İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/303 E. 2026/265 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/303
- Karar No
- 2026/265
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/303 Esas
KARAR NO : 2026/265
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/11/2025
KARAR TARİHİ : 24/03/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 28/08/2024 tarihinde, sürücü müvekkili idaresindeki ... plakalı araç ile ... ilçesi ... istikametinden gelip ... ilçesi istikametine doğru sol şeritte seyir halindeyken 48 km'ye, ... kavşağına geldiğinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen ... marka bir aracın aniden ... sokaktan ana yola çıkarak sol şeride önüne direksiyonu kırması sonucu müvekkili sürücünün önündeki araca çarpmamak için sağından geçmeye başladığında bu sefer meçhul aracın sağ şeride geçerek müvekkilinin aracına sürtmesi sonucu müvekkilinin direksiyon hakimiyetini kaybetmesine ve kaldırıma çarparak sürüklenmesine yol açması suretiyle meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, ... plakalı otomobil sürücüsü müvekkile 2918 sayılı KTK md. Md.52/1-b:"arcın hızını yük ve teknik özelliklerine ve yol durumuna göre ayarlamak" kuralını ihlalden tam kusur verilmiş ise de, kaza tespit tutanağını düzenleyen memur olay kaza yerinde yeterli araştırma yapmamış, deliller toplanmamış ve kaza sonrası müvekkilinin ve araçta yolcu olarak bulunan ...'ın ifadesine başvurulmamış olduğundan Kaza Tespit Tutanağı eksik düzenlendiğini ve gerçeğe uygun olmadığını, kazanın meydana gelmesine neden olan ... sokaktan ana yola aniden çıkan ve şerit değiştirme kurallarına uymayan plakası ve sürücüsü belirlenemeyen araç sürücüsü tam kusurlu olup kusur durumu yargılama safahatında alınacak bilirkişi incelemesiyle netlik kazanacağını, söz konusu trafik kazasına ilişkin müvekkilinin şikayetçi olması üzerine Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca ... sayılı soruşturma yapılmış, kimliği meçhul sürücü şüpheliler hakkında daimi arama kararı verildiğini, sürücünün kusuru sonucu oluşan bu olay neticesinde müvekkilinin ilk müdahalesi ve tedavisi Urla Devlet Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde olduğunu, kazanın meydana gelmesine neden olan ... sokaktan ana yola aniden çıkan ve şerit değiştirme kurallarına uymayan plakası ve sürücüsü belirlenemeyen araç neden olduğundan husumetlerini davalı Güvence Hesabına yönelttiklerini, 05/11/2024 tarihli ... Kep başvurusu ile davalı sigorta şirketine söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve müvekkilinin sakatlık durumu bildirilmiş; zararının karşılanması gerektiği aksi halde dava yoluna başvurulacağı ihtar ve ihbar edilmiş, fakat söz konusu sigorta şirketinin zararı karşılamadığını, ardından Türk Ticaret Kanunu ile kabul edildiği üzere "Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk sistemi çerçevesinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... Numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış Taraflardan Güvence Hesabı ilk toplantıya katılmaması ve müzakere yapılamaması sebebiyle arabuluculuk süreci sona ermiş olup görüşme yapılamadan anlaşamama şeklinde sonuçlandığını belirterek; fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle adli Yardım taleplerinin kabulü ile; müvekkili için şimdilik 10,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında müvekkili temsil ettiklerinden ötürü tarafları lehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil kuruma usule uygun başvuru yapılmadan davanın ikame edilmiş olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, )6098 sayılı TBK madde 50 hükmüne göre zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, davacı tarafından ispat yükümlülüğüne uygun olarak kazanın meydana geliş şekline ilişkin somut ve objektif nitelikte hiçbir sabit delil sunulmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... plakalı aracın kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. nezdinde zmms poliçesi bulunduğunu, bu hususta sigorta bilgi ve gözetim merkezine müzekkere yazılmasını, müvekkil kurum aleyhine cevap verilmesi halinde ise söz konusu aracın araç cinsinin araştırılması gerektiğin, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle iş göremez duruma düştüğünü adli tıp kurumundan alınacak raporla ispatlaması gerektiğini, kazanın medyana gelmesine etken kusur durumunun mahkemenizce adli tıp kurumundan rapor alınarak tespit edilmesi gerektiğini, dava zamanaşımına uğramış olduğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafın zararın meydana gelmesinde kusuru olduğundan müvekkil aleyhine tazminata hükmedilmesi ihtimalinde hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacı yana yapılan herhangi bir ödemenin var olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafça talep edilen tazminat miktarının alanında uzman bilirkişilerce hesaplanmasını, plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün ve malikinin tahkikata uygun olarak tespitini ile HMK m.61 gereği davanın araç sürücüsü ve malikine ihbar edilmesini talep ettiklerini, araç maliki ve sürücüsü tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespitini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, taleplerin muhattabı müvekkil kurum olmadığından davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu beyanla davanın reddi ile davanın kabulü ihtimalinde davanın açılmasında müvekkil kurumun kusuru olmadığından aleyhe vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davaların birleştirilmesi başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesine göre; "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.
İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı 18/03/2026 tarihli kararı ile İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderilmesine karar verilmiş ise de, mahkememizce yapılan incelemede İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının davacısının ise ... olduğu ve davanın 20/11/2025 saat 16:05'de açıldığı, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ise davacısının İlayda Ulusal olduğu, davanın 20/11/2025 tarihinde saat 16:06'da açıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesinde; " Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmünde belirtildiği üzere birleştirme kararı verilecek olması halinde mahkememiz dosyasının ilk davanın açıldığı (dakika itibari ile) ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirebileceği, kaldı ki davacıların farklı kişiler olduğu, yargılamanın birlikte yürütülmesinin dosyaya bir katkı sağlamayacağı, aksi halde dahi 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesi gereğince ilk davanın açıldığı mahkemede dosyanın birleştirilebileceği, ilk davanın dakika itibari ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığı, verilen birleştirme kararının usul ve yasaya uymadığı, bu nedenle mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası tefrik olunmuş ve işbu dosyaya kaydolunarak, birleştirme kararı veren İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine İADESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.24/03/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı