İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/441 E. 2024/980 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/441
- Karar No
- 2024/980
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/441 Esas KARAR NO : 2024/980 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/07/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının ...A.Ş. ... Şubesinde hesabı bulunduğu; parasını ekonomik kriz karşısında değerini koruması isteği ile şube yetkililerinin önerisi ve yönlendirmesi üzerine, davalı Banka iştiraki olan ... Şirketi'ne ait altın fonunu aldığı; ...'nda davalının taahhüt ettiği gibi bir oranda artış yansıtılmadığı ve davacı rızası hilafına yazılı talimatı olmamasına ve yazılı olarak bilgilendirilmemelerine rağmen 10.07.2018 tarihinde fondan çıkarıldığı ve fonları nakde çevrilip bedelleri hesaplarına yatırıldığı; fondan çıkartıldıkları ertesi gün ise ...'da, davacıya hiç yansıtılmayan %23 gibi yüksek bir oranda artış olduğu tespit edilmiştir. Davalının, taahhütlerine uymaması ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri sebebiyle davacının uğradığı zararın tazmini için davanın açıldığı; neticeten haksız ve yersiz şekilde fondan çıkartılması ile doğan zararlarının hesaplanarak belirsiz alacak davası olarak 10.000.TL (fazlayı istemek hakkımız saklıdır.) davalıdan zararın gerçekleşme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline masraflar ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;, mahkemenin görevsiz olduğu; alacağın zamanaşımına uğradığı dava değerinin 20.000 TL olarak gösterildiği; harcın 10.000 TL üzerinden yatırıldığı; dava değerinin ne olduğu dava dilekçesinden net olarak anlaşılamadığından dava şartı yokluğundan reddi gerektiği;bankanın yazılı bir talimat alma zorunluluğu bulunmadığı; davacının dava konusu işlem tarihinden bir gün sonra dava konusu işlemden elde etmiş olduğu kar ile ... portföy hisse senedi fonu alması, log kayıtları ve müvekkil banka aleyhine dava konusu işlem tarihinden 6 yıl sonra dava açması da dava konusu işleminin bizzat davacının kendi talebi ve isteği doğrultusunda yapıldığını açıkça ispatladığı; 10/07/2018 tarihinde ... satım işleminden elden edilen 237.827,51 TL'lik net kar ile birlikte, dava konusu işlem tarihinden gün sonra 11/07/2018 tarihinde davacı ... alımı yaparak, karını değerlendirdiği; Delillerimiz arasında sunulan log kayıtlarından da görüleceği üzere, davacı 12.07.2018 tarihinde internet bankacılığına da giriş yaptığı; dolayısıyla hesabındaki işlemden açıkça haberdar olduğu;kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için dahi dava konusu işlemin davacının talimatı dışında yapıldığı düşünülse bile, neden davacı ilgili işleme ilişkin hemen itirazda bulunarak, işlemin hiç yapılmamış sayılmasını istemek yerine dava konusu işlemden bir gün sonra söz konusuişlemden elde ettiği kar ile farklı bir işlem olan hisse senedi fon alım işlemini gerçekleştirmiştir? sırf bu husus bile, dava konusu işlemin bizzat davacının talimatına istinaden gerçekleştiğini ve sonrasında davacının kötüniyetli bir şekilde huzurda görülen davayı ikame ettiğini açıkça gösterdiği; davacı haksız bir şekilde kurda gerçekleşen dalgalanmaların sorumluluğunu müvekkil bankaya yükleyerek, zarar talep ettiği; ancak, çok açıktır ki müvekkil bankanın kuru etkilemesi söz konusu dahi olmayıp, özellikle dava konusu olayın gerçekleştiği tarihlerde kurlarda sıkça değişkenlik yaşandığı, sadece yatırımcıların değil, tüm Türkiye'nin bilgisi dahilinde olduğu; fonun birim pay değerinin ertesi gün artması veya azalması,tamamiyle ons altın ve usdtl fiyatlarında yaşanan değişimler ve piyasa koşullarında oluşmakta olup, ne müvekkil bankanın ne de dava dışı ... A.Ş.'nin piyasaya herhangi bir müdahalesi söz konusu dahi olmadığı; getirilmesi halinde davacı tarafından talep edilen avans faiz oranı fahiş olup kabul edilmediğini neticeten usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama harç ve giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının talebinin davalı bankada bulunan altın fon hesabından çıkarılması nedeniyle meydana gelen zararların tazminine ilişkin olduğu, talebin Finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığı anlaşılmakla dava konusu talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Dosyanın görevli İSTANBUL 6,7,8,9 ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE, Taraf vekillerinin yüzüne karşı esas kararla birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/12/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır