İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/138 E. 2026/546 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/138
Karar No
2026/546
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/138 Esas KARAR NO : 2026/546 Karar

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 08/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilİ şirketin yetkilisi ... (TCN: ...), müvekkil şirketin lehtarı olarak bulunduğu keşide yeri ... olan ... düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, ... TL(... tl) bedelli, ... ... tarafından keşide edilen ... şubesine ait çeki ... tarihinde, tamamen kendi kusuru dışında gelişen bir şekilde kaybettiğini, söz konusu çekin herhangi bir şekilde üçüncü kişilere bilinçli olarak teslim edilmemiş, ciro edilmemiş veya devredilmediğini, çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi ve haksız tahsil riskinin doğmasının söz konusu olduğunu, bu durumun müvekilinin açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğurabileceğini, bu nedenlerle ilgili çekin üçüncü kişilerce ibraz edilmesi halinde telafisi güç ve imkansız zararlar doğmaması amacıyla muhatap bankaya hitaben çek bedelinin ödenmemesi yönünde ödeme yasağı konulmasını, çekin ibraz edilmesi ihtimaline karşı iptal kararının kesinleşmesini talep ve dava etmiştir. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde çek hakkında ilanların yapıldığı görülmüştür. Dava; davacının elinde iken zayi olduğunu iddia ettiği çeke ilişkin kıymetli evrakın iptali davasıdır. TTK'nın 757/1. maddesi ''İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir.'' hükmünü içermektedir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/01/2015 tarih, 2014/19118 esas ve 2015/925 karar sayılı ilamı; 15/04/2015 tarih, 2015/571 esas ve 2015/5258 karar sayılı ilamı; 03/06/2015 tarih, 2015/2751 esas ve 2015/7625 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere keşidecinin çek iptali davası açma hakkı bulunmamaktadır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17/04/2013 tarih, 2012/8365 esas ve 2013/7471 karar sayılı ilamı; 26/06/2012 tarih, 2011/9069 esas ve 2012/10993 karar sayılı ilamı; 17/12/2013 tarih, 2013/9917 esas ve 2013/23042 karar sayılı ilamı; 18/11/2013 tarih, 2013/6068 esas ve 2013/20772 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere bu davanın açılabilmesi için davacının keşideci değil, hukuki hamil olması gerekir, keşidecinin doğrudan doğruya çek iptali davası açma hakkı bulunmayıp keşidecinin keşide ettiği çekin bedelini hamile ödeyerek çeki geri alması da kendisine hamil sıfatı kazandırmaz. Kıymetli evrakın iptaline ilişkin davanın, TTK’nun 563/2. (6102 sayılı TTK 651/2) maddesi uyarınca, zayi edildiği anda kıymetli evrak üzerinde hak sahibi olan kişi, bir diğer söyleyişle ancak kıymetli evrakın yetkili hamili tarafından açılabilmesinin olanaklı olması nedeniyle davacının çekle işleyen hesap sahibi sıfatıyla bu nitelikteki davayı açmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekli ise de, çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut olmayıp, ancak anılan usul gereğince hareket etme olanağı bulunmaktadır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/11/2015 tarih, 2015/5060 esas ve 2015/11577 karar sayılı ilamı. Dolayısıyla davada taraf sıfatı olmayan üçüncü kişilerin hükmü istinaf etme imkanları da bulunmamaktadır.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17/06/2019 tarih, 2018/2811 esas ve 2019/4422 karar sayılı ilamı Somut olayda; dava konusu çekin hamilinin davacı olup, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, iptali istenen çekin bankaya ibraz edilmediği, gerekli ilanların Ticaret Sicil Gazetesi'nde yaptırıldığı, ilana ilişkin gazete nüshalarının dosyamız arasına alındığı, çekin ibraz süresinden 3 aydan fazla bir süre geçtiği, mahkememize çekle alakalı olarak herhangi bir başvuru olmadığı ve davaya konu çekin de ortaya çıkmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali koşullarının gerçekleştiği göz önüne alınarak dava konusu çekin zayi nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, ... düzenleme tarihli, keşidecisi ... olan, ...-TL bedelli çekin ZÂYİ NEDENİYLE İPTALİNE, 2-Alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 4-Teminatın HMK'nın 392/2. maddesindeki şartlar oluştuğunda davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, HMK 345. Maddesi uyarınca gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/138, K. 2026/546, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-138-e-2026-546-k-252c5ed36ac8