İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/335 E. 2025/468 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/335
Karar No
2025/468
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/335 KARAR NO : 2025/468 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yasal defterlerin 3568 sayılı kanun kapsamında vergi mevzuatı ve genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun olarak tutulması, mali tabloları ile vergi beyannamelerinin hazırlanması ve imzalanması akabinde bu belgeleri internet ortamında gönderilmesi, bordro hizmeti ve sigorta bildirgelerinin de internet ortamında gönderilmesi kapsamında akdedilen 08/02/2023 tarihli Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davalı için müvekkili şirketin görevlendirdiği çalışanlar tarafından hizmetin ifası için verilen talimatlar ve görevler yerine getirildiği halde davalı tarafından imzalanan sözleşme uyarınca 02/06/2023 ile 03/07/2023 tarihlerinde muhasebe hizmetine yönelik düzenlenen faturalardaki ödenmesi gereken tutarlar müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun akabinde ... 60. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa bakiye borcun 3 gün içeride ödenmesi talep edildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme müvekkili şirkete yapılmadığını, asıl alacak107.380,00-TL, işlemiş faiz alacağı ise 4.103,98-TL olup toplam gecikmiş faizle birlikte davalının borcu 11.483,98.-TL olup verilen hizmete karşılık bedellerin ödenmesi defalarca talep edilmiş olmasına rağmen davalı edimini yerine getirmemiş olmaması nedeniyle ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının işbu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, 04/01/2024 tarihinde arabuluculuk sürecine başlanmışsa da müzakereler sonucunda davalı ile anlaşılamadığını, işbu nedenlerle davalının haksız ve hukuka aykırı İtirazının iptali için huzurdaki davanın açılması zaruriyeti doğduğunu, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptaline ve asıl alacağın ve takip tarihinden itibaren işletilecek gecikme tazminatı ve diğer alacak kalemlerine işletilecek yasal faiz ile birlikte icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödenmesine, dava masrafları ve takdir edilecek vekâlet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmamış olduğunu, işbu dava kapsamında yetkili mahkeme davalı müvekkili şirket ...'in davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya esas ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına da yetki itirazında bulunduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, ancak bahse konu sözleşme yapılırken taraflar davacının müvekkili şirket adına işleri yürütebilmesi için Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin hazırladığı ve taraflara yapmayı zorunlu tuttuğu ...'un kendi sitesinde bulunan maktu sözleşmeyi ana sözleşme olarak imzalamak zorunda kaldıklarını, işbu sözleşme tarafların iradesini yansıtmadığı için taraflar ek sözleşme imzalandığını, davacı taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve ek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, sorumluluklarını ifa etmediğini, hizmeti yerine getirmemiş olduğundan alacak doğmadığını, yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı verdiği hizmeti kanıtlamalıdır, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacı ile davalı müvekkili arasında akdedilen 04.04.2023 tarihli ek sözleşmenin 6. maddesindeki düzenlemeye göre "... Sözleşme konusu işlerin yapılmamasından, geç yapılmasında kusuru neticesinde iş sahibinin maruz kaldığı sözleşme konusu işlerle ilgili vergi dairesi tarafından kesilecek ceza ve işlemlerin geç yapılmasından doğan faizler davacı meslek mensubu tarafından tanzim edilecektir" şeklinde olduğunu, dosyaya bu konulara ilişkin ceza ve faiz ödemeleri belgeleri sunulacağını, neticede anlaşılacağı üzere davacı taraf üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı sözleşmeye aykırı olarak davalı işyerinde istihdam etmesi gereken çalışanlarını devamlı surette eksik istihdam ettiğinden, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve ek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, sorumluluklarını ifa etmediğini, işbu sebeple davalı tarafından iade fatura düzenlenerek davacı tarafa gönderildiğini, davacının açmış olduğu icra takibinde davacı hangi aylara ilişkin olarak ücret talep ettiğini, takip öncesi işlemiş faiz tutarına ilişkin hangi faizi talep ettiği ve hangi tarihten itibaren faizi işlettiğini belirtmediğini, ayrıca icra takibinde talep edilen alacak likid olmadığını, tazminat talep edilmediğini, izah olunan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, davacı tarafça kötü niyetle yöneltilen, tüm haksız talepleri ve mesnetsiz iddialarına karşı davanın öncelikle, yetki itirazı nedeniyle icra dairesinin ve Mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek usulden ve nihayetinde esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen davalı şirkete ait BA/BS formları, 2-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen davacı şirkete ait BA/BS formları, 3-Bilirkişi kök ve ek raporu, 4-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 08.02.2023 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunun davacı tarafından davalının yasal defterlerinin yasal mevzuata uygun olarak tutulması, mali tabloların hazırlanması, vergi beyannamelerinin hazırlanması ve imzalanması, vergi beyannamelerinin internet ortamında gönderilmesi ve bordro hizmeti ve sigorta bildirgelerinin internet ortamında gönderilmesi, bunun karşılığında davalının davacıya ödeme yapmasından ibaret olduğu, davacı tarafından fatura ve cari hesaba dayalı olarak davalı aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takp dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe süresi içinde itiraz edildiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe dayanak fatura ve cari hesaptan dolayı davacının davalıdan bir alacağının mevcut olup olmadığı hususundadır. Davacı vekili, davalı ile imzalanan mali müşavirlik sözleşmesinden doğan edimin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafça sözleşmeden doğan ücret ödeme borcunun yerine getirilmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise taraflarca imzalanan sözleşmeye ek olarak ayrı bir sözleşme imzalandığını, ek sözleşme ile davalının ana sözleşmede düzenlenmeyen edimler üstlendiğini, davacının bu edimleri yerine getirmemesi nedeniyle yine ek sözleşme uyarınca ücreti hak etmediğini, davacının sözleşmeden doğan edimini ifa etmediğini savunmuştur. Dava konusu takip dosyası, trafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan ettikleri BA BS formları ilgili yerlerden celp edilmiş, taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmiş, uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişiden rapor ve taraf vekillerinin her bir itirazını karşılar mahiyette ek rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen 25.11.2024 tarihli kök ve 02.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davalının ticari defterlerini eksik sunduğu bu nedenle sağlıklı değerlendirme yapılamadığı, davaya konu takip dosyasına dayanak faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilen BA BS formlarında mutabık oldukları, davalı tarafından tanzim edilen iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davacı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, bu durumda fatura bedeli olan 107.380,00 TL’ den iade fatura bedeli olan 70.000,00 TL mahsup edildiğinde davacın bakiye 37.380,00 TL alacaklı olduğu, davacının ihtar tarihinden itibaren hesaplanan faiz alacağının 138,25 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas...Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların BA BS formlarında mutabık oldukları, dava konusu icra takibine dayanak faturalardan 70.000,00 TL bedelli faturanın davalı tarafından süresi içinde davacıya iade edildiği ve iade faturasının davacı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne bildirildiği, bu durumda taraflarca mutabık kalınan toplam fatura bedeli olan 107.380,00 TL'den iade edilen fatura bedeli mahsup edildiğinde davacının bakiye 37.380,00 TL alacağının bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.1 maddesi uyarınca aylık ücretin her ayın 5. günü ödeneceği, ödenmemesi halinde yasal faiz uygulanacağı kararlaştırıldığından somut olayda kesin vade bulunduğu, bu durumda davalının 2. Fatura dönemi olan 2023 yılı temmuz ayına ilişkin 06.07.2023 tarihinde temerrüde düştüğü ve takip tarihi olan 23.11.2023 tarihine kadar işlemiş yasal faizin ise 1.290,38 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının ... 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 37.380,00 TL asıl alacak 1.290,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.670,38 TL yönünden iptaline, 2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 7.476,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.641,57 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.346,45 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.295,12‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 7.340,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.546,02 TL yargılama gideri ile 1.346,45 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcı toplamı 3.940,07‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.248,72 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.351,28‬ TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/06/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Harç/ Masraf Dökümü Peşin Harç : 1.346,45 TL Karar Harcı : 2.641,57 TL Noksan Harç : 1.295,12‬ TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 8.450,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama Gideri Detayları Bilirkişi Ücreti : 7.000,00 TL Posta Giderleri : 340,00 TL

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/335, K. 2025/468, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-335-e-2025-468-k-b1d08fee08de