İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1502 E. 2026/81 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1502
Karar No
2026/81
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2026/1502 Esas KARAR NO :2026/81

DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:11/09/2026 KARAR TARİHİ:16/09/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kanuni merkezinin ... adresinde bulunduğunu, şirketin .../... adresindeki ... yerleşkesinde tescilli şubesi ile tüm operasyon birimleri ve yönetim kadrosu bulunduğunu, müvekkili şirketin malvarlığı unsurlarının önemli bir bölümünün ... yerleşkesinde bulunduğunu, şirket faaliyetlerinin yürütülmesinde görev alan personel organizasyonu ile saha yönetimi, idari süreçler ve operasyonel koordinasyonun da söz konusu yerleşke üzerinden yürütüldüğünü, bu organizasyon ve faaliyet yapısı kapsamında oluşan ve kullanılan fiziki kayıt ve belgelerin de işin doğal akışı içerisinde ve operasyonel gerekçelerle ağırlıklı olarak ... yerleşkesinde tutulduğu ve muhafaza edildiğini, izah olunan nedenlerle müvekkili şirkete ait olup kanuni muhafaza yükümlülüğü kapsamında saklanmakta iken, 14.07.2026 tarihinde ...’nde meydana gelen orman yangını sonucunda zayi olan ve dilekçe ekinde yıl, dönem ve belge türü itibarıyla gösterilen ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun tespitini, söz konusu ticari defter ve belgeler yönünden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi uyarınca müvekkil şirket adına zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava hasımsızdır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren otuz gün gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Kanun da belirlenen süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Somut olayda; davaya konu zayi nedenine ilişkin olarak yangının 14/07/2026 tarihinde meydana geldiği, meydana gelen yangının 15/07/2026 tarihli raporunun mevcut olduğu, yangının büyük ölçekli olduğunun hasar tespit tutanağından anlaşıldığı, davacı yanca defterlerin zayi olduğu 13/08/2026 tarihinde tespit edildiğinden bahisle süresinde açıldığını beyan etmiş ise hak düşürücü sürenin öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı, yangın tarihinin 14/07/2026 tarihi ve hasar tespit tarihinin 15/07/2026 tarihi olup, büyük ölçekli yangının öğrenilmesi tarihinin en geç 15/07/2026 tarihi kabul edilebileceği, bu nedenle sürenin bu tarihten itibaren başlayacağı, şirket merkezi dışında olduğu beyan edilen defterlerin zayi tespit tarihinin bu sürenin başlangıcını etkilemediği, bu haliyle kanunda aranan hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememize açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harç peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1502, K. 2026/81, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1502-e-2026-81-k-ea294999b9ca