İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/255 E. 2026/324 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/255
Karar No
2026/324
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/255 Esas KARAR NO : 2026/324

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2026 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Hollanda merkezli olup, uluslararası alanda perakende sektöründe faaliyet yürütmekte olduğunu ve uzun yıllardır dünyanın çeşitli ülkelerinden ithalat işlemleri gerçekleştirdiğini, firmaları adına tescilli 13.08.2024 tarihli ...... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı ile ....... GTİP'inde yer alan ve yine beyanname ekinde yer alan ...... sayı 10.08.2024 tarihli fatura içeriği USB ile çalışan mini fan ve portatif fan ticari tanımlı 3 model eşyalarıdava dışı yurtdışında yer alan ithalatçı firmadan ithal etmek suretiyle satın alındığını, söz konusu ürünlere ilişkin tescil işlemlerinin akabinde gerçekleşen bir takım dava dışı olaylar neticesinde gümrük kanunu çerçevesinde süreç devam ederken eşyalarına 5607 sayılı Kanun kapsamında el konulduğunu, davalılardan ... Yapı İnşaat Petrol Tekstil Madencilik Oto. İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin ise müvekkiline ait olan gümrükten çekilen ithal malların tutulduğu şirket olduğunu, ... firmasının Ticaret Bakanlığı Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne bağlı bir şekilde "...... Mah. .. Cadde No:.... ..../....." adresli ...... ... kod numaralı 6300 m2 kapalı alana sahip iş yerinde ... olarak faaliyet gösterdiğini, davalı ..., Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından 06.11.2023 tarihinde "......" ruhsat numaralı "Gayri Sıhhi Müessese İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı" aldığını, bunun yanı sıra Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından 05.12.2023 tarihinde ...... numaralı "... Açma ve İşletme İzin Belgesi" verildiğini, müvekkili şirket tarafından ithal edilen ticari emtialar davalı ... tarafından işletilen ..... kaldırıldığını, ilgili mallar yangının başlangıç noktası olan üretim alanı ile aynı yapı bütünlüğü içerisinde bulunan ... bölümünde muhafaza edildiğini, müvekkiline ait yüksek kaliteli ve yüksel meblağlı mallar Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından işyeri açma izinli ve koruma yükümlüsüsü davalı ...’nin muhafaza ve gözetimi altında depolanmakta iken 23.11.2024 tarihinde antreponun üst katında bulunan davalılardan ... San. Tic. A.Ş.'nin bulunduğu bölümde meydana gelen büyük bir yangın sebebiyle müvekkilinin mallarının zarara uğradığını, davalı ... ve Davalı ..., İstanbul Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesinde bulunmakta olduğunu, müvekkiline ait yüksek kaliteli ve yüksel meblağlı ürünlerin zarar görmesinde davalılarım müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğunu, davalılardan ... çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiğini, bu anlamda yasal mevzuat gereği gerekli inceleme ve denetleme görevini ihmal eden davalı Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün hukuki sorumluluğunun mevcut olduğunu, davalı ... firmasına ait işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatını sunması gerekmekte olduğunu, gerekli denetim ve kontrolleri yapmak ve incelemekle yükümlü olan davalı Beylikdüzü Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müvekkilinin mallarının zayi olduğunu, yangının kısa sürede büyüdüğünü, yapının diğer bölümlerine sirayet ettiğini ve müvekkiline ait ürünler tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini, olay nedeniyle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ..../.... sayılı dosyası ile soruşturma yürütülmüş olup usule ve yasaya aykırı şekilde yetersiz incelemeler sonucunda takipsizlik kararı verildiğini ve dosyada bulunan birçok mağdur gibi taraflarınca da takipsizlik kararına itiraz edildiğini, müvekkiline ait malların yangın sonucunda tamamen zayi olmuş olup ticari değerlerini kaybettiğini, işbu sebeple müvekkili şirketin uğradığı zararın tazmini için huzurdaki davanın ikame edildiğini, bu kapsamda taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını; ancak taraflar arasında herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalı ... ve Davalı ..., İstanbul Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesinde bulunmakta olduğunu, müvekkiline ait yüksek kaliteli ve yüksel meblağlı ürünlerin zarar görmesinde davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmadığını, yangının kısa sürede ve hızlı bir şekilde gelişerek bütün binaya ve çevresindeki binalara sirayet ederek hasar ve maddi zarar oluşmasında ve hasarın artmasında teknik olarak; binadaki yangın güvenlik önlemlerinin eksik ve yetersiz olduğunu, binadaki dilatasyon boşluklarının geniş olduğunu, Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesine bağlı site güvenliğinin yangın güvenliği konusundaki denetim ve gözetim eksikliği olduğunu, yangının merkezi olan bina ile çevresindeki binalar arasında bırakılan güvenlik boşluklarının birileri tarafından imara uygun olmayan biçimlerde kapatılarak kullanılmasının ve bu durumun site yönetimi tarafından fiili olarak engellenmemesinin ciddi şekilde etkisinin olduğu şeklinde somut, bilgi ve tespitlere ulaşıldığını, somut olayda zarar, birden fazla kişinin kusurlu fiil ve ihmallerinin birleşmesi sonucu meydana geldiğini, 6098 sayılı TBK m.61 ve devamı hükümleri uyarınca birden fazla kişinin aynı zarara birlikte sebebiyet vermesi halinde müşterek ve müteselsil sorumluluk söz konusu olduğunu, yangının davalı ... A.Ş.’nin üretim alanında başladığını, muhafaza borcu altındaki malların davalı ... tarafından riskli bir yapı içerisinde depolanması ve organize sanayi bölgesi yönetiminin yapısal güvenlik ve denetim yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi birlikte değerlendirildiğinde; zarar ile davalıların eylem ve ihmalleri arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun açık olduğunu, bu yüzden zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının hukuken zorunlu olduğunu, ... firmasına ait zemin katta bulunan 5600 m2 alan içerisinde üretim ve depolama alanının bulunduğu bölümlerde işletme sahiplerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda 150 ton işlenmemiş plastik granül hammaddenin bulunduğunu ve satışa hazır kolilenmiş tam mamul ürünlerin çok olmasından kaynaklı yangının hızla geliştiğini, yangın yükünün fazlalığı sebebiyle yoğun yanma ve aşırı ısının açığa çıkması yangının binanın üst ve alt katlarına ısı transferi ve doğrudan alev dili temasıyla sirayet ettiği rapor altına alındığını, davalılardan ... ünvanlı şirkette başladığı sabit olan, işyerinde bulunan yanıcı özelliklere sahip olan ürünler nedeniyle yangının büyümesi sebebiyle tavan kısmının çökmesi sonucu Beylikdüzü Organize Sanayi Sitesinde ve işyerlerinde yangının yayıldığı sabit olduğunu, yangın ekiplerinin günler süren müdahalelerine rağmen yangın söndürülemediğinden, davalı ... şirkerinin antreposunda bulunan birçok firmaya ait olan gümrüklü mallar ve ürünler ile diğer firmalarca bırakılan mallar ve ürünlerin tamamının zayi olduğunu, itfaiye raporunda davalı ... firmasının üretim ve depolama faaliyeti gösterdiğini ve burada bulunan ürünlerin yangının şiddetini artırdığını, yangının meydana geldiği alandan diğer alanlara sıçramasını engelleyen izolasyon ve yalıtımların bulunmadığı, dilatasyonlar arasında korunaksız olarak inşa edilen alanların olduğundan yangının diğer alanlara sirayet ettiği ve arttığı, Çalışma Ruhsatı ve YANGIN Güvenliği Denetimlerine ilişkin eksikliklerin olduğu tespitlerinin yapıldığını, bu hususlar Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ..../.... sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında sabit olduğunu, alınan raporlar sonucunda 23.11.2024 tarihinde meydana gelen yangının başlangıç noktasının davalı ... A.Ş.’nin üretim faaliyeti yürüttüğü bölüm olduğunun tespit edildiğini, söz konusu üretim alanında; yüksek miktarda plastik ve yanıcı hammadde bulunduğu, yangın yükünün yoğun olduğu, yangının kısa sürede büyüyerek diğer katlara sirayet ettiği, ve katlar arası yangın yalıtımının yeterli olmadığının tespit edildiğini, ...... Üniversitesi Makine Fakültesi tarafından hazırlanan 06.01.2025 tarihli uzman raporun da üretim alanında özellikle üretim alanındaki yangın yükünün yoğunluğuna dikkat çekilmiş olup, bu durumun yangının büyüme hızını doğrudan etkileyebileceğinin belirtildiğini, yüksek yangın yüküne sahip üretim faaliyetlerinde; yangın algılama ve söndürme sistemlerinin yeterliliği, depolama düzeninin güvenli olup olmadığı, yanıcı maddelerin ayrıştırılması, yangın bölmelerinin etkinliği hayati önem taşımakta olduğunu, rapordaki teknik tespitlerin, mevcut yapısal ve organizasyonel önlemlerin yangın yükü karşısında yeterli olmadığını ortaya koyduğunu, sundukları uzman görüş raporunda; yangının kısa sürede diğer katlara sirayet ettiği ve dilatasyon boşluklarının yangın geçişine imkan vermiş olabileceğinin değerlendirildiğini, yangının bu şekilde hızlı yayılım göstermesi, üretim alanındaki başlangıç koşullarının ve yangın kontrol mekanizmalarının yeterliliğinin ayrıca incelenmesini gerektiğini, yanıcı hammaddelerle üretim yapan işletmeler, faaliyetlerinin doğası gereği çevresi bakımından tehlike arz ettiğini, bu nedenler, bu tür işletmelerin; öngörülebilir riskleri minimize etmesi, yapısal güvenliği sağlaması, üçüncü kişilerin malvarlığını tehlikeye sokmayacak organizasyonu kurmasının zorunlu olduğunu, Rapordaki teknik bulguların, yangının davalı şirketin faaliyet alanından kaynaklandığını ve büyüme koşullarının üretim alanındaki risk faktörleriyle bağlantılı olduğunu gösterdiğini, bu nedenle davalı ... A.Ş., kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu. kusur oranı ve teknik yeterlilik düzeyi mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirleneceğini, yüksek yanıcı madde içeren üretim faaliyetlerinde bulunan işletmeler açısından yangın riski olağan, öngörülebilir ve yönetilmesi gereken bir risk olduğunu, Bu tür faaliyetlerde işletmelerin; Yangın risk analizi yaptırması, yangın yüküne uygun söndürme ve algılama sistemleri kurması, pasif yangın güvenlik önlemlerini (yangın bariyerleri, yalıtımlar vb.) sağlaması, çalışanlarını gerekli eğitimlerden geçirmesi hukuken davalı ... ünvanlı şirketin sorumluluğunda olduğunu, açıklanan nedenler ve dosya kapsamına sundukları raporlar ve teknik inceleme neticesinde davalı ... şirketinin davacı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunun ortada olduğunu, müvekkiline ait mallar, ticari faaliyet kapsamında davalı ... tarafından antrepoya kabul edildiğini ve muhafaza altına alındığını, davalı ..., sıradan bir emanet alan değil; profesyonel olarak depolama ve muhafaza faaliyeti yürüten ticari bir işletme olduğunu, bu nedenle sorumluluğu basit bir özen borcu olmadığını, ağırlaştırılmış profesyonel özen borcu niteliğinde olduğunu, emanet alan; eşyayı güvenli bir ortamda muhafaza etmek, zarar risklerini minimize etmek, depolama yerinin güvenliğini sağlamak, tehlike arz eden üretim alanlarından bağımsız ve güvenli koşullarda saklama yapmak yükümlülüğü altında olduğunu, somut olayda mallar, üretim yapılan ve yüksek yangın yükü barındıran bir yapı içerisinde kiralanan bir taşınmazda muhafaza edildiğini, bu durum, muhafaza yerinin risk analizinin yeterli yapılmadığı hususunu ortaya koyduğunu, emanet alanın asli borcu, teslim aldığı malı aynen iade etmek olduğunu, malın zayi olması, kural olarak emanet alanın sorumluluğunu doğurduğunu, emanet alanın borcu yalnızca eşyayı teslim almak olmadığını, aynı zamanda; eşyayı güvenli bir yapıda muhafaza etmek, depolama yerinin yangın riski taşıyıp taşımadığını değerlendirmek, tehlike arz eden üretim alanları ile emanet malları arasında gerekli ayrımı sağlamak, yapının yangın güvenliği altyapısını kontrol etmek zorunda olduğunu, Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan uzman raporunda; yapı içerisinde yüksek yangın yükü bulunduğu, üretim alanında yoğun yanıcı madde yer aldığı, katlar arası dilatasyon boşluklarında yangın yalıtım eksiklikleri bulunduğu, yangının kısa sürede diğer bölümlere sirayet ettiğinin tespit edildiğini, bu teknik bulguların, muhafaza ortamının ciddi yangın riski taşıdığını gösterdiğini, davalı ..., malları böylesine yüksek yangın yükü barındıran bir yapı içerisinde depolayarak, özen borcunu gereği gibi yerine getirmediğini, sanayi üretimi yapılan bir yapıda meydana gelen yangın, hayatın olağan akışı içinde öngörülebilir bir risk olduğunu, özellikle aynı yapı içerisinde: yüksek yanıcı hammaddelerle üretim yapıldığı halde, yangın, “kaçınılmaz ve öngörülemez” bir olay olarak değerlendirilemez olduığunu, bu nedenle davalı ...’nin, yangını mücbir sebep olarak ileri sürerek sorumluluktan kurtulmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı ...’nin faaliyet alanının depolama ve muhafaza olduğunu, bu faaliyet, doğrudan üçüncü kişilere ait malların korunmasına yönelik olduğunu dolayısıyla, depolama yerinin güvenliği, yapısal risklerin değerlendirilmesi, yangın güvenliği altyapısının yeterliliği hususlarında sıradan bir kiracıdan daha yüksek özen yükümlülüğü altında olduğunu, yüksek yangın yükü barındıran bir üretim yapısı içerisinde, yeterli ayrıştırma ve güvenlik önlemi olmaksızın muhafaza faaliyeti yürütülmesi, ağır kusur niteliğinde değerlendirilebilecek bir ihmal teşkil etmekte olduğunu, davalı ...'nin davacı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunun ortada olduğunu, İstanbul Beylikdüzü OSB Yönetiminin sorumluluğu özel hukuk tüzel kişisi olan ve özel hukuk hükümlerine tabi davalı OSB yönetiminin haksız fiilinden kaynaklanan eldeki davanın, hizmet kusuru bulunduğunu, idari yargı yerinde görüleceğinin ileri sürülmesi mevcut yasal düzenleme karşısında mümkün olmadığını, Davalı OSB yönetimi, organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde yer alan yapıların mevzuata, ruhsata ve yangın güvenliği standartlarına uygunluğunu sağlamak ve denetlemekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülük yalnızca idari bir formalite değil; bölge içerisinde faaliyet gösteren işletmeler ile üçüncü kişilerin malvarlığı güvenliğini korumaya yönelik aktif bir gözetim sorumluluğu olduğunu, sunulan raporlarda, katlar arası dilatasyon boşluklarında yeterli yangın yalıtımının bulunmadığı, yangın bariyerlerinin etkinliğinin tartışmalı olduğu, yapısal unsurların yangının hızlı sirayetine imkan verdiği, yangının kısa sürede farklı bağımsız bölümlere yayıldığı tespit edildiğini, bu teknik bulguların, yalnızca üretim faaliyeti ile değil, yapısal güvenlik ve denetim mekanizmaları ile de doğrudan bağlantılı olduğunu, organize sanayi bölgesi yönetimi; ortak yapı standartlarını belirlemek, yangın güvenliği bakımından gerekli teknik şartları sağlamak, yapıların mevzuata uygunluğunu denetlemek, ortak güvenlik altyapısını sağlama yükümlülüğü altında olduğunu, Eğer yapı içerisinde yangının katlar arası bu denli hızlı yayılımına imkan veren yalıtım eksiklikleri mevcut ise, bu durumun denetim yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yangının başlangıç noktası her ne kadar üretim alanı olsa da, yangının büyüme biçimi ve yayılımı yapısal özelliklerle doğrudan ilişkili olduğunu, raporda belirtilen dilatasyon boşluklarındaki yalıtım eksiklikleri ve yangın bariyerlerinin yetersizliği, yangının büyümesine katkı sunmuş olabileceğini, bu durumda, yapısal eksikliklerin OSB denetim sürecinde tespit edilmediği, tespit edilmişse bile gerekli uyarı ve yaptırımların uygulanıp uygulanmadığı, yangın güvenliği bakımından düzenli kontrollerin yapılmadığı dosya kapsamında ortada olduğunu, OSB yönetimi, bölge içerisinde yüksek yangın yükü barındıran üretim faaliyetlerinin yürütüldüğünü bilmekte veya bilmesi gerekmekte olduğunu, bu ölçekte sanayi faaliyetinin bulunduğu bir organizasyon yapısında, yangın güvenliğinin yalnızca işletmelerin inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini, ortak güvenlik politikalarının belirlenmesi, düzenli teknik kontrollerin sağlanması ve yapısal risklerin minimize edilmesi, yönetim fonksiyonunun ayrılmaz parçası olduğunu, aksi halde bölge içindeki işletmeler ve üçüncü kişiler bakımından öngörülebilir risklerin kontrolsüz hale geleceğini, nitekim yangının kısa sürede farklı bağımsız bölümlere sirayet etmiş olması, yapısal ayrıştırmanın ve yangın kompartımanlamasının yeterli olmadığını ortaya koyduğunu, bu durum, sadece yangının başlangıcına değil; yangının büyüme koşullarına da etki eden organizasyonel eksikliğe işaret ettiğini, yangının büyüme dinamiğinde yapısal tasarımın etkisi bulunduğu teknik raporlarla sabit olduğunu, itfaiye raporunda davalılardan ... firmasının Çalışma Ruhsatı ve Yangın Güvenliği Denetimlerine ilişkin eksikliklerin olduğuna ilişkin tespit yapılmış olduğunu, yangının çıktığı ve başlangıcının olduğu ... şirketi yetkililerinden çalışma ruhsatını talep etme ve yangın güvenlik tedbirlerine ilişkin denetleme, inceleme ve ruhsatlandırmayı yapmakla yükümlü Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu yetkililerinin bu hususta sorumlu olduğunun da sabit olduğunu, çalışma ruhsatı ve yangın güvenliği bakımından eksiklik bulunduğu itfaiye raporuyla tespit edilen bir işletmenin, bölge organizasyonu içerisinde faaliyet göstermesine fiilen imkan tanınmış olması; riskin öngörülebilir olduğunu gösterdiğini, öngörülebilir bir riskin gerekli organizasyonel önlemler alınmaksızın devam etmesine göz yumulması, kusur sorumluluğunu doğurabileceğini, sonuç olarak; yangının başlangıç noktası ayrı, büyüme ve sirayet koşulları ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, yangının bölgesel ölçekte yıkıcı sonuç doğurmasına imkan veren yapısal ve organizasyonel eksiklikler, OSB yönetiminin gözetim ve organizasyon borcunun ihlal edildiğini gösterdiğini, bu ihlal ile müvekkilinin uğradığı zarar arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, davalı ... .... Yapı Kooperatifi, dava konusu yangının meydana geldiği yapıların yer aldığı sanayi sitesinin kurucusu, geliştiricisi ve ortak alanların planlanması ile yapısal organizasyonundan sorumlu tüzel kişi olduğunu, kooperatif; site içerisindeki yapıların projelendirilmesi, inşası, ortak alanların düzenlenmesi, altyapının oluşturulması ve bağımsız bölümler arasındaki teknik ayrımın sağlanması süreçlerinde belirleyici rol üstlendiğini, bu kapsamda özellikle; yapıların yangın güvenliği bakımından uygun şekilde projelendirilmesi, bağımsız bölümler arasında yangının sirayetini önleyecek yapısal önlemlerin (yangın duvarları, dilatasyon boşluklarının güvenli şekilde düzenlenmesi vb.) sağlanması, ortak kullanım alanlarının güvenliğinin temin edilmesi yükümlülükleri kooperatifin sorumluluk alanı içerisinde olduğunu, dosya kapsamına sunulan teknik raporlarda; katlar arası dilatasyon boşluklarında yeterli yangın yalıtımının bulunmadığı, yangın bariyerlerinin etkin olmadığı ve yapısal özelliklerin yangının hızla yayılmasına elverişli olduğu tespit edildiğini, bu durum, yalnızca işletmelerin faaliyetlerinden değil, aynı zamanda yapının ilk tasarım ve inşa sürecindeki eksikliklerden kaynaklandığını, kooperatif tarafından oluşturulan yapı sisteminin, farklı bağımsız bölümler arasında yangının bu denli hızlı sirayetine imkan verecek şekilde tasarlanmış olması; yapısal güvenlik yükümlülüğünün ihlal edildiğini gösterdiğini, her ne kadar site içerisindeki bağımsız bölümler daha sonra farklı işletmeler tarafından kullanılıyor olsa da, yapının temel teknik özelliklerinin belirlenmesi ve inşa sürecindeki kusurlar kooperatifin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, yapıdaki asli tasarım ve uygulama hataları, sonradan ortaya çıkan zararın doğrudan sebepleri arasında yer aldığını, bu nedenle davalı kooperatifin, yapıdaki yapısal eksiklikler ve yangının yayılmasına elverişli fiziki koşulların oluşmasındaki kusuru oranında zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, yangının; davalı ... A.Ş.’nin üretim alanında başlaması, yüksek yangın yükü ve üretim faaliyetinin risk niteliği, yapısal eksiklikler nedeniyle kısa sürede sirayet etmesi, müvekkiline ait malların davalı ...’nin muhafazası altında bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, zararın meydana gelmesinde birden fazla sebebin etkili olduğunun anlaşıldığını, her bir davalı farklı hukuki temelden sorumlu olduğunu, ... A.Ş. üretim faaliyetinden kaynaklanan kusur ve tehlike sorumluluğu kapsamında, ... Ltd. Şti. emanet ve muhafaza borcunu gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle, ... Yapı Kooperatifi, dava konusu yangının meydana geldiği yapıların yer aldığı sanayi sitesinin kurucusu, geliştiricisi ve ortak alanların planlanması ile yapısal organizasyonundan sorumlu tüzel kişi olması nedeniyle, OSB yönetimi ise denetim ve yapısal güvenlik yükümlülüğü kapsamında zararın oluşumuna katkıda bulunduğunu, zarar ile davalıların eylem ve ihmalleri arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğunu, bu nedenle davalıların, kusur oranları yargılama sırasında belirlenecek olmak üzere, zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini, yangın sonucu müvekkiline ait ithal emtialar tamamen yanmış ve müvekkili şirketin geri dönüşü olmayan zarara uğradığını, zararın kapsamı; ürünlere ilişkin alış faturaları, ithalat belgeleri ve gümrük kayıtları, stok ve envanter kayıtları, piyasa rayiç değerleri, piyasa satış değerleri ve gerekmesi halinde ticari defter ve kayıt incelemesi ile belirleneceğini, zararın tam ve kesin miktarı, teknik bilirkişi incelemesi yapılmaksızın belirlenemediğini ve dava konusu emtialar müvekkili şirket tarafından ticari faaliyet kapsamında ithal edilmiş olup, söz konusu ürünlerin satışa konu edilmesinin öngörüldüğünü, yangın nedeniyle emtiaların tamamen zayi olması, yalnızca malvarlığı değerinde azalma ile sınırlı kalmayıp, somut olayın özelliklerine göre zararın kapsamının daha geniş değerlendirilmesini gerektiğini, zararın kapsamı belirlenirken; ürünlerin ithal bedelleri, piyasa rayiçleri, ticari teamüller, satış imkanları ve benzeri ekonomik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekecek olduğunu ve bu hususların teknik ve mali incelemeyi zorunlu kıldığını, bu nedenle zararın tüm unsurlarıyla birlikte dava açıldığı aşamada kesin ve net biçimde belirlenebilmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla, davanın 6100 sayılı HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunduğunun açık olduğunu, bu nedenle işbu dava, 6100 sayılı HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunu ve fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu, bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek gerçek zarar tutarı üzerinden taleplerini artırma haklarının saklı olduğunu, fazlaya ilişkin sair talep, şikayet ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile, davanın kabulünü, ikame ettikleri davanın benzer talepler içermesi sebebiyle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yapılacak tahkikat neticesinde ortaya çıkacak kusur ve sorumluluk oranlarına göre belirlenecek bedele yangın tarihi olan 23.11.2024 tarihinden itibaren ticari iş niteliği gereği ticari avans faizi uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: HMK.nun 166/1-4 maddesinde “aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” hususları düzenlenmiştir. 23.11.2024 tarihinde .... Mah. .. Cad. No: . adresindeki .../.... İş Merkezinde plastik temizlik malzemeleri üretimi yapan ... şirketine ait işyerinde başlayan yangının, davacı şirkete ait malların bulunduğu ... .....’ne ait ....... sıçramasıyla davacı şirkete ait malların hasarlandığının iddia edildiği Mahkememize açılan işbu dosya ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../..... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, konu birliğinin mevcut olduğu, aynı maddi olay kapsamında dava açıldığı, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu, iddia ve savunmaların birlikte değerlendirilmesinin gerektiği ve usul ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bentleri uyarınca Mahkememiz dosyasının daha önce açıldığı anlaşılan Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-HMK 166 maddesi uyarınca Mahkememizin ..../.... Esas dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../.... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasından daha önce açıldığı tespit olunan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA, 3-Yargılamanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../..... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK 166/3 maddesi uyarınca derhal Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne UYAP üzerinden BİLDİRİLMESİNE, Dair; HMK 168.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ESAS HÜKÜMLE BİRLİKTE İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026

Katip ........ ¸e-imza

Hakim ....... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/255, K. 2026/324, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-255-e-2026-324-k-48dd726fd4d7