İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/408 E. 2024/1062 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/408
- Karar No
- 2024/1062
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/408 KARAR NO : 2024/1062 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2019 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ... 4. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, davalı iş bu icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, davalının icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkili, davalı borçlu şirkete ortak sağlık ve güvenlik birimi hizmet sözleşmesi ile 6331 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, 6331 Sayılı Kanun ve taraflar arasında addedilen sözleşme hükümlerine uygun olarak müvekkili tarafından mevzuatla belirlenen usule uygun şekilde iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi yapıldığını ve sunulan hizmet karşılığında fatura keşide edildiğini, davalı firma keşide edilen faturalara itiraz etmediği gibi bu fatura bedellerine karşı ödeme de yapmadığını, bakiye borç tutarına göre hesaplanmış olan 9 adet fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı şirkete ... 4.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, örnek 7 Ödeme Emri tebliği edildiğini ancak davalı yanın bu ödeme emrine itiraz ettiğini, ticari uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru zorunluluğunun dava şartı olması sebebiyle 05.04.2019 tarihinde taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu ancak 06.05.2019 tarihinde arabulucu huzurunda yapılan görüşme sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, işbu davayı açma zarureti doğduğunu, kısaca açıklanmaya çalışılan sebepler dolayısıyla davalı yanın itirazları haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, itirazın süresinde olması halinde; borcun tamamına, fer'ilerine yapılan itirazın iptal edilerek takibin devamını sağlamak, müvekkilinin davalıdan olan alacağını tahsil edebilmek ve borçlu aleyhine itiraz edilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra- inkar tazminatı ödenmesini, davalının ... 4. İçra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, davalının ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu kötü niyetli itiraz sebebiyle itiraz edilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde dayandığı delillerin hepsinin taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia olunan hususlara ilişkin deliller belirtilmişse de, taraflarına iletilen dava dilekçesinin ekinde işbu delillerin tümü tebliğ edilmediğini, ayrıca davacının delil olarak sunduğu ... tarih ve... arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Tutak aslının delil olarak ileri sürülmesi mümkün olmadığını, davalı yanın 06.05.2019 tarihli anlaşamama tutanağını delil olarak ileri sürmesi açıkça kanun hükmünü ihlal ettiğini, dilekçede belirtilen; ancak somut bir iddia ile desteklenmeyen tüm iddiaları dayanaksız olduğunu ve davaya esas teşkil etmeyeceği izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ancak buna rağmen davacı müvekkili şirket aleyhine haksız ve dayanaksız olarak işbu davayı ikame etmiş olduğundan itirazlarımızı sunma zarureti hasıl olduğunu, davacı gerek dava dilekçesinde gerekse de icra takibi dosyasında hangi hukuki ilişkiye dayanarak çeşitli iddialarda bulunduğu gerekçelendiremediğini, davacının başlattığı icra takibinin mesnetsiz olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği iddiaların asılsız olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğunu, kabul edilmesi mümkün olmadığını, davacı her ne kadar ... 4. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine ilamsız takip başlatmış ise de takip dayanağı olan alacak sebebi gerçekçi olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin, davacı tarafından başlatılmış olan ... 4. İcra Müdürlüğü...E. sayılı takibe itiraz etmesinde ve tebliğini talep etmesinde herhangi bir kötüniyet olmadığını, müvekkile şirketin haklılığı yargılama safhasında delillerin incelenmesi sonucunda ortaya çıkacağını, müvekkili şirkete fatura kesilmiş olması alacağı tek başına ispat kabiliyetinden yoksun olduğunu, müvekkili şirketin davacının dava dilekçesinde değindiği sözde faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmaması alacağın varlığını ispatlamaz olduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı'ya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 1. İcra Dairesinin... İflas sayılı dosyasında ... Şirketi'nin 04/11/2021 tarih saat 11:12 itibarı ile iflasına karar verildiği, müflis şirketin tasfiye işlemleri ... İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iflas kararı henüz kesinleşmediğinden 2. Alacaklılar toplantısı yapılmadığı, herhangi bir gün tayin edilmediğini, davacı ...Şirketi ... Şubesi'nin dosyalarında taraf kaydı ve alacak kaydı başvurusu bulunmadığı bilgisi, 2-... 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 3-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen ... Şirketinin 2017-2018 yıllarına ait BA/BS formları, 4-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen ...Şirketinin BA/BS formları, 5-... 1. İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile iflas kararının 25/02/2021 tarihinde kaldırılmasına karar verildiği, Müdürlüklerince alınan 16/03/2021 tarihli kararı ile müflis şirketin tasfiye işlemleri İİK.40. maddesi gereğince durdurulduğu bilgisi, 6-... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasına ait tensip zaptı, duruşma tutanakları ve gerekçeli karar evrakı, 7-Bilirkişi kök ve ek raporu, 8-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Yargılama sırasında davalı hakkında ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile 07.11.2019 günü saat 12:29 itibariyle iflasın açılmasına karar verildiği, anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kaldırma karar ile kaldırıldığı, bu kez ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas...Karar sayılı kararı 04.11.2021 günü saat 11:12 itibariyle iflasın açılmasına karar verildiği,ile anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın niteliğinin kayıt kabul davası olarak değiştiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Dosyaya celp edilen takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf verilen kesin süreye rağmen fatura dönemlerine ait ticari defterlerini dosyaya ibraz etmemiştir. Tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine ibraz ettikleri BA BS formları celp edilmiş, davacı tarafın sunmuş olduğu ticari defterler üzerinde ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılarak uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen 28.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davaya kıonu icra takibine dayanak faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu dayanak faturaların e-fatura olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 10.932,70 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davalı vekilinin itirazlarını karşılar mahiyette bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 07.05.2021 tarihli ek rapora mali müşavir bilirkişi kök rapordaki görüşlerini tekrarlamıştır. Davalı taraf verilen kesin süre ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmesine rağmen dava konusu icra takibine dayanak fatura dönemlerine ait ticari defterlerini dosyaya sunmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya dayanak olarak tanzim etmiş olduğu fatura içeriği hizmetin davalıya verildiğine dair delillerini dosyaya sunduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına Mahkememizce itibar edildiği, bu durumda davacının dayanak fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olduğu ve davacının işbu alacağını iflas masasına kaydedilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, 10.932,70 TL'nin davacı alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 746,81 TL nispi karar harcının, 132,05 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 295,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.932,70 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 1.422,00 TL yargılama gideri ile 132,05 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı toplamı 1.598,45 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 660,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/12/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Harç / Masraf Dökümü Peşin Harç : 132,05 TL Karar Harcı : 746,81 TL Noksan Harç : 295,55 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 2.422,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama gideri detayları Bilirkişi Ücreti : 1.200,00 TL Posta Giderleri : 222,000 TL