İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/213 E. 2026/242 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/213
- Karar No
- 2026/242
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/213 Esas KARAR NO : 2026/242
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2026 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı ...’a ait aşağıda bilgileri yazılı taşınmazlar davalı şirkete 17.02.2020 tarihinde satış işlemi ile devredilmiştir. İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... Ada, 59 Parsel sayılı, 2 nolu bağımsız bölümün, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, 6 parsel, 13 nolu bağımsız bölümün, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, 6 parsel, 14 nolu bağımsız bölümün, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, 6 parsel sayılı 15 nolu bağımsız bölümün, davacı tarafından 17.02.2020 tarihinde yukarıda bilgileri verilen dört taşınmaz davalı şirkete satılarak devredildiğini, ancak davalı şirket satılarak devredilen dört adet taşınmazın satış bedellerini davacıya ödemediği ve sürekli olarak bedellerin ödeneceğini söyleyerek davacıyı oyaladığını, davalı tarafın taşınmazları devir almasına rağmen satış bedelini ödememesi Türk Borçlar Kanunu’nun 117.maddesi anlamında borçlunun temerrüdü niteliğinde olduğunu, davalı taraf sözleşmeden doğan borcunu ifa etmemekte olduğunu, davacı alacağını tahsil edebilmek amacıyla işbu davayı açmak zorunda kaldığını, davacı taraf taşınmazları devretmek suretiyle sözleşmeden doğan borcunu tam olarak yerine getirmiş olduğunu, davalı tarafın satış bedelini ödememesi sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, işbu sebeple davalı tarafa satılarak devredilen gayrimenkullerin şu anki emsal satış değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, tapu kayıtlarına göre satış tarihindeki toplam satış bedelinin 1.347.000,00-TL olup davalı şirket tarafından davacıya bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı taşınmazların mülkiyetini devretmiş olmasına rağmen davalı taraf satış bedelini ifa etmediğini, davalı tarafın satış bedeline ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı incelenecek banka kayıtları ile sabit olduğunu, işbu sebeple davalı tarafa satılarak devredilen gayrimenkullerin şu anki emsal satış değerinin ve işlemiş faizinin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, Türk Borçlar Kanunu uyarınca TBK m.207 Satım sözleşmesi satıcının malı devretme, alıcının ise satış bedelini ödeme borcunu doğurduğunu, TBK m.232 Alıcı satış bedelini ödeme borcu altında olduğunu, davacının taşınmazları devrederek sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalının ise satış bedelini ödememek suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığını, işbu sebeple davalı tarafa satılarak devredilen gayrimenkullerin şu anki emsal satış değerinin bilirkişi raporu ile tespit edilmesini, tespit edilen satış bedelinin ve işlemiş faizinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının taşınmazları devretmesine rağmen davalı şirket satış bedelini bugüne kadar ödemediğini, davalı şirket tarafından satış bedeline ilişkin herhangi bir banka ödemesi yapılmadığını, davalı tarafın satış bedelini ödediğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, ödeme yapıldığını iddia edecekse davalı taraf bunu ispatla yükümlü olduğunu, işbu sebeple davalı tarafa satılarak devredilen gayrimenkullerin şu anki emsal satış değerinin bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve tespit edilen satış bedelinin ve işlemiş faizinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla, devredilen gayrimenkullerin emsal satış bedellerinin tespit edilmesini ve davamızın kabulüne karar verilerek davalıdan satış bedeli ile işlemiş faizin tahsiline, üçüncü kişilere devrin önüne geçmek için gayrimenkullerin üzerine ihtiyati tedbir konmasına, davalı şirketin banka hesapları ve malvarlığının araştırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c) Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Somut olayda; davacının tacir olmadığı, avukatlık faaliyeti olarak vergi kaydı olduğunun ve SGK sigorta statüsünün Avukat olarak belirtildiğinin UYAP sistemi üzerinden görüntülendiği, davalı ticari şirket olsa da davanın mutlak veya nispi ticari dava olmadığı, satılan taşınmazların bedelinin alınamadığına ilişkin davanın genel nitelikteki Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır