 24/02/2012-24/02/2013 tarihleri arasında ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı sigorta şirketinin maddi teminatı poliçe ile sınırlı olduğunu, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının C.8 Zamanaşımı, başlıklı maddesine göre bir kaza durumunda yapılacak tazminat ödeme talepleri, zarar gören kişinin, tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ve her durumda kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğradığını, kaza 21/09/2012 tarihinde meydana geldiğini, tazminat istemi zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağında ''... istikametinden ... istikametine seyir halinde bulunan sürücü ... idaresinde bulunan araç ile belirtilen mevkiiye geldiğini, kendi beyanına göre karşı yönden şerit ihlali yaparak gelen Gri renkli ... veya ... türü araca çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığını, kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağının ilgisi kısmına bakıldığını, yolun iki yönlü, kazanın meydana geldiği yerde korkuluksuz sert viraj bulunduğunu, yol şerit çizgisinin olmadığını, banketin bulunmadığını, sürücünün tutanakta yer alan ifadesi karşıdan gelen aracın yol şerit çizgisi olmadığını, sert viraj bulunmadığını, en küçük dikkatsizlikle bile kolaylıkla karşı şerite geçebileceğini, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesinin, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesinin karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Trafik kazası tespit tutanağı, Defin ruhsatı ve otopsi tutanağı, Müvekkil ... için çeşitli Devlet Hastanelerinden hastalığına ilişkin verilen tüm belgeler, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nce yapılan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Poliçe Örneği, ..., Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas No'lu dosyası, davacıların, Adli Tıp Kurumundan alınacak maluliyet raporu, sosyal ve ekonomik durum araştırması, nüfus kayıt örneği, Bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, diğer her türlü yasal delil Kaza Tespit Tutanağı, poliçe, yazışmalar, bilirkişi incelemesi, tanık Mahmudiye Cumhuriyet Başsavcılığının ... dosyası her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın ...'na ve ...'e tevdi edildiği, Bilirkişi Heyetinin 12/10/2024 tarihli raporunda özetle; ...' in maliki ve kaza sırasında sürücüsü olduğunu ... plakalı araç, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 24/02/2012 — 24/02/2013 dönemi için, ... nolu “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” ile sigortalandığını, uyuşmazlık konusu kaza 21/09/2012 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ... nolu poliçe yürürlükte olduğundan tazminat şartları sağlandığı takdirde davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı sunma yükümlülüğü olduğunu, poliçede, sakatlanma ve ölüm için kişi başına, 225.000,00 TL bedelle teminat sunulduğunu, kazanın 2012 yılında meydana geldiğini, uyuşmazlıkta işbu limitlerin esas alınması gerekmektiğini, davalı ... Sigorta AŞ' nin sorumluluğunun yasal dayanağının, düzenlemiş olduğunu Trafik Poliçesinin bağlı olduğunu, genel şartları ve KTK 85 ve 91 maddeleri oluşturduğunu, Atıf yapılan KTK 85. Md. ise; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlendiğini, Trafik Poliçesi genel şartları A.1 maddesinde poliçenin kapsamı başlığı altında “ Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verdiğinden, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin ettiğini, ” şeklindeki düzenleme ile 2918 sayılı yasanın 85. Md. düzenlemesine paralel bir düzenleme yapıldığını, 13/05/2022 tarihli Bilirkişi Kusur Raporu ile davalı ... Sigorta tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...' in kazanın oluşumunda 30 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir, bu halde davalı ... Sigorta' nın kaza tarihi itibarı ile; ... plakalı araç için .... nolu poliçe ile zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı verdiğinden araç sürücüsü ...' in 30 kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davacıların uğradığı maddi zarardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın ... ve ...'ye tevdi edildiği, Bilirkişi Heyetinin 13/05/2022 tarihli raporunda özetle; Dava konusu somut olayda, heyetimizce, davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, ... plaka numaralı otomobilin maliki ve sürücüsü, dava dışı ...’in hatalı sevk ve idaresinin, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 30 (yüzde otuz) oranında etkili olduğu, ... plaka numaralı otomobilin şeridine tecavüz eder vaziyette karşı yönden gelen, plaka numarası tespit edilemediğini, aracın kimliği bilinmeyen sürücüsünün hatalı sevk ve idaresinin ise, birinci (asli) derecede takdiren % 70 (yüzde yetmiş) oranında etkili bulunduğunu, tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın ...'na ve ...'e tevdi edildiği, Bilirkişi Heyetinin 16/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, tazminat hesaplama ilkeleri, ek raporda 2024 yılı asgari ücret tutarları dikkate alınarak güncel hesaplama yapıldığı, Ödeme tarihi (28/12/2012) verilerine göre yapılan güncel hesaplamaya göre; Davalı ... Sigorta tarafından eş Belma ve oğul Serkan'ın dava konusu kaza ile ilgili yaptığı başvuru sonucunda 28/12/2012 tarihinde dava dışı eş Belma ve dava dışı oğul Serkan' a yapılan tazminat ödemesinin yeterli olduğunu, miras bırakan ...' nın yoksun kaldığı destekten kaynaklanan toplam maddi zararının mirasçılık belgesinde belirtilen paylar oranında mirasçılara paylaştırılması sonucunda oluşan tutarların aşağıdaki şekilde olacağı ...'ın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar; 439,12 TL ...'nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 439,12 TL ...'nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 146,37 TL ...'nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 146,37 TL ...'ın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 146.37 TL ...'nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 87.82 TL ...'nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 87,82 TL ...'nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 87,82 TL ...'nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 87,82 TL şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosya ATK 2. Üst Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 25/06/2021 tarih, ... sayılı raporda; Kaza, sürücünün ifadesindeki şekilde meydana gelmesi durumunda: Sürücü ..., idaresindeki aracı ile seyri sırasında hareket alanının kapandığını, bu duruma karşılık yolun limitlerini kullanarak tedbir almaya çalıştığını, alabileceği başkaca bir tedbir olmadığını, seyri sırasında kural ihlalinin olduğunun söylenemeyeceğini, meskun dışı mahal köy yolunda ifadesindeki şekilde aracın hareket alanını kapatmasına karşılık yol dışı kalmasında kusursuz olduğunu, plakası belirsiz aracın kimliği belirsiz sürücüsü, idaresindeki araç ile şerit ihlali yaptığını, sürücü ...'in şeridine tecavüz ettiğini ve seyir durumunu bozarak yol dışında kalmasına sebebiyet verdiğini, gerçekleşen kazada asli derecede kusurluluğunu, kazanın meydana gelmesinin sürücü ...'in iddiasındaki gibi olmaması ve ikinci bir aracın kaza mahallinde bulunmaması durumunda kusur değerlendirmesi yapıldığında sürücü ..., yola gereken dikkatini vermediğini, aracını seyir şeridinde tutma becerisi gösteremediğini, sevk ve idare hatası ile yol dışı kaldığını, gerçekleşen kazada tamamen kusurluluğu tespit ve rapor edilmiştir. TBK 53. Vd. Maddelerinde destekten yoksun kalma tazminatı düzenlenmişir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilebilir. Taraf ehliyeti medeni hukuktaki hak ehliyetinin medeni usul hukukundaki uzantısını oluşturur. Türk Medeni Kanunu anlamındaki hak ehliyetinden maksat hak sahibi olabilme ve borç altına girebilme ehliyetidir. Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla hak ehliyeti ölüm ile son bulduğundan (TMK m. 29/1) ölmüş bir kişinin taraf ehliyeti yoktur. 6098 sayılı TBK'nin 513/1. maddesine göre sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Dava dosyasına eklenen nüfus kaydının incelenmesinde davacı ...'nın 20.07.2016 günü öldüğü anlaşılmıştır. Davacı ...'nın henüz karar verilmeden önce tahkikat aşamasında 20.07.2016 günü öldüğü böylece .... Noterliği'nin 27/04/2016 günlü vekâletnamesi ile tayin ettiği avukat ile arasındaki vekâlet sözleşmesinin TBK'nin 513/1. maddesi uyarınca sona erdiğinin anlaşılması karşısında; adı geçen davacının mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesine karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 21.09.2012 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Yozgat ilinden ... istikametine ilerlediği sırada karşı yönden ve plakası tespit edilemeyen başka bir aracın şeridini kapatması nedeniyle davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka aracın kaza yaptığı, dava dışı otomobil sürücüsü ...’in savunması, olayın cereyan tarzına uygun düştüğü, ayrıca, anılan sürücünün savunmasının aksine dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, dava dışı sürücü ...’in, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, aracın hızının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurulması zorunluluğuna aykırı şekilde seyrettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, olayda, ikinci (tali) derecede etkili bulunduğu, buna karşın ... plaka numaralı otomobilin karşı yönünden gelen, plaka numarası tespit edilememiş olan aracın kimliği bilinmeyen sürücüsü, gidişine göre, yolun sağını takiben/sağ şeridi takiben seyretmesi gerekirken, bu hususa riayet etmemiş, yolun solundan seyretmiş, bu suretle, trafiği tehlikeye düşürmüş, ... plaka numaralı otomobilin yolunu kesmiş, ilk geçiş hakkını ihlal ederek kimliği bilinmeyen sürücünün, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, karayollarında trafiğin akışı, şerit izleme ve şerit değiştirme kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, ... plaka numaralı otomobilin şeridine tecavüz ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/g maddesindeki, “Araç sürücüleri, trafik kazalarında, şeride tecavüz etme halinde asli kusurlu sayılırlar.” hükmü de gereğince, olayda, birinci (asli) derecede etkili olduğu hususunun 13/05/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile de tespit edildiği, mahkememize de bu raporun denetime elverişli olup hükme esas alınabilir nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından davacılar murisinin emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu ve hesaplanacak tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmiş ise de ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında alınan ifadeler doğrultusunda sürücünün yanında ön koltukta oturan müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunda kesin bir kanaate erişilemediği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile müteveffanın müterafik kusurlu olduğu ispatlanamadığından hesaplanan tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı). ...Üniversitesi bilirkişi kurulunca düzenlenen raporun denetime elverişli ve tespitlerin yerinde olduğu kanaatiyle kazaya konu olayda plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün %70, davalı sigorta şirketine sigortalı dava dışı ...'in ise %30kusurlu olduğu kanaatine varılarak kusur durumları üzerinden hesaplama yapmak üzere dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişice düzenlenen raporda davalı Zorunlu mali sorumluluk sigortacısının kaza tarihi olan 2012 yılı için teminat limitinin 225.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eş... ile dava dışı oğul ... için yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye teminat limitinin 140.010,00-TL ile sigortalısı ...'e atfedilen kusur oranı ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu dolayısıyla davacı ...'nın poliçe limit dahilinde kalan maddi zararının 677,73-TL olduğu denetime elverişli ve hükme esas alınabilir bilirkişi raporları ile de tespit edilmiş ve bu tespitlere mahkememizce de itibar edilmiştir. Davalı yan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. 2918 sayılı KTK'nun 87/1. maddesinde; "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 6098 sayılı TBK 51. maddesi (818 sayılı BK md. 43) uygulama alanı bulacaktır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK'nın 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan sözedebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının sözkonusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından sözedilemeyecektir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/6623 Esas, 2018/318 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/12/2020 tarih, 2019/3044 Esas ve 2020/7926 Karar sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/11/2020 tarih, 2019/327 Esas ve 2020/7211 Karar sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10/11/2020 tarih, 2019/6268 Esas ve 2020/6763 Karar sayılı ilamları ve yerleşik uygulamaları). Bu kapsamda zarara sebebiyet veren dava dışı ...'in akraba olduğu görülmekle meydana gelen olayda hatır taşımasının olmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki talebin reddi gerekmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesinde "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. TMK'nın 364. maddesi hükmüne göre desteğin refah içinde olması ve destek tazminatı talep eden kardeşin de yardım edilmediğinde yoksulluğa düşeceğinin ispat edilmesi durumunda kardeş destek tazminatı talep edebilir. Dosyanın incelenmesinde ölenin, davacı kardeşe düzenli ve eylemli olarak destek olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmamış olup bu kapsamda Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 1981/906 E. Sayılı kararında özetle; “......Bir kimseyi başkası için destek haline getiren yardımlarda düzenlilik ve devamlılık unsurları vardır. Yapanın keyfine göre gelişi güzel zamanlarda sağlanan yardımlar ( örneğin, olayımızda ölen annenin, torununun bakımını yaşamış olsaydı, bir süre üstleneceği şekildeki yardımları düzenli olmadıkları için destekten yoksun kalma tazminatına esas alınamazlar. Bunun gibi; her gün, her hafta, her ay düzenli bir şekilde yapılmış olmakla beraber ancak sınırlı bir süre için yapılmış veya ilerde yapılması umulan yardımlar da destek olarak nitelenemez........ olayımızda, ölen destek torununa bakmakla yükümlü olmadığına göre, böyle bir bakmanın gerçekleşeceği kuvvetle umulsa dahi, bu bakma olgusu ölenin ihtiyarına bağlı ve insani bir duygu ve ahlaki bir vazifeden kaynaklanan, bu itibarla da para ile değerlendirilmeyecek ve bu niteliği ve özelliği bakımından destek zararı olarak kabul edilemeyecek olan bir kayıptır. Diğer bir anlatımla, ölüm vukua gelmeseydi ölenin torununa bakmasından dolayı bu hizmetine karşılık kızından bir hak talep etmesi BK.nun 62. maddesinin son fıkrası uyarınca mümkün de olamayacağına göre, ölenin sağlığından yasaca talep edemeyecek olan bir karşılığın destek zararı kapsamında düşünülmesi ve bu yardımdan yoksun kalındığından söz edilerek tazmini yönüne gidilmesi düşünülemez.” demektedir. Her ne kadar müteveffa ...'nın kardeşi ... için de destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılmasının yeterli görüldüğü, bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içinde bulunması gerektiği, müteveffanın kardeşinin ölümden önce kendi aile birlikte yaşadığı ve ihtiyaçlarının ailesi tarafından karşılandığı, annesinin müteveffanın kardeşine vasi olarak atandığı, müteveffanın kardeşine dönem dönem yardımda bulunmak ile birlikte düzenli ve eylemli maddi anlamda bir katkısı bulunmadığı anlaşılmak işbu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından davalı sigorta şirketinden 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmüşse de Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. Maddesi ve Zorunlu Trafik Genel Şartları'nın 3. Maddesi ile "Teminat Dışında Kalan Haller" açıklanmaktadır. Bu kapsamda KTK 92. Madde (f) bendi v Genel Şartlar 3. Madde (e) bendi uyarınca davalı ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den manevi tazminat talep edilemeyeceği değerlendirilmek suretiyle davacıların manevi tazminat isteminin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davacıların davasının KISMEN KABUL / KISMEN REDDİ 1-Manevi tazminat talebi bakımından tüm davalılar yönünden davanın ayrı ayrı REDDİNE, 2-Maddi tazminat talebi bakımından A) Davacı ... bakımından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin REDDİNE, B) Davacı destek alacaklısı müteveffa (anne) ... yönünden; 677,63 TL’nin davacı mirasçılarına ... Noterliği'nin 01.08.2016 Tarih ve ... Yevmiye Nolu Mirasçılık Belgesinde yer alan miras hisseleri oranında verilmesine, ...’ın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 169,41 TL ...’nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 169,41 TL ...’nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 56,47 TL ...’nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 56,47 TL ...’ ın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 56,47 TL ...’ nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 33,88 TL ...’ nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 33,88 TL ...’ nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 33,88 TL ...’ nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 33,88 TL ...’ nın miras payına isabet eden ... ye ait maddi zarar 33,88 TL olmak üzere toplam 677,63-TL'nin dava tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsil edilerek belirtilen miktarlarla anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Maddi tazminat talebi yönünden; a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, b-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 677,63-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 31.892,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 4-Manevi tazminat talebi yönünden; a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL eksik harcın davacılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olmakla suç üstü ödeneğinden karşılanan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 449,40 TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.449,40-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12,31-TL lik kısmanın davalıdan alınarak, 5.437,09 TL'lik kısmının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ise de davacı tarafından ödenen 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 723,00 TL ATK masrafı, 156,75 TL tebligat, müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 3.129,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7,07-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır