İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/793 E. 2026/775 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/793
- Karar No
- 2026/775
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/793 Esas KARAR NO : 2026/775 Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... no'lu Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edilen ve davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın, 07.08.2023 tarihinde 8/8 kusurlu olarak alkollü sürücü ... sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu kaza sebebiyle tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre ... plakalı araç olayda 8/8 kusurlu ve sürücüsünün alkollü olduğunun sabit olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle müvekkili şirket tarafından...plakalı araç malikine 25.09.2023 tarihinde 61.894,57.-TL Hasar Tazminatı, 26.01.2024 tarihinde 10.000,00.-TL Değer Kaybı Tazminatı ve 26.01.2024 tarihinde 10.000,00.-TL Değer Kaybı Tazminatı olmak üzere toplam 81.894,57.-TL ödendiğini, müvekkili şirketin, Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B.4/c bendi hükmüne göre; yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan ... 9. İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalı tarafından yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takibin durduğunu, icra takibinin durması sebebiyle dava konusu olayla ilgili olarak arabululuculuk alternatif çözüm yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlık ile sonuçlandığını, davalının haksız ve kötünüyetli itirazının iptali ile takibin devamını, davalının kötü niyetli itirazı sebebiyle aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davanın açılmasının zorunluluğunun ortaya çıktığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamını, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Kazanın oluşum şeklinin, kusur durumunun ve sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğuna dair iddiaların müvekkili şirketçe kabul edilmediğini, kaza tespit tutanağındaki değerlendirmelerin taraflı ve eksik olduğunu, alkollü olduğu iddia edilen sürücünün durumunun kesin, tartışmasız ve yargı kararıyla sabit olmadığını, trafik tespit tutanağının tek başına tam kusur tespiti için yeterli olmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin zorunlu olduğunu ve hukuken geçerli bir ödeme olduğuna dair herhangi bir mahkeme kararı veya zorlayıcı hüküm bulunmadığını, rücu edilebilir nitelikte olup olmadığı hususunun tartışmalı olduğunu, ayrıca, ... plakalı araç malikine hangi gerekçeyle, neye dayanarak iki kez 10.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu ödemenin dayanağının belgelerle net biçimde açıklanmadığını, değer kaybı ödemesinin hukuken geçerli bir bilirkişi raporuna dayanmadığını, davacı tarafın, müvekkil şirketin zarar sorumluluğunu doğuracak şekilde kastı veya ağır kusuru bulunduğunu ispat edemediğini, Sigorta Genel Şartları’nda belirtilen istisnai hallere dayanılarak yapılan rücunun, ancak kusur ve illiyet bağı kesin biçimde ispat edildiğinde mümkün olacağını, diğer yandan, davacının taraf ödeme yaptığı zarar miktarını da delillerle tam olarak ispatlayamadığını, kaza tespit tutanağının, servis kayıtlarının ve eksper raporlarının dosyaya eksiksiz sunulmadan tazminatın dayanaklarının değerlendirilmesi mümkün olmayacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Açılan davanın sigorta ödemesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafın sigortalısı aracın sürücünün % 100 alkolün etkisi ile kazaya sebebiyet verip vermediği, dava dışı zarar görene yapılan değer kaybı ve hasar ödemelerinin kadri marufunda olup olmadığı, davacı sigorta şirketi açısında rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise rücu edilebilecek tutarın tespit edilerek davalı taraftan talep edilebilip edilemeyeceği hususlarındadır. ... 9. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı tarafça davalı şirket aleyhine 81.894,57 TL asıl alacak, 32.905,10 TL işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinin 22.03.2026 tarihli raporunda özetle; Kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde; ...plakalı aşırı alkollü kamyonet sürücüsü ...'in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğuna, yasal sınırın çok üzerinde 1.47 promil derecesinde aşırı alkollü saptanan, kazanın oluşumunda asli kusurlu olan sürücü ...' in almış olduğu aşırı alkolün etki güvenli sürme yeteneğini kaybetmesinin kazanın oluşumunda münhasıran etkili olduğuna; ...plakalı aracın 61.894,57-TL(KDV hariç), 74.273,48-TL(KDV dâhil) tutar ile onarılabileceğine, araçta meydana gelen değer kaybının 20.000,00-TL tutarında olduğuna, ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olması sebebiyle, araç maliki davalı ... A.Ş.'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...'e ve dava dışı ...'e ait ... plaka sayılı araçta kaza sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100 oranındaki kısmından araç maliki ve işleteni olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davacı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... A.Ş.'nin hukuki sorumlulukların teminat altına alınması maksadıyla 09.06.2023 başlangıç 09.06.2024 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin tanzim edildiğine, gerçekleşen zararın, davacı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ...A.Ş.'nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 09.06.2023 başlangıç 09.06.2024 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar ... hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğuna, dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 120.000,00-TL olduğu, davacı ... Şirketi'nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu, artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğine, gerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ...'e ve dava dışı ...'e ait ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi ve değer kaybı zararının davacı...Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümler Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 120.000,00-TL tutarındaki poliçe limitini aşmadığına, 27.08.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve itiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiğine, davalı...A.Ş.'nin maliki olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...”in 96100 oranındaki kusuru nispetinde ... plaka sayılı araçta gerçekleşen 81.894,57-TL tutarındaki maddi zarar ve değer kaybı zararının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatı ile davacı ... Şirketi tarafından zarar gören ... plaka sayılı aracın dava dışı ...'e ve dava dışı...'e ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığına, dava konusu olay sebebi ile gerçekleşen zarar kapsamında davacı ... Şirketi tarafından 81.894,57-TL tutarında tazminat ödemesinin gerçekleştirildiğine, ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...'in olayın oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde heyetimizde görevli trafik kazaları analiz uzmanı bilirkişi tarafından kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu olduğuna, araç sürücüsü dava dışı ...'in kaza anında en az 1.47(birvirgülkırkyedi) promil alkollü olduğu, mevzuat hükümlerine göre belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı, alkolün etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiğine, kazanın gerçekleşmesinde alkol dışında faktörlerin rol oynamadığı(yol, iklim, araç, karşı araç, yaya vb.), sürücü dava dışı ...'in güvenli yeteneğini kaybetmesi nedeniyle kazaya neden olduğu, heyetimizde görevli tıp doktoru nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından gerçekleşen kazanın münhasıran alkolün etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin değerlendirildiğine, alkollü araç kullanımı sebebiyle oluşan zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/e maddesi gereğince sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiğine, davacı ... Sigorta Şirketi'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddesine dayanarak, dava dışı ...'e ve dava dışı ... 'e ait ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi ve değer kaybı zararı kapsamında ödediği toplam 81.894,57-TL tutarındaki ana para hasar tazminat bedelini ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar ...ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ... Ticaret A.Ş.'ne karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceğine dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetinin 17.06.2026 tarihli ek raporunda özetle; Dava konusu olay ile ilgili kök raporda belirtilen hususların, tarafların itiraz ve beyanları kapsamında tekrar titizlikle incelendiğine, dosya münderecatına kök rapordaki görüşlerin değişmesini sağlayacak mahiyette yeni bilgi ve belge sunulmadığına, mevcut bilgi ve belgelerin detaylıca irdelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle bu bilgi ve belgeler ışığında hazırlanan kök raporda detaylı olarak açıklanan hususlar kapsamında belirtilen görüş ve kanaatlerde herhangi bir değişikliğe gidilmediğine, kök raporda verilen görüşlerde mutabık kalındığına dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere poliçe kapsamında ödenen tazminattan Genel Şartların B.4 maddesi uyarınca sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır. Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır. 2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersizdir. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2...; YHGK 7.4.2004 gün ve ...; YHGK 2.3.2005 gün ve ...; YHGK 14.12.2005 gün ve ...; YHGK 10.12.2014 gün ve...E. ...K. sayılı ilamları). Yapılan bu açıklamalar, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler ve alınan bilirkişi raporu uyarınca haksız fiilin meydana geldiği tarih itibari ile davacı şirket nezdinde ... sigortası bulunan ... plaka sayılı araç sürücününü kazanın oluşumundan % 100 kusurlu olduğu ve araç sürücüsünün kaza anında en az 1.47(birvirgülkırkyedi) promil alkollü olduğu, mevzuat hükümlerine göre belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı, alkolün etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiğine, kazanın gerçekleşmesinde alkol dışında faktörlerin rol oynamadığı(yol, iklim, araç, karşı araç, yaya vb.), sürücü dava dışı ...'in güvenli yeteneğini kaybetmesi nedeniyle kazaya neden olduğu, heyetimizde görevli tıp doktoru nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından gerçekleşen kazanın münhasıran alkolün etkisine bağlı olarak meydana geldiği, alkollü araç kullanımı sebebiyle oluşan zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/e maddesi gereğince sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği, davacı ... Sigorta Şirketi'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddesine dayanarak, dava dışı ...'e ve dava dışı ... 'e ait ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi ve değer kaybı zararı kapsamında ödediği toplam 81.894,57-TL tutarındaki ana para hasar tazminat bedelini ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ... A.Ş.'ne karşı, buna göre davacı sigorta şirketi açısından rücu şartlarının oluştuğu, takipte işlemiş faiz talebinin de yer aldığı, son ödeme tarihi olan 26.01.2024 ile takip tarihi olan 04.12.2024 tarihleri arası için avans faizi üzerinden yapılan hesaba göre davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, her ne kadar davacı vekilince icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaati hasıl olmuştur. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile Davalı tarafın ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Açılan davanın KABULÜ ile; 1-Davalı tarafın ... 9. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin alacağın varlığı ve miktarı, yapılan yargılama ile tespit edildiğinden REDDİNE, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 7.841,96-TL olup, peşin alınan 1.386,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.455,46-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 730,00-TL, bilirkişi ücreti 32.000,00-TL masrafından oluşan 32.730,00-TL'den yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 1.386,50-TL peşin harç toplamı 34.731,90-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır