İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/41 E. 2026/145 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/41
Karar No
2026/145
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/41 Esas KARAR NO : 2026/145

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02.10.2014 KARAR TARİHİ : 01.10.2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 19.10.2012 tarihli ve sözleşme başlıklı protokolün imzalandığını, protokolün birinci ve ikinci maddelerine göre davalı tarafın müvekkili şirketin aracılığı vasıtasıyla ihale yoluyla ...A.Ş.'den alınmakta olan fuel oil akaryakıtı karşılığında üç yüz elli ton (6) numara fuel oili bedelsiz olarak ücret mukabilinde davacıya verileceğinin hüküm altına alındığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ancak davalı tarafın üç yüz elli ton (6) numara fuel oili müvekkili şirkete bedelsiz olarak teslim etmediği gibi dava dışı şirket ile akdettiği sözleşme gereği satın aldığı akaryakıtı da üçüncü kişilere satarak müvekkili davacı şirkete karşı edimini aynen ifa etme olanağını kusurlu olarak ortadan kaldırdığını, davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi gönderilen ihtarnameye de itiraz edildiğini tüm bu nedenlerle; şimdilik 70.000,00-TL'nin İzmit 20. Noterliğinin 31.01.2013 tarih ve 1980 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirket ...A.Ş.'nin ticari merkezinin iki yıldır Ataşehir/İstanbul adresinde bulunduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, davacının müvekkili şirket ile aralarında protokol imzalandığı ve aracılık faaliyetleri karşılığında 350 ton fuel oil bedelinin ödenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında herhangi bir anlaşma veya protokol bulunmadığını, ... Şeker San. ve Tic. A.Ş. tarafından açılan ihaleye müvekkili şirketin bizzat katıldığını ve ihaleyi kazandığını, ihale sürecinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan gerekli izinlerin alındığını, ihale konusu ürünlerin devrinin gerçekleştiğini ve geçici teminat mektubunun iade edildiğini, müvekkili şirketin ihaleye katılımında hiçbir aracı kullanmadığını, davacının yetkisiz temsilci iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, protokolün imzalandığı iddia edilen tarihte şirket imza yetkilisinin İbrahim Çelik olduğunu ve bu durumun 14 Ağustos 2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, üçüncü kişilerin tescil ve ilan edilen hususları bilmediklerini iddia edemeyeceklerini, müvekkili şirketin dağıtıcı lisansı sahibi bir şirket olarak 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili Mevzuat uyarınca bayisi olmayan veya serbest kullanıcı statüsünde bulunmayan davacıya akaryakıt satışı yapmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davacının herhangi bir lisansının bulunmadığını, iddia edilen sözleşmenin hukuki imkansızlık nedeniyle ifa edilemeyeceğini, ... A.Ş. nezdinde ihale dosyasının celbini ve davacının lisans durumunun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan sorulmasını, tüm bu nedenlerle; öncelikle yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin usulden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememizin 06.04.2017 tarih, 2014/1636 esas, 2017/332 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2017 tarih, 2017/840 esas, 2017/857 karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Davacı, davalıya dava dışı şirket ile aralarında akaryakıt alım-satım sözleşmesinin kurulmasında aracılık hizmeti verdiğini, bunun karşılığında sözleşmede ücret yerine kararlaştırılan akaryakıtın tarafına teslim edilmediğini iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, davalı taraf ise, akdi ilişkiyi inkar ederek davacıdan hizmet almadığını, davaya dayanak sözleşmedeki imzanın yetkilisine ait olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki “Sözleşmedir” başlıklı 02.10.2012 tarihli belgede; sözleşme konusunun...Fabrikasından alınacak fuel oile aracılık olduğu, bunun karşılığında davalı şirketin de aracılık eden davacıya 350 ton 6 numara fuel oili bedelsiz olarak vermeyi taahhüt ettiği görülmüştür. Dosya kapsamında davalı şirket ile dava dışı ... AŞ arasında imzalanan 05.11.2012 tarihli “... Satışı Şartname ve Sözleşmesi” bulunmaktadır. Keza dosyada yer alan davalı tarafından ...AŞ’ye hitaben yazılı bila tarihli belgede; “..firmanızdan alımını yapmayı talep ettiğimiz fuel oil için şirketimiz adına; bütün pazarlıkları yapmaya, görüşmelere katılmaya, alım satım evraklarını teslim etmeye, teslim almaya, nihai alım satım sözleşmesinin imzalanması aşamasına kadarki tüm işlemleri yürütmeye şirketimizce ... vekili tayin edilmiştir.” denilmiştir. Somut olayda; davacı tarafça dayanılan 19.10.2012 tarihli sözleşmedeki davalı şirket kaşesi üzerindeki imzanın şirket adına hareket eden ...’a ait olduğu iddia edilmiş, davalı tarafça sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığından geçerli olmadığı savunulmuştur. İstinaf ilamında, sözleşmenin tanzim tarihinde davalı şirketin temsil ve ilzama yetkilisi belirlenerek sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığının tespiti halinde yetkisiz temsil hükümlerinin iddia, savunma ve dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi yapılması gerektiği belirtilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2017 tarih, 2017/840 esas, 2017/857 karar sayılı ilamı) Davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...esas ve ... karar sayılı ile davalının iflasına karar verildiği anlaşılmış ve dosyanın kesinleşmesi beklenilmiştir. Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları dikkate alındığında sözleşmenin imzalandığı tarihte davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişinin ... olduğu, sözleşmenin yetkili temsilci tarafından imzalanmadığı, akaryakıt temininin davacının aracılığı ile yapılmadığı, davalının akaryakıt temini konusunda davacıdan aracılık hizmeti aldığının davacı tarafından ispat edilemediği, EPDK’nın 22/07/2015 tarihli ve... sayılı yazısından, Petrol Piyasası Kanunu ve EPDK mevzuatından anlaşıldığı üzere dağıtım lisansı sahibi şirketlerin, bayilik lisansı bulunmayan üçüncü kişilere akaryakıt satmaları veya bedelsiz yakıt teslim etmelerinin mümkün olmadığı, davacının iddia ettiği alacak talebiyle ilgili bu manada sözleşme konusunun imkansız olduğu, Türk Borçlar Kanunu madde 27'ye göre, konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu, davacı tarafça iddiasının ispat edilemediği gibi sözleşme var olsa dahi kesin olarak imkansız olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.195,45-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 463,45-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından 60,80-TL vekalet harcı, 600,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 660,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01.10.2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/41, K. 2026/145, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-41-e-2026-145-k-6da48fc8ed8b