İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/162 E. 2026/165 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/162
Karar No
2026/165
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/162 Esas KARAR NO : 2026/165

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/02/2026 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı ..... İnş. Müh. Ve Tekn. Müş. Taah. Turizm Ltd. Şti. ile müvekkil şirket arasında ..... Poliçe No'lu, 17.11.2022-17.11.2023 tarihli işyerim paket sigortası poliçesi bulunduğunu, ....... Mah. ..... Evleri B Blok Dış K. No: 53 B Safranbolu/KARABÜK adresinde bulunan ..... Mağazası olarak faaliyet gösteren iş yeri bu poliçe ile sigortalandığını, 30.09.2023 tarihinde ilgili iş yerinde su hasarı meydana geldiğini, ..... AVM ismi ile faaliyet gösteren bu yerde meydana gelen hasar dolayısıyla müvekkili şirketi sigortalısına ödeme yaptığını, ödeme sonrası müvekkilinin alacağının tahsili için icra takibi başlatılmışsa da davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyaya yaptığı itiraz ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yapılan ödemelerin poliçe kapsamında olduğunu, sigortacının rücu şartları oluştuğunu, davalının meydana gelen su hasarından sorumlu olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, davalı borçlunun Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyada borca ve tüm fer’ilerine yönelik itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun, borç miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile rücuen tazminat alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. ...., K. ...., R.G. 03/07/1944 sayılı kararında; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. -Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2017 tarihli ..... E. ..... K. sayılı ilamında; "...Davanın açıldığı Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davacının sigortalısının halefi olarak davalıdan rücuen tazminat isteminde bulunduğu, davacının sigortalısı olan şirket ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğu ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta HMK'nun 4/a maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; davacı vekilinin başvurusu ile dosya, temyize konu kararı veren mahkemeye gelmiştir. Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22/03/1944 Tarih E. ...., K. ...., RG. 03/07/1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. (1086 Sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği” şeklinde benzer düzenlemeye yer verilmişti). Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır..." hususlarına yer verilmiştir. -Yine aynı hususlara İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi’nin ...... Esas ..... Karar sayılı güncel ilamında da yer verilmiştir. -Somut olayda davacı tarafın sigortacı, dava dışı 3. Kişi olan ........ İnş. Müh ve Tekn. Müş. Taah. Turizm Ltd. Şti.'nin ise sigortalı sıfatına sahip olduğu 17/11/2022 - 17/11/2023 tarihli İşyerim Paket Sigorta Poliçesi kapsamında dava dışı 3. Kişiye davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı ve sigortalının haklarına halef olunduğu iddiası ile işbu davanın ikame edildiği görülmektedir. -Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin ise kira ilişkisine dayandığı, hasara ve ödemeye konu ..... Mağaıazsı olarak faaliyet gösteren iş yerinin dava dışı sigortalı tarafından davalıya kiralandığı ihtilafsızdır. -Bu kapsamda davalı şirketin malik sıfatıyla dava konusu hasarın meydana geldiği iş yerini dava dışı sigortalıya kiraladığı, bu durumda dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı, temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan eldeki davada, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. ...., K. ...., RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nın 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu sabittir. Yine sigortalı ile davalı arasındaki ilişki kira sözleşmesinden kaynaklandığından dava dışı sigortalının tacir olması ya da ticari işletme ile ilgili olması da bu sonucu değiştirmeyecektir. -Bu doğrultuda HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.23/02/2026 Katip..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/162, K. 2026/165, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-162-e-2026-165-k-48080f7a6b68