İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/115 E. 2026/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/115
Karar No
2026/257
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/115 Esas KARAR NO :2026/257

DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/02/2025 KARAR TARİHİ:24/03/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı/alacaklı müvekkili ile davalı/borçlu firma arasında fason imalat sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmenin 24. maddesi uyarınca müvekkili firmanın kayıtlarının münhasır delil olduğu ve uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkemelerinin ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğu (iki tüzel kişi arasında bağlayıcı münhasır yetki) kararlaştırıldığını, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı/borçlu firmanın, müvekkili firmaya 2023 yılından kalan 1.092.716,44 TL. bakiye borcu bulunduğunu, iyi niyetli tahsil girişimlerinin sonuç vermediğini, Keşide ettirilen .... Noterliği'nin 02/07/2024 tarih ve ... yev. no'lu ihtarnamesiyle davalı/borçluya bakiye borcunu ödemesi gerektiğini ihtar ettiklerini, davalı/borçlu temerrüde düştüğünü, ileri sürerek davalı/borçlunun ödeme yapmaması üzerine bu kez .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı/borçlu; yetkiye, borcun tamamına, faize, tüm ferilere vs. 13/09/2024 tarihinde itiraz ettiklerini, itirazının haksız olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nendenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyasıyla başlattığımız ilamsız icra takibinde; davalı/borçlu, yetkiye, borcun tamamına, faize, tüm ferilere vs. 13.09.2024 tarihinde itiraz ettiğinden, takip 16/09/2024 tarihi itibariyle durduğundan ve devamla arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlandığından vs. vaki haksız itirazın iptaline, durdurulan takibin devamına ve davalı/borçlunun likit alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve yasal vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve dava da yetkisiz mahkemede açıldığını, mahkemenin yetkili olabilmesi için yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip bulunması gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmaması sebebiyle açılan bu davanın usulden reddine karar verilmesini, eldeki dava yetkisiz Bakırköy mahkemelerinde açıldığını, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle sayın mahkemenin davayı görme konusunda yetkisi bulunmadığını, dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davalı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan 01/12/2021 tarihli fason imalat sözleşmesindeki imza müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı ... ... Şirketi’nin hesabına atılan imza da şirket yetkilisine ait olmadığını, sözleşmedeki davacı ve davalı imzasına itiraz ettiklerini, sözleşme yetkili imzalar tarafından imzalanmadığı için geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen cari hesap ekstresini kabul etmediklerini, belgede müvekkili firma yetkilisinin imzası bulunmadığını, bu nedenle cari hesap ekstresi belgedeki imzaya itiraz ettiklerini, ibraz edilen fotokopideki ödeme iddialarına, iade fatura beyanlarına itiraz ettiklerini, müvekkili davacı taraftan alacaklı olduğunu, davacı tarafın EFT beyanlarına itiraz ettiklerini, davacının havale veya EFT iddialarını ispatlaması gerektiğini, cari hesap ekstresi incelendiğinde davacı tarafın 5 (beş) adet iade faturası kestiğini, müvekkili firma davacı tarafından kesilen iade faturalarını teslim almadığını ve kabul etmediğini, ayrıca fatura münderecatı dosyaya sunulmadığı için fatura içeriğini de kabul etmediklerini, iade faturalarında bir mal satışı veya teslimi yazılmış olabilir, müvekkilinin davacıdan herhangi bir mal veya herhangi bir şey iade almadıklarını, davacının müvekkiline mal sattığını veya mal teslim ettiğini ispat külfeti bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın yetkili icra dairesinde açılmamış olması sebebiyle öncelikle davanın usulden reddini, mahkemenin yetkisine itiraz etmemiz nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini, davanın esastan reddine, davacının haksız icrası nedeni ile %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.

DELİLLER: Davacı yan delil olarak; Fason imalat sözleşmesi, Hesap ekstresi, İhtarname ve e-tebligat mazbatası, İcra dosyasına ilişkin evraklar, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı ve sair tüm yasal delillere dayanmıştır. Davalı yan delil olarak; .... İcra Dairesinin 2024/... E. sayılı dosyası, Tanık, Her türlü yasal delil, müvekkili firmanın davacıya firmaya kestiği faturalar ve sair tüm yasal delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafın cari hesap alacağından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizden verilen 24/11/2025 tarih 2025/... ve 2025/... Karar sayılı kararı ile; "... davalının yetki itirazının kabulü ile, ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkememizin yetkisizliğine,..." şeklinde verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2026 tarih, 2026/79 Esas 2026/136 Karar sayılı kararı ile: "...davalı borçlu borca itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde icra dairesinin yetkisi ile mahkemenin yetkisine itiraz etmiş olduğu halde mahkemece ilk önce icra dairesinin yetkili olup olmadığı incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, doğrudan mahkemenin yetkisine yönelik itiraz incelenerek yetkisizlik kararı vermiş olması usul ve yasasına aykırı olmuştur ... Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kesin olarak kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş olup mahkememizin iş bu esasına kaydının yapıldığı görüldü. Yukarıda anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca takip başlatılan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu yönünden yapılan değerlendirmede; davalı takip borçlusunun icra takibine itirazında icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ve ... İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca para ve teminat borçları için başlatılan takiplerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiştir. HMK.'nun 6/1 maddesine göre; genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. Maddesi uyarınca para borçları götürülecek borçlardan olduğundan alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre; davalı şirketinin ticaret sicilde kayıtlı yerleşim yeri adresinin: ".../..." olduğu, davacı şirketin yerleşim yerinin ... mah., ... caddesi no: 9 Esenyurt/İstanbul olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı ile davalı/borçlu firma arasında fason imalat sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmenin 24. maddesi uyarınca davacı firmanın kayıtlarının münhasır delil olduğu ve uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkemelerinin ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunun karaştırıldığından bahisle İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de davalının sözleşmeye yönelik imza inkarında bulunduğu, Mahkememiz 16/06/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile; "davacı vekiline, sözleşme aslını sunmak üzere ve davalı şirket yetkilisinin mukayeseye elverişli ıslak imzalarının bulunduğu evrakların nerelerden getirtileceğine ilişkin açıklama yapmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılacağının ihtarına..." şeklinde karar verildiği, davacı vekilinin ara karar gereği sözleşme aslını dosyaya sunmadığı, bu halde fotokopi belge üzerinden imza incelemesinin de mümkün olmadığı davacının sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğuna yönelik ispat yükünü yerine getiremediği, bu halde yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, HMK'nın 18. Maddesi uyarınca da yetki sözleşmesinin yazılı olarak yapılmadıkça geçerli olmayacağı dolayısıyla eldeki davada genel yetki kuralına göre değerlendirme yapılması gerektiği, birden fazla yetkili icra dairesinin bulunduğu hallerde davacının seçimlik hakkının bulunduğu, somut olayda davacının yerleşim yerinin Bakırköy İcra Müdürlüğü yetki alanında kaldığı, davalının yerleşim yerinin ise ... İcra Müdürlüğü yetki alanında kaldığı dolayısıyla takip başlatılan icra dairesinin yetkili olmadığı, davalının yetki itirazında haklı olduğu bu durumda yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takip bulunmadığı, itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulünce başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması hususunun özel dava şartı olduğu ve eldeki davada bu şartın bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. K A R A R: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL ilam harcının başlangıçta peşin olarak alınan 13.197,29-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.465,29-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan 270,00-TL posta giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7. Maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 24/03/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/115, K. 2026/257, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-115-e-2026-257-k-004f1e7970de