İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/61 E. 2026/70 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/61
Karar No
2026/70
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2026/61 Esas KARAR NO: 2026/70 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 03/09/2025 KARAR TARİHİ: 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketİN, faaliyet konusuna ilişkin olarak gümrük beyannamesi muhteviyatı bir kısım eşyaları gümrük denetiminden geçene dek davalı ------- açılış izni, denetimi ve gözetiminde olan-------- adresinde yer alan----------unvanlı antrepoda olay tarihi itibariyle muhafaza ettiğini, ---- bulunduğu binada ve bahsi geçen antrepoda -------tarihinde saat 04:00'da yangın çıktığın ve müvekkili şirketin gümrük beyannamesi ile değerleri ithal etmiş olduğu malların tümü kullanılamaz hale gelmiş ve telef olduğunu, Bunun üzerine öncelikle idareye --------- tarihinde başvuru yapılarak yangın ile ile ilgili bilgi verilmesi talebinde bulunulduğu, idarece düzenlenen bila tarih ve ----------- kayıt sayılı yazı ile binanın yıkılma tehlikesi olduğu için alana girilemediği ve ayrıca da olay yeri raporunun kendilerine henüz gelmediği, bu sebeple dilekçede bahsi geçen beyannamelerle alakalı tespit yapılması akabinde tekrar bilgi verileceği hususunun müvekkiline bildirildiğini, aradan geçen süre zarfında müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmaması üzerine işbu defa taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını söz konusu arabuluculuk aşamasında -Yanan Mallardan Kaynaklı Maddi Zarar- Nakliye Ücretleri- Liman Hizmetleri Ücretleri- Ardiye Ücretleri- ---- ücretinin taraflarınca talep edildiğini, yapılan başvuru ve toplantılar neticesinde bir sonuç alınmadığını beyanla; ----------- açılış izni, denetim ve gözetleme sorumluluğu kapsamında olan antrepoda ---- tarihinde meydana gelen yangın sırasında telef olan müvekkiline ait eşyaların beyannamelerin kıymeti (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100-TL) ,anılan eşyaların satışına bağlı olarak mahrum kalınan karın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100-TL), navlun bedelleri (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100-TL), liman hizmetleri bedelleri (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100-TL), ardiye ücretleri (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100-TL), tse masrafı (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100-TL), toplamına isabet eden (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 600-TL) maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın öncelikle usuli itirazları nedeniyle reddini talep ettiklerini, İdare aleyhine açılan huzurdaki davanın idari yargı yerinde açılması gerekirken adli yargıda açılması usul ve yasaya aykırı olup davanın öncelikle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davada, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, İdarenin mevzuatla kendisine verilmiş bulunan görevlerini gereği gibi yerine getirmediği ileri sürüldüğünü, Gümrük gözetimi ve kontrollerine ilişkin olarak yapılan işlemler idari nitelikte olup hiç yapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibi yapılıp yapılmadığı hususunun idari yargı yerinin denetimine tabi bulunmasına göre, görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi de hizmet kusuru niteliğinde olduğunu, İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesi gereğince idarenin hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin hukuki sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca idari yargı yerinde açılacak tam yargı davasında görülmesi gerekmektedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı açılan davalarda idari yargı görevli oldugundan davanın HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın------- sayılı dosyası ile --------- tarihinde meydana gelen yangın sırasında telef olan müvekkile ait emtiaların beyanname kıymeti (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL) ile anılan emtiaların satışına bağlı olarak mahrum kalınan karın Gazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL) toplamına isabet eden (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 2.000 TL) maddi tazminatın davalı idareye 2577 sayılı Kanunun 13.maddesi uyarınca yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi..." istemiyle dava açmış olup derdest olduğunu, dava konusu olay ile ilgili idarenin kusuru ve sorumluluğunu bulunmadığını beyanla, işbu davanın öncelikle usulden (hukuki yarar yokluğu, zamanaşımı, husumet, yargı yolu uyuşmazlığı, derdestlik ve mükerrerlik itirazımız ve yetki itirazlarımız değerlendirilerek) reddine, davanın esasına girilmesi halinde davanın esastan reddine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen yangın sebebi ile oluşan zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Mahkememizin----- Esas sayılı dosyasından davalı-------- yönünden tefrik kararı verilerek, ---- Esasa kaydı yapılmıştır. Bir kamu hizmeti yapan kurumdan istenilen tazminatın dayanağı, sonuçta hizmet kusuruna dayalı ve idarenin sorumluluğunu gerektiren bir hususu olup olmadığının tayin ve tespitinin idare hukuku ilkelerine göre belirlenmesi gerekir. Davalı------- idaresi genel bütçeye dahil idare olup, görev ve yetkileri 4458 sayılı Gümrük Kanun'unda belirlenmiştir. İdare kanun kapsamında belirlenen hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısının ve diğer ilgili hususları yerine getirmek üzere kurulmuş ve kamu hizmeti niteliğinde olan gümrük hizmetini ifa etmektedir. Anayasanın 125/son maddesi dikkate alındığında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanan zararı ödemekle yükümlü bulundu, bunun yanında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde de idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanan tazminat davalarının tam yargı davaları olarak idari yargıda görüleceğinin düzenlendiği, kamu hizmetinin neler olduğunun yasalarla belirlendiği ve gümrük idaresinin kamu hizmeti veren bir kuruluş olduğu, hizmetin özel kesimce yürütülmesinin dahi onun niteliğini etkilemeyeceği anlaşılmıştır.Bu nedenle anılan davalı yönünden dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine karar verilmiştir. ------

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar harcı 732,00-TL'nin davacı taraftan tahsil edilerek, hazineye irat kaydı yapılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -------------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/61, K. 2026/70, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-61-e-2026-70-k-91acfacb69c5