İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/157 E. 2026/127 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/157
Karar No
2026/127
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/157 Esas KARAR NO : 2026/127

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/02/2026 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ...A.Ş., 2020 yılında ... Grubu çatısı altında kurulmuş olup, firmaların finansal ihtiyaçlarını güvenli, hızlı ve yenilikçi ödeme çözümleriyle karşılamak amacıyla faaliyet gösteren bir finansal teknoloji şirketi olduğunu, davacı şirket ayrıca, 6493 sayılı Kanun kapsamında “Ödeme Hizmetleri ve Açık Bankacılık” faaliyet iznine sahip olup, mevzuata tam uyum içinde, ulusal ve uluslararası ödeme sistemleri ile kartlı ödeme sistemleri kuralları çerçevesinde hizmet sunduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 06.03.2025 tarihinde "... Üye İşyeri Sözleşmesi" ve bunun eki olarak ise bir eki olarak Üye İş Yeri Fiyatlama Protokolü imzalandığını, bu sözleşmeye ve ekine göre göre Müvekkil şirket, 6493 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelikler çerçevesinde davalı şirket'e ödeme hizmetleri sunduğunu, davalı şirketin anılan sözleşme kapsamında üye işyeri olarak sunduğu mal ve hizmetler karşılığında müşterileri tarafından gönderilen bedeller, davacı şirket tarafından sözleşme uyarınca belirlenen komisyon bedelleri düşüldükten sonra Üye iş yerine yani Davalı Şirket'e aktarılmakta olduğunu, her ne kadar Davalı Şirket’e sunulan hizmet karşılığında hak kazanılan komisyon oranı Sözleşme'de işlem başına değişen oranlarda belirlenmesine ve bu oranları değiştiren herhangi bir protokol akdedilmemiş ise de, söz konusu oranlar hizmet bedellerinin takip edildiği portalda teknik bir aksaklık nedeniyle kısa bir dönem için sehven %0 olarak görüntülendiğini, anılan teknik sorunun giderilmesini müteakip, 05.07.2025 - 29.07.2025 tarihleri arasında sunulan hizmetler karşılığında hak edilmesine rağmen, Müvekkil şirket tarafından verilen hizmet kapsamında 25.896,00 TL tutarındaki fazla yapılan ödemenin Müvekkil şirkete geri iade talep edilmiş; Davalı tarafça söz konusu bedelin ödeneceği beyan edilmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiş olduğunu, bu kapsamda davalı şirket’e 22.09.2025 tarihinde Beyoğlu ...Noterliği’nin ...yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnamede, Üye İşyeri Sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken tutarın 3 (üç) gün içerisinde ifa edilmesi gerektiği; aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı, bu durumda doğacak noter, mahkeme ve icra harç ve masrafları ile faiz ve temerrüt faizi dahil olmak üzere yasal takip kapsamında yapılacak avukatlık hizmet bedeli ve her türlü vekâlet ücretinin Davalı Şirket’e yükletileceğinin ihtaren bildirildiğinin belirtildiğini, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle, İstanbul ... İcra Dairesi ...sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu takibin Davalı Şirket tarafından 08.12.2025 tarihinde yapılan itiraz üzerine durdurulmasına karar verildiğini, bu gelişmeler üzerine taraflarınca Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, taraflar arasında akdedilmiş bulunan Üye İşyeri Sözleşmesi, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında kurulmuş bir ödeme hizmeti sözleşmesi niteliğinde olup, aynı zamanda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu anlamında tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Tarafların her ikisinin de tacir olması ve sözleşmenin tarafların ticari işletmeleri kapsamında akdedilmiş bulunması sebebiyle uyuşmazlık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olup ticari iş niteliğinde olduğunu, bu çerçevede Davalı Şirket, TTK m. 18/2 uyarınca basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, sözleşme uyarınca Müvekkil şirket, ödeme hizmetlerini gereği gibi ve eksiksiz şekilde ifa etmiş; buna karşılık Davalı Şirket’in asli edimi, sözleşmede açıkça belirlenen oranlar üzerinden hesaplanacak komisyon bedelini ödemekte olduğunu, Komisyon oranını değiştiren herhangi bir yazılı protokol bulunmadığı gibi, sözleşmesel yükümlülüğü ortadan kaldırmadığını, zira borcun kaynağı taraf iradeleri ile kurulmuş geçerli sözleşme olduğunu, davalının sözleşmede açıkça kararlaştırılmış komisyon bedelini ödemekten imtina etmesi hem TBK m. 112 ve devamı maddeleri uyarınca sözleşmeye aykırılık hem de TTK kapsamında ticari borcun ifa edilmemesi niteliğinde olduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatları, taraflar arasında kararlaştırılmış ticari komisyon sözleşmelerinde veyahut komisyon bedeli içeren sözleşmelerde belirlenen komisyon oranlarının doğrudan uygulanacağını ve hizmetin ifa edilmesi ile birlikte komisyon alacağının doğacağını kabul etmekte olduğunu, nitekim somut uyuşmazlık da davalı şirket ile müvekkil arasında akdedilen Üye İşyeri Sözleşmesi’nden kaynaklanan komisyon bedelinin ödenmemesine ilişkin olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle İstanbul ... İcra Dairesi’nin... Esas sayılı dosyası kapsamında davalı şirket tarafından yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmesi talebiyle işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek davalı firmanın itirazı sonucu İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, takibin durmuş olması sebebiyle davalı lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen "... Üye İşyeri Sözleşmesi" ve bunun eki olarak imzalanan "Üye İşyeri Fiyatlama Protokolü" kapsamında davacı tarafça sunulan ödeme hizmetleri ve açık bankacılık faaliyetleri kapsamında kazanılan komisyon bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de res'en dikkate alınmak zorundadır. Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı ile; "Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir. Eldeki dava, 23/02/2026 tarihinde ikame edilmiştir. Somut olaya bakıldığında; taraflar arasında "... Üye İşyeri Sözleşmesi" ve bunun eki olarak "Üye İşyeri Fiyatlama Protokolü" imzalandığı, davacı şirketin 6493 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelikler çerçevesinde davalı şirkete ödeme hizmeti sunmuş olduğu, sözleşmeye göre hak kazanılan komisyon bedellerinin ödenmemesi üzerine başılatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptalinin talep edilmiştir. Şu halde uyuşmazlık "20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işler" kapsamında finans mahkemelerinin görev alanı içerisinde kalmaktadır. Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve Asliye ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul Adliyesi için 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiştir. O halde eldeki davanın ihtisas mahkemelerine tevzi olması gerekirken, genel yetkili mahkememize geldiği anlaşılmaktadır. Anılan ilke kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı ihtisas kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,

Dair, tarafların yokluğunda, kesin olmak üzere oy birliğiyle dosya üzerinden karar verildi.24/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/157, K. 2026/127, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-157-e-2026-127-k-2064b954edf4