İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/230 E. 2026/277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/230
Karar No
2026/277
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2026/230 Esas KARAR NO :2026/277

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 24/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 28/05/2013 tarihinde ... Yapı İnşaat Gayrimenkul Danışmanlık San. Ve Tic. Aş. (... Organizasyon İnş. San. A.Ş.) Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme ile, ......... ili, .... ilçesi, .... Ada, ... Parsel numarasında kayıtlı bulunan, .... Park Projesi nden ... Blok .... Kat .... No lu dairenin 275.000,00TL bedeli peşin ve sözleşme imzalandığında ödemek suretiyle proje aşamasında satın alındığını, bağımsız bölümün en geç Haziran 2016 tarihinde sözleşmeye uygun şartlarda teslim edileceğini, teslimin gerçekleşmediğini, ........ ili, .... ilçesi, .... Ada, ... Parsel numarasında kayıtlı bulunan, ... Blok .... Kat ... Nolu dairenin üzerine 3. Kişilere devir ve temliki önlemek amacıyla davalıdır Şerhi ve İhtiyati Tedbir konulması sözleşme tarihinden sonra 3.Kişiler lehine konan haciz ve ipoteklerin terkin ettirilmesini, tapu iptallerinin yapılarak müvekkili adına Tescil edilmesini, tapu iptal ve tescilinin yapılması mümkün olmaz veya uygun görülmez ise, dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili için karar verilmesini, davaya konu olan bağımsız bölümün ilan ve taahhüt edilen şekli ile şimdiki durumu arasında eksikliklerin maddi değerinin tespit edilmesini ve tespit edilen bedelin güncel değeriyle davalıdan tahsiline karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dosya, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin 19/02/2026 tarih ..../... esas ..../.... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRİLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ; Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür. 6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır. Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir. (İ.İ.K. m. 198) Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. (..... Bölge Adliye Mahkemesi, .....Hukuk Dairesi, 12/11/2020 tarih, ..../.... Esas, ...../..... Karar, .... Bölge Adliye Mahkemesi, ....Hukuk Dairesi, ..../.... Esas, ..../.... Karar, .... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ..../... Esas, ..../.... Karar Sayılı ilamı, .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..../.... Esas, ..../.... Karar Sayılı ilamları .... Bölge Adliye Mahkemesi .... H.D. ..../.... E. - ..../.... K. Sayılı ilamı; .... Bölge Adliye Mahkemesi .../....E. ...../....K. ve ..... Bam ... Hukuk Dairesi ..../.... E.- ..../.... K. , ..../.... E ..../....K Sayılı kararı ve ..../.... E...../....K.sayılı kararı) Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya bunun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem 6502 sayılı yasa 3/l maddesine göre tüketici işlemi niteliğindedir. Somut olayda; davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün konut vasfına sahip olduğu, davacının bu nedenle tüketici olarak kabulü gerekmektedir. Davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması ve davacının asıl talebi dikkate alındığında davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın kayıt kabul davası olarak da görülmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu davaya bakmakta Mahkememiz görevli olmadığından, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı davanın usulden reddine karar verilmiş, iş bu karar karşı görevsizlik mahiyetinde olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna, 3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın davacı vekilince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/03/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/230, K. 2026/277, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-230-e-2026-277-k-1beae54bdb79