İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/463 E. 2025/289 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/463
- Karar No
- 2025/289
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/463 KARAR NO : 2025/289 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı-borçlu arasındaki hizmet neticesinde müvekkili şirketin 29.01.2024 tarihli, 28.02.2024 vade tarihli, ... fatura numaralı 27.468,00 -USD bedelli fatura olmak üzere bir adet faturadan kaynaklı 13.05.2024 takip tarihi itibariyle 27.468,00 USD alacağı bulunduğunu, bu hususun ticari defterlerin incelenmesi sonucunda açığa çıkacağını, fatura bedelinin ödenmemesi neticesinde taraflarınca davalı-borçlu aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, bu takibe yönelik davalı haksız olarak borca ve ferilerine ilişkin itirazda bulunduğunu, karşı tarafça yapılan itiraz haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının itirazı neticesinde arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşılamayarak 11.07.2024 tarihili anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, arz ve izah edilen sebeplerle davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına hükmedilmesine, davalı borçlular tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde yapılan itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine takip çıkışının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... Vergi Dairesinden gelen davalının 2024 yılına ait BA/BS formları, 2-... Vergi Dairesinden gelen davacının ait 2024 yılına ait BA/BS formları, 3-... 35. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 4-Bilirkişi raporu, 5-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 8.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturaya dayanmıştır. Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler sunulmadığı gibi, ticari defterlerin bulunduğu açık adresi dahi bildirmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır., Bilirkişi tarafından bila tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalının ticari defterlerinin dosyaya ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tanzim edildiği, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının 27.784,00 USD davalıdan alacaklı göründüğü, takibe dayanak faturaya konu ürünün 30.01.2024 tarihli nakliye faturası ile davalıya teslim edildiği, davalının faturaya itiraz ettiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmadığı bildirilmiştir. Ayrıca tarafların bağlı oldukları Vergi Müdürlüklerinden celp edilen BA BS formlarının incelenmesinde her iki tarafın BA BS formlarında mutabık olduğu, davalının davacı tarafından düzenlenen 693.310,63 TL bedelli belgeyi bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan ettiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. Davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı olan faturada vade farkı alacağı yazılıdır. Vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekir. Vade farkı alacağını ihtiva eden bir fatura düzenlenip davalı tarafa tebliğ edilmesi ve süresinde bu faturaya itiraz edilmemiş olması yukarıda belirtilen şartların gerçekleştirilmemesi halinde tek başına vade farkı istenebileceği sonucunu doğurmaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun... tarih, ...Esas,... karar sayılı kararına göre, vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bu sözleşme ya da teamül haline gelmiş fiili bir uygulamanın mevcudiyetinin kanıtlanması gerekmektedir. Taraflar arasında vade farkı ile ilgili yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının vade farkı talep edebilmesi için taraflar arasında bu konuda teamül halini almış fiili bir uygulamanın bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir. Teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olması gerekmektedir. Yargıtay'ın istikrarlı uygulaması da bu yöndedir., Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının lehine delil niteliğini haiz ticari defterleri ve tarafların birbirini tasdik eden BA BS formlarına göre davacının dava konusu takip talebine dayanak fatura bedeli kadar alacaklı olduğu, her ne kadar takip talebinde fatura tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilmiş ise de, davalının davacı tarafından takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davacının davalıdan vade farkı talep edebilme şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 8. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 27.468,00 USD yönünde iptaline Asıl alacağa takip tarihinden itibaren USD cinsinden mevduata Kamu Bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlarda faiz uygulanmasına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen 27.468,00 USD asıl alacağın takip tarihi olan 13.05.2024 itibariyle Merkez Bankası efektif satış kuru (1 USD= 32,2558 TL olmak üzere) karşılığı Türk Lirası karşılığı olan 886.002,31 TL'nin %20'si oranındaki (177.200,46 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 60.330,68 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 11.238,92 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 49.091,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 135.646,54 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 10.175,90 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 5.090,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.032,02 TL yargılama gideri ile 11.238,92 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcı toplamı 16.698,54 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.558,99 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 41,01 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/04/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Harç/ Masraf Dökümü Peşin Harç : 11.238,92 TL Karar Harcı : 60.330,68 TL Noksan Harç : 49.091,76 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 7.000,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama Gideri Detayları Bilirkişi Ücreti : 5.000,00 TL Posta Giderleri : 90,00 TL