İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/330 E. 2026/526 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/330
Karar No
2026/526
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/330 Esas KARAR NO : 2026/526

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 17/04/2026 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket yetkilisi vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; İstanbul/Büyükçekmece Vergi Dairesinde kayıtlı ... vergi no'lu .... Yapı Otom. Gıda Teks. Tic. Ltd. Şti. isimli şirketine ait 05/03/1998 tarihle Büyükçekmece ... Noterliği'nden tasdikli Ortaklar Pay Defterini kaybettiğini, pay defterinin kaybolmuş olması nedeniyle, yeni pay defteri tasdik ettirilebilmesi ve gerekli işlemlerin yapılabilmesi için mahkememizden zayi belgesi alınması zorunluluğu doğduğunu, ofis taşınması sırasında pay defterinin kaybolduğunu düşünüyor olduklarını beyanla; tarafına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 82/7 maddesine istinaden açılmış zayi belgesi istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Kanunun 82/7. maddesinde bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği belirtilmektedir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Mahkememizin 20/04/2026 tarihli tensip tutanağı ile; "davacı tarafa zayi olayının ne suretle meydana geldiğini ve zayi olduğunu öğrenme tarihini bildirmek üzere iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde dosyada bulunan mevcut deliller itibariyle karar verileceği ve bu hususta yeniden delil bildirilemeyeceği hususunun davacı şirkete ihtarına" karar verildiği, tensip zaptının 14/05/2026 tarihinde davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmüştür. Davacı şirket yetkilisi her ne kadar mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile şirkete ait ortaklar pay defterinin zayi olduğundan bahisle huzurdaki davayı açmış ve ofisin taşınması esnasında kaybolması düşündüklerini belirtmiş ise de; tacir olan davacının talebe konu defteri güvenli bir şekilde muhafaza etmesi gerektiği, basiretli bir tacirin bu dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, nedeni ne olursa olsun defterlerin güvenli bir yerde güvenli bir şekilde muhafaza edilmemesi nedeni ile davacının özen görevini yerine getirmediği, bu yönde gereken duyarlılığı göstermediği ve kusurlu olduğu, zayi olayının davacının gerekli tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kendi iradesi dışında bir mücbir sebepten kaynaklanması gerektiği, ne var ki işbu dosya kapsamında zayi olayının ne suretle meydana geldiğinin ortaya konulamadığı, bir an için şirketin taşınması aşamasında kaybolduğu kabul edilecek olsa dahi TTK m.82/7 de belirtilen şartların gerçekleşmemiş olduğu, zayi olayının ne suretle meydana geldiğinin dahi tespit edilememesi durumunda davacının gerekli dikkate ve özeni göstertip göstermediğinin tespitinin mümkün olmadığı kanaati ile sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta yeniden harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/06/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/330, K. 2026/526, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-330-e-2026-526-k-7ec7f7fe5d75