İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/233 E. 2026/176 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/233
- Karar No
- 2026/176
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/233 Esas KARAR NO : 2026/176
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 17/03/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin öncelik hakkı bulunan "..." markasının davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını, davalı gerçek ve bağımsız bir ticari marka faaliyeti yürütmek yerine müvekkilinin markasının bilinirliğinden yararlandığını, müvekkilinin Türkiye'deki yetkili bayisi olan ...'i e-ticaret platformlarında davalı tarafından yapılan şikayetler ile satışlarını engelleme yoluna gittiğini, davalı taraf hukuka aykırı tescilleri kullanarak müvekkilinin ürünlerinin satış kanallarını hedef alan girişimlerle müvekkilinin ticari faaliyetini engellediğini, bu davranış biçiminin marka hakkının korunmasına yönelik meşru bir kullanım olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ticari hayatın dürüst işleyişi ile çatıştığını ve doğrudan haksız rekabet teşkil ettiğini, fazlaya ilişkin talep, dava, maddi, manevi ve itibar kaybı tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL fiili zarar ve yoksun kalınan kar bakımından maddi ve manevi zararlar bakımından tazminata hükmedilmesini, https://...-tr.com adresli internet sayfasına, ...hesabına, tüm sosyal medya paylaşımlarına erişim saylayacılar birliği aracılığı ile erişimin engellenmesini, davalı yanın ticaret ünvanının terkinini, tespit ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı adına kayıtlı tescilli markaya tecavüzün tespiti ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait "..." markasına ilişkin olarak davalı tarafından da aynı isimle tüketicileri yanıltır şekilde yurtiçinde markasını tescil ettirilerek satış yapıldığı, Trendyol isimli sitede yapılan satışların ve davalının sitesinin, satım faaliyetlerinin müşteriler nezdinde de karışıklığa yol açtığı, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle TTK m.54, 54 ve SMK 149, 150 hükümleri kapsamından haksız rekabetin tespiti ve meni, haksız rekabetten kaynaklı tazminat istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2018/987 Esas, 2019/611 Karar Sayılı, 29/04/2019 Tarihli "Dava, davacı firmanın ürettiği ürünün taklit edilerek satışa sunulduğu iddiasıyla gerçekleştiği öne sürülen haksız rekabetin tespiti, meni ve maddi manevi zararın tazmini davasıdır. ... eldeki davadaki uyuşmazlığın, dava tarihinden önce tescilli tasarıma vaki tecavüzün tespiti, önlenmesi ve bundan doğan zararların tazminine yönelik bir dava olması karşısında uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin de Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilmelidir. Zira uyuşmazlığın çözümünde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri tartışılacağına, davacının ürettiği ürün ile davalının ürettiği ürünün 6769 sayılı mevzuat dahilinde karşılaştırmasının yapılmasının gerekli olmasına göre davanın, bu nitelikte uyuşmazlıklar için ihdas edilmiş ihtisas mahkemesi olarak Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi Anayasanın 36 ve AİHS'nin 6.maddesinde yazılı adil yargılanma hakkının da bir gereği olduğuna göre ilk derece mahkemesince verilen karar hukuka uygun bir karardır. Açıklanan nedenlerle dava tescilli tasarıma vaki tecavüzün tespit ve meni ile tazminat olmakla Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nde görülmesi gerektiğinden" şeklindeki gerekçeli ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin "... Somut olayda Mahkemece, davada marka hakkının korunması veya markaya tecavüzle ilgili bir talep bulunmadığından, uyuşmazlığın fikri mülkiyet veya sınai mülkiyet hakkıyla ilgisi bulunmadığından, ticaret mahkemesine görevsizlik verilmiş ise de, davacının Markasının tescilli olduğu ve davacının Marka hakkına dayanarak davasını açtığı, her ne kadar ıslah ile tecavüzden doğan haklar istenmiş ise de, tecavüzün oluşup oluşmadığının tespitinin yapılması gerektiği buna göre de öncelikle davalının davacının marka hakkına ilişkin tecavüzün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Markaya tecavüzün tespitinin yapılması Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiği, haksız rekabetten doğan iddialar ile marka tecavüzüne ilişkin iddiaların birlikte görülmesinin gerekmesi halinde de daha özel görevli Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi'nin her iki davaya da bakmakla yükümlü bulunduğu, Davacı tarafın taleplerinden birinin ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği dikkate alındığında, 551 Sayılı KHK'nın 146. maddesinin 1. fıkrası gereğince davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/11-546 Esas ve 2018/1330 Karar, Yargıtay 11. H.D'nin 2014/3511-6600 Esas ve Karar, Yargıtay 11. H.D.'nin 2012/19078- 2013/1600 Esas ve Karar sayılı ilamları). Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri bir ihtisas mahkemesi olup, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren belirli uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş özel mahkemeler olduğundan, genel mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren işlere de bakabileceğinden," şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115. Maddeleri uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda somut olayda davaya bakma görevinin özel görevli ve yetkili olan İstanbul Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu, mahkememizin davaya bakmaya görevinin olmadığı kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi) 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, 6-Davacının ihtiyati tedbir ve delil tespiti taleplerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.