İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/154 E. 2026/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/154
Karar No
2026/154
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/154 Esas - 2026/614 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/154 Esas KARAR NO : 2026/614

DAVA : Tazminat (Trafik- Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/02/2026 KARAR TARİHİ : 01/09/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 02/09/2026 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili davacı ... 12.09.2025 tarihi saat 00.00 sularında ... plakalı .... model .... marka aracıyla kaza yaşamış ve işbu kaza neticesinde aracı ağır hasara uğradığı, Davalı sigorta şirketinin yaptığı hasar inceleme süreci sonucunda ağır hasara uğrayan aracın piyasa bedelinin 485.000 TL olduğu belirlemiş ve sigorta şirketi bu bedelin 213.752 TL olan kısmını ödemeyi teklif ettiği,. Müvekkili davacının mutabakat tarihinde maddi sıkışıklığı olması sebebiyle "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla" sigorta şirketinin teklifini kabul ettiği, verilen araç sigorta şirketinin hasar inceleme sürecinde belirlediğinin aksine piyasa değeri çok daha yüksek olan bir araç olduğu, Bu sebeple sigorta şirketinin kaza tarihinde ilgili aracın piyasa bedelini 485.000 TL olarak belirlemesi eksik ve hatalı olduğu, Öncelikle müvekkilinin ağır hasarlı aracının kaza tarihi itibarıyla piyasa bedelinin tekrar hesaplanması ve bu yeni bedel üzerinden sigorta şirketi tarafından eksik yatırılan miktarın sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep etme gerekliliğimiz doğduğu, Sigorta şirketi sigortalının %75 kusuru oranında yapığı ödemeye iştirak etmek mümkün değildir. Öyle ki meydana gelen kazada sigortalı %100 kusurlu olduğu, Bu sebeple her ne kadar piyasa bedeli olarak belirlenen 485.000 TL'nin kabulü mümkün olmasa da bu bedel üzerinden yapılan ödemenin yapılan ödemeden daha fazla olması gerektiği açık olduğu, öncelikle haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin ağır hasara uğrayan aracın hasar bedeli için bilirkişi raporu marifetiyle yapılacak hesaplama neticesinde arttırılmak üzere fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL bakiye hasar bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek mevzuata uygun en yüksek faizle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve vekalet ücretiyle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı, 12.09.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ... plaka sayılı aracın kusuruna istinaden tazminat isteminde bulunduğunu, ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 28/03/2025 / 28/03/2026 tarihleri arasında sigortalısı olduğu, Poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 300.000,00-TL olduğu, 03.11.2025 tarihinde davacı yana 213.751,50.TL tutarınde pert bedeli ödendiğini, Tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiği, Poliçe limitini bildirmeleri davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, huzurdaki dava yetkili mahkemede açılmadığı, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığı, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, önemle belirtmek gerekirki kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedeli ödenmiş olduğunu, mutabakatname imzalanmış olup; davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, davacı yan tarafından kabul edildiğini, öncelikle hesaplama, tamamen doğru verilere göre yapılmış ve müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getidiğinu, Bu durumda, davanın reddini, aksi halde, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirkete yapılan maddi hasar başvurusu üzerine, ekspertiz incelemesi yapılmış olup; neticesinde tespit edilen hasar tutarı işbu dava ikame edilmeden evvel ödenmiş olduğunu. Gelinen aşamada, tazminat ödeme yükümlülüğünü yerine getiren müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir bakiye borcu olmadığını, müvekkili sigorta şirketi ile davacı arasında hasar onarıma ilişkin ibraname düzenlenmiş olup hasar onarımına ilişkin şirketin sorumluluğu bulunmadığını, ilgili ibraname uyarınca davacı; aracın yariç bedelinin 485.000,00 TL olduğu, sovtaj bedelinin 199.998,00 TL olduğu, %75 kusura istinaden 213.752.TL tutarında ödeme almayı kabul ederek ... SİGORTA A.Ş.'yi söz konusu kaza sonucu oluşan hasar ile ilgili tüm borçlardan dolayı ibra ettiğini ve herhangi bir talepte bulunamayacağını belirtildiği, Dolayısıyla davacı ilgili mutabakatname uyarınca hasar onarıma ilişkin tüm haklarından feragat ettiği, davanın reddi gerektiğini, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiği, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, hasar bedeline KDV dahil edilmemesi gerektiği, Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu da bulunmadığını, bu itibarla davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine,

karar verilmesini savunmuştur. Mahkememizce tarafından delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya Makine Mühendisi bilirkişisi ...'a tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 30/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda: Kusur Yönünden: ... plakalı araç sürücüsü ...'ın girmiş olduğu kavşakta kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen , dur ikazına uymuyarak , yeşil ışık yanan yola tedbirsiz ve kontrolsuz bir şekilde girmesi ile dava konusu kazanın meydana gelmesine sebep olmakla;2918 Sayılı K.T.K'nun; Madde 47 / b , Madde 52 / b, Madde 57 / a) Madde 84 /a-h maddelerini ihlal etmekle asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranın %100 olduğu, ... plakalı araç ( sürücüsü ...'ın sözkonusu kazada kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Araç Hasar Bedeli Yönünden: Serbest piyasa analiz sonucu aracın hasarsız değerinin 600.000 TL olabileceği, dava konusu arcın geçmiş kazalarından dolayı değer kaybı olarak 50.000 TL tenzili ile Aracın kaza atrihindeki hasarsız değerinin 550.000 TL olabileceği anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın sovtaj (hurda) bedelinin (Satış Bedeli ) : 199.998 -TL olduğu anlaşılmış olup, Bu hali ile 550.000-199.998 = 350.002 TL hasar bedeli oluşmuştur. Davalının Alacağı ( Mahsuplaşma) Yönünden: Davacıya ödenen hasar bedeli:213751.50 TL olduğu anlaşıldığından, Davacının talep edebileceği kalan bedelin: 350.002 TL -213751.50 TL= 136.250,5 TL olabileceği hesap ve takdir edildiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından davalı tarafça asıl alacak ve ferileri ödenmiş olduğundan dava konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin talep dilekçesi sundukları görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ile, müvekkili sigorta şirketi tarafından dava konusu araç için pert bedeli ödenmiş olduğu, müvekkilinin davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığı, yapılan hesaplamalar doğrultusunda müvekkili şirket tarafından davacıya aracın oluşan pert bedeli için 04/08/2026 tarihinde ödemeler yapılmış olup asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödenmiş olması sebebi ile davanın konusuz kalmasını talep ettikleri görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen çift taraflı trafik kazasından dolayı davacı tarafından karşı taraf aracın sigortacısına karşı açtığı .... trafik sigortasından kaynaklı BAKİYE HASAR bedeli maddi tazminatına ilişkindir. Davacı vekilinin UYAP üzerinden gönderdiği 06/08/2026 tarihli dilekçesi ile davalı tarafça asıl alacak ve ferileri ödenmiş olduğundan konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması talepli dilekçesi ile davalı vekilinin 06/08/2026 tarihli dilekçesinde müvekkilinin asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödendiğine ilişkin ödeme kalemlerini bildirir dilekçesi ile davanın konusuz kalması sebebi ile sonlandırılmasını talep ettikleri tespit edilmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin dosyaya sunduğu 06/08/2026 tarihli beyan dilekçesi ile dava konusu aracın pert bedelinin davacıya ödenmiş olduğunu, buna göre bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödenmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Taraf vekillerinin beyanları kapsamında buna göre davanın konusu kalmadığından buna göre bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1)Davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcı, dava açılışında alınan 732,00 TL peşin harcın karşıladığı anlaşıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4) Davalı tarafından dava sırasında davacının yaptığı yargılama giderleri davacı tarafa ödendiği belirtildiğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5) Davalı tarafından dava sırasında davacı tarafa vekalet ücreti ödendiği belirtildiğinden bu hususta hüküm verilmesine yer olmadığına, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/09/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır. ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/154, K. 2026/154, T. 01.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-154-e-2026-154-k-160c89e40359