İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/227 E. 2026/213 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/227
- Karar No
- 2026/213
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/227 Esas KARAR NO:2026/213
DAVA:Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) DAVA TARİHİ:16/03/2026 KARAR TARİHİ :16/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2024 faaliyet yılına ilişkin ertelemeli olağan genel kurul toplantısının, 06.03.2026 tarihinde yapıldığını, hazirun cetvelinden de sarih bir biçimde anlaşılacağı üzere, pay sahibi olarak anılan toplantıda usulüne uygun olarak iştirak ettiklerini, gündemin 2. maddesi gereğince yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmuş sayılması ve şirket faaliyetleri hakkında bilgi verilmesinin hemen akabinde, taraflarınca ve bir kısım pay TTK m. 437 uyarınca, "bilgi alma ve inceleme hakkı" kapsamında muhtelif sorular yöneltildiğini, keza, gündemin 3. maddesi uyarınca mali tabloların okunmuş sayılmasını müteakip de yine aynı yasal hakka istinaden şirketin mali durumundaki devasa erimeye ve yönetimsel hatalara dair elzem sorular sorulduğunu, bilgi alma hakkı kapsamında genel kurulda yöneltilen bu soruların, hukuki ispat kolaylığı ve kurumsal ciddiyet prensipleri gereğince "yazılı bir soru önergesi" haline getirilerek toplantı divan başkanlığına tevdi edildiğini, işbu önergeye (soru listesine) hem Divan Başkanı hem de T.C. Ticaret Bakanlığı Temsilcisi tarafından bizzat “alındı” şerhi düşüldüğünü, gerek sözlü olarak dile getirilen gerekse yazılı önergeyle tevdi edilen spesifik soruları yanıtlamak üzere söz alan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ... ... ... soruların esasına girmek ve şirketin gerçek sahipleri olan pay sahiplerini objektif verilerle aydınlatmak yerine, somut tek bir veri içermeyen, soyut, klişe ve konuyla tamamen ilgisiz beyanlarda bulunmayı tercih ettiğini, netice itibarıyla, yöneltilen soruların bir kısmının tümüyle cevapsız bırakıldığını, bir kısmına ise asıl maksattan uzak, kaçamak yanıtlar verilerek kanuni bilgi alma haklarının kasten kısıtlandığını ve işlevsiz hale getirildiğini, şirket yönetiminin sergilediği bu şeffaflıktan, dürüstlükten ve hesap verilebilirlikten fersah fersah uzak tutum karşısında; gerek taraflarınca ve gerekse bir kısım pay sahiplerince derhal TTK m. 437 uyarınca "inceleme hakkı"nın kullanıldığını, bu haklı talep üzerine genel kurulda yapılan oylama neticesinde; davalı şirkete ait ticari defter, kayıt ve belgelerin inceleme hakkını kullanan pay sahiplerince incelenmesine ve bu incelemenin 13.03.2026 tarihinde uzman eşliğinde bizzat şirket merkezinde icra edilmesine ezici bir çoğunlukla karar verildiğini, alınan bu meşru ve bağlayıcı genel kurul kararı doğrultusunda, inceleme günü olan 13.03.2026 tarihinde inceleme talep pay sahipleri ve vekilleri şirket merkezinde hazır bulunulduğunu, şirket yetkililerinin, heyetlerini eksi ikinci (-2) katta yer alan bir odada teamüllere aykırı şekilde saatlerce bekletmek suretiyle fiili bir yıldırma politikası güdüldüğünü, akabinde ise yetkililerce evrakların "henüz hazır olmadığının" iddia edildiğini ve genel kurul kararına rağmen taraflarınca kesinlikle inceleme yaptırılmayacağının açıkça beyan edildiğini, yaşanan durumun mahalde bulunan pay sahipleri ve vekillerince tutanak altına alındığını, .... Noterliği'ne başvurularak durum tespitinin talep edildiğini, tüm bu skandal olayların hemen ardından davalı şirketin, kendi yarattığı hukuka aykırılığı örtbas edebilmek ve ticari kayıtların güya incelemeye hazır edildiği yönünde kurgusal bir mizansen yaratabilmek kastıyla; aynı gün (13.03.2026) inceleme talep eden pay sahiplerine .... Noterliği kanalıyla bir ihtarname keşide edildiğinin anlaşıldığını, ihtarnamede, belgelerin hazır edildiği ancak tarafımızca incelemeden imtina edildiğine dair mantık ve hayatın olağan akışı ile açıklanamayacak derecede gülünç bir iddianın ileri sürüldüğünü, genel kurulda sorularını cevapsız bırakan, inceleme kararını zorbalıkla uygulattırmayan ve noter makamını dahi durum tespiti yapmaması için şirkette almayan davalı şirket yönetiminin açıkça kendi şahsi sorumluluklarını pay sahiplerinden gizlemeye çalıştığını beyanla davamızın kabulüne, davalı şirketin 06.03.2026 tarihli genel kurul toplantısında şirket yönetimine yöneltilmiş olan tüm soruların, TTK m. (437/5) hükmü gereğince, dürüstlük ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun, şeffaf, gerçeği yansıtan bir biçimde davalı şirket tarafından doğru ve tatmin edici şekilde cevaplanmasına, bilgi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davanın 16/03/2026 günü 01:18'de internet üzerinden açılarak mahkememizde ...sasına kaydedildiği, davanın ... tarafından davalı ... aleyhine açılan Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı İhlali istemine ilişkin açılan dava olup, dava konusunun davalı şirketin 06/03/2026 tarihli genel kurul toplantısında şirket yönetimine sorulması talep edilen bir kısım sorulara ilişkin davalı şirketin ticari defter yazışmalarının ilgili kısımlarının TTK m 437/5 hükmü gereğince, dürüstlük ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun, şeffaf, gerçeği yansıtan bir biçimde incelemeye sunulmasına ve uzman eşliğinde inceleme yaptırılmasına ilişkin olduğu anlaşıldı. Yine mahkememizde 16/03/2026 günü saat 01:06'da açılan 2026/... Esas sayılı dosyanın ... tarafından davalı ... aleyhine açılan Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı İhlali istemine ilişkin açılan dava olup, 2026/227 Esas sayılı dosyamız konusu ile aynı olduğu anlaşıldı. Dosya ve mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi açısından incelendi. Dava dosyamız ile incelenen yine mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasının yapılan tetkikinde, her iki uyuşmazlığın aynı konuya dayandığı ve davaların taraflarının aynı olduğu bu nedenle gerek dava konusu, gerekse tarafları yönünden hukuki ve fiili anlamda irtibat bulunduğu, bahsi geçen mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasının daha önceki esasta açılmış olduğu görülmekle her iki davanın birlikte yürütülmesinin, delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve usul ekonomisi bakımından yerinde olacağı sonucuna varılmakla dosyamızın mahkememizin 2026/... Esas sayılı dava dosyası ile H.M.K' nın 166/2. maddesi uyarınca birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. G.D: Ayrıntısı gerekçeli kararda belirtileceği üzere, 1-Mahkememizin iş bu dosyası ile yine mahkememizde açılan 2026/... Esas sayılı dosyasındaki maddi olay ve hukuki sebebin aynı olduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, dosyamızın diğer dosya ile hukuki ve fiili bağlantısı bulunduğu anlaşılmakla, Mahkememizin 2026/227 Esas sayılı dosyasının yine mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde kapatılıp, yargılamanın birleştirilen dosya üzerinden yürütülmesine, 3-Harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı HMK’nın 166-168 madde hükümleri gereğince tarafların yokluğunda ancak esas hükümle birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tensiben oy birliğiyle karar verildi. 16/03/2026 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza