İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/421 E. 2024/604 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/421
Karar No
2024/604
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/421 Esas KARAR NO : 2024/604 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirket ... LTD. ŞTİ.'nin ... şirketinden ... seri numaralı makineyi 20/11/2020 tarihinde sıfır aldığını ve üretim yapmaya başladıklarını, makini alındıktan çok kısa bir süre sonra C eksen fren hatası verdiğini ve çalışamaz hale geldiğini, mezkur makinenin 08/04/2022 tarihinde arızalandığını, yukarıda seri numarasını yazdığı makinenin parçasının bu kadar kısa çalışma saatinden sonra bozulmasının üretim hatası olduğunu, kendi makinelerinin 290 saat çalışmanın sonunda arıza verdiğini, bu durumun makinenin üretim kaynaklı bir hatadan dolayı arıza verdiğini ispatladığını, müvekkilinin ... şirketinin Türkiye disbritörü olan ...ŞTİ. ile iletişime geçerek durum açıklaması yapmış olduğunu ve gerekli işlemlerin yapılması için mail gönderildiğini, bu süreçte davalı şirketin distribütörlüğünü yaptığı şirketin makine parçasını bedelsiz göndereceğini içeren bir mail gönderdiğini, müvekkilinin bu süreçte sürekli davalı şirket ile görüştüğünü fakat şirketten uzun bir süre olumlu bir yanıt alamadığını, makinenin bu süreçte arızalı bir şekilde bekletildiğini, müvekkilinin bu süreçte bu makineyi çalıştıramadığı için üretimde aksamalar meydana geldiğini, müvekkilinin sipariş takvimi ve iş akışının tamamen bozulduğunu, sipariş aldığı firmaların işlerinin yetişemediğini, bundan kaynaklanan cezai şartlar ile karşılaşıldığını, şirketin sipariş takviminin ve iş akışının bu nedenle tamamen bozulduğunu, yine söz konusu makinenin üretimden kaynaklı arıza vermesi nedeniyle şirketin kendi bünyesinde daha az maliyetle üreteceği bir takım ürünler için başka şirketlerde üretilmesi için sipariş verildiğinden müvekkilinin zararlı olduğunu, müvekkili şirketin edimlerini süresinde yerine getirmesine rağmen sipariş etmiş olduğu makinenin üretimden hatalı bir şekilde teslim edilmesini, üretim yapamaması nedeniyle müvekkili şirketin cezai şart ödemesi, müşteri ve sipariş kaybı ile birlikte munzam zararı olduğunu, dolayısıyla davaya konu olayda davalının üretimden hatalı makinenin müvekkiline satılarak müvekkilinin üretim kaybına sebep olduğunu ve yine bu gecikmeden dolayı sipariş kaybına ve munzam zararlara sebep olduğunu ve bu zararların ödenmediğinin dosya kapsamında sabit olduğunu işbu dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalı ile uzlaşmanın mümkün olmadığından işbu davayı ikame ettiklerini, tüm bu nedenlerle fazla dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, Üretim hatası sebebiyle oluşan zarar için şimdilik 100,00 USD'nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile arabuluculuk vekalet ücreti de dahil tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu makinayı müvekkili olan şirketten satın almadığını, davanın hiçbir hukuki niteliği bulunmadığını ve reddinin gerektiğini, davacı dava konusu ... seri numaralı Dik İşleme Merkezini ... menşeii ... firmasından satın aldığını, alım satım faturası satıcı ... tarafından davacıya düzenlendiğini, davacını satış bedelini makineleri satın almış olduğu ... firmasına ödediğini, davacının satış bedelini ödemiş olduğu makineleri doğrudan satıcı firma ... firmasından teslim aldığını, müvekkili şirketin söz konusu alım satım işleminin hiçbir tarafının bulunmadığını, satış faturasının davacıya kesilmiş olduğunu, davacı satıcının firmaya ürün bedelini ödemiş olduğunu ve teslimatının bizzat satıcı tarafından davacıya yapıldığını, davacı ile müvekkili şirket arasında, davacının da kabulünde olduğu üzere ... seri numaralı Dik İşleme Merkezi'nin kurulumu aksesuarlarının teslimi ve kullanım aşamalarında aracılık faaliyetinin yerine getirilmesi konulu davacıya teknik destek hizmetinin verilmesi şartlarının düzenlendiği "Aracılık Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmede davaya konu makinelerin davacı tarafından... firmasından satın alındığını, müvekkili şirketin, makinaların Türkiye'de kurulumun yapılması ve gerektiğinde servis hizmetlerinin verilmesi yönünde "Aracılık" faaliyeti gerçekleştireceğinin açık bir şekilde ifade edildiğini, müvekkili şirketin alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığını, sadece Alıcı ile Satıcı arasında Aracılık faaliyeti yaptığı hususunun davacı tarafından da çok iyi bildiğini, hal böyle iken davacının, son derece kötü niyetli bir şekilde, görevi gereği sadece teknik servis ve kuruluma yönelik “Aracılık” faaliyeti yapan müvekkili şirketin, alım satımdan, satıcı olarak sorumlu tutma çabası içine girdiğini, davaya konu makine teslim tarihi ve dava tarihine göre davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu ayıp iddiası ile ilgili, yasal süreler zarfında, satıcı firmaya veya müvekkili şirkete ayıp ihbarı yapılmadığını, ... yerleşik bir firmaya dava açmakla uğraşmak istemeyen davacının talebini, teknik servis hizmeti veren müvekkili şirkete yönlendirdiği hiçbir ihtilafa meydan vermeyecek kadar ortada olduğunu, kötü niyetle açılan davanın reddini istediklerini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE / Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın davacı tarafından 20/11/2020 tarihinde satın alınan ... seri no ... seri numaralı makinenin üretim hatasından kaynaklanan ayıp iddiasına dayalı zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, ... şirketinden ... seri numaralı makineyi 20/11/2020 tarihinde sıfır olarak aldığını, makineyi alındıktan çok kısa bir süre sonra C eksen fren hatası verdiğini ve makinenin çalışamaz hale geliğini, makinenin bu kadar kısa çalışma saatinden sonra bozulmasının üretim hatasından kaynaklandığını, davacı şirketin ... şirketinin Türkiye distribitörü olan ...LTD.ŞTİ. ile iletişime geçerek durum açıklaması yaptığını ve gerekli işlemlerin yapılması için mail gönderdiğini, yine söz konusu makinenin üretimden kaynaklı arıza vermesi nedeniyle davacı şirketin kendi bünyesinde daha az maliyetle üreteceği bir takım ürünler için başka şirketlerde üretilmesi için sipariş verildiğinden davacı şirketin zarara uğradığını, davacı şirketin edimlerini süresinde yerine getirmesine rağmen sipariş etmiş olduğu makinenin üretimden hatalı bir şekilde teslim edilmesi, üretim yapamaması nedeniyle davacı şirketin cezai şart ödemesi, müşteri ve sipariş kaybı ile birlikte munzam zararının oluştuğunu, zararlarının tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce 13/02/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında, davacı tarafa satın almış olduğu ... seri numaralı makineye ait satış sözleşmesini dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı tarafça dosyaya sunulan satış sözleşmesinin incelenmesinde, dava konusu ayıp iddiasına konu ... seri numaralı makinenin dava dışı ... firmasından satın alınmış olduğu görülmektedir. Davalı tarafından dosyaya sunulan, davacı taraf ile akdedilen 14/08/2020 tarihli aracılık sözleşmesi ve fatura kayıtlarının incelemesinde, Aracılık sözleşmesi doğrultusunda, davacının ... Şirketinden satın almış olduğu davaya konu ... seri numaralı Dik İşleme Merkezini teknik destek ve kurulum hizmetini gerçekleştirdiği, işbu teknik destek hizmet bedelinin “...” Şirketinden 23.10.2020 tarihli fatura ile tahsil edildiği görülmüştür. Türk Hukuk Lûgatında kelime anlamı “bir şahıs veya bir şeyin hâli” olarak tanımlanan sıfat (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 977), dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki Kuru, s.332). Mahkemece taraflar arasındaki dava konusu hakkın esasına yönelik karar verilebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’î değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-854 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararında da benimsenmiştir. Somut olaya dönüldüğünde,taraflar arasında ... seri numaralı ...İşleme Merkezi’nin kurulumu, aksesuarlarının teslimi ve kullanım aşamalarında aracılık faaliyetinin yerine getirilmesi konulu Aracılık Sözleşmesi'nin imzalandığı, Sözleşmenin incelenmesinde, davaya konu makinelerin davacı tarafından ... firmasından satın alındığı, davalı şirketin, makinaların Türkiye’de kurulumun yapılması ve gerektiğinde servis hizmetlerinin verilmesi yönünde aracılık faaliyeti gerçekleştireceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. “Sözleşmenin Konusu” başlıklı 1. Maddede “ ... Model ... İşleme Merkezleri ve ilgili aksesuarların teslimi, kurulumu ve kullanımı aşamalarında Aracı tarafından yerine getirilecek aracılık faaliyetleri ve işbirliği şartlarının düzenlenmesidir.” “İşbirliği” başlıklı 6. Maddede “Alıcı, ... Firmasından satın aldığı Ekipmanlar ile ilgili, teslim, kurulum ve kullanım aşamalarında, Satıcı şirkete iletilmesi gerekli bildirim ve talepleri, Aracı vasıtası ile yerine getirebilecektir. Bu konu hakkında bildirilen talepler ile ilgili Aracı, imkanlarının gerektirdiği oranda en üst düzeyde Alıcı’ya destek olacağını, onunla birlikte hareket edeceğini, talebin yerine getirilmesi ve sorunun çözülmesi doğrultusunda, gerekli işbirliğini gerçekleştireceğini kabul ve beyan eder. Alıcı’nın, Satıcı firma olan ... karşı olan yükümlülüklerini ve borçlarını ihlal etmesi halinde, Aracı firmanın bu sözleşme şartları dahilinde hiçbir yükümlülüğü ve borcu doğmayacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğu görülmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında toplanan deliller, satış sözleşmesi, taraflar arasında akdedilen 14/08/2020 tarihli aracılık sözleşmesi, Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri ışığında yapılan değerlendirmeler sonucu, davacının davaya konu makineyi ... şirketinden satın aldığı,davalı şirket tarafından, Aracılık Sözleşmesi doğrultusunda, satın alınan makinenin teknik kurulumunun yapıldığı, davalı şirketin vermiş olduğu bu teknik destek hizmet bedellerinin satıcı “...” şirketinden tahsil edildiği, davacı şirketin işbu davada ileri sürmüş olduğu üretimden kaynaklanan ayıp iddiası nedeni ile zarar tazmini talebinin makineleri satın aldığı ve ödemelerini yaptığı, alım satım sözleşmesi gereği bizzat teslimatı yapan “...” firmasına yöneltmesi gerektiği, davaya konu makinenin üreticisi, satıcısı olmayan, servis hizmeti veren davalı şirketin işbu davadaki davacı talepleri yönünden husumet hak ve sıfatına haiz olmadığı kanaatine varılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile noksan 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 2.365,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/421, K. 2024/604, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-421-e-2024-604-k-709fbae7334f