İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2126 E. 2026/869 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2126
Karar No
2026/869
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2126 Esas KARAR NO : 2026/869

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 28/09/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben vermiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkiline ait ticari defter, fatura gibi belgelere yönelik daha evvel faaliyette bulunduğu taşınmazı dava dışı ...'a kiraya verdiği ve davacı tarafından tutulan ticari defterlerin kiralanan iş yerinin uygun bir yerinde saklanması konusunda uzlaşı yapıldığını, daha sonra kentsel dönüşüm sürecinin başladığını, kiracının yüksek miktarda tahliye için para talep ettiğini, kentsel dönüşüm sürecini engellediğini, ticari defterlerin teslimi için .... Noterliğinin 08/09/2026 Tarih, ... Yevmiye nolu ihtarnamesinin çekildiğini ancak hiçbir defterin teslim edilmediğini, bu nedenle ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, netice olarak müvekkiline ait ticari defter ve evraklar için zayi belgesi kararı verilmesi talep ve dava olunmuştur. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/... Esas 2026/... Karar sayılı 28/09/2026 tarihli kararı ile gönderme kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşıldı. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü düzenlenmiştir. Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır Talep eden, tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlü olduğu gibi, tacir olması nedeniyle basiretli davranma yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması durumunda zayi belgesi verilmesi istemini kabul etmek mümkün değildir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2008/3544 E,2009/7573 K) Mücbir sebep diye tabir edebileceğimiz sebeplerle ortaya çıkan zayi hallerine mahsus olmak üzere mahkemece zayi belgesi verilir. Zayi belgesi verilmesi için tacirin kendisinden beklenen tüm özen ve dikkati göstermesine rağmen engel olamayacağı bir sebepten kaynaklanan ziya söz konusu olmalıdır. Yasada bu tür mücbir sebeplere örnek olarak yangın, su baskını, deprem gibi bir afet yahut hırsızlık halleri sayılmıştır. Elbette bu halleri yasada sayılan sebeplerle sınırlamak yasa koyucunun amacına uygun değildir. Ancak zayiye neden olan olgunun mahkeme denetimine açık bir biçimde ortaya konulması, bu durumun davacının saklama yükümlülüğüne aykırı davranışından ileri gelmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Yargıtayın bu husustaki yerleşik kararlarına göre, zayi belgesi verilmesi için tacirin kendisine kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların gerektiği, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi, ayrıca defter ve belgelerini şirket merkezinde bulundurması ve koruması için gerekli tedbirleri alması gerektiği belirtilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatımlara ve dosya kapsamına göre; zayi belgesi verilmesi talep edilen ticari defter ve kayıtların davacı tarafından, kiracısı olduğu bildirilen ... kişiye, işyerinde saklanmak üzere teslim edildiği, ne var ki davacı ile adı geçen şahıs arasında çıkan anlaşmazlık sebebi ile defter ve belgelerin davacıya tesliminin sağlanmadığı, bu durumda dava konusu ticari defter ve belgelerin zayi olduğundan söz edilemeyeceği, oysa ki, yukarıda da açıklandığı üzere zayi belgesi verilebilmesi için TTK 82/7 maddesi uyarınca zayi olgusu ile birlikte mücbir sebebin de bulunması gerektiği, somut olayda zayi belgesi verilmesi talebine konu defterlerin halen ... isimli kişide bulunduğu, sözü edilen şahıs tarafından ticari defter ve belgelerin davacıya tesliminden imtina edilmiş olmasının, bunların zayi olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği, kaldı ki, söz konusu defter ve belgelerin ... isimli kişinin işyerinde saklanmak üzere bizzat davacı tarafından kendisine teslim edildiği, bu durumda defterleri kendi işyerinde yahut şirket merkezinde muhafaza etmek yerine bir başkasına ait işyerinde saklanmak üzere emanet eden davacının, defterlerin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni gösterdiğinden de söz edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Gerekli harçlar alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/10/2026

Katip ... E imza

Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2126, K. 2026/869, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2126-e-2026-869-k-1dc43dfd8d68