İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/894 E. 2025/87 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/894
- Karar No
- 2025/87
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/894 Esas KARAR NO : 2025/87 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketi'nin ... Yürütülmesi Hizmet Alımı İşi, ... Şirketi ile müvekkil şirket arasında akdedilen ... İhale Kayıt Numaralı sözleşme kapsamında ... tarihleri arasında müvekkil şirket tarafından yapıldığını, hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkil şirket tarafından 34 personel istihdam edildiğini, bu sayı ihale dönemi içerisinde davalı idarenin isteğine göre zaman zaman değişiklik gösterdiğini, her aya göre çalıştırılan personel sayısı davalı idareden istenilecek idari işlem ve ihale dosyası, aylık hakediş dosyalarından tespit edilebileceğini, Davalı idare tarafından düzenlenen teknik ve idari şartnameler uyarınca; 24 temizlik personeli için asgari ücretin %30 fazlasının ödeneceği, 8 çay ocağı personeli için asgari ücretin %30 fazlasının ödeneceği. 1 elektrik tesisatçısı personel için asgari ücretin %50 fazlasının ödeneceği, 1 sıhhi tesisatçı personel için asgari ücretin %50 fazlasının ödeneceği, hükme bağlandığını, bununla birlikte akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca asgari ücrette meydana artı tan kaynaklı olarak fiyat farkı ödeneceği de hükme bağlandığını, fiyat farkı ödeneceğine ilişkin yapılan tek düzenleme de bu olmayıp başta 5510 Sayılı Kanun, 01/01/2003 tarihinde yürürlüğe giren Hizmet Alımı Fiyat Farkına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Asgari Ücret ve Diğer İşçilik Maliyetlerindeki Değişiklikten Kaynaklanan Fark (Değişik: 07.05 2004-25455/3 md)" başlıklı 8. Maddesi ve diğer alt düzenlemeler de asgari ücrette meydana gelecek farkın ödenmesi yönünde düzenlemeler içerdiğini, davalı idare tarafından, bahsi geçen düzenlemeler hile ina bir hesaplama yapılarak her ayın sonunda müvekkil şirketin hakedisi eksik ödendiğini, Müvekkil şirketin ihaleye teklif verdiği tarihteki asgari ücret üzerinden % bazlı hesaplamalar yapılarak personel bazında teklif fiyat oluşturulduğunu, Davalı idare, personel bazında oluşturulan bu hesaplamalara, yalnızca asgari ücrete yapılan artışı dâhil ederek hakediş ödemesi yaptığını, Oysa, hizmet İşinin başladığı tarihte taban asgari ücrette değişiklik yapıldığını, Davalı idare tarafından ödeme yapılırken benimsenmesi gereken hesaplama yöntemi, yeni asgari asgari ücret üzerinden % fazla hesabı yaptığı; eski asgari ücret üzerinden yapılan % fazla hesabı miktarına, asgari ücrete gelen farkı eklemek hatalı bir hesaplama yöntemi olduğu gibi hakedişlerin de eksik ödenmesine sebebiyet verdiğini, bu şekilde yapılan hesaplama ile asgari ücrete gelen zammın % fazlası hesaplanmamakta ve eksik ödeme yapıldığı; olayı miktarlar üzerinden bir örnek ile somutlaştırmak gerekirse ihalenin düzenlendiği tarihte asgari ücretin 100-TL olduğunu kabul edilirse ve idarece belirlendiği şekilde çalışan işçiye asgari ücretin %500 fazlası ücret verileceği bir durumda ihaleyi alan şirket, ihale tarihinde hizmet işi için personel başı 150 TL fiyat teklif ettiğini, sonrasında asgari ücrete 10 lira zam geldiği ve asgari ücretin 110 TL olduğuzu durumda ise hizmet alan idarece asgari ücrete gelen 10-TL'lik zammın % 50zamlı ödenen 150 TL üzerine eklenerek 150+10 TL= 160 TL talep edilmesi ve işçilere de bu şekilde ödeme yapılması istenildiğini, hysa bu şekilde yapılan hesap hatalı olduğu gibi işçilere bu şekilde ödeme yapılması da hatalı olduğunu, zira ödeme tarihinde asgari ücret ne ise bu ücret taban fiyat alınarak % fazlası buna göre hesaplanması gerektiğini, aynı örnek üzerinden gidilecek olursa asgari ücretin 110 TL olduğu tarihten itibaren 110 TL olan asgari ücretin %50 fazlası yani 110 TL 55 TL 165 TL kişi başı hakediş ödenmesi gerektiği, Asgari ücrete gelen zammı doğrudan % fazlasının üzerine ekleyerek ücret belirlenmesi hatalı bir işlem olduğunu, Asgari ücretin % fazlasının verildiği işlerde, ihale tarihindeki değil, ödeme tarihindeki asgari ücret taban alınarak arttırım yapılması gerektiğini, zira, ödeme tarihindeki asgari ücret, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenmekte olup, yalnızca ihale sürecinde asgari ücrette meydana gelen artışı işçilerin ücretine yansıtmak hatalı bir hesaplama yöntemi olduğunu, neticeten fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik 3.264,80 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı; Taraflar arasındaki sözleşme ve davacının iddialarından da anlaşılacağı üzere davacı taraf en başından beri hatalı ödeme yapıldığını iddia ettiğini,davacının dava dilekçesinde belirttiği alacakların tamamı zamanında davacı tarafa ödenmiş olduğu, huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olduğu nitekim davacı tarafindan belirtilen asgari ücret farklarının da tamamı eksiksiz olarak davacı tarafa ödendiğini, delil dilekçemizin ekindeki hakediş raporları, faturalar, sözleşme ve eki teknik şartname incelendiğinde açıkça tespit edileceğini, borçlu temerrüdünün şartlarından biri borcun muaccel hale gelmesi ve temerrüt ihtarının gerektiği hallerde ihtarın yapılmasıdır, Yargıtay uygulamasına göre, salt bedelin muaccel olması, yani istenebilir olması, karşı tarafı, iş sahibini temerrüde düşürmeyeceğini, bunun için ayrıca 6102 sayılı TTK m. 18/3 şartlarına uygun ihtar gerektiğini, keza davacı tarafından iddia edilen ve müvekkilince kabul edilmeyen alacağa ilişkin daya açılmadan önce herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, davalı müvekkil henüz usulüne uygun şekliyle davacı tarafından dava açılmadan önce temerrüde düşürülmediğinden, dava tarihinden itibaren gecikme faizini isteyemeyeceği neticeten davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, alacak davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının yapmış olduğu iş nedeniyle davalı tarafından davacıya hakediş bedelinin eksik ödenip ödenmediği eksik ödeme var ise miktarının tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 25/05/2022 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce re’sen seçilecek bir hesap bilirkişisi ve bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan işler nedeniyle düzenlenen hak edişlerden dolayı davalı tarafından davacıya eksik ödeme yapılıp yapılmadığı eksik ödeme yapıldı ise miktarının tespiti konusunda taraf defter ve belgelerindeki ödeme kayıtlarıda nazara alınmak suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda ...'dan alınan 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile ... Şirketi'nin ... Yürütülmesi Hizmet Alımı İşi, ... Şirketi ile davacı şirket arasında akdedilen ... İhale Kayıt Numaralı sözleşme kapsamında 03/01/2011-31/12/2011 tarihleri arasında yapılan işler nedeniyle düzenlenen hak edişlerden dolayı davalı tarafından davacıya 2.164,19 TL eksik ödeme yapıldığı hesaplandığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı şirket ile davalı arasında ... İhale Kayıt Numaralı sözleşme kapsamında 03/01/2011-31/12/2011 tarihleri arasınd a hizmet sözleşmesi kapsamında 34 personel istihdam edildiği, işçiler yönünden asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak teklif fiyatı oluşturulduğu, ihale dönemi içerisinde asgari ücrette meydana gelen değişiklik nedeniyle davalı şirketin yalnızca aradaki farkı ödediği ancak taban fiyatın % hesaplaması yapılmadığından davalı tarafından eksik ödenen hak edişler kapsamında iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 30/12/2020 tarihli ... Alımına ait sözleşme imzalandığı;davacı tarafından 12 ay boyunca 34 personelin davalıya ait yerlerde temizlik, çay ocağı ve tesisat hizmetlerini yürüteceği; işe başlama ve bitiş tarihlerinin 03.01.2011- 31.12.2011 olduğu; m.14'de fiyat farkına ilişkin hesaplamaların yer aldığı anlaşılmıştır. 22.06.2012 tarihli Hizmet İşleri Kabul Tutanağı'nda davalıya ait işin 21- 22.06.2012 tarihleri arasında yüklenici ... Şti tarafından yüklenici olarak yapılan işlerin 31.12.2011 tarihinden itibaren kabulünün yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 25.05.2022 celse 3 nolu ara kararı uyarınca dosyanın resen seçilecek hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişiye tevdiine karar verildiği ancak raporun yalnızca mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlandığı anlaşılmakla taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnameler kapsamında davacının asgari ücret fiyat farkını hesaplama yönünden hesap uzmanı bilirkişi yer almadan alınan raporun hükme esas alınmamıştır. Mahkememizin 03/04/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyaya mübrez 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla dosyanın kül halinde hesap uzmanı bilirkişi ve sözleşmeler hukukunda uzman bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnameler kapsamında davacının asgari ücret fiyat farkını davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda rapor tanzim etmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili 17/09/2024 tarihli dilekçesi ile dosyada taraflarına bilirkişi ücretinin yatırılması için süre verilmişse de müvekkilinin ekonomik durumu sebebiyle bilirkişi ücreti süresi içerisinde dosyaya yatırılamadığını, dosyanın geldiği aşama, müvekkilinin özel durumu ve önceki beyanlarımızla dosyaya kazandırılan emsal kararlara göre müvekkilinin davadaki talepler yönünden haklılığı ortada olduğundan bilirkişi ücretinin yatırılması için bir kez daha tarafımıza süre verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 18/09/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekilinin talep dilekçesinin kabulü ile dosyaya mübrez 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla dosyanın kül halinde hesap uzmanı bilirkişi ve sözleşmeler hukukunda uzman bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnameler kapsamında davacının asgari ücret fiyat farkını davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda rapor tanzim etmesinin istenilmesine, Bilirkişi ücreti olarak 3.500,00x2=7.000,00 TL ücret takdirine, davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırmak üzere HMK m.120 kapsamında son kez 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş ve taraf vekiline işbu duruşma zaptı 23/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dosyanın kül halinde hesap uzmanı bilirkişi ve sözleşmeler hukukunda uzman bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnameler kapsamında davacının asgari ücret fiyat farkını davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda rapor alınmasına karar verildiği halde davacı vekilince bilirkişi ücretinin yatırılmadığı bu hali ile de bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır. Dava konusu olan taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnameler kapsamında davacının asgari ücret fiyat farkını davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda hesap uzmanlığı yönünden uzmanlık gerektiren bu kısım için bilirkişi incelemesi yapılamadığı ve davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmesi nedeniyle davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 3.264,80 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 05/02/2025 KATİP ... ¸e-imzalıdır HAKİM ... ¸e-imzalıdır