İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/360 E. 2026/346 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/360
- Karar No
- 2026/346
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/360 Esas KARAR NO : 2026/346 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından başkaca borçlu aleyhine -------- İcra Dairesi --------- Esas numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, takip tahsil edilemeyeceğince bu sefer alacaklı taraf konudan habersiz olan müvekkiline haciz ihbarnameleri göndermeye başladığını, gönderilen haciz ihbarnameleri açıkça usule aykırı olduğu gibi isnat edilen alacağın müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılmasının hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkili şirketin alacaklıya veya borçluya bir borcu bulunmadığını, 89/2 ihbarnamesinin tebliği ile borçlunun müvekkilinden 3575-TL alacağı olup ilgili alacak müvekkili şirketçe icra müdürlüğü kasasına gönderildiğini, müvekkiliin hiçbir yasal dayanak belirtilmeden dosyaya borçlu olarak ekletilmeye çalışıldığını, müvekkili şirket çalışanı ihbara cevap verileceğini bilmeyip ödemeyi icraya gönderilince sorun kalmadığını düşünmüş ve uhdelerinde bulunan 3.575-Tl yi icra müdürlüğüne gönderdiğini belirterek, -------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı icra dosyasının müvekkili yönünden durdurulmasını, davalı ve icra dosyasındaki borçlu şirket ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığının, müvekkilin de borçlu olmadığının tespiti ve alacağın yüzde kırkından az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇEDava, 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit istemine ilişkindir. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya ---------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair davacı ve davalı vekillerinin verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026