İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/780 E. 2024/862 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/780
- Karar No
- 2024/862
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/780 KARAR NO : 2024/862 DAVA : İtirazın İptali (Pay Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Pay Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalılardan ...Şirketi ile müvekkilinin yetkilisi olduğu...Şirketi arasında 31/10/2019 tarihinde Pay Devir ve Temlik Ön Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan Pay Devir ve Temlik Ön Sözleşmesinin 2. maddesinde sözleşmenin hükümlerinin düzenlendiğini, iş bu maddenin 2.1 uyarınca; "Taraflar DEVİR EDEN şirket ... AŞ. adlı şirketin sermayesinin %100'üne sahip bulunmakta olup sahibi bulunduğu 5.816.535,50 adet payın, iş bu sözleşmenin imzalanmasını müteakip en geç 30 gün içerisinde DEVİR ALAN tarafından yapılacak hukuki, mali ve her türlü inceleme neticesinde; şirkete ait kamusal, mali ve ticari hiçbir borcun bulunmaması ve şirkete ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Yolu Mevkii, Pafta No:F21D.13A..1b Ada No:140 Parsel No:7 de kain toplam 76.510,52 m2'lik arsa vasıflı taşımazın tüm mülkiyetlerinin her türlü takyidattan şartına bağlı olarak yeniden düzenlenecek ana sözleşme ile DEVİR ALAN'a toplam 76.510,52 m2' *180 USD 13.772,000 USD bedel ödeme karşılığında satılması hususunda mutabık kalmışlardır. 2.2. DEVİR ALAN, 2.1 madde de yer alan devir taahhüdü sebebiyle DEVİR EDEN şirkete nakit 100.000 USD kaparo ödeyecektir." hükmünün havi olduğunu, müvekkilinin hisse devri gereği ödemesi gereken kaparonun yatırıldığı 31/10/2019 tarihinde 1$ = 5,73TL olduğunu, müvekkili ...'ın kendi hesabından tarafların döviz hesabı olmadığını bildirmeleri sebebiyle 100.000 USD bozdurduğunu ve 100.000 USD karşılığında 573.000,00 TL + 140.000 TL olmak üzere aynı gün 713.000,00 TL ...Şirketinin yetkilisi ...'ın hesabına yolladığını, 140.000,00 TL'nin davalıların talebi üzerine pay devir sözleşmesi gereğince yapılacak masraf olarak gönderildiğini, sözleşme gereği 30 gün içinde karşı tarafın hisseleri devretmesi gerektiğini ancak devir alınacak şirketin mali kayıtları, ticari defterleri ve ayrıca şirket ile devir alınacak taşınmazın imar durumu, inşaat ruhsatı zemin etüdü gibi diğer bilgi ve belgelerin temin edilmesinin uzun bir süreç aldığını, bu süreç içerisinde küresel salgın ve salgınla birlikte meydana gelen ekonomik sebepler nedeniyle şirket pay devrinin gerçekleşmediğini, taraflar arasında imzalanan şirket hisse devir vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşme nedeni ile her iki tarafın verdiğini geri isteme hakkı bulunduğunu, müvekkilinin davalı taraflara ödenen kaporanın iadesini talep ettiğini ve davalı tarafın bu haklı taleplerini kabul ettiklerini, fakat ne var ki müvekkilinin sürekli oyalandığını ve en sonunda davalılar tarafından bir kısım ödeme yapıldığını ve icra takibi gününe kadar da müvekkilinin oyalandığını, davalılar tarafından müvekkili tarafından ödenen kaparonun iadesine ilişkin olarak 08/04/2022 tarihinde 100.000,00 TL, 08/07/2022 tarihinde 75.000,00 TL ve 20/03/2023 tarihinde de 125.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL geri ödeme yapıldığını, davalıların ödeme yaptıkları tarihlerdeki döviz kurunun 08/04/2022 tarihinde 1$ = 14.74 TL, 08/07/2022 tarihinde 1$ = 17,31 TL ve 20/03/2023 Tarihinde 1$ = 19,01 TL olduğunu, davalılar tarafından yapılan ödemelerin müvekkili tarafından davalıya ödenen kaparo miktarı olan 100.00,00 $'dan düşüldüğünü ve müvekkilinin 91.402,00 USD bakiye alacağı kaldığını, kalan bakiye için birçok defa karşı tarafa ödemelerin yapılması hususunun talep edilmesine rağmen taleplerinin yerine getirilmediğini, bunun üzerine taraflarınca borçlular aleyhine ... 30. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile 31.07.2023 tarihinde ilamsız icra takibine girişildiğini, ancak davalının/borçlunun bu kez de yapılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece res'en gözetilecek sebeplerle; borçluların yapmış oldukları haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20’inden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile dava dışı ...ile davalı ...arasında ... Şirketi'nin devir ve temlikine dair 31.10.2019 tarihinde ön sözleşmeye istinaden ödeme yaptığını ve bu protokolün geçersiz olduğu iddiası ile ödemenin iadesini talep ettiğini, ödemeyi yapan protokol tarafı olan şirket olmadığını, ödemeyi alan protokolün tarafı olan şirket olmadığını, bu halde olayda ticari bir işin söz konusu olmadığını, buna göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, davacı yanın dava dilekçesi ve delillere göre aktif dava ehliyeti/hukuki yarar şartı bulunmadığını, davacı tarafın dava dışı...Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında ... Şirketi'nin devir ve temlikine dair 31.10.2019 tarihinde ön sözleşme imzalandığını beyan ettiğini, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını, davalı... Şirketi'ne yapılan bir ödeme olmadığından pasif dava ehliyeti bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davanın zamanaşımı geçtiğini, davalı ... Şirketi'nin ödemenin tarafı olduğu varsayımında ise; davacının pey akçesi ödemiş olduğunu, yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taraflar arasında geçerli bir sözleşme var olduğunu, davacının iade talep etme hakkı bulunmadığını, davacının iade talep etme hakkı varsayımında da USD cinsinden talep hakkı bulunmadığını, davacının TL cinsinden ödeme gerçekleştirdiğini, ancak ve ancak Türk Lirası cinsinden iadenin talep edebileceğini, Türk Parasını Koruma Kanunu gereği baştan itibaren USD cinsinden sözleşme veya ödeme yapılamayacağını, ödemenin Türk Lirası yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, iadenin ancak Türk Lirasına göre talep edilebileceğini, davacı yanın dava açma hakkı var ise ... tarafından yapılan bir kısım bedelin iadesinin aslında yükümlü olunmayan eksik borç ödemesi hükmünde olduğunu, davacı yanın faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı; davacı yanın aktif dava ehliyeti olmadığından davanın reddini, müvekkili şirketin pasif dava ehliyeti olmadığından müvekkili şirket yönünden davanın reddini, zamanaşımı yönünden davanın reddini, sözleşme geçerli olduğundan pey akçesi irad kaydedileceğinden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise ödeme Türk Lirası olarak yapıldığından ve ödeme yapan şahıs ödeme yapılan şahıstan alacaklı olabileceğinden ....'ın ...'a yapmış olduğu TL ödeme ile ...'in TL iade ve masraflar düşüldükten sonra kalan bedelin hesaplanmasını, faiz talebinin reddini, dava açılmasına müvekkilleri sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, dava dışı ... Şirketi ile davalılardan ...Şirketi arasında (dava dışı ... Şirketi'ndeki paylarının tamamının devredilmesine dair) akdedilen 31/10/2019 tarihli sözleşmeden dönülmesi sebebi ile 31/10/2019 tarihli sözleşme kapsamında ödenen kapora bedelinin sözleşmenin tarafı şirketten ve kapora bedelinin gönderildiği hesap sahibi ve aynı zamanda şirketin (eski) yetkilisi gerçek kişiden talep edilip edilemeyeceği, davacıya yapılan ödemelerin mahsubu halinde bakiye alacak miktarı iadesinin istenip istenemeyeceği, sözleşmede kararlaştırılan kapora bedelinin davacı gerçek kişi tarafından davalı gerçek kişi hesabına gönderilmesi sebebi ile davacı ve davalıların taraf sıfatlarının bulunup bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı konularından ibarettir. Davacı vekili ... ve davalılar vekili ... UYAP'tan göndermiş oldukları 18/11/2024 havale tarihli dilekçe ile ''Dava konusu, icra takibinin iptali talepli davalılar tarafından dava açılmış olup söz konusu icra takibi hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi ... Esas,...Karar sayılı kararı ile; "... 30.İcra Müdürlüğünün.. Esas sayılı takibin davacılar yönünden İPTALİNE...." karar verilmiştir. İş bu karar 7.8.2024 tarihinde kesinleşmiş olup, kesinleşme şerhi dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. İtirazın iptaline konu icra takibi iptal olmakla DAVANIN REDDİNE karar verilmesini vekaleten talep ederiz. TARAFLARIN HERHANGİ BİR YARGILAMA GİDERİ VE VEKALET ÜCRETİ TALEBİ BULUNMAMAKTADIR. Dosyaya yatırmış olduğumuz kullanılmayan gider avansının hesabımıza gönderilmesine karar verilmesini müvekkil adına arz ve talep ederiz. Yukarıda arz ve izah edilen vaziyet muvacehesinde; Sayın Mahkemenizce vaki taleplerimiz doğrultusunda dosya üzerinden karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır. İtirazın iptali talepli işbu davada usulüne uygun şekilde başlatılmış icra takibinin varlığı İİK 67.ve İİK 114/2 maddesi uyarınca özel dava şartı olduğundan ve ... 30.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin iptaline karar verildiği konusunda ihtilaf bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Peşin alınan 29.836,86 TL harçtan tahsili gereken 427,60 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 29.409,26 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen 3.200,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca vekalet ücreti talep edilmediğinden taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/11/2024 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP