İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/198 E. 2026/193 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/198
- Karar No
- 2026/193
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/198 Esas KARAR NO : 2026/193 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2026 KARAR TARİHİ : 02/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı --------- arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında davalı tarafından iletilen her bir iş emri doğrultusunda çeşitli uluslararası denizcilik ve lojistik hizmetleri verildiğini, taraflar arasındaki çalışma sistemi, daval ışirketni her bir taşıma hizmet talebini ayrı ayrı e-posta ve sipariş bazında iletmesi müvekkili şirketin bu talepleri kabul ederek organizasyonu sağlaması taşıma ve hizmet süreçlerini tamamlaması ve akabinde ilgili fatura ile destekleyici evrakları düzenlemesi şeklinde ilerlediğini, bu yapı gereği taraflar arasında tek bir toplu sözleşmeden ziyade her bir iş emrine dayalı süreklilik arz eden ve cari hesap ilişkisi doğuran ticari bir işleyiş olduğunu, davalı şirket tarafından hizmetlerin ifa edilmediğine, eksik veya ayıplı olduğuna dair ne hizmetin ifası sırasında ne de sonrasında herhangi bir yazılı itiraz ileri sürülmediğini, taraflar arasındaki e-posta trafiğinde ilgili işlerin tamamlandığı ve faturaların ödenmesine ilişkin süreçlerin görüşüldüğünün sabit olduğunu, taraflar arasındaki yazışmaların bütünsel olarak incelenmesi, ticari ilişkinin işleyişini açık şekilde ortaya koyduğunu, dosya kapsamındaki yazışmalar incelendiğinde davalı tarafın müvekkili tarafından düzenlenen faturaların kendilerine ulaştığını, borcun cari hesapta yer aldığını bildiği ve ödeme planı oluşturmak suretiyle borcun ifasını taahhüt ettiğinin sabit olduğunu, taraflar arasındaki e-posta yazışmaları borç ikrarı içeren yazılı delil niteliğinde olduğunu, order bazlı iş ilişkisi, taşıma ve hizmet evrakları, taraflar arasındaki yazışmalarv, faturalar ve cari hesap kayıtları, davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunu açık ve tartışmasız şekilde ortaya koyduğunu, davalı tarafın borcun varlığınıve miktarını bilmesine rağmen icra takibine itiraz ederek takibi durdurmasının hukuki korumadan yoksun olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava, uluslararası denizcilik ve lojistik hizmetleri ile taşıma organizasyonundan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev kuralları kamu düzenindendir. Aynı Kanun'un 114/1-c bendi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olup, 115/1. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve TTK'nın 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla, özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) ilgili kararları uyarınca, TTK'nın "Deniz Ticareti" başlıklı 5. Kitabı ile "Deniz Sigortaları"ndan kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmak üzere belirli Asliye Ticaret Mahkemeleri "Denizcilik İhtisas Mahkemesi" sıfatıyla görevlendirilmiştir. Somut olayda; davacı vekilinin dava dilekçesinin 1. maddesinde uyuşmazlığın "uluslararası denizcilik ve lojistik hizmetlerinden" kaynaklandığını ve "taşıma evrakları" düzenlendiğini açıkça beyan ettiği, davalı şirketin unvanı ve faaliyet alanının da denizcilik üzerine olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelinin deniz taşıma sözleşmesine dayandığı, uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın "Deniz Ticareti"ne ilişkin hükümlerinin (TTK m. 931 vd.) uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından, davaya bakmakla görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler Savcılar Kurulunca, --------- ilinde bu tür davalara bakma görevi --------Asliye Ticaret Mahkemesine verilmiştir. Bu mahkeme ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup mahkemece resen dikkate alınır.Bu nedenlerle uyuşmazlığın esasının çözümlenmesinde davaya bakma görevinin Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatı ile ---------Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Taraflardan birinin karar süresi için kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvururarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile)'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokuğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle dosya üzerinden karar verildi.02/03/2026