İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/5 E. 2026/72 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/5
- Karar No
- 2026/72
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/5 Esas KARAR NO : 2026/72
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 28/09/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yapılan mali inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, müvekkil şirketlerin, mali yapısının bozulduğu ve işletme sermayesinin yetersiz kaldığı, vadesi gelen ödemeleri yapabilmesi için gerekli nakit fonlarını sağlayamadığı, satıcılara olan borçların ve kullanılan banka kredilerinin ödenememesi riski ile karşı karşıya kalınması ile müvekkilleri Borç Ödeme Acziyeti içerisinde olduğu kanaatine varıldığını, müvekkili ,..... ve Sayın ....., müvekkili şirketlerin hissedarları olup şirketlerin münferiden yetkilisi olduğunu, müvekkilinin Konkordato Ön Projesinde detaylı olarak izah edileceği üzere müvekkili şirketlerin bankalara olan borcuna kefil olmaktan kaynaklanan borç ve şahsi kredilerinden kaynaklı borçları bulunduğunu, Kendisi bütün emek ve mesaisini müvekkili şirketler için harcamakta ve şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak için maddi ve manevi her türlü destekte bulundukları, müvekkili hissedarı olduğu şirketler ile birlikte mahkemeye konkordato talebiyle başvurulduğunu, Şirketler tarafından kullanılan banka kredilerinde müteselsil kefalet sebebiyle ve de ön projede detaylı olarak izah edildiği üzere şahsi borçları bulunuduğunu, hem kefalet hem de şahsi borçları sebebiyle konkordato talebinde bulunmak zorunda kaldıklarını, müvekkili şirketler, ticari faaliyetlerini tekstil sektöründe yürütmekte olup özellikle hazır giyim imalatını gerçekleştirerek bu ürünlerin ihracatını gerçekleştirdiklerini, Dünya ve Türkiye’deki ekonomik konjonktürlerin negatif yönde etkileri nedeniyle şirketler finansal açıdan zorluklarla karşılaştıklarını, Şirketlerin faaliyette bulunduğu sektör ve sektörün içinde bulunduğu ekonomik koşullar ile maliyetlerin her geçen gün enflasyon baskısı nedeniyle büyük artış göstermesi nedeniyle müvekkilleri konkordato talebinde bulunmak zorunda kaldığını, belirtilenler üzere müvekkili şirketin borçlarını ön projede ödeyebilmesinin yolu, mevcut organizasyonunun işler halde muhafaza edilmesi ve üretim, pazarlama ve satış faaliyetlerinin devamının sağlanması gerektiğini, müvekkili şirketlerin ortakları da şirketin borçlarına müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu,. Şirketin faaliyetini sürdürebilmesi ve müvekkili şirketlerin ortaklarının da faaliyetlerini devam ettirebilmesi ve konkordatonun başarılı olabilmesi için şirket ortağının malvarlığının da korunmasının gerekeceği müvekkili şirketin ve ortağının malvarlığının korunması yönünden geçici mühlet kararı verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah olunan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin dava, talep ve itiraz hakkımız saklı kalmak kaydıyla; haklı konkordato tasdik taleplerinin kabulüne, tensip kararı ile birlikte, iik 287. maddesi muvacehesinde müvekkil şirketler ve davacı şirket ortakları hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato teklifimize ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkil şirketler ve davacı şirket ortaklarına en az bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine, mahkeme tarafından geçici mühlet kararı verilmesi halinde kararın verildiği tarih ile konkordato tasdiki veya konkordato talebinin reddine dair kısa kararın verileceği tarih arasındaki süre ile sınırlı olmak üzere ve müvekkillerin düzenlediği çeklerin bankalara ibraz edilmesi halinde bu çeklere "karşılıksızdır" kaşesi yerine, "konkordato tedbir şerhi" kaydının düşülmesine, müvekkilleri tarafından müstakbel alacağın temliki sözleşmelerinin iik 294 uyarınca hükümsüz olduğunun tespitine, müstakbel alacağın temliki sözleşmelerinin iik 294 uyarınca hükümsüz olduğunun tespitine, bankalara tahsil ve/veya teminat için verilen çeklerin ve/veya tahsil edilen bedellerin müvekkillerimize iadesine, şirketlerimizin büyüklüğü, çalışan sayımız ve usul ekonomisi göz önünde bulundurarak komiser tayinine ve gerekli sürecin yürütülmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir. Mahkememizden verilen 30/12/2024 tarihli ..... Esas, .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ..... Hukuk Dairesi'nin 03/12/2025 tarihli ..... Esas ..... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı. Konkordato talep edenlerin mahkememizde daha önce başvurusu olduğu, ...... esas sayılı dosyasında kesin mühlet içinde 30/12/2024 tarihinde konkordato talebinin reddedildiği dikkate alınarak, İstinaf İlamı uyarınca davacı ..... ve .....'ın mevcut durumu hakkında bir bütün olarak gerekli inceleme ile birlikte konkordato süreci ve talebi hakkında Prof. Dr. .....'dan ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Konkordato Komiser Heyeti'nin 16/01/2026 Tarihli Ek Raporunda Özetle; ".....'ın revize projesinde; şahsi borçlarının 4.346.666,00 TL, kefalet borçlarının 66.656.000,00 TL olmak üzere toplam borç tutarının 71.002.666,00 TL olduğu görüldüğü, revize projede 025 faiz öngörülmüş olup, toplam 17.750.666,50 TL'lik faiz tahakkuku ile toplam tasfiye edilecek borç tutarı 88.753.332,50 TL olarak hesaplandığının, ........ iş bu borçların ödenmesinde; Almanya'da mukim .... firmasından 01.01.2025 tarihinden itibaren başlama üzere elde edeceği 4.000 euro ücret gelirini, Yurt içi şirketlerinin (Konkordato sürecinde olan imalat şirketi ..... Basım ve ihracat şirketi ...) 030 hisse satışından 85.000.000,00 TL'lik menkul kıymet satış kazancını kaynak olarak gösterdiğinin, Mülkiyetine sahip olduğu 1 adet gayrimenkulünün olduğu, bilirkişi raporuna istinaden rayiç değerinin 1.860.000 TL olarak belirlendiği, her ne kadar .... firmasının kaynakları arasında Ortaklar ve 3. Şahıslardan yapılacak Gayrimenkul Satış kaynakları içerisinde bu tutar yer alsa da şahsi projesinde kaynak olarak bu gayrimenkulün satışının gösterilmediği, .....'ın Türkiye'de mukim ortağı olduğu şirketlerinden herhangi bir ücret geliri bulunmadığının, Projede bahsedilen 4.000,00 EURO'luk ücret geliri Almanya'dan elde edilecek olup, komiser heyetinin görevde bulunduğu süre içerisinde elde edilemediği, Kaldı ki komiser heyetine sunulan iş sözleşmesi hem almancası hem de tercümesi incelenmiş olup, sözleşmenin 01.01.2025'de başlayacağı ve üç aylık bir deneme sürecine tabi olacağı anlaşıldığının, buna göre Aralık 2024'deki bakış açısı ile değerlendirme yapılması gerekirse, ilgili sözleşmenin henüz deneme süreci bile başlamamışken, güvenilir bir kaynak olarak değerlendirilmesi zor gözükmekle birlikte, işbu ek raporun yazıldığı tarihteki bilgiler kapsamında, komiser heyetinin görevi devam ettiği sürece anılan iş sözleşmesine ilişkin bir ücret ödemesi yapıldığı, ayrıca anılan sözleşmede .....'ın genel müdürü olarak görev yapacağı belirtilmiş olmakla birlikte, bu görevini Türkiye'de mi yoksa Almanya'da mı ifa edeceği bakımından sözleşmede bir ibare bulunmadığının, Herhalde bazen Almanya'da olması gerektiği düşünüldüğünde (zira aksisi hayatın olağan akışına aykırı olacaktır), ilgili vize, oturma ve çalışma izinlerini kimin alacağı sözleşmede düzenlenmediği tespit edildiğinin, Dolayısıyla sözleşmenin gerçek bir kaynak olarak değerlendirilmesinin komiser heyetince yapılamadığı, ........ tarafından revize projede ortağı olduğu Şirketlerin hisselerinin /030'unu satarak 85.000.000,00 TL kazanç elde edeceği beyan edildiğinin, ...... Basım firmasının rayiç özkaynaklarının negatif olması sebebiyle bu Şirketten hisse satışından kazanç elde edilemeyeceği; ..... (ihracat yapan) firmanın rayiç özkaynakları 19. 007.800,18 TL pozitif olmasına rağmen ortak ........'ın bu şirkete ait hisselerinin /630'unu satarak dahi elde edebileceği tutarın (19.007.800,18 TL * 090 Ortaklık Payı * 030 Hisse satışı ) — 5.132.106,05 TL ile sınırlı kalacağı, bu tutarın da 88.753.332,50 TL'lik faiz dahil borçların yalnızca %5'ini karşılamaya yeter bir tutar olduğu, İlgili tarihte şirketin hisse satışına ilişkin herhangi bir somut bilgi de elimizde bulunmadığından objektiflik ilkesi gereğince ilgili şahsın projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı hususundaki görüşlerini aynen tekrar ettiklerini, .....'ın revize projesinde; şahsi borçlarının 3.274.186,00 TL olduğu (kefalet borçlarının olmadığı) revize projede borçlar için 6025 faiz öngörülmüş olup, toplam 818.546,50 TL'lik faiz tahakkuku ile tasfiye edilecek borç tutarı 4.092.732,50 TL olarak hesaplandığının, ..... 'ın bu borçların ödenmesinde, “Türkiye'de mukim Şirketlerden 140.000,00 TL ücret gelirini ve Almanya'da mukim ..... firmasından 01.01.2025 tarihinden itibaren başlamak üzere elde edeceği 2.000 EURO ücret gelirini kaynak olarak gösterdiğinin, Mülkiyetine sahip olduğu 1 adet gayrimenkulün olduğu, bilirkişi raporuna istinaden rayiç değerinin 9.000.000 TL olarak belirlendiği, satışının yapılarak doğrudan ..... Firmasına konkordato kaynağı olarak konulacağı ve ..... firmasının kaynakları arasında Ortaklar ve 3. Şahıslardan yapılacak Gayrimenkul Satış kaynakları içerisinde bu tutarın yer aldığı, .....'ın Türkiye'de mukim ortağı olduğu şirketlerinden 140.000 TL ücret geliri bulunmakta olup, bu gelir ile cari dönem aile giderlerini karşıladığının, Projede bahsedilen 2.000,00 EURO'luk ücret geliri Almanya'dan elde edilecek olup, komiser heyetinin görevde bulunduğu süre içerisinde elde edilemediğinin görüldüğü, Komiser heyetine sunulan iş sözleşmesi hem Almancası hem de tercümesi incelenmiş olup, sözleşmenin 01.01.2025'de başlayacağı ve üç aylık bir deneme sürecine tabi olacağı anlaşıldığının, Buna göre Aralık 2024'deki bakış açısı ile değerlendirme yapılması gerekirse, ilgili sözleşmenin henüz deneme süreci bile başlamamışken, güvenilir bir kaynak olarak değerlendirilmesi zor gözükmekle birlikte, işbu ek raporun yazıldığı tarihteki bilgiler kapsamında, komiser heyetinin görevi devam ettiği sürece anılan iş sözleşmesine ilişkin bir ücret ödemesi yapıldığının görülmediği, ayrıca anılan sözleşmede .....'ın satış müdürü olarak görev yapacağı belirtiliş olmakla birlikte, bu görevini Türkiye'de mi yoksa Almanya'da mı ifa edeceği bakımından sözleşmede bir ibare bulunmadığnın, bazen Almanya'da olması gerektiği düşünüldüğünde (zira aksisi hayatın olağan akışına aykırı olacaktır), ilgili vize, oturma ve çalışma izinlerini kimin alacağı sözleşmede düzenlenmediğinin, Dolayısıyla sözleşmenin gerçek bir kaynak olarak değerlendirilmesinin zor görüldüğü, Revize projesinde sahibi olduğu 9.000.000 TL rayiç değerli gayrimenkulün satılarak Mayapack Şirketine kaynak olarak aynen kullandırılacağı taahhüt edildiğinden ( 3.274.186,00 TL şahsi borç * 818.546,50 TL faiz = ) 4.092.732,50 TL'lik kendi şahsi borçları için kaynak eksiği mevcudiyetini korumakta olup ilgili şahsın projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, Aynı gayrimenkulün farklı projelerde kullanılması teorik olarak uygun gözükmekle birlikte, uygulamada zor olabileceği gibi, somut projeler bakımından da ilgili gayrimenkulün her iki proje bakımından yetersiz kaldığı, yapılan inceleme üzerine, şahıslara ilişkin raporlarındaki görüşlerini aynen muhafaza ettikleri" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından : İİK. madde 287 'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. İİK. MADDE 292 'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ' hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Dosya No: 2019/2251 Esas Karar No: 2019/2002) Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 19.09.2022 tarih, ..... Esas ..... Karar sayılı ilamla davacı gerçek kişilerin ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynı olduğu, ticari mevcudiyetlerinin dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu, ayrı bir kaynakları ve özgün projeleri bulunmadığı gerekçeleriyle gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilemeyeceğinden bahisle bozulmuştur. Mahkememizden verilen 30/12/2024 tarihli ..... Esas, ..... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...... Hukuk Dairesi'nin 03/12/2025 tarihli ..... Esas ..... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olup mahkememizin ..... esasının almıştır. Mahkememizin 09/01/2026 tarihli tensip zaptı ile İstinaf İlamı uyarınca davacı ...... ve ........'ın mevcut durumu hakkında bir bütün olarak gerekli inceleme ile birlikte konkordato süreci ve talebi hakkında Prof. Dr. ..... ve ......'dan ek rapor alınmasına karar verilerek bu ek rapor doğrultusunda davacı gerçek kişi yönünden ayrı bir oylama yapılmadığı gibi davacı şirketten ayrı bir konkordato projesi olmadığı, Kendi ticari mevcudiyeti dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu,ulaşmasının mümkün olmadığı hususundaki görüşümüzü aynen tekrar ederiz. Aynı gayrimenkulün farklı projelerde kullanılması teorik olarak uygun gözükmekle birlikte uygulamada zor olabileceği gibi, somut projeler bakımından da ilgili gayrimenkulün her iki proje bakımından yetersiz kaldığı gibi ..... ve .... Basım Şirketlerinin konkordato başvurusunun .... esas sayılı dosyada feragat nedeniyle reddine karar verildiği dikkate alınarak bu itibarla konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynağı malvarlığı ve özgün projesi bulunmayan davacı gerçek kişi hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmeyerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-..... T.C. Kimlik Numaralı ....., -.... T.C. Kimlik Numaralı ........ hakkında KONKORDATO TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE, 2-Davacı tarafça peşin harç yatırılmadığı görülmekle Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İİK.nun ilgili maddeleri uyarınca kararın re'sen taraflara/vekillerine TEBLİĞİNE, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 22/01/2026
Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip.... ¸e-imzalıdır