İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/437 E. 2024/491 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/437
- Karar No
- 2024/491
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/437 Esas KARAR NO : 2024/491 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 23/06/2021 KARAR TARİHİ : 24/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil, Müflis ... ŞTİ. Bünyesinde 19/09/2017 tarihinden itibaren İnsan Kaynakları Şefi olarak çalışmaya başladığını, Müvekkili çalıştığı süre boyunca hem Müflis ... ŞTİ. Hem de MÜFLİS ...TİC. LTD. ŞTİ. İşçisi gibi iş ilişkisi sürdürüldüğünü, Müvekkilinin görev tanımı kapsamında üzerine düşen tüm işleri her iki müflis firma personeli gibi gerçekleştirdiğini, Her ne kadar müflis ...TİC. LTD. ŞTİ. Bünyesinde SGK kaydı bulunmasa da tüm çalışma süresi boyunca her iki firmanın tam zamanlı personeli olarak çalıştığını, Ancak müvekkil hak ve alacaklarının ödenmesinden kaçınmak maksadıyla işverenler tarafından Sgk kaydı tek firma üzerinden bildirildiğini , Müvekkil müflis firmalar bünyesinde çalışma süresi boyunca işverenin tüm talimatlarını yerine getirmiş ve çalışmasını sürdürdüğünü, Ancak müflis ...LTD. ŞTİ. Ve Müflis ...TİC. LTD. ŞTİ. Tarafından iş akdi haksız şekilde ve herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin 31/01/2020 tarihinde feshedildiğini, Müvekkile bazı evraklar sunulmuş ve işbu evrakları imzalaması halinde tüm hak ve alacaklarının ödeneceği bildirildiğini, İşbu evraklarda müvekkil alacaklarının miktarı ve hesaplama yöntemi de mevcut olup, evrakların hem işçi müvekkil hem de müflis firmalar tarafından imzalanmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, Akabinde hem ...LTD. ŞTİ. Hakkında hem de ... TİC. LTD. ŞTI. Hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden 02/10/2020 tarihinde iflas kararı verildiğini, ...LTD. ŞTİ.'nin iflas işlemleri ... 2. İflas Dairesi ...Esas, ... LTD. ŞTİ.'nin iflas işlemleri ise ... 3. İflas Dairesi ...Esas sayılı dosyaları üzerinden yürütüldüğünü, Müvekkil hak ve alacaklarının kabulü ve sıra cetveline kaydedilmesi hususunda 08/12/2020 tarihli dilekçe ile İflas Masasına alacak kaydı talepli dilekçe ibraz ettiklerini , Ancak ... 3. İflas Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden tanzim edilen 09/06/2021 tarihli sıra cetveli ile alacak kaydı taleblerinin haksız ve hukuka aykırı şekilde "sunulan ibranamelerin müflis ...Ltd. Şti'ye ait olmaması sebebiyle" reddedildiğini, ... 3. flas Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen karar hukuka ve hakkaniyete olup müvekkil alacak kaydının kabulü ve sıra cetveline kaydedilmesi hususunda işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, Müvekkilin tüm hak ve alacaklarından her iki firma, aralarında organik bağ bulunması sebebiyle müşterek ve müteselsil sorumludur. İşbu sebeple ... 3. İflas Dairesinin 09/06/2021 tarihli kararı hukuka aykırı olduğunu, Her iki firmanın ticaret sicilinde kayıtlı yasal adresinin aynı olduğunu, her iki firma arasında organik bağ olduğunu, Müflis ...Ltd. Şti.'nin mersis sisteminde ve son tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde kayıtlı olan İşyeri adresi "... olduğunu İşbu ilanda işyeri adresinin sonradan değiştirildiği, Müflis ...Ltd. Şti.'nin mersis sisteminde ve son tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde kayıtı olan adresi de "..." Her iki firma işyeri adresi aynı adres olup, işbu husus organik bağı ortaya koyduğunu, Her iki firmanın ... hisse sahibi, yetkilisi ve müdürü aynı kişi olup, ...olduğunu, Her iki firma iştigal alanları aynı olduğunu, Bunun yanında her iki firma iştigal alanları birbirini tamamlar mahiyette olduğunu, Her iki firmanın kuruluş tarihlerinden bu yana personellerinin listesinin Sgk'dan celbini talep etiklerini, firmaların personelleri zaman zaman müflis ... bünyesinde zaman zaman da yine aynı personeller Müflis ...bünyesinde gösterildiğini, Firmaların personellerinin Sgk kaydı celp edildiğinde de organik bağ hususu ortaya çıkacağını, açıklayarak; ... 3. İflas Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden haksız ve hukuka aykırı olarak verilen alacak kaydımızın reddine dair 09/06/2021 tarihli kararın kaldırılmasına, NET 15.825,68 TL Kıdem Tazminatı, Net 9.106,83 TI İhbar Tazminatı, 5.579,27 TI Yıllık İzin Ücreti Olmak Üzere Toplam 31.430,51 TI Alacağın kabulüne, sıra cetveline kaydedilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacının talebi işçi alacaklarına yönelik olduğunu, Davacı dava dilekçesinde beyan ettiği üzere ...Şti. Firması bünyesinde çalıştığını, Dolayısıyla huzurdaki davanın müvekkile karşı ikame edilmesi mümkün olmadığını, Davacı her ne kadar işveren şirket ... ile müvekkil müflis firma ... arasında bağlantı olduğunu iddia etse de söz konusu iddialar soyut ve mesnetsiz olduğunu, Açıklanan sebeplerle husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, Davacı işçinin iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erip ermediği hususu belirsiz olduğunu, Bu durum yargılama yapılmasını gerektirdiğini, İş sözleşmesinin davacının iradesi ile sonlandırılmış olması ihtimalinde işçinin kıdem tazminatı alma hakkı olmayacağınu, Benzer şekilde davacının yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı, buna ilişkin ücret alıp almadığı belirsiz olduğunu, Kaldı ki asla alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte işçinin maaşı dikkate alındığında tazminat talepleri fahiş oranda olup bu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, İİK. 235. maddesi kapsamında sıra cetveline itiraz davası olup davacı, müflis şirketten olan ve iflas masasınca reddedilen alacağının kabulü ile ... 3. İflas Müdürlüğü' nün ... İflas dosyası sıra cetveline kaydını talep etmektedir. Davalı şirketin iflasına karar verilmiş, iflas tasfiyesinin ... 3.İflas Müdürlüğünün ... iflas dosyasından yürütülmüş olup , davacının müflis ... Ltd. Şti. bünyesinde 19/09/2017 tarihinden itibaren İnsan Kaynakları Şefi olarak çalışmaya başladığı, davacının çalıştığı süre boyunca hem müflis...ŞTİ hem de müflis ... Tic. Ltd. Şti. İşçisi gibi iş ilişkisi sürdürdüğü, 31/01/2020 tarihinde iş akdinin fesh edildiği, bunun üzerine iflasın açılmış olduğunu ... 3. İflas Dairesi'nin ...sayılı dosyasına kıdem-ihbar yıllık izin alacakları için yapılan başvurunun davalı iflas müdürlüğü tarafından reddedildiği ve red kararın davacıya tebliğinden itibaren 15 gün içinde davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının kıdem-ihbar yıllık izin alacakları için müflis şirketten alacağı olup olmadığı, olan alacağının müflis şirket tarafından ödenip ödenmediği, kıdem-ihbar yıllık izin alacaklarının ödenmemiş olması halinde iflas tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu, icra tahsil harcı ve icra vekalet ücretinin masaya kaydının talep edilip edilemeyeceği, davacının masaya kaydını talep edebileceği bakiye alacak miktarı konularından ibarettir. İİK 235. maddesinde "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. (1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “297 nci maddenin son fıkrasına” ibaresi “302 nci maddenin altıncı fıkrasına” şeklinde değiştirilmiştir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur." düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 235. maddesine göre, kural olarak sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesine dava açabilirler. Ancak aynı Kanun'un 223. maddesi hükmüne göre alacaklı tebligata elverişli adresini bildirip kararın tebliği için avans yatırmışsa 15 günlük dava açma süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Davalı vekili tarafından husumet itirazında bulunulmuş, davacının ... Şti. Bünyesinde çalıştığı davanın müflis ... Şit'ne açılamayacağı, ... ile ... firmaları arasında organik bağ bulunmadığını iddia etmiştir. Bu anlamda öncelikle dava şartına yönelik husumet itirazının değerlendirmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/09/2021 tarih 2017/(22)9 -31 Esas 2021/1075 Karar sayılı ilamında ifade edildiği şekilde " Uygulamada işverenler iş hukukundan doğan yükümlülüklerden kaçınmak için bazı durumlarda bir holding veya şirketler topluluğunda ya da bunların dışında kalan şirketlerde işçiler görünüşte bir şirketin işçisi olarak gösterilmektedir. Bu duruma engel olmak için tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi geliştirilmiştir. Borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle mümkün olabilmektedir. Bu durum sadece ana ve kardeş şirket için değil, aynı zamanda grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında da söz konusu olabilmektedir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması genellikle kardeş şirketler arasında söz konusu olduğundan, ana şirket ile kardeş şirket ve ortaklar arasındaki karmaşık ilişkiler zinciri net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Bu noktada bu şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olup olmadığının araştırılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü kardeş şirketler arasında perdenin aralanması teorisine başvurabilmek için tek bir iktisadi işletmenin yürütüldüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulmuş olması gerekmektedir. Hukuken iki farklı tüzel kişilik gibi görünen bu şirketler aslında özdeştir, alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötü niyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuştur. Ayrıca bunların üretim, pazarlama ve ihracat faaliyetleri birbirini tamamlayıcı nitelikte olup, şirketler aslında tek ve aynı iktisadi işletmeye vücut vermektedir (Öztek, S./Memiş, T.: Şirketler Hukuku ve İcra İflas Hukuku İlkeleri Karşısında Borçlu Şirketin Alacaklılarının Hakim Ortağa Karşı Korunması, Erol Ulusoy (Editör), I. Uluslararası Ticaret Hukuku Sempozyumu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul, 2008, s. 209). Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210) Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır." Yukarıda ifade edildiği üzere, organik bağın genel ve kapsayıcı bir tanımı bulunmamakla birlikte, her somut olayın özelliğine göre tespit edilmesi gerekir. Emsal Yargıtay kararlarında, şirketlerin ortaklarının aynı olması, şirketlerin iç içe geçmiş olarak ticari faaliyet yürütmeleri, firmalar arasında sıklıkla işçi geçişi olması, şirketin faaliyet konularının aynı olması gibi durumlarda şirketler arasında organik bağın bulunduğu kabul edilmektedir. Emsal Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 15.11.2016 Tarihli, 2016/29064 Esas, 2016/20166 Karar sayılı ilamında, tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenlerin sorumlu tutulması gerektiği, organik bağın ise şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılacağı, bu şirketler arasında bulunan organik bağ sebebiyle davalının da işçilik alacaklarından sorumlu olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta da, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, ...Şirketi ve ... Limited Şirketi'nin her ikisinin de ortağı ve münferiden yetkilisi olarak olarak yalnızca ...'un gözüktüğü, her ikisinin de aynı adreste faaliyet yürüttüğü, her ikisinin de aynı dosya kapsamında aynı kararla iflas etmiş olduğu bu nedenle şirketler arasında organik bağ bulunduğu dolayısı ile husumet itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin Müflis ...Şti. bünyesinde 19/09/2017 tarihinden itibaren İnsan Kaynakları Şefi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca hem Müflis...Şirketi, hem de Müflis ...Şirketi'nin İşçisi gibi iş ilişkisi sürdürüldüğünü, görev tanımı kapsamında üzerine düşen tüm işleri her iki müflis firma personeli gibi gerçekleştirdiğini, her ne kadar müflis ...Tic. Ltd. Şti. bünyesinde SGK kaydı bulunmasa da tüm çalışma süresi boyunca her iki firmanın tam zamanlı personeli olarak çalıştığını iddia etmektedir. Mahkememizce celp edilen, SGK hizmet dökümünün incelenmesinde, davacının ... SGK işyeri sicil numaralı... Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 20.09.2017 - 31.01.2020 tarihleri arasında çalıştığı, ... Ticaret sicil Müdürlüğü'nden celp edilen kayıtlara göre Müflis ...Tic, Ltd. Şti'nin işyeri adreslerinin aynı olduğu, şirket ortak ve yetkilisinin aynı kişi olduğu, şirket faaliyet konusunun aynı olduğu, dinlenen tanık anlatımı ile de bu durumun desteklendiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının 15.825,68 TL net kıdem tazminatı, 9.106,83 TL net ihbar tazminatı alacağı, 5.579,27 TL yıllık izin alacağı olmak üzere toplam 31.430,51 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, İflas dosyası, ... 3. İflas İdaresi'nin ...sayılı iflas dosyası, SGK ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, banka kayıtları, tanık anlatımları ve hükme esas alınan denetime elverişli, 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, ...Limited Şirketi ve ...Şirketi'nin her ikisinin de ortağı ve münferiden yetkilisi olarak olarak yalnızca ...'un gözüktüğü, her ikisinin de aynı adreste faaliyet yürüttüğü, her ikisinin de aynı dosya kapsamında aynı kararla iflas etmiş olduğu, şirketler arasında organik bağ bulunduğu bu nedenlerle ... 3. İflas Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacının alacak kaydının reddine dair 09/06/2021 tarihli kararın kaldırılarak 15.825,68 TL Kıdem Tazminatı, 9.106,83 TL İhbar Tazminatı, 5.579,27 TI Yıllık İzin Ücreti Olmak Üzere Toplam 31.430,51 TL alacağın, davacı alacağı olarak iflas Masasına kayıt ve kabulüne dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1--Davanın KABULÜ ile, 15.825,68 TL net kıdem tazminatı alacağı, 9.106,83 TL net ihbar tazminatı alacağı , 5.579,27 TL yıllık izin alacağı olmak üzere toplam 31.430,51 TL'nin davacı alacağı olarak İflas Masasına kayıt ve kabulüne, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından, 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 1.843,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair taraf vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.24/06/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır